<?xml version="1.0" encoding="utf-16"?><rss version="2.0"><channel xmlns:g="http://base.google.com/ns/1.0"><title>Birikim Dergisi Güncel RSS</title><link>https://birikimdergisi.com/rss/guncel</link><description>Birikim Dergisi Güncel RSS</description><language>tr</language><image><url>https://birikimdergisi.com/logo.png</url><title>Birikim Dergisi Güncel RSS</title><link>https://birikimdergisi.com/rss/guncel</link></image><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12519/dickensin-zor-zamanlarinda-hayal-gucunun-savunusu-gercekler-gercekler-gercekler</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12519/dickensin-zor-zamanlarinda-hayal-gucunun-savunusu-gercekler-gercekler-gercekler</link><title>Dickens’ın Zor Zamanlar’ında Hayal Gücünün Savunusu: “Gerçekler, Gerçekler, Gerçekler” - Cansu Civelek</title><description>Dickens için çocukların hayal gücünü yitirmesi yalnızca bireysel bir kayıp değil, toplumsal bir tehlikedir. Başka türlü bir hayatın tahayyül edilemediği yerde insanlar yalnızca yoksullaşmaz; aynı zamanda mevcut düzeni sorgulayabilme kapasitelerini de kaybederler. Bu yönüyle Zor Zamanlar, Ernst Bloch’un umut ilkesinde savunduğu henüz gerçekleşmemiş olanın (the not-yet) düşünsel imkânı ile Ruth Levitas’ın vurguladığı, ütopyayı yalnızca bir gelecek tasarımı değil, bugünü eleştirebilmenin bir yöntemi olarak gören yaklaşım birlikte düşünüldüğünde daha da anlamlı hale geliyor. Hayal gücü Dickens için estetik bir ayrıcalık değil, siyasal bir zorunluluktur.</description><pubDate>Sat, 25 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12519</g:id><g:gtin>12519</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/sdsd-1.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12518/tarik-celenkle-soylesi-muhafazakar-mahalle-ve-kimlik-kapani</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12518/tarik-celenkle-soylesi-muhafazakar-mahalle-ve-kimlik-kapani</link><title>Tarık Çelenk’le Söyleşi: “Muhafazakar Mahalle” ve “Kimlik Kapanı” - Tanıl Bora (Söyleşi)</title><description>Ortadoğu ve Orta Asya'nın birçok otoriter rejiminde yöneticiler çocuklarını dünyanın en iyi okullarında okutabilir, Batılı yaşam tarzını benimseyebilirler, fakat meşruiyetleri köklü bir şehir kültürüne veya aristokratik bir geleneğe değil, çoğu zaman güç ilişkilerine dayanır.  Böyle olunca estetik ve görgü özsel bir değer olmaktan çıkar, gösterişe dönüşür. İncelik yerine ihtişam, hikmet yerine güç öne geçer. Ben estetiği, kutsalı ve hayatı hikmet üzerinden yorumlama biçimi olarak görüyorum. Böyle olunca estetik ve görgü özsel bir değer olmaktan çıkar, gösterişe dönüşür. İncelik yerine ihtişam, hikmet yerine güç öne geçer. Ben estetiği, kutsalı ve hayatı hikmet üzerinden yorumlama biçimi olarak görüyorum. Görgü ise bu hikmetin gündelik hayattaki dili, ortak davranış biçimidir.</description><pubDate>Fri, 24 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12518</g:id><g:gtin>12518</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tarik-celenk-2.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12517/kutsalin-hukukla-korunmasi-deniz-goktas-vakasi-ve-ifade-ozgurlugu</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12517/kutsalin-hukukla-korunmasi-deniz-goktas-vakasi-ve-ifade-ozgurlugu</link><title>Kutsalın Hukukla Korunması: Deniz Göktaş Vakası ve İfade Özgürlüğü - Ersin Aslıtürk</title><description>Kutsalın mizah yoluyla eleştirilmesine verilen tepkiler de her durumda aynı biçimi almıyor. 2005’te yayımlanan Danimarka karikatürleri, medya kuruluşları, dinî örgütler, hükümetler ve uluslararası protesto ağlarının dahil olduğu geniş ölçekli bir diplomatik ve siyasal krize dönüşmüştü. Protestolar sırasında çok sayıda insan yaşamını yitirdi. Charlie Hebdo dergisine 2015’te düzenlenen silahlı saldırı ise kamusal bir tepkinin kontrolden çıkmasından ziyade, belirli kişileri hedef alan örgütlü ve ölümcül bir terör eylemiydi. Türkiye’deki Leman vakası ve Deniz Göktaş hakkında yürütülen süreçler ise esas olarak devletin ceza hukuku ve tutuklama mekanizmaları aracılığıyla ifade hürriyetine yönelik müdahaleler.