<?xml version="1.0" encoding="utf-16"?><rss version="2.0"><channel xmlns:g="http://base.google.com/ns/1.0"><title>Birikim Dergisi Güncel RSS</title><link>https://birikimdergisi.com/rss/guncel</link><description>Birikim Dergisi Güncel RSS</description><language>tr</language><image><url>https://birikimdergisi.com/logo.png</url><title>Birikim Dergisi Güncel RSS</title><link>https://birikimdergisi.com/rss/guncel</link></image><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12553/gecis-donemi-adaleti-kimler-icin-mumkun-ortadoguda-dom-abdal-topluluklari-ve-barisin-oteki-yuzu</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12553/gecis-donemi-adaleti-kimler-icin-mumkun-ortadoguda-dom-abdal-topluluklari-ve-barisin-oteki-yuzu</link><title>Geçiş Dönemi Adaleti Kimler için Mümkün? Ortadoğu’da Dom-Abdal Toplulukları ve Barışın Öteki Yüzü - Kemal Vural Tarlan</title><description>“Çingene” olarak adlandırılan Roman, Dom, Lom ve Abdal toplulukları gibi tarihsel ve yapısal ırkçılığa maruz kalan gruplar açısından hakikat ve uzlaşma süreçlerinin nasıl işleyeceğine dair elimizde çok az örnek ve deneyim var. Çatışma sonrası barış inşası süreçlerinin geride bıraktığı bu toplulukların hayatında, yeni dönemde gerçek bir sulh sağlansa dahi, çoğu zaman fazla bir şey değişmiyor; ayrımcılık farklı biçimlerde sürüyor. Tam da geçiş dönemi adaletinin yeniden gündeme geldiği bir zamanda, bu yeni süreç tarihsel olarak ayrımcılığa uğrayan toplulukların mağduriyetlerinin giderilmesi için bir fırsat sunabilir mi?</description><pubDate>Thu, 03 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12553</g:id><g:gtin>12553</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/kml-1.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12552/nazimin-gormedigi-memleket</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12552/nazimin-gormedigi-memleket</link><title>Nâzım’ın Görmediği Memleket - Cem Terzi</title><description>İzmir’in toprağından ve yapılaşma haklarından ekonomik değer üreten, kentin mekânını yüksek yoğunluklu ve lüks konut ağırlıklı projelerle dönüştüren bir şirket, şimdi aynı kentin büyük muhalif şairlerinden Nâzım Hikmet’in kültürel mirasının taşıyıcılarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür şirketler kente karşı suç işlerken merkezi ve yerel yönetimlerle yakın ilişkiler geliştirerek kentin geleceğine yön verebiliyorlar. Kapitalizm kendisine karşı çıkmış önemli insanları zaman içinde etkisizleştirerek kendi kültürel dolaşımının parçası haline getirmeye çalışır.</description><pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12552</g:id><g:gtin>12552</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/nazim-hikmet-1.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12551/bir-gemiden-fazlasi-kktcde-degersizlesen-insan-hayati</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12551/bir-gemiden-fazlasi-kktcde-degersizlesen-insan-hayati</link><title>Bir Gemiden Fazlası: KKTC’de Değersizleşen İnsan Hayatı - Kemal Yücekayalar</title><description>Bir gemi battı. Girne açıklarında batan şeyin yalnızca bir gemi olduğunu söylemek, yaşanan felaketin asıl anlamını ıskalamak onu yumuşatmak olur. Denizin ortasında yaşanan bu facia, yalnızca teknik bir arızanın, kötü hava koşullarının ya da talihsiz bir kazanın konusu olarak geçiştirilemez. Denetim, yönetim ve kamu sorumluluğu açısından ciddi soru işaretleri doğuran bir olaydır. İhmalkarlığın en bariz göstergesi ve insan hayatının bu topraklarda nasıl değersiz hale geldiğinin en acı kanıtı. Olayın nasıl olduğu? Kimin neyi nasıl ihmal ettiği? “Öyle oldu… böyle oldu…”  Bunların hiçbir anlamı yok.