<?xml version="1.0" encoding="utf-16"?><rss version="2.0"><channel xmlns:g="http://base.google.com/ns/1.0"><title>Birikim Dergisi Haftalık RSS</title><link>https://birikimdergisi.com/rss/haftalik</link><description>Birikim Dergisi Haftalık RSS</description><language>tr</language><image><url>https://birikimdergisi.com/logo.png</url><title>Birikim Dergisi Haftalık RSS</title><link>https://birikimdergisi.com/rss/haftalik</link></image><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12440/abd-iran-savasinin-sinirlari</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12440/abd-iran-savasinin-sinirlari</link><title>ABD-İran Savaşının Sınırları - Mete Çubukçu</title><description>Asimetrik savaşların en önemli kuralı “kazanamıyorsan kaybetmeyeceksin”dir. Dünya genelinde de öyle olmuştur. Bu yaklaşım genelde isyancı, ayrılıkçı hareketler için söz konusu olsa da son yaşanan İran-ABD-İsrail savaşı için de kullanılabilir. Kazanmak kaybetmek tabii ki göreceli kavramlardır. Ancak, iki ülke arasındaki askeri güç dengesi ve mevcut durumda ateşkes sonrası görüşmelerdeki tıkanmalar ve pazarlıklardan yola çıkarsak “İran askeri olarak kaybetmiş olsa da stratejik olarak kazanmıştır”. Ya da şöyle söyleyelim: İran “kazanamamış olsa bile kaybetmemiştir.” Oysa “ABD kazanamadıysa kaybetmiş” demektir.</description><pubDate>Thu, 30 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12440</g:id><g:gtin>12440</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/mete-cubukcu.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12439/holdingci-gucler</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12439/holdingci-gucler</link><title>Holdingci Güçler - Tanıl Bora</title><description>Yıldızlar SSS Holding'ten aylardır ücret ve tazminat alacaklarını alamayan Doruk Madencilik işçileri, haklarını talep etmek üzere Eskişehir'den Ankara'ya yürüdüler, açlık grevine oturdular. Alacaklarının alamamanın, aç, sefil bırakılmanın ötesinde, muhatap alınmamaya, muhatap bulamamaya, dikkate alınmamaya,  insan yerine konmamaya isyan ediyorlar. Sendika başkanı Gökay Çakır'ın şu sözünü işitmediyseniz: "Bizim de isimlerimiz var, bizim de soy isimlerimiz var..." Emek mücadelesi, her zaman, emek-ve-haysiyet mücadelesi değil midir?</description><pubDate>Wed, 29 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12439</g:id><g:gtin>12439</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12436/diyarbakir-sivil-toplumu-sinirlar-ve-potansiyeller</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12436/diyarbakir-sivil-toplumu-sinirlar-ve-potansiyeller</link><title>Diyarbakır Sivil Toplumu: Sınırlar ve Potansiyeller - Cuma Çiçek</title><description>Diyarbakır’da sivil toplum alanı tarihsel olarak hak mücadeleleri, dilsel-kültürel talepler, yerel demokrasi arayışları ve çatışma koşullarının yarattığı tahribata karşı geliştirilen dayanışma ağları içinde şekillendi. Kürt itirazının sembolik merkezlerinden olan bu şehirde sivil toplum bu anlamda uzun süredir yalnızca dernekler, vakıflar ya da meslek örgütlerinden oluşan dar bir kurumsal alandan öteye kentin siyasal hafızasını, toplumsal itiraz kapasitesini ve kamusal vicdanını temsil eden daha geniş bir geleneği ifade ediyor. Bu nedenle Diyarbakır’daki sivil toplum nicel büyüklüğünden çok siyasal ağırlığıyla öne çıktı.</description><pubDate>Mon, 27 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12436</g:id><g:gtin>12436</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/cuma-foto.