</description><pubDate>Thu, 23 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12517</g:id><g:gtin>12517</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/sdsds-1.webp</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12514/post-kolonyalizm-dunya-dekolonizasyon-forumu-ve-sol</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12514/post-kolonyalizm-dunya-dekolonizasyon-forumu-ve-sol</link><title>Post-kolonyalizm, Dünya Dekolonizasyon Forumu ve Sol - Barış Ünlü</title><description>Sol, anti-kolonyalizm sayesinde modern tarihte şiddetin, ırkçılığın ve gaspın rolünü daha iyi kavradı. Solun artık bunlar yokmuş veya görece önemsizmiş gibi davranma şansı, eğer küresel olarak inandırıcı olacaksa, yok. Fakat anti-kolonyalizm de (ve akademik ürünü olan post-kolonyal ve dekolonyal teoriler), tıpkı anti-kapitalizm gibi, sağ savrulmalara kapılabilir ve nitekim kapılıyor. Bundan, sağın anti-kolonyal söylemi suiistimal etmesini kastetmiyorum. Bu konuda yapacak bir şey yok. Ama sol kendi sağ savrulmalarından korunabilir.</description><pubDate>Mon, 20 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12514</g:id><g:gtin>12514</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/wdf26.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12513/ahmet-telli-nin-poetik-ve-politik-sebati</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12513/ahmet-telli-nin-poetik-ve-politik-sebati</link><title>Ahmet Telli'nin Poetik ve Politik Sebatı - Ahmet İlhan</title><description>Ahmet Telli, değişen kapitalizmin, parçalanan sınıf ilişkilerinin ve yeni toplumsal deneyimlerin şiirde talep ettiği dilsel kırılmaları çoğu zaman aynı etik sadakatin içinden karşılamayı tercih eder. Böylece şiiri, geleceğin belirsizliğine doğru atılan avangart bir keşif olmaktan ziyade, geçmişte doğruluğu sınanmış bir hakikatin etrafında sabırla dolaşan bir poetikaya dönüşür.</description><pubDate>Sun, 19 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12513</g:id><g:gtin>12513</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/a-tbr.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12512/eserlerim-feminist-edebiyatin-ayrilmaz-parcasi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12512/eserlerim-feminist-edebiyatin-ayrilmaz-parcasi</link><title>"Eserlerim Feminist Edebiyatın Ayrılmaz Parçası" - Damla Gürkan Anar (Söyleşi)</title><description>Öykülerimdeki karakterlerin çoğunun kadın olduğu doğru. Bu, onları daha iyi tanımamdan kaynaklanıyor olabilir. Belki de ben de bir kadın olduğum ve kadınların kendi deneyimlerini yazıya dökmedikçe kendilerine dair daha derin bir içgörüye ulaşamayacaklarına inandığım için kahramanlarımın çoğu kadın. Elbette başlangıçta bu o kadar da bilinçli bir amaç değildi.</description><pubDate>Sat, 18 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12512</g:id><g:gtin>12512</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/fvbb.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12511/umut-onu-bir-beklenti-olarak-gormeyi-biraktiginiz-anda-radikal-hale-gelir</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12511/umut-onu-bir-beklenti-olarak-gormeyi-biraktiginiz-anda-radikal-hale-gelir</link><title>“Umut, Onu bir Beklenti olarak Görmeyi Bıraktığınız Anda Radikal Hale Gelir” - Emre Bayın (Söyleşi), Tanıl Bora (Söyleşi)</title><description>İyimserlik, dünyanın sizin istediğiniz yönde gittiğine dair kanıta ihtiyaç duyar; oysa umut siyasal olarak kavrandığında, kanıtlar tam tersini gösterdiğinde bile —hatta tam da o anda— harekete devam etmenizi sağlayan şeydir; bu, ahlâkın vazgeçilmez tamamlayıcısıdır, geleceğe dair bir bahis değil. Ve hiçbirimiz bunu tek başımıza sürdüremeyeceğimiz için, umut ancak kolektif ve politik bir pratik olarak ayakta kalabilir: Anlamlı bir dünya için başkalarıyla yürütülen eşgüdümlü bir eylem olarak.