</description><pubDate>Tue, 01 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12551</g:id><g:gtin>12551</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/sccc.webp</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12550/tarikatlar-ve-cemaatler-sivil-toplum-mu</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12550/tarikatlar-ve-cemaatler-sivil-toplum-mu</link><title>Tarikatlar ve Cemaatler: "Sivil Toplum" mu? - Aybars Yanık (Söyleşi)</title><description>Karşılıklı kazanç üzerine kurulu iktidar ve dinî gruplar arasındaki ilişkide, tarafların ortak menfaati sözkonusu olduğu için, itiraz ve eleştiri ya da şiddetli muhalefet, ancak taraflardan birinin çıkarının zarar görmesiyle sözkonusu olabilir. Burada üzerinde durulması gereken en önemli konu, bugünkü dinî yapı ve kavramların birçoğunun gelenekten kopuk ve içinin boşalmış olmasıdır.</description><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12550</g:id><g:gtin>12550</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/7aa03c48-4951-42da-b057-fc72f50bd05f.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12549/sekuler-milliyetciligin-radikal-ucu-turkcu-dernekler-ve-zafer-partisi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12549/sekuler-milliyetciligin-radikal-ucu-turkcu-dernekler-ve-zafer-partisi</link><title>Seküler Milliyetçiliğin Radikal Ucu: Türkçü Dernekler ve Zafer Partisi - Bayram Koca</title><description>Zafer Partisi ve İYİ Parti’nin tabanını oluşturan bu kesim, Terörsüz Türkiye sürecinin başlamasıyla iktidara yönelik tepkilerini artırdı. Bu sürecin ilk somut adımı olan Çerçeve Yasa’nın Meclis’ten geçmesiyle bu tepkilerin daha da yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Bu yazıda Çerçeve Yasa üzerinden Zafer Partisi ile Türkçü yapılar arasındaki ilişkiyi irdeleyeceğim. Seküler milliyetçilik, 2010 sonrasında Türkiye’de daha görünür bir toplumsal ve siyasal olgu haline gelmiştir. Türkiye’de şehirleşmenin ve üniversiteye gidenlerin sayısının artmasıyla ortaya çıkan bu kesimin görünür olmasında özellikle AKP iktidarının politikalarının etkisi olmuştur.</description><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12549</g:id><g:gtin>12549</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/images-6.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12548/demokrasinin-ve-barisin-siyaseti-v-baris-cerceve-yasanin-neresinde</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12548/demokrasinin-ve-barisin-siyaseti-v-baris-cerceve-yasanin-neresinde</link><title>Demokrasinin ve Barışın Siyaseti (V): Barış Çerçeve Yasanın Neresinde? - Murat Özbank</title><description>Bu dizinin ikinci yazısında barışı üç düzlemde düşünmeyi önermiştim. Toplumsal vicdan düzleminde barış, diyalog üzerine bir örtüşen görüş birliğinin çatışma üzerine örtüşen görüş birliği karşısında zemin kazanması; toplumsal-politik düzlemde, farklı toplumsal kesimlerin birbirlerini meşru siyasal muhataplar olarak tanıyıp şiddete başvurmadan birlikte veya karşı karşıya siyaset yapabilmeleri; kurumsal-siyasal düzlemde ise tüm bunların insan haklarına saygılı anayasal bir hukuk devleti tarafından güvence altına alınması demekti. Dizinin bu son yazısında geçtiğimiz hafta Meclis’ten çıkan “çerçeve yasanın” bu çerçevede nereye oturduğuna bakacağım.</description><pubDate>Thu, 27 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12548</g:id><g:gtin>12548</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/sdsd-2.webp</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12547/demokrasinin-ve-barisin-siyaseti-iv-muhalif-tabanlar-arasindaki-guvensizlik-nasil-asilir</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12547/demokrasinin-ve-barisin-siyaseti-iv-muhalif-tabanlar-arasindaki-guvensizlik-nasil-asilir</link><title>Demokrasinin ve Barışın Siyaseti (IV): Muhalif Tabanlar Arasındaki Güvensizlik Nasıl Aşılır? - Murat Özbank</title><description>Burada iki kısıtımız var: Birincisi, ilk yazıda tartıştığımız üzere, tabandaki çoğul politik güç tavandaki dediğim dedik liderler tarafından, emir-komuta zincirinde oluşturulabilecek bir şey değil. Onu doğuracak olan, tabandaki insanların ortak bir eylemlilik içinde buluşabilmeleri. Böyle bir buluşmanın önündeki en önemli engel ise, buluşmasını umduğumuz iki tabanın birbirlerine besledikleri karşılıklı güvensizlik. Dolayısıyla yanıtlamamız gereken soru şu: Bu güvensizliği aşmak için kim, nerede, neyi, nasıl yapabilir?