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12434/okul-saldirilari-kucuk-amerika-buyuk-dertler</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12434/okul-saldirilari-kucuk-amerika-buyuk-dertler</link><title>Okul Saldırıları: Küçük Amerika Büyük Dertler - Osman Özarslan</title><description>Kahramanmaraş okul saldırısını gerçekleştiren failin babası, bu bilindik isimler tarafından pek çok biçimde korunup kollanmış, yolsuzluk gerekçesiyle görevden atıldığında yeniden göreve, üstelik son derece kritik görevlere gelmesi sağlanmış. Ve bunun sonucunda da emniyet müdürü ve müfettişi olan baba, ait olduğu dünyanın kodlarına yaraşır, alfa bir erkek yetiştirebilmek için bir yandan evladının durumunu reddetmiş, bir yandan arama motorlarında “how to be a alfa male” aramaları yapmış, bir yandan da bir boşalma biçimi olarak silah atmanın tadını alarak çocuğu erkekleştirmek için onu poligonlara götürmüş.</description><pubDate>Fri, 24 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12434</g:id><g:gtin>12434</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/img-20250318-wa0010.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12431/maras-hadisesi</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12431/maras-hadisesi</link><title>“Maraş Hadisesi” - Ömer Laçiner</title><description>Olayı nedenler açısından ele aldığımızda ergenlik ve ortaöğretimin sorunlarından bahsedecek isek; bundan önceki dönemlerde de varolan bu sorunların neden bu dönemde böylesi dehşetengiz sonuçlar verebildiği sorusuna eğilmeliyiz öncelikle. Bir başka trajik olay üzerine söylenmiş o gayet özlü cümleyi hatırlayarak, “bir bebekten bir katil yaratan” dönemin hangi özellikleri ve gidişatıyla, daha önceki dönemlerde ihtimali bile düşünülememiş bu tür olayları mümkün hale getirebildiği sorgulanmalıdır.</description><pubDate>Tue, 21 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12431</g:id><g:gtin>12431</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/omer-abi.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12430/halki-yaniltici-bilgiyi-alenen-yayma</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12430/halki-yaniltici-bilgiyi-alenen-yayma</link><title>Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma - Işıl Kurnaz</title><description>Dezenformasyon yasası olarak bilinen bu normun, kanun yapım tekniği açısından taşıdığı en temel sorun, suçu oluşturan davranışların öngörülebilir olmaması. Ancak buna rağmen norm, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve düşünce özgürlüğünün kesişim alanında duruyor. Çünkü bu suç tipiyle, gazetecilerden sendikacılara, insan hakları savunucularından yalnızca fikirlerini açıklayan insanlara kadar geniş bir uygulama hattıyla karşı karşıya kalınıyor.</description><pubDate>Mon, 20 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12430</g:id><g:gtin>12430</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/1000054922.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12428/abd-halki-iranla-savasa-karsi-ama</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12428/abd-halki-iranla-savasa-karsi-ama</link><title>ABD Halkı İran’la Savaşa Karşı Ama… - Kenan Erçel</title><description>Demokratlara kıyasla düşük kalsa da Cumhuriyetçilerin yaklaşık dörtte birinin savaş çığırtkanlarına kulaklarını tıkaması, ABD’deki siyasal kutuplaşma göz önüne alındığında, azımsanamayacak bir istatistik. Trump’ın, yeni-muhafazakârların (neo-conservative) askerî maceracılığına geçit vermeyeceğine, sonu gelmeyen savaşlardan (forever wars) bir yenisini başlatmayacağına kanan seçmenler arasındaki hayal kırıklığının barometresi olması bakımından mühim bir gösterge.