<?xml version="1.0" encoding="utf-16"?><rss version="2.0"><channel xmlns:g="http://base.google.com/ns/1.0"><title>Birikim Dergisi Haftalık RSS</title><link>https://birikimdergisi.com/rss/haftalik</link><description>Birikim Dergisi Haftalık RSS</description><language>tr</language><image><url>https://birikimdergisi.com/logo.png</url><title>Birikim Dergisi Haftalık RSS</title><link>https://birikimdergisi.com/rss/haftalik</link></image><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12605/surdurulebilirlik</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12605/surdurulebilirlik</link><title>Sürdürülebilirlik - Tanıl Bora</title><description>Sürdürülebilir muhalefet, –ve "sürdürülebilir cesaret"–, kavramın telif hakkını elinde tutan ekolojik düşünceden de ilham almalı değil mi? Ekolojik düşüncenin sadece içeriğini değil, yordamını da kastediyorum. İlişkileri, beşerî sermayeyi, güveni ziyan etmemeyi kastediyorum. Ara ara onların bakımını yapmayı ihmal etmemeyi kastediyorum. Öfkenin de kıymetini bilmeyi, onu da sürdürülebilir kılmayı ve salih kılmayı...</description><pubDate>Wed, 04 Nov 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12605</g:id><g:gtin>12605</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12603/diyarbakirda-sivil-toplum-yerellik-musterekler-ve-insa-siyaseti-uzerine</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12603/diyarbakirda-sivil-toplum-yerellik-musterekler-ve-insa-siyaseti-uzerine</link><title>Diyarbakır’da Sivil Toplum: Yerellik, Müşterekler ve İnşa Siyaseti Üzerine - Cuma Çiçek</title><description>Diyarbakır uzun yıllardır yerelleşme tartışmalarının, hak mücadelelerinin, siyasal itirazın ve toplumsal dayanışmanın önemli merkezlerinden biri. Fakat şehrin bu tarihsel birikimi, tek başına demokratik bir gelecek kurmaya yetmiyor. Bu birikimin şehrin değişen toplumsal yapısıyla nasıl ilişki kurduğu, kimleri kapsadığı, kimleri dışladığı, toplumsal müşterekleri ne düzeyde büyüttüğü ve ortak bir siyasal kapasiteye dönüşüp dönüşmediği önem arz ediyor.</description><pubDate>Mon, 02 Nov 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12603</g:id><g:gtin>12603</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/cuma-foto.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12600/karar-zamani</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12600/karar-zamani</link><title>Karar Zamanı - Ömer Laçiner</title><description>Burada bu hale gelmenin hukuk devleti kurumlarının çökertilmesi ve çürütülmesi ile demokrasinin eciş bücüş bir şekilciliğe indirgenmiş oluşuyla bağlantısını göstermek gibi sakız olmuş bir açıklama kalıbına girmeyeceğiz. Üzerinde duracağımız nokta, bu rezaletleri ve onlarla eşdeğer kategorideki muktedir davranışları giderek “normal”leştiren zihniyet dönüşümünün mahiyetidir. Çünkü eğer bütün bunlar olabiliyor ve ülke çoğunluğu bunların başrolündekileri defalarca baş tacı edebiliyor ise; ortada büyük ölçüde paylaşılan bir kabuller dünyası, bir zihniyet iklimi vardır.</description><pubDate>Fri, 30 Oct 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12600</g:id><g:gtin>12600</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/omer-abi.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12599/biyo-kapital-ojenizm-ve-cirkin-ordek-yavrusu</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12599/biyo-kapital-ojenizm-ve-cirkin-ordek-yavrusu</link><title>Biyo-Kapital, Öjenizm ve Çirkin Ördek Yavrusu - Osman Özarslan</title><description>Dolayısıyla mesele “Danimarkalı istedi, Türk çıktı” başlığının ima ettiği gibi bir ulusal kimlik sürprizinden ibaret değil. Asıl mesele, biyolojik kökenin satın alınabilir bir özellikler paketine dönüştürülmesi; beyazlık ve belirli fenotiplerin tercih edilebilirlik ölçütü olarak sunulması; üreme hizmetlerinin sınır aşan piyasalarda dolaşıma girmesi ve çocukların bu piyasanın vaatleriyle damgalanmasıdır. Biyo-kapital, bedeni yalnızca emek gücü olarak değil, hücreleri, dokuları, genetik verileri ve üreme kapasitesiyle değer üreten bir kaynak olarak kurar. Öjenizmle kesiştiği yer de tam burada, yani hangi özelliklerin seçilmeye değer olduğuna karar verildiği noktadadır.</description><pubDate>Wed, 28 Oct 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12599</g:id><g:gtin>12599</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/img-20250318-wa0010.