</description><pubDate>Wed, 26 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12547</g:id><g:gtin>12547</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/dfdf.webp</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12545/sozumuzu-kime-biraktik</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12545/sozumuzu-kime-biraktik</link><title>Sözümüzü Kime Bıraktık? - Utku Perktaş</title><description>Siyaset bilimci Aybars Yanık’la, İletişim Yayınları’ndan çıkan Zalimin Zulmü Varsa: Popüler Kültür ve Siyaset kitabı üzerine Antroposen Sohbetler’de yaptığım söyleşi, bu arayışın siyasal biçimlerinden biri olan popülizmi yeniden düşünme imkânı verdi. Popülizmi yalnızca seçim dönemlerinin retoriği, liderlerin hitabet yeteneği veya kitlelerin manipülasyona açıklığı üzerinden anlamak eksik kalıyor. Yanık’ın vurgusuyla, popülizmi tek başına açıklayıcı bir neden olarak değil, daha derinde işleyen sorunların görünür hâle geldiği bir semptom olarak ele almak gerekiyor.</description><pubDate>Tue, 25 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12545</g:id><g:gtin>12545</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/chatgpt-image-25-agu-2026-11-26-18.png</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12544/mabel-matizi-savunmak-kendimizi-savunmaktir</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12544/mabel-matizi-savunmak-kendimizi-savunmaktir</link><title>Mabel Matiz’i Savunmak Kendimizi Savunmaktır - Cem Terzi</title><description>Devlet bir sanat eserinin karşısına savcıyı, mahkemeyi ve ceza hukukunu neden çıkarıyor? Devlet yalnızca suç aramıyor. Hangi aşkın gösterilebileceğine, hangi arzunun dile getirilebileceğine, hangi bedenin görünür olabileceğine de karar vermeye kalkıyor. LGBTQ+ insanlara yönelik baskıyı yalnızca LGBTQ+ insanların sorunu olarak görürsek olan biteni anlayamayız. İktidar insanın en kişisel alanlarına giriyor. Aşkına. Bedenine. Cinselliğine. Sanatına. Mahremiyetine.</description><pubDate>Mon, 24 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12544</g:id><g:gtin>12544</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/mmmus.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12543/hayaletlerin-ofkesi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12543/hayaletlerin-ofkesi</link><title>Hayaletlerin Öfkesi - Özlem Dikeçligil</title><description>Sözlü geleneği sürdüren bir ozan olarak Homeros’un, sonraları adını taşıyacak Sakız ozanları gibi saraydan saraya dolaşıp destanlarını okuduğunu tahmin etmek güç değildir. Homeros’un dinleyicileri de elbette savaşı kazanmış, Anadolu’ya yerleşmiş, orada sömürgeler kurmuş ve atalarının kahramanlık destanlarıyla övünüp, bunları uzun uzun dinlemekten zevk duyan Hellenlerdir. Dolayısıyla Homeros’un bu kayırmacı sayılabilecek tutumu İlyada ile Odysseia’nın geçmiş çağları aydınlatmak için sağlam bir belge işlevi görmelerinin önemini değiştirmese de İphigenia’ın kurban edilme mitini anmayacak kadar steril tutulmuş olabileceğine dair haklı şüphelere alan açar.</description><pubDate>Sun, 23 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12543</g:id><g:gtin>12543</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/hmrs.webp</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12542/demokrasinin-ve-barisin-siyaseti-iii-ayni-duraklardan-gecen-iki-yol-demokrasi-ve-baris</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12542/demokrasinin-ve-barisin-siyaseti-iii-ayni-duraklardan-gecen-iki-yol-demokrasi-ve-baris</link><title>Demokrasinin ve Barışın Siyaseti (III): Aynı Duraklardan Geçen İki Yol: Demokrasi ve Barış - Murat Özbank</title><description>İkinci yazımda ise barışı üç farklı düzlemde tarif etmiştim: toplumsal vicdan düzleminde diyalog üzerine örtüşen görüş birliğinin, çatışma üzerine örtüşen görüş birliği karşısında zemin kazanması; toplumsal-politik düzlemde farklı toplumsal kesimlerin, farklılıklarını koruyarak, birbirlerini meşru siyasal özneler olarak tanımaları ve şiddete başvurmadan siyasal ilişki kurabilmeleri, demokratik siyaset zeminini genişletebilecek ortak eylemlilikler içinde buluşabilmeleri; kurumsal-siyasal düzlemde ise otoriter rejimin gerilemesi ve bütün bunların demokratik hukuk devleti tarafından güvence altına alındığı bir düzenin tesisi.