</description><pubDate>Sun, 19 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12428</g:id><g:gtin>12428</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/kenan-ercel.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12427/orban-sonrasi-baslarken-imkanlar-ve-zorluklar</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12427/orban-sonrasi-baslarken-imkanlar-ve-zorluklar</link><title>Orbán Sonrası Başlarken: İmkânlar ve Zorluklar - Ahmet İnsel</title><description>İkinci ve başat etmen elbette seçimleri ezici bir zaferle kazanan Tizsa’nın başındaki Péter Magyar’ın son iki yıl zarfında yürüttüğü siyasal stratejide yatıyor. Uzun yıllar eşi Judit Varga ile Fidesz sisteminin sadık bir öğesi olan Péter Magyar, Şubat 2024’te cumhurbaşkanı Katalin Novák’ın ve ardından Adalet Bakanı olan eski eşi Judit Varga’nın istifa etmelerine yol açan bir skandaldan sonra Fidesz’e karşı kampanyaya başlamıştı. Varga ve Magyar Mart 2023’te boşandıklarını ilan etmişlerdi. Macaristan’ı ayağa kaldıran ve çiftin boşanmasında payı olan skandalın nedeni, Cumhurbaşkanı’nın Nisan 2023’te, iktidar çevresinden bir çocuk istismarcısının hapis cezasını affetmesiydi. Sonunda Orbán iktidarının iki kadın yöneticisi istifa etmek zorunda kalmıştı. Magyar, bu istifaları izleyen gün, “kadınların etekleri altına gizlenen gerçek suçluları” teşhir etmeye çağırarak, Orbán sistemine başkaldırdı.</description><pubDate>Fri, 17 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12427</g:id><g:gtin>12427</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/ahmet_insel.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12423/yalcin-kucuk</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12423/yalcin-kucuk</link><title>Yalçın Küçük - Tanıl Bora</title><description>Sanırım ilk etki, 1980’ler/90’lar dönümünde, solda 12 Eylül sonrasının örgütsel dağınıklığı sürerken, bir yeni derleniş iddiasını temsil eden bir kutup olarak öne çıkmasından, bir mahfil teşkil etmesinden kaynaklanır. ‘Yeni derleniş’ demem biraz da şundan: Sovyetik parti geleneğinden geliyordu fakat kendi küresinin dışına çıkmıştı; söylemiyle ve radikalizmiyle ve doğrudan temaslarıyla, devrimci sosyalist hareket geleneğine de hitap edebiliyordu. Bu, Yalçın Küçük’ün etki havzasını genişleten ilk merhaledir.</description><pubDate>Wed, 15 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12423</g:id><g:gtin>12423</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12418/surec-iki-hikaye-tek-yol</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12418/surec-iki-hikaye-tek-yol</link><title>Süreç: İki Hikâye Tek Yol - Cuma Çiçek</title><description>Meseleyi bir terör meselesi olarak çerçeveleyen bu hikâye nitekim devletin ve Türk toplumunun dönüşümüne dair bir çerçeve içermiyor, bir yapısal dönüşüm çerçevesi sunmuyor; bu konuda siyasete, medyaya, akademiye, sivil topluma, sıradan insanlara bir sorumluluk biçmiyor. Sürecin ilerlemesinde büyük riskler alan Devlet Bahçeli’nin liderlik ettiği MHP bile, Meclis Komisyonu’na sunduğu raporda kimlik temelli teritoryal çatışmaların çözüme kavuşması ve barışın inşası için asgari zemini oluşturan anadilde eğitimin nasıl olacağını değil, aksine neden olmayacağını uzun uzun tartışıyor.</description><pubDate>Tue, 07 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12418</g:id><g:gtin>12418</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/cuma-foto.