</description><pubDate>Thu, 16 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12511</g:id><g:gtin>12511</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/c-james-robins1.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12507/avustralya-karbon-imparatorlugunun-iklimi-degistirme-mucadelesi-yirmi-yillik-soylem-catismasinin-yapisal-cephesi-ve-cop31-in-tarihsel-yuku</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12507/avustralya-karbon-imparatorlugunun-iklimi-degistirme-mucadelesi-yirmi-yillik-soylem-catismasinin-yapisal-cephesi-ve-cop31-in-tarihsel-yuku</link><title>Avustralya Karbon İmparatorluğunun İklimi Değiştirme Mücadelesi: Yirmi Yıllık Söylem Çatışmasının Yapısal Cephesi ve COP31'in Tarihsel Yükü - Önder Algedik</title><description>Türkiye için sorun "geç kalmış sanayi ülkesinin enerji geçişine geçiş hakkı" olarak adlandırılır; ama yapısal olarak Türkiye üçüncü-büyük kömür ithalatçısıdır. Avustralya için sorun "yenilenebilir süpergücün küresel pazarına meşruiyet kazandırılması" olarak adlandırılır; ama paralel cephe —North West Shelf'in kırk yıl ömrünün uzatılması, Galilee Havzası madenlerinin işletmeye devam etmesi— kesintisiz işler. Pasifik için sorun "varoluşsal felaketin önlenmesi" olarak adlandırılır; bölgenin ironisi, kendisini var eden Avustralya kömür ihracatı tarafından yok edilmekte olmasıdır.</description><pubDate>Sun, 12 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12507</g:id><g:gtin>12507</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/av-brrr.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12506/fatma-aydemirin-cinler-romanindaki-tanidik-cinler</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12506/fatma-aydemirin-cinler-romanindaki-tanidik-cinler</link><title>Fatma Aydemir’in “Cinler” Romanındaki Tanıdık Cinler - Ahmet İlhan</title><description>Romanın ismini taşıyan "Cin" kavramı, teolojik sınırlarından tamamen sıyrılarak sosyo-politik ve ontolojik birer sembole dönüştürülür. "Cin nedir?" sorusunun altında metin, bu kavramı konvansiyonel anlamından koparır. Cinler, metin bağlamında açıklanamayan şeyler, halüsinasyonlar, ahlâktaki çatlaklar, mutlak tekinsizlik ve insanın kendi hayal gücünün acımasızlığıdır. Daha da önemlisi yazar, bu tekinsiz varlıkları doğrudan diaspora tecrübesindeki ırkçı şiddetle ve faşizm tehdidiyle özdeşleştirir.</description><pubDate>Sun, 12 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12506</g:id><g:gtin>12506</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/fa-br.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12502/dikkat-bicimleri</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12502/dikkat-bicimleri</link><title>Dikkat Biçimleri - Eli Zaretsky</title><description>Benjamin’in dikkat tipolojisi, günümüzde kapitalizmin muhtemelen başlıca görünür biçimi haline gelen dikkat ekonomisi fikrini daha karmaşık bir çerçeveye yerleştirmemize yardım eder. Bu tipoloji, yapay zekânın durmaksızın ilerleyişi karşısında nostaljiye ya da Ludist bir önyargıya kapılmadan mesafe almamızı mümkün kılar. Geçmişin başarılarını takdir etmemizi, ama onun otoritesi karşısında boyun eğmememizi sağlar.</description><pubDate>Thu, 09 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12502</g:id><g:gtin>12502</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/rbr.