</description><pubDate>Sat, 22 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12542</g:id><g:gtin>12542</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/abdullah-ocalan-dan-26-yil-sonra-goruntulu-cagri.webp</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12541/demokrasinin-ve-barisin-siyaseti-ii-barisin-uc-hali</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12541/demokrasinin-ve-barisin-siyaseti-ii-barisin-uc-hali</link><title>Demokrasinin ve Barışın Siyaseti (II): Barışın Üç Hâli - Murat Özbank</title><description>Bir önceki yazımı tam da bu sorunun eşiğinde bitirmiştim. Özgür Özel’in ve Yeni Parti’nin çerçeve yasa oylamasındaki tavrını tartışırken, bunun yanıtını yalnız siyasal tavanda İmralı ile devlet arasında yürütülen müzakerelere veya Meclis’ten geçen ya da geçmeyen yasalara bakarak veremeyeceğimizi; barışın aynı anda toplumsal vicdanda, toplumsal-politik ilişkilerde ve kurumsal-siyasal düzende nasıl karşılık bulduğuna da bakmamız gerektiğini söylemiştim. Bu üç düzlemi biraz daha dikkatle birbirinden ayırmakta fayda var.</description><pubDate>Fri, 21 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12541</g:id><g:gtin>12541</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/asasa.webp</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12540/demokrasinin-ve-barisin-siyaseti-i-ozgur-ozelin-tasiyici-liderligi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12540/demokrasinin-ve-barisin-siyaseti-i-ozgur-ozelin-tasiyici-liderligi</link><title>Demokrasinin ve Barışın Siyaseti (I): Özgür Özel’in Taşıyıcı Liderliği - Murat Özbank</title><description>Oylamadan önce Yeni Parti üzerinde, özellikle kendi seçmen tabanından, yasaya hayır demesi yönünde ciddi bir baskı oluşmuştu. Özel ise Meclis Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, otoriter rejimin kendilerine karşı yürüttüğü saldırılar düşünüldüğünde bu yasaya hayır demeye belki de en fazla hakları olan partinin kendileri olduğunu söyledi. Buna rağmen insanların barış umutlarının önünde durmayacaklarını; kendisinin ve parti yöneticilerinin yasaya evet oyu vereceğini açıkladı. Ama Yeni Parti milletvekillerini bağlayacak bir grup kararı da almadılar. Milletvekillerini, temsil ettikleri seçim çevrelerindeki eğilimleri de dikkate alarak, oylarını kendi siyasal muhakemeleri doğrultusunda kullanmakta serbest bıraktılar.</description><pubDate>Thu, 20 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12540</g:id><g:gtin>12540</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/sdsd-1.webp</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12539/delilik-halinden-esitsiz-tanikliga-adalet-talebi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12539/delilik-halinden-esitsiz-tanikliga-adalet-talebi</link><title>Delilik Halinden Eşitsiz Tanıklığa: Adalet Talebi - Emre Yüce</title><description>Benim sorum, “adalet”in ne olduğundan çok, ona olan ilgi ve taleple ilgili. Ne olduğu konusunda anlaşamadığımız şeyi nasıl oluyor da hepimiz istiyoruz? Adaletin ne olduğuna veya neyin adil olduğuna dair nihai bir karar vermeye çalışmadan, deliliğin hudutlarında gezinerek, en azından “adalet”e yoğun bir talebin olduğunu, hatta bu talebin diğer taleplerden daha “ciddi” ve “acil” olduğunu söyleyebiliriz. O halde üstüne düşünülmesi gereken bir konu da bu talebin kendisidir. Bu talebi incelemek için önce “adalet”in tezahürlerine bakmamız, talebin izini burada sürmemiz gerekiyor.