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12414/kurtlar-kuslar-agaclar</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12414/kurtlar-kuslar-agaclar</link><title>Kurtlar Kuşlar Ağaçlar - Osman Özarslan</title><description>Tayyip Erdoğan ve onun siyasi hareketi 2015’lere kadar biyolojide simbiyotik (karşılıklı fayda) ya da epifitikmiş (zarasız misafirlik) gibi görünen, kendisi ve sonradan muarız olacağı muhatapları dahil herkesin kazanacağını vaad ettiği (Liberal demokratlar, cemaat, AB, Kürt hareketinin değişik enlem ve boylamları vb.) win-win sistemler kurdu. Fakat sonradan anlaşıldı ki ilk bakışta epifitik ya da simbiyotik gibi görünen ilişkiler meğerse boğma incir (rakısı değil) operasyonuymuş. Ocağına incir ağacı dikmek deyimine de ilham veren bu operasyon, bir incir tohumunun başka türden bir ağacın dalına konması ve sonra kendi kendini daldan aşılayıp, yavaş yavaş tedricen köklere uzanıp ağacı ele geçirmesi ve ağacı kütükten bir iskelete döndürmesidir.</description><pubDate>Mon, 06 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12414</g:id><g:gtin>12414</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/img-20250318-wa0010.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12407/suni-denge</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12407/suni-denge</link><title>Sun’i Denge - Tanıl Bora</title><description>Çayan’ın kısa ve özlü (aslında rüşeym halinde kalmış) sun'i denge kavramı, Türkiye’de halk nezdinde “kerim/baba devlet” imgesiyle “ceberrut devlet” imgesi arasında bir gerilim olduğunu varsayar. Devlet, hele kapitalizm koşullarında hiç de “kerim” değildir. Hegemonya kapasitesi, rıza üretim kabiliyeti (Çayan’ın kullanmadığı kavramlarla söylüyoruz) düşüktür. Bu nedenle, ancak küçük harfli devletin sunabildiği “nispî refaha” dayanarak ve her halükârda büyük harfli Devlet’in “karşı konulmazlığına” dair bir “fikr-i sabiti” ayakta tutarak, iktidarını “sun’i bir denge” üzerinde sürdürüyordur.</description><pubDate>Wed, 01 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12407</g:id><g:gtin>12407</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12397/adalet-ve-esat-adil</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12397/adalet-ve-esat-adil</link><title>Adalet ve Esat Âdil - Tanıl Bora</title><description>Geçen hafta başlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası, adil yargılama kavramının topyekûn ihlâlini belgelemek için mükemmel bir numune niteliğinde. Esat Âdil Müstecaplıoğlu 1945’teki bir makalesinde, “vatandaşın mahkeme hürriyeti”nden söz etmiş. Şaşırtıcı ama yalın bir tanım bu: adil yargılanma hakkının bir özgürlük meselesi olduğunu anlatıyor. Ona göre mahkeme hürriyetinin temel unsurları: Müstakil (bağımsız) mahkeme, savunma hakkının kısıtlanmaması, doğal hâkim ilkesi ve aleniyettir. İBB davasında olmayan şeyler.</description><pubDate>Wed, 18 Mar 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12397</g:id><g:gtin>12397</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12395/bu-son-savas-degil</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12395/bu-son-savas-degil</link><title>Bu Son Savaş Değil! - Mete Çubukçu</title><description>Ancak yıllardır asimetrik savaş tecrübesi olan ve bu tecrübeyle Ortadoğu’yu domine eden İran, her ne kadar 7 Ekim sonrası bölgedeki gidişatı okuyamasa da, eski etkinliğini, iddiasını yitirse de her zaman son kozunu kullanmada oldukça mahir. Bunu tabii ki Rusya ve Çin’in elektronik sinyal, radar ve uydu desteğiyle yapabildiğini de eklemek gerekiyor. Öte yandan İran’ın askeri olarak ciddi darbe yediği, askeri altyapısının önemli ölçüde eksildiği de bir gerçek. Buna rağmen “ayakta kalabilmesi” yeni dönemin yeni savaş teknikleri ile ilgili olsa gerek. Bir de içeride en azından savaş boyunca bu savaşın sonucunu bekleyen milyonlarca kişinin “sessiz” katkısını unutmamak gerekiyor.