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12505/anti-insan-haklari-olarak-nato</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12505/anti-insan-haklari-olarak-nato</link><title>Anti-İnsan Hakları olarak NATO - Osman İşçi</title><description>Mevcut uluslararası sistemin ana gövdesi NATO’nun güvenlik ve caydırıcılık konseptine etkili bir itiraz geliştirmekten maalesef uzak. Bu bakımdan, insan hakları hareketinin temel bileşeni insan hakları örgütleri ve savunucularının bu kavramlar üzerine kafa yorması ve itiraz etmesi daha kıymetli. Normun kısıtlama değil, hak ve özgürlüklerimizi kullanmak olduğunu daha görünür kılmalıyız.</description><pubDate>Wed, 08 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12505</g:id><g:gtin>12505</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/nz-br.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12504/bizim-deniz</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12504/bizim-deniz</link><title>Bizim Deniz - Özge Yaka</title><description>Deniz’in cesaretini de (önemini, değerini hiç küçültmeden) içinde büyüdüğü aileden, okuduğu okuldan, parçası olduğu kolektiflerden, jenerasyondan, ilişkilerden azade düşünmek mümkün değil. Öyle bağırıp çağıran, kendini öne çıkaran, bangır bangır değil, minör bir cesaret Deniz’inki. O yüzden de cesaret veren bir cesaret. Deniz’in Harbiye’deki gösterisini canlı izleyenlerin yaşadığı ruh hali videosunu izlerken az çok insana geçiyor. Kesik başını sahnenin ortasına koymuş gencecik, zehir gibi bir genç adam yıllardır söylenemeyenleri, söylenemez olduğu bize zorla kabul ettirilenleri söylüyor.</description><pubDate>Tue, 07 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12504</g:id><g:gtin>12504</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/7d6f4617-406c-43c5-aa2b-437a26be551f.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12501/turkiye-deki-donusum-ne-butunuyle-ortadogu-tipi-bir-polis-devleti-ne-de-tam-anlamiyla-rusya-tarzi-bir-yonetimdir</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12501/turkiye-deki-donusum-ne-butunuyle-ortadogu-tipi-bir-polis-devleti-ne-de-tam-anlamiyla-rusya-tarzi-bir-yonetimdir</link><title>“Türkiye'deki dönüşüm ne bütünüyle Ortadoğu tipi bir polis devleti ne de tam anlamıyla Rusya tarzı bir yönetimdir” - Burak Yılmaz (Söyleşi)</title><description>Türkiye'de yaygın olarak yapılan hata, belirli tarihleri mutlak kopuş noktaları olarak ele almaktır. Oysa devlet biçimleri çoğu zaman bir gecede değişmez. Eski kurumlar tamamen ortadan kalkmadan yeni işleyiş tarzları onların içine yerleşir. Bu nedenle köprü metaforu oldukça yerindedir. Trafik akmaya devam ederken köprü parça parça yenilenir; kullanıcılar dönüşümün tamamını aynı anda fark etmezler. Ancak süreç tamamlandığında geriye dönüp bakıldığında aslında bambaşka bir köprüden geçildiği anlaşılır.</description><pubDate>Tue, 07 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12501</g:id><g:gtin>12501</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/brgs.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12500/hic-gecicilik-hafiza-ve-bir-kelimenin-agirligi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12500/hic-gecicilik-hafiza-ve-bir-kelimenin-agirligi</link><title>Hiç: Geçicilik, Hafıza ve Bir Kelimenin Ağırlığı - Utku Perktaş</title><description>Bu yüzden geçicilik yalnızca felsefi bir duygu değildir. Aynı zamanda kurumsal bir meseledir. Neyin saklanacağına, neyin unutulacağına, hangi emeğin kayıt altına alınacağına ve hangi isimlerin görünmezleşeceğine dair kararlar, hafızanın siyasetini oluşturur. "Hiç" kelimesi bu noktada başka bir anlam kazanır. Eğer her şey geçiciyse, o zaman hatırlama işi daha önemli hale gelir. Çünkü hiçbir iz kendiliğinden korunmaz.</description><pubDate>Mon, 06 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12500</g:id><g:gtin>12500</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/upbr.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12499/baglamini-kaybeden-saka</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12499/baglamini-kaybeden-saka</link><title>Bağlamını Kaybeden Şaka - Levent Cantek</title><description>Bu yazı yazarının isteği üzerine yayından kaldırılmıştır.