</description><pubDate>Wed, 19 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12539</g:id><g:gtin>12539</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/chatgpt-image-19-agu-2026-09-17-33.png</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12538/kirmizi-hapin-turkce-prospektusu</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12538/kirmizi-hapin-turkce-prospektusu</link><title>Kırmızı Hapın Türkçe Prospektüsü - Ezgi Acar</title><description>İlacın içinde ne olduğunu görmek için en çok beğeni alan entry'lerden birine, 2017'de "mgtow" başlığına yazılıp kendini kadınların kullanma kılavuzu ilan eden o katekizme bakmak yetiyor. Katekizm diyorum çünkü metin bir ilmihal gibi kurulmuş, inanç maddelerini numaralandırıp ezberlenip tekrarlanmak üzere diziyor, okuru tartışmaya değil imana çağırıyor. İçinde kadınların yüzde sekseninin erkeklerin yüzde yirmisini istediğini söyleyen pareto yasası, kadının hep kendinden üst statüde erkek aradığını söyleyen hipergami ve Yale'in fosil çalışmasından Oxford'un fotoğraf deneyine kadar bir yığın uydurma araştırma var.</description><pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12538</g:id><g:gtin>12538</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/chatgpt-image-16-agu-2026-14-10-52.png</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12537/kimin-bedeni-kimin-verisi-giyilebilir-teknolojilerde-olcum-ve-karar-yetkisi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12537/kimin-bedeni-kimin-verisi-giyilebilir-teknolojilerde-olcum-ve-karar-yetkisi</link><title>Kimin Bedeni, Kimin Verisi? - Giyilebilir Teknolojilerde Ölçüm ve Karar Yetkisi - Gülşah Eker</title><description>2016 yılında Cleveland Cavaliers oyun kurucusu Matthew Dellavedova, maç sırasında kalp ritmi, uyku kalitesi, vücut sıcaklığı, kas yorgunluğu, zorlanma ve toparlanma gibi göstergeleri takip eden WHOOP cihazını kullanıyordu. Dellavedova cihazı fark edilmeden önce yaklaşık 15 maç boyunca bileğinde taşımıştı; ancak lig yönetimi durumu tespit ettikten sonra oyuncuya cihazı kullanmayı bırakması talimatını verdi. NBA, giyilebilir cihazların antrenmanlarda kullanımına izin verirken maçlar sırasında kullanımını yasaklıyordu. Bu olay kısa sürede spor dünyasında biyometrik verilerin toplanmasının sınırlarına ilişkin bir tartışma başlattı: Giyilebilir cihazlardan toplanan verilere kimler erişebilirdi?</description><pubDate>Sat, 15 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12537</g:id><g:gtin>12537</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/chatgpt-image-15-agu-2026-12-12-00.png</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12536/kale-avrupasindaki-catlaklar-ceutadan-bruksele-sinir-politikalari-ve-Insan-haklari</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12536/kale-avrupasindaki-catlaklar-ceutadan-bruksele-sinir-politikalari-ve-Insan-haklari</link><title>Kale Avrupası’ndaki Çatlaklar: Ceuta’dan Brüksel’e Sınır Politikaları ve İnsan Hakları - Kemal Vural Tarlan</title><description>Krizin asıl tetikleyicisinin İspanyol Yüksek Mahkemesi’nin Haziran 2026’da verdiği bir karar olduğu görüşü giderek daha fazla kabul görmeye başladı. Mahkeme, “deniz sınırında herhangi bir fiziki bariyer olmadığı için denizden gelen sığınmacıların geri itme yoluyla derhal sınır dışı edilemeyeceğini” karara bağlamıştı. Bu kararın sosyal medyada insan kaçakçılığı şebekeleri aracılığıyla “İspanya’nın denizden gelenleri artık hiçbir şekilde geri gönderemeyeceği” biçiminde çarpıtılarak yayılması da on binlerce genci aynı anda geçiş yapmaya teşvik eden etkenler arasında sayıldı. Bu iki günlük hareketlilik AB açısından bir krize dönüştü ve Schengen ile AB içindeki sınır ve göç tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İtalya Başbakanı Meloni, İspanya’yı dış sınırları koruyamamakla suçlayarak ülkenin Schengen serbest dolaşım alanından çıkarılması çağrısında bulundu.