</description><pubDate>Sat, 14 Mar 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12395</g:id><g:gtin>12395</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/mete-cubukcu.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12388/ekmeksiz-baris-ve-turkiyenin-yeni-sanayi-koridoru</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12388/ekmeksiz-baris-ve-turkiyenin-yeni-sanayi-koridoru</link><title>Ekmeksiz Barış ve Türkiye’nin Yeni Sanayi Koridoru - Cuma Çiçek</title><description>Daron Acemoğlu ve James A. Robinson Ulusların Düşüşü: Güç, Zenginlik ve Yoksulluğun Kökenleri adlı ortak kitaplarında siyasi ve ekonomik kurumlar arasındaki ilişkiselliği ve bütünlüğü tartışıyor ve bu kurumların kapsayıcı ya da sömürücü niteliğini birlikte düşünmeye davet ediyor. Yazarlar, farklı zaman ve mekanlardan verdikleri örneklerle siyasi kurumlar ile ekonomik kurumlar arasındaki ilişkilerin olumlu etkileşimlerle verimli döngüler yaratabileceği gibi olumsuz etkileşimlerle kısırdöngüler de ortaya çıkarabildiğini gösteriyor.</description><pubDate>Mon, 09 Mar 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12388</g:id><g:gtin>12388</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/cuma-foto.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12386/8-mart-zoraki-kahramanlar-kadinlar</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12386/8-mart-zoraki-kahramanlar-kadinlar</link><title>8 Mart: Zoraki Kahramanlar, Kadınlar - Işıl Kurnaz</title><description>Bütün bu hikâyeler, yani kadınların yazarak, eyleyerek, dikerek, söyleyerek, işleyerek kahraman olma hikâyeleri, dünyayı sadece gölgelerinden ibaret görmemeleriyle de ilgili. 8 Mart’ın Türkiye’deki ve dünyanın her yerindeki kadınlar için biraz da böyle bir anlamı var. Gölgesinden korkarak ve sadece ona sığınarak yaşayan bir dünyaya karşı kafa tutmak, cüret etmek, teşebbüs etmek, her işin içinden, her cümleden atlayıp sıçrayabilmek. Kadınların kahraman olmak için değil, kendileri olmak için çıkıp sonunda yine istemeden kahraman oldukları her yol gibi. Kitap okurken bile, sınav kazandıkları için dahi yeniden kahramanlık yapmaları gereken bir dünyada yaşadıkları için, kadınların mücadelelerinin ölçüsü bitiş çizgisiyle ölçülmez tabii, zaten bu yüzden 8 Mart kutlu olsun!</description><pubDate>Sun, 08 Mar 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12386</g:id><g:gtin>12386</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/1000054922.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12381/ogrenme-korkusu</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12381/ogrenme-korkusu</link><title>Öğrenme Korkusu - Tanıl Bora</title><description>Bu kavramı yıllar önce Murathan Mungan zikretmişti: Sofofobi, öğrenme korkusu. Şöyle açıyordu meramını: "İnsanımız diye nitelendireceğim bu genel özne, bilmek, öğrenmek, hatta çoğu zaman gerçekleri bile anlamak ya da öğrenmek istemez. Duyduğu, işittiği kadarı yeter ona. 'Fazla bilmek iyi değildir,' der.  'Fazla düşünmek iyi değildir,' der. Öğrenmekten, adeta ölüm gerçeğiyle yüzleşecekmişçesine korkar. Onun, idare edebileceği kadar kanaatlere, üstünkörü fikirlere, kalabalıklarla arasında genel uyumu bozmayacak beylik sözlere ihtiyacı vardır."