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12596/naza-israilin-soykirim-mesaisi</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12596/naza-israilin-soykirim-mesaisi</link><title>NAZA: İsrail’in Soykırım Mesaisi - Barış Özkul</title><description>Yuval Abraham ve Rachel Szor, İsrail’in üç senedir Gazze’de sürdürdüğü soykırımı içeriden tanıklıklarla belgeledikleri NAZA’da yirmi dört İsrailli asker ve istihbarat görevlisini Tel Aviv’in çatılarında konuşturuyorlar. Kimlikleri gizlenen bu insanların arkasında şehrin ışıkları var. Kamera zaman zaman çevredeki evlere dönüyor; televizyon seyreden, kitap okuyan, egzersiz yapan İsraillileri görüyoruz. Gazze’deki yıkımın yanı başında –60 kilometre kuzeyinde– Tel Aviv’deki hayatın “normal seyri”nde devam etmesi, anlatılanların ağırlığını daha da artırıyor.</description><pubDate>Fri, 23 Oct 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12596</g:id><g:gtin>12596</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/nqqne4qt-400x400-photoaidcom-greyscale.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12592/mesele</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12592/mesele</link><title>Mesele - Tanıl Bora</title><description>Özel olarak “meseleyi mesele etmeme” gayretine gerek olmadan da… mesele, mesele olarak durduğu yerde de… yani bir sorunu, bir olayı, bir problemi mesele olarak tanımladığınızda da, konu “mesele olmaktan çıkma” yokuşundan aşağı yuvarlanıyor olmasın? Süreğenleşiyor, sünüyor olmasın; içeriğini deşmekten, çözüm düşünmekten alıkoyan bir kanıksama söylemine dönüşüyor olmasın? Başa dönersek… Fon meselesini, “mesele” diye tekerlemek, tam olarak neler döndüğünü, vurgun çarkını kimlerin nasıl çevirdiğini anlama icabına ve çabasına köstek vurmasın…</description><pubDate>Wed, 21 Oct 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12592</g:id><g:gtin>12592</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12590/tanil-boranin-devrimcileri-bir-dunyevilesmeye-cagrisi</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12590/tanil-boranin-devrimcileri-bir-dunyevilesmeye-cagrisi</link><title>Tanıl Bora’nın “Devrimciler”i: Bir Dünyevileşme Çağrısı - Osman Özarslan</title><description>Devrimciler kitabının içinde bazı sesler daha çok duyulsa da seslerin bir hiyerarşisi yoktur; yöneticiler, kadrolar, militanlar, sempatizanların seslerini kitabın derdi olan 78 ve 78’li kim mefhumlarındaki temsiliyetleri üzerinden duyarız. Tanıl Bora seslere kulak verirken kitabında ayrıntılı bir şekilde ele aldığı sempatizandan yöneticiye, kadrodan militana pek çok şekilde tarif edilen, şu ya da bu şekilde örgütlü ilişkiler içinde bulunmuş olan herkese kulak verir. Burada hazırlop şeflik anlatılarına (iki yönlü) örgütsel resmi tarihlerin konfeksiyon patronajına tamah etmeyen işçiliğin, göz nurunun yanına hakkaniyeti ve ilk göz ağrımız, eşitlik-özgürlük-kardeşlik tutkumuzu da eklemeliyiz.</description><pubDate>Tue, 20 Oct 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12590</g:id><g:gtin>12590</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/img-20250318-wa0010.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12586/kurt-siyasetinin-yeni-imkanlari</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12586/kurt-siyasetinin-yeni-imkanlari</link><title>Kürt Siyasetinin Yeni İmkanları - Cuma Çiçek</title><description>DEM Parti kongresi vesilesiyle yeni Kürt siyasetini tartıştığım bir önceki yazıda, özetle, Kürt siyasetinin geleceğinin formasyonunda üç kritik meselenin altını çizdim: geçmişin eleştirel ve cesur bir muhasebesini yapmak; Kürt sokağında yeni bir hareketlilik yaratacak, geniş kesimleri motive edecek yeni bir siyasi ufku bu muhasebeye dayalı olarak inşa etmek ve son olarak bu çoklu hareketliliği bir politik öznelliğe dönüştürecek kapsayıcı, çoğulcu ve özgürlükçü yeni bir siyasi örgütlenme alanı geliştirmek.</description><pubDate>Tue, 13 Oct 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12586</g:id><g:gtin>12586</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/cuma-foto.