</description><pubDate>Thu, 13 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12536</g:id><g:gtin>12536</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/untitled-57.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12535/kuyu-tipi-hapishaneler-kapatilmanin-dikeylesmesi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12535/kuyu-tipi-hapishaneler-kapatilmanin-dikeylesmesi</link><title>Kuyu Tipi Hapishaneler: Kapatılmanın Dikeyleşmesi - Sibel Bekiroğlu</title><description>Yakın zamana kadar, kamuoyunun tanıdığı siyasetçilerin, gazetecilerin, sanatçıların ya da kanaat önderlerinin tutuklanması durumunda, devletin yalnızca hukuki süreci değil, bu kişilerin hangi hapishanede tutulacağını da siyasal bir hesapla değerlendirdiği düşünülürdü. Bunun önemli nedenlerinden biri, görünürlüğün yarattığı denetimdi. Tanınmış bir mahpusun hapishane koşullarına ilişkin tanıklığı, isimsiz binlerce mahpusunkinden çok daha geniş bir yankı uyandırabilir; bir hapishaneyi bir anda ülke gündemine taşıyabilirdi. Bu nedenle, görünürlüğü yüksek isimlerin tutulduğu hapishaneler aynı zamanda kamuoyunun da gözetimine açık mekânlar hâline gelirdi.</description><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12535</g:id><g:gtin>12535</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/sdsd-2.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12532/sebonun-esbab-i-mucizesi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12532/sebonun-esbab-i-mucizesi</link><title>Şebo’nun Esbab-ı “Mucizesi” - Kurtuluş Cengiz</title><description>Aradan zaman geçti, Şebo art arda harikulade albümler çıkardı ve her albümde kendini fersah fersah aştı. Üstelik de bunu millet giderek daha fazla pop’a, rock’un arabeskle birleşmiş tuhaf bir versiyonuna, rap ve hip hop’a ve genel olarak elektronik müziğe kayarken yaptı. Bu bahsettiğim türleri kötülemiyorum elbette, ancak Şebo’nun mayasını oluşturan rock müziğin ağırlığı ve yoğunluğu yıllar içinde gerek teknik açıdan gerekse his olarak bu albümlerde giderek arttı. Şebo’nun hayatı karmaşıklaştıkça, müziği de giderek derinleşti, sertleşti, olgunlaştı ve ödünsüzleşti. Ben de bu albümleri dinleye dinleye Şebo’yu çok daha fazla sever hatta birçok hayranı gibi onu çok yakın bir arkadaşım, dostum gibi görür oldum.</description><pubDate>Sun, 09 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12532</g:id><g:gtin>12532</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/sebnem-ferah-vf.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12531/ithaka-dan-imraliya-donusun-siyaseti-odysseus-ve-kurt-meselesi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12531/ithaka-dan-imraliya-donusun-siyaseti-odysseus-ve-kurt-meselesi</link><title>İthaka'dan İmralı’ya - Dila Taşcı</title><description>Kürt hareketinin on yıllar süren yolculuğunu düşününce de akla şu soru geliyor: Eve dönecek olanın yabancılığı ne olacak? Devlet de kahramanın yolculuğuna benzer bir yolculuk yapıp, değişip dönüşecek mi? Her iki taraf da eski hallerinin yarattığı aporiden uzaklaşıp yeni bir siyasal düzen kurabilecek mi? Gelinen nokta, her iki tarafın da dönüşmüş olmasını zorunlu kılıyor. Aynı kalarak, aynı dili konuşarak, aynı reflekslerle davranarak farklı bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı açık. Belki de çözüm süreçlerinin en zorlayıcı tarafı tam da budur: Hiç kimse başladığı yere geri dönemez.</description><pubDate>Sat, 08 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12531</g:id><g:gtin>12531</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/02-07.png</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12530/herkesin-yolculugu-farkli-ii-yalnizlik-kime-devrediliyor</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12530/herkesin-yolculugu-farkli-ii-yalnizlik-kime-devrediliyor</link><title>Herkesin Yolculuğu Farklı (II): Yalnızlık Kime Devrediliyor? - Ezgi Acar</title><description>Mart 2021'de bir gece yarısı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi'nden çıkıldı, adı İstanbul olan sözleşmeden. İptal davaları yıllara yayıldı. 