</description><pubDate>Wed, 04 Mar 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12381</g:id><g:gtin>12381</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12371/buyuk-unlu-uyumu-ya-da-neo-enduljans</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12371/buyuk-unlu-uyumu-ya-da-neo-enduljans</link><title>Büyük Ünlü Uyumu ya da Neo-Endüljans - Osman Özarslan</title><description>Türkiye’deki rejim ve benim ‘büyük ünlü uyumu’ olarak adlandırdığım bu süreç üzerinden düşündüğümüzde buraya birkaç kod satırı daha eklemek gerekli: öncelikle, rejim süreçleri ve nesneleştirdiği özneleri belirli biçimlerde unutturup-hatırlatmakla birlikte, distopik-apokaliptik bir senaryoya yakışır şekilde, onları, günü geldiğinde kullanmak üzere günahlarından, kabahatlerinden yakalayıp, derin dondurucuya atıyor. Zombileşmiş rejimin şimdiki ve gelecekteki ihtiyaçlarını karşılamak için, hatta tarihi bükmek için, bu kabahatleri implant, sıvı, doku, kan, cılk et deposu olarak görüyor ve yeri geldikçe kullanıyor.</description><pubDate>Fri, 20 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12371</g:id><g:gtin>12371</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/img-20250318-wa0010.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12368/umut-hakki</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12368/umut-hakki</link><title>Umut Hakkı - Tanıl Bora</title><description>Devlet Bahçeli, 22 Ekim 2024'teki tarihî konuşmasında, henüz-hâlâ "Teröristbaşı" diye andığı Abdullah Öcalan için, "'Umut Hakkı'nın kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın" çıkışını yapmıştı. Bu ay başındaki meclis grup konuşmasında, "Öcalan umuda..." çağrısını tekrarladı. Aynı günlerde MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Meclis komisyonunda umut hakkı konusunda uzlaşıldığını söylemişti. Lakin bu hafta çıkacak olan "Millî dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonu" raporunda umut hakkının anılmadığı söyleniyor.</description><pubDate>Wed, 18 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12368</g:id><g:gtin>12368</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12360/entegrasyon</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12360/entegrasyon</link><title>Entegrasyon - Tanıl Bora</title><description>Entegrasyon, şöyle böyle bir yıldır, revaçtaki ve kritik kelimelerden… Esasen, “Kürt meselesi” ile ilgili. Geçtiğimiz Mart ayında, Suriye’de Esad sonrası yeni statüko inşasında Şam hükümeti ile SDG arasında imzalanan anlaşmanın adı, Entegrasyon Anlaşması. Geçtiğimiz haftaların ihtilâflarında, çatışmalarında da hep “entegrasyon sürecine” atıfta bulunuldu. Kürt tarafı, entegrasyona riayet etmemekle itham edilerek tasalluta uğradı. Sonrasında, haftasonunda, "kademeli entegrasyon"da uzlaşıldığı haberleri çıktı.</description><pubDate>Wed, 04 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12360</g:id><g:gtin>12360</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12359/suriye-ic-savasinin-etkileri-turkiye-ve-sinir-asan-kurt-siyaseti</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12359/suriye-ic-savasinin-etkileri-turkiye-ve-sinir-asan-kurt-siyaseti</link><title>Suriye İç Savaşının Etkileri: Türkiye ve Sınır Aşan Kürt Siyaseti - Cuma Çiçek</title><description>8 Aralık 2024 tarihinde Suriye’de Esad rejiminin devrilmesi, yalnızca bir yönetim değişikliği değil, aynı zamanda ülkenin gelecekteki idari ve siyasi yapısının nasıl şekilleneceğine dair derin belirsizliklerin başladığı bir dönüm noktası oldu. Modern siyasi tarih ve çatışma çözümü literatürü, uzun süreli iç savaşların ardından toplumsal barışın inşasının son derece zorlu bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Çoğu zaman taraflar arasında sadece çatışmasızlık halinin korunması bile uluslararası toplum tarafından başarı sayılıyor. Yapısal sorunların çözülememesi durumunda savaşın nüksetmesi ise genelde beklenen bir senaryo.