</description><pubDate>Sat, 04 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12499</g:id><g:gtin>12499</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/dg-26.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12498/nato-ankara-zirvesi-anakronik-bir-orgute-kalp-masaji</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12498/nato-ankara-zirvesi-anakronik-bir-orgute-kalp-masaji</link><title>NATO Ankara Zirvesi: Anakronik Bir Örgüte Kalp Masajı - Çağdaş Üngör</title><description>1949 yılında Batı Avrupa’yı Sovyetler Birliği tehdidinden koruma amacıyla kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), Soğuk Savaş’ın bitişinden otuz beş yıl sonra, misyonunu çoktan tamamlamış olmasına rağmen, hâlâ ölmemekte direniyor. Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ona “beyin ölümü gerçekleşmiş” bir örgüt dedi; ABD Başkanı Donald Trump ise bu “modası geçmiş” örgütün artık bir “kağıttan kaplan” olduğuna inanıyor. Öte yandan, kimse bu ununu elemiş, eleğini asmış ihtiyarı huzur içinde ölüme terk etmeye de yanaşmıyor.  Müttefikler, NATO’yu usulünce toprağa verip helvasını yemek yerine, senelerdir kalp masajlarıyla, yapay solunumla onu hayatta tutmaya çalışıyor.</description><pubDate>Thu, 02 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12498</g:id><g:gtin>12498</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/ddd.webp</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12497/yabancilasma-ve-avm-bahcesindeki-bin-yillik-yasam-uzerine</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12497/yabancilasma-ve-avm-bahcesindeki-bin-yillik-yasam-uzerine</link><title>Yabancılaşma ve AVM Bahçesindeki Bin Yıllık Yaşam Üzerine - Gencay Serter</title><description>Bu yazı Ankara’da AVM bahçesinde rastladığım anıtsal bir yaşamı temsil eden bin senelik ömre sahip zeytin ağacına ithafen kaleme alınmıştır. Elli senelik bir yaşamı geride bırakmış bir insan olarak yeryüzünde geçirdiğim sürenin en az yirmi katını yaşamış bu canlı abide karşısında yapılanlar tarafımda derin bir acı ve utanç uyandırmış olsa da bu yazı gözyaşı peşinde koşan bir yazı olmayacaktır. Aksine yabancılaşmanın geldiği ürkütücü boyutu görünür kılmak için geçmiş okumalarımdan yola çıkarak yeni kentsel düzen içerisinde görünen üzerinden görünmeyeni ortaya çıkarmaya çalışacaktır. Bunu yaparken doğa insan ilişkisinin kopuşu, zeytin ağacı ve daha genelde ağaç figürünün geçmişte taşıdığı önem, kültürümüzde bıraktıkları derin izler ve tüm bu tarihsel ve kültürel birikimi pespaye biçimde alaşağı eden kültürel yapının altında yatan ekonomik işleyiş üzerine düşünceler paylaşılacaktır.</description><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12497</g:id><g:gtin>12497</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/gencay.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12496/bir-anlati-mucadelesi-hukuk</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12496/bir-anlati-mucadelesi-hukuk</link><title>Bir Anlatı Mücadelesi: Hukuk - Melek Aydoğan</title><description>Bütün bunlar, insanın etrafında örülen büyük bir anlatının parçaları gibi duruyor ve böyle bir resimde anlatının ortasında duran insanı görmek de zorlaşıyor. Bir müddet sonra da, kişi kendi hayatının öznesi olmaktan çık(arıl)ıyor. İnsan zihni karmaşaya uzun süre dayanamaz, olaylar arasında ilişkiler kurmak ister, bu nedenle de toplum, kurum ya da siyasal düzen sürekli hikâyeler üretmeye teşne haldedir. Hikâye dağınık olanı toplayacak, rastlantıları dönüştürecek, belirsizlikleri giderecek, nedenleri ve sonuçları düzenleyecek, geriye açıklanabilir bir bütün bırakacaktır. Lakin, yaşanan hayatın kendisi hiçbir zaman böyle değildir, böyle işlemez, hayatımızı bir roman gibi yaşamayız, yaşayamayız.