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12583/murat-bjedug-herkes-herkesle-dostmus-gibi</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12583/murat-bjedug-herkes-herkesle-dostmus-gibi</link><title>Murat Bjeduğ – Herkes Herkesle Dostmuş Gibi - Tanıl Bora</title><description>Bu tasavvur, Murat Bjeduğ’un yine “bu topraklarda” maalesef nadirattan olan bir başka meziyetine de mükemmel uyuyordu. O meziyet, Murat’ın solu-sosyalistleri bir geniş aile gibi görmeye yatkınlığı idi. En “keskinlerden” mutedillere, o cenahtan bu cenaha, sol-sosyalist yelpazenin hemen her köşesine, (yeşil-)kızılın her tonuna açıktı. Elbette ayırdığı sempati payları farklı farklı olsa da, hemen hepsine asgari bir dostlukla, asgari bir sevgiyle, asgari bir krediyle yaklaşırdı. Memleket solu içerisindeki ayrışma-bölünme haritasını en iyi bilenlerden biriydi, asla bunun gafili değildi, fakat sanki gafiliymiş gibi davranmaya amadeydi.</description><pubDate>Fri, 09 Oct 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12583</g:id><g:gtin>12583</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12580/baska-secimin-secmeni</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12580/baska-secimin-secmeni</link><title>“Başka Seçimin Seçmeni” - Tanıl Bora</title><description>Sarıldım Çiftliği’nin fonunda ince bir sis gibi süzülen, seçmenlik ‘durumuna’ dair bu hicviyeyi neye yormalı? Siyaset bıkkınlığına, “seçimlerden umudunu kesmeye” mi? Veya, esastan, yazarın başka bir kitabındaki aforizmasıyla siyaseti “boş bir heves, pis bir salya” sayan bir anti-politik sinizme mi? (“Büyükler,” takım elbiseliler,” “televizyonda hızlı hızlı merdiven çıkanlar,” iktidar mı, yoksa tümüyle ‘siyaset esnafı’ mı?) Bozgunculuk mu? Kaçışçılık mı? Eğer öyleyse, bir zamandır ince bir sis gibi görünür olan bir ruh halinin tasviridir.</description><pubDate>Wed, 07 Oct 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12580</g:id><g:gtin>12580</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12576/interregnum-kavramina-dair-iii-donem-mi-cag-mi-sonsuzluk-mu</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12576/interregnum-kavramina-dair-iii-donem-mi-cag-mi-sonsuzluk-mu</link><title>İnterregnum Kavramına Dair: (III) Dönem mi, Çağ mı, Sonsuzluk mu? - Orhan Koçak</title><description>Geçmişle Gelecek Arasında kitabını oluşturan makalelerin hepsi, bu kabullenilmiş “referans çerçevesinin” –ki Arendt için de Gramsci için de “otorite” ve “gelenek” kavramlarıyla birdir– bütün bir modernlik süreci boyunca kültürel, dinsel ve siyasal alanlarda geçirdiği zayıflama ve hükümsüzleşmenin görünümlerine ayrılmıştır. (Burada biri gidince öbür ikisi de tutunamayan bir üçlüyü tanımlar Arendt: otorite-din-gelenek. O telaffuz etmiyor ama bunlar bir Borromeo düğümü oluşturmaktadır: iç içe geçmiş üç halka ki birini çıkarınca öbürleri de birbirinden ayrılıyor.) Öyleyse otoritenin bu uzun sürmüş aşınması mı yol açmıştır tarihteki (ve kronolojik zamandaki) bu kesintiye, bu aralığa, bu kopmaya?</description><pubDate>Wed, 30 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12576</g:id><g:gtin>12576</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/orhan-kocak.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12572/ahlak-panigi</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12572/ahlak-panigi</link><title>Ahlâk Paniği - Tanıl Bora</title><description>Kavramın müellifi Cohen’le konuşmayı sürdürelim. O, “geleneksel ahlâkî paniklere acınası bir kolaylık ve ahmaklıkla kapılsa da uzaklardaki işkence, siyasî katliam ya da toplumsal acılar konusundaki bir ahlâkî paniği desteklemeyi reddeden” yerleşik tutumdan söz ediyor. “İyi” ahlâkî paniklerin eksikliğinden yakınıyor. Devam ettirerek soralım: Asıl bizzat LBGTİ+’ların maruz kaldığı ahlâk paniği harekâtı değil mi, ahlâk paniğine sevk etmesi gereken?</description><pubDate>Wed, 23 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12572</g:id><g:gtin>12572</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12570/maden-iscileri-bile-kapitalizme-raziysa</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12570/maden-iscileri-bile-kapitalizme-raziysa</link><title>Maden İşçileri Bile Kapitalizme Razıysa... - Kenan Erçel</title><description>Malum, aylardır maden işçileri haklarını alabilmek için canla başla mücadele veriyor, polis ve işveren şiddetine çıplak vücudlarıyla göğüs geriyor, kâh yer altında kâh yer üstünde eylem yapıyor. Bu satırlar yazılırken Başaran Aksu hapiste açlık grevine devam ediyordu. Onyıllardır süregiden erozyona ilaveten son zamanlarda Mutlak Butlan, yeni Kürt açılımı, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki mütecaviz icraatı derken iyice gündemden düşmüş olan emek eksenli hareket 2026 başında market, depo ve kurye işçilerinin grevleriyle biraz kıpırdanır gibi olmuştu. Şimdi de Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın başını çektiği birkaç ildeki direnişle tekrar gündeme geldi.