</description><pubDate>Tue, 03 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12359</g:id><g:gtin>12359</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/cuma-foto.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12357/gaye-boralioglu-ask-ve-kurt-meselesi</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12357/gaye-boralioglu-ask-ve-kurt-meselesi</link><title>Gaye Boralıoğlu: Aşk ve Kürt Meselesi - Derviş Aydın Akkoç</title><description>Yeni bir şehirle karşılaşma bahsinde Gaye Boralıoğlu’nun Her Şey Normalmiş Gibi adlı romanındaki Arda’da can sıkıntısının yanı sıra, daha başka ve yoğun duygular, buraya has politik ve kültürel pürüzler de devrededir. İstanbul’da kaybettiği Lora’yı Diyarbakır’da bulmak umuduyla yola çıkacaktır âşık Arda. Lora’nın iki kardeşi “dağda,” babası cezaevindedir; kendisi ise İstanbul’da –legal alanda- bir kent eylemcisidir ama başı siyaseten dara düşmüş, polis takibatından ötürü sırra kadem basmıştır. Kadın hat safhada, bazen sinir bozucu derecede politik, oğlansa eğitimli bir orta sınıf siliğidir. Bu iki farklı âlemin aşk düzleminde bir araya gelmesi...</description><pubDate>Sun, 01 Feb 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12357</g:id><g:gtin>12357</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/dervisakkoc.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12355/ahmet-altanin-kaleminden-o-mesum-yil</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12355/ahmet-altanin-kaleminden-o-mesum-yil</link><title>Ahmet Altan’ın Kaleminden O Meşum Yıl - Kenan Erçel</title><description>Ahmet Altan’ın son romanı, “O Yıl”, 2025’in edebiyat sürprizlerindendi. Altan, 1997’de “Kılıç Yarası Gibi” ile başladığı nehir romanına, 2001’de “İsyan Günlerinde Aşk” ile devam etmiş ve uzun bir aradan sonra 2015 yılında seriye “Ölmek Kolaydır Sevmekten”i eklemişti. Son kitabın bol aksiyonlu ve açık uçlu finali bu anlatının devamının geleceğini hissettiriyordu. Nitekim 2017 yılında hapishanedeyken yabancı bir yayıneviyle yaptığı anlaşmada “Osmanlı Dörtlemesi (Quartet)” ifadesi geçiyordu. Ama gerek 4,5 senelik mahpusluğun yıpratıcılığından gerek Altan’ın o dönemde yazdığı hatıratı Türkiye’de yayımlayacak yayınevi bulunamadığından dördüncü kitabın gelmesi pek muhtemel görünmüyordu.</description><pubDate>Fri, 30 Jan 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12355</g:id><g:gtin>12355</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/kenan-ercel.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12353/yitirileni-degil-yeniyi-ararken</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12353/yitirileni-degil-yeniyi-ararken</link><title>Yitirileni Değil Yeniyi Ararken - Ahmet İnsel</title><description>Sadece Türkiye’de değil, bugün dünyanın çok büyük bir bölümünde yürürlükte olan siyasal rejimin tanımlanması, daha doğrusu onu niteleyecek doğru kavramın, doğru sıfatın bulunması konusunda hararetli bir çaba var. Bu çaba yalnız diktatörlükle demokrasi karışımı ve sayıları hızla artan, neredeyse çoğunluğu oluşturan hibrit rejimleri adlandırmak için gösterilmiyor. Çin gibi komünist parti diktatörlüğü altında güdümlü bir kapitalist ekonomi uygulayan siyasal rejimin sürekliliğinin ya da bugün Donald Trump ve ekibinin muhafazakâr-milliyetçi ultra-liberal bir politika yürütmesini mümkün kılan ortamın tanımı, adlandırılması konusunda da rivayet muhtelif.</description><pubDate>Tue, 27 Jan 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12353</g:id><g:gtin>12353</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/ahmet_insel.jpg</g:image_link></item></channel></rss>