</description><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12496</g:id><g:gtin>12496</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/ist-bam-01.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12495/aybars-yanik-ile-soylesi-zalimin-zulmu-varsa</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12495/aybars-yanik-ile-soylesi-zalimin-zulmu-varsa</link><title>Aybars Yanık ile Söyleşi: "Zalimin Zulmü Varsa..." - Barış Özkul</title><description>Ana-akım popülizm yaklaşımı en çok burada yetersiz bence. Siyasala dair kavrayışı oldukça sınırlı. Liderleri, partileri, programları, şunları bunları en önemli belirleyenler olarak tayin ediyor ve siyaseti buralardan doğru okuyor. Böyle yapmak yanlıştır, doğrusu da şudur demek istemiyorum. Tam tersine, böyle doğru yöntem diye bir şey de yoktur. Siyasal alan zaten bu sınırların mütemadiyen esnetildiği, yeniden kurulduğu, çok farklı değişkenlerin devreye girdiği bir alan. Dolayısıyla belirli şemalardan kaçan bir şeyler hep vardır. Kurumsal olanın, yani siyasetin envaiçeşit ontik boyutunun biraz önünü arkasını görmek gerekiyor.</description><pubDate>Sun, 28 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12495</g:id><g:gtin>12495</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/aybrs.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12494/ttb-de-tartisma-liste-degil-siyaset-tartismasidi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12494/ttb-de-tartisma-liste-degil-siyaset-tartismasidi</link><title>TTB'deki Tartışma Liste Değil Siyaset Tartışmasıdır - Cem Terzi</title><description>Son günlerde Türk Tabipleri Birliği (TTB) seçimleri üzerine yapılan bazı değerlendirmeler, yaşanan ayrışmayı teknik farklılıklar üzerinden açıklamaya çalışıyor. Bir liste "meslek odaklı", diğeri "örgütsel deneyimli" imiş; biri "yenilenmeyi", diğeri "kurumsal devamlılığı" temsil ediyormuş... Hayır. Bugün TTB'de yaşanan ayrışma esas olarak teknik değil, siyasidir. Sorunun merkezinde branş dağılımı, yaş ortalaması ya da coğrafi temsil yoktur. Bunlar gerçek tartışmanın üzerini örten başlıklardır. Asıl ayrışma: Kürt siyasetiyle yan yana durmak mı, ona mesafe koymak mı? Meselenin özü budur! Bunun adını da "meslek odaklılık” koymak bir seçim taktiği değil bir geri çekilmedir. Barış talebinden geri çekilmedir. Eşit yurttaşlık fikrinden geri çekilmedir.</description><pubDate>Fri, 26 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12494</g:id><g:gtin>12494</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/2-1.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12493/iki-liste-ve-kaybeden-bir-orgut-turk-tabipler-birligi-adaylarina-dair</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12493/iki-liste-ve-kaybeden-bir-orgut-turk-tabipler-birligi-adaylarina-dair</link><title>İki Liste ve Kaybeden Bir Örgüt: Türk Tabipler Birliği Adaylarına Dair - Osman Elbek</title><description>26-28 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirilecek olan Türk Tabipleri Birliği (TTB) 78. Büyük Kongresi’nde delegeler, TTB’nin 2026-2028 döneminin yönetim kurullarını da seçeceklerdir. Seçimin ağırlıkla “Meslek örgütümüzün karar süreçlerini katılımcı, demokratik ve etkin biçimde işletebilmeye” vurgu yapan Etkin Demokratik (Mücadeleci) Grup ile “Demokratik, şeffaf, katılımcı bir Türk Tabipleri Birliği”ne ve “Hekimlerin sözüyle güçlü TTB”ye vurgu yapan Tabip Odaları İnisiyatifi arasında geçmesi bekleniyor. Bu yazı, her iki grubun açıkladığı Merkez Konsey ve Yüksek Onur Kurulu aday listelerini analiz etmeyi ve bu bağlamda her geçen gün otoriterleşen Türkiye’de, sağlık hakkı ve demokrasi mücadelesinin nasıl şekilleneceğini öngörmeyi hedeflemektedir.</description><pubDate>Thu, 25 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12493</g:id><g:gtin>12493</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/174444.