8 Mart’ta eyleme çıkmak bir polis operasyonu haline geldi. Toplumsal cinsiyet alanında çalışan derneklerin başında kapatma davaları, fon denetimleri ve tek tek manşet olmayacak kadar sıradan olduğu için kimsenin toplamını hesaplamadığı bir idari basınç birikti. 6284 no.lu kadına yönelik şiddete dair uygulama kanunu yürürlükte kaldı, ama kadın örgütlerinin yıldönümü açıklamalarında öne çıkardığı tespit, başvuruların kolluk düzeyinde bir aile içi mesele muamelesi görüp tarafların uzlaştırılmaya çalışılması yönünde.</description><pubDate>Fri, 07 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12530</g:id><g:gtin>12530</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/chatgpt-image-5-agu-2026-14-48-29.png</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12529/herkesin-yolculugu-farkli-i-ortak-bir-masa-yoksa</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12529/herkesin-yolculugu-farkli-i-ortak-bir-masa-yoksa</link><title>Herkesin Yolculuğu Farklı (I): Ortak Bir Masa Yoksa - Ezgi Acar</title><description>Bu yazıda kendimi dışarıdan bir gözlemci gibi sunmak istemiyorum çünkü değilim. Yıllarca yoga yaptım, stüdyolarda matımı serdim, burcumda ne yazıyor ona baktım, meditasyon uygulamaları indirdim, hiçbirinden de vazgeçmiş değilim. Bu yazı bir dışarıdan bakış değil, içeriden bir hesap görme. Hesaplaşmak istediğim şey pratiklerin kendisi de değil, son yıllarda onların etrafında oluşan paketleme dili, daha dar söylersem o dilin egoya sunduğu çok özel bir hizmet.</description><pubDate>Thu, 06 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12529</g:id><g:gtin>12529</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/ezgi-acar-i.png</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12528/kendi-havasini-yaratan-ates-temmuz-2026-yanginlari-iklim-krizi-ve-yaniciligin-uretimi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12528/kendi-havasini-yaratan-ates-temmuz-2026-yanginlari-iklim-krizi-ve-yaniciligin-uretimi</link><title>Kendi Havasını Yaratan Ateş: Temmuz 2026 Yangınları, İklim Krizi ve Yanıcılığın Üretimi - Utku Perktaş</title><description>29 Temmuz sabahı Muğla’nın Seydikemer ilçesine bağlı Bayır Mahallesi’nde bir yangın çıktı. Üstelik ormanda değil, bir tarım arazisinde başladı. Rüzgârın etkisiyle kısa sürede ormanlık alana ilerledi; mahalleler boşaltıldı, Seydikemer Devlet Hastanesi’ndeki hastalar Fethiye’ye nakledildi, Fethiye–Antalya kara yolu duman nedeniyle kapatıldı. İlk açıklamalarda birkaç evden ve yaklaşık iki yüz kişiden söz ediliyordu. Ertesi gün tahliye edilenlerin sayısının yedi yüzü aştığı, onlarca yapının hasar gördüğü açıklandı.</description><pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12528</g:id><g:gtin>12528</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/images-5.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12527/kizil-viyanadan-stalingraza-saga-kayan-cagda-kentin-solu</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12527/kizil-viyanadan-stalingraza-saga-kayan-cagda-kentin-solu</link><title>Kızıl Viyana’dan Stalingraz’a: Sağa Kayan Çağda Kentin Solu - Engin Bozkurt</title><description>Yirmi birinci yüzyılın ikinci çeyreğine girilirken Avusturya, dünya siyasetindeki sağa kayışın en çarpıcı örneklerinden biri hâline geldi. Faşist Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ), 2024’te Avrupa Parlamentosu seçiminde yüzde 25,4, genel seçimde yüzde 28,8 ve Steiermark eyalet seçiminde yüzde 34,8 oy aldı. Üstelik sosyal demokrat ve merkez sağ partilerin kurduğu koalisyonun göreve gelir gelmez göçmen haklarını sınırlayan bir tutum benimsemesi, FPÖ gibi aşırı sağ partilerin iktidara gelmeden de kamu politikalarını etkileyebildiğini gösterdi.</description><pubDate>Mon, 03 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12527</g:id><g:gtin>12527</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/images-4.jpg</g:image_link></item></channel></rss>