</description><pubDate>Mon, 21 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12570</g:id><g:gtin>12570</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/kenan-ercel.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12569/interregnum-kavramina-dair-ii-arendt</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12569/interregnum-kavramina-dair-ii-arendt</link><title>“Interregnum” Kavramına Dair (II): Arendt - Orhan Koçak</title><description>Arendt ile Gramsci çağdan veya dönemden değil de bir aralıktan söz ederken ikisi de tarihsel bir soruna, bir sorunun tarihine bakıyorlardı. Burada bir sorunun zamanlaşması kadar, zamanın da sorunlaşması vardır: başlangıç, süre, sonluluk ve geçiş gibi kavramlar üstlendikleri yükü taşıyamıyor gibidirler. Ama iki yazar arasındaki fark da burada ortaya çıkar. Gramsci gözlemlerinde çok daha özgüldür (“spesifik”), sözlerinin belirli bir nesnesi olmasına (bir olay, bir tarih, bir özel ad, bir coğrafi oluşum) özen gösterir.</description><pubDate>Sat, 19 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12569</g:id><g:gtin>12569</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/orhan-kocak.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12565/one-battle-after-another-savas-savas-ustune-kurdum-dunyayi</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12565/one-battle-after-another-savas-savas-ustune-kurdum-dunyayi</link><title>One Battle After Another: Savaş Savaş Üstüne Kurdum Dünyayı - Osman Özarslan</title><description>Başka türlü söylemek gerekirse, bütün siyasal hareketler, ana rahmi kadar steril bir alanda mayalanmış, kendi göbek bağlarını kendileri kesmiş ve kendi miladını kendi yaratmış öznellik biçimleri olarak ifade edilseler de pek öyle değildirler. Muhalif hareketler, gene akrabalık ilişkileri üzerinden ve Dostoyevski’nin Karamazovları üzerinden gidersek, müesses nizamların çoğunlukla gayri meşru çocuklarıdır, hatta bazen isyankar öz evlatlarıdır. Onların şiddete meyyal olması, dışarlıklı olmalarından değil, tam da akraba olmalarına rağmen, statü ve mülkiyet başta olmak üzere bütün iktidar ilişkilerinin dışında tutulmuş olmalarından kaynaklanabilir.</description><pubDate>Thu, 17 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12565</g:id><g:gtin>12565</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/img-20250318-wa0010.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12563/gunay-cetao-kizilirmak-trapezcinin-duellosu</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12563/gunay-cetao-kizilirmak-trapezcinin-duellosu</link><title>Günay Çetao Kızılırmak: Trapezcinin Düellosu - Derviş Aydın Akkoç</title><description>Kızılırmak’ta katı besinler değil, sıvılar ağırlıktadır: bilhassa kafein ve elbette bolca nikotin. Su zaten hesap dışıdır. Rüyayı hakkını vererek hatırlamaktan ziyade mühim parçalarını unutmak çok daha hayatidir, imgeler ve hisler arasındaki kopukluklara, olayların akışındaki anlam eksikliklerine dolgular yapılır. Günün parlak ışığı değil, gecenin karanlığı tercih edilir. Düzensiz uyku, yarı-aç mide, nikotin ve kafein fazlası; ve düşük kan şekeri: “bayılacak gibi oluyorum yazdıklarımı okurken.” Fakat yazma eylemi de pek farklı değildir: yazan-beden de yaprak gibi titriyordur.</description><pubDate>Sun, 13 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12563</g:id><g:gtin>12563</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/dervisakkoc.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12562/dem-parti-kongresi-ve-yeni-kurt-siyaseti</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12562/dem-parti-kongresi-ve-yeni-kurt-siyaseti</link><title>DEM Parti Kongresi ve Yeni Kürt Siyaseti - Cuma Çiçek</title><description>PKK’nin silahsızlanması ve demokratik siyasete geçiş süreci yaklaşık iki yılı geride bıraktı. DEM Parti açısından bu iki yıl bu