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12492/arnavutlukun-ozsaygi-dersi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12492/arnavutlukun-ozsaygi-dersi</link><title>Arnavutluk’un Özsaygı Dersi - Lea Ypi</title><description>Arnavutlar, devlet desteğinin olmadığı bir ortamda gayrimenkul spekülasyonunun sıradan yurttaşlar için ev almayı da kira ödemeyi de güçleştireceğini biliyorlar. Lüks turizmin, insanın kendi ülkesinde tatil yapmasını küçük bir azınlığın ayrıcalığına dönüştürdüğünü de biliyorlar. Kayda değer sendikaların olmadığı, işçi hareketinin ise ancak komünist dönemden kalma 1 Mayıs geçit töreni görüntülerinde karşımıza çıktığı bir ülkede çalışma koşulları öylesine sömürücü ki, mevcut işleri ancak daha da çaresiz ülkelerden gelenler kabul ediyor. Arnavutlar ise eşyalarını toplayıp başka ülkelere gidiyor; gittikleri yerlerde hakaretle ve yabancı düşmanlığıyla karşılaşıyorlar. Çocuklarına bir gelecek kurmak için ödenmesi gereken bedelin bu olduğunu bilerek başlarını eğip yollarına devam ediyorlar.</description><pubDate>Thu, 02 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12492</g:id><g:gtin>12492</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/thumbs-b-c-bc0c69b20aaf9d46a8ecf0d8b1af31dc.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12491/chpnin-golgesinde-muhalefet-ve-solun-krizi</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12491/chpnin-golgesinde-muhalefet-ve-solun-krizi</link><title>CHP’nin Gölgesinde Muhalefet ve Solun Krizi - Sevinç Doğan</title><description>Son on yıldır, CHP ciddi hiçbir muhalefet pratiği göstermedi. Toplumsal talepleri, siyasal ufku ve motivasyonu sandıklara ve liderlik tartışmalarına hapsetti. Sadece seçim merkezli bir siyaset güderek, kitlelerin oy vermek dışında irade ve öznellik gösterecekleri siyasal alanlar yaratmadı. Kitlesel hoşnutsuzluk ve talepleri önce bekletti, ardından mücadele “anı” olarak bir sonraki seçimleri hedef gösterdi. Seçim günlerinde ise ya kurtuluş ya kıyamet havası yarattı. Sonuçlar hezimetle sonuçlanınca da hiçbir sorumluluk almadan ve özeleştiri vermeden, bir sonraki seçimleri işaret etti. Türkiye’de rejim seçimlerde sürekli oy kaybederken ve toplumsal meşruiyeti daralırken, güvenlik-baskı aygıtlarıyla iktidarını sürdürürken buna denk muhalefet yükselemiyor.</description><pubDate>Wed, 24 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12491</g:id><g:gtin>12491</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/chatgpt-image-24-haz-2026-09-15-54.png</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/guncel/12489/rekabetci-otoriterlikten-cikis-ornegi-olarak-macaristan</guid><link>https://birikimdergisi.com/guncel/12489/rekabetci-otoriterlikten-cikis-ornegi-olarak-macaristan</link><title>Rekabetçi Otoriterlikten Çıkış Örneği olarak Macaristan - Jan-Werner Müller</title><description>O tarihe gelindiğinde Macaristan, Avrupa’nın en yüksek enflasyon oranına sahipti; ekonomik büyüme durma noktasına gelmiş, eğitim ve sağlık sistemleri gözle görülür biçimde kötüleşmişti – hastalar hastaneye giderken kendi tuvalet kâğıtlarını bile götürmek zorunda kalıyordu. Hükümet kendi ölçütlerine göre de başarısızdı: doğum oranı düşmeye devam ediyordu. Yine de Orbán’ın muhalifleri, yaygın hoşnutsuzluğa rağmen onun neredeyse sarsılmaz görünen bir sistem kurmuş olmasından ötürü umutsuzluğa kapılıyordu. Seçim kuralları sürekli Fidesz lehine değiştiriliyor; muhalefet adayları kamu medyasından fiilen dışlanıyor; herkes rejimi eleştirmenin kariyerlerini mahvedebileceğini biliyordu.</description><pubDate>Tue, 23 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12489</g:id><g:gtin>12489</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/getty-69dbfe4caa-1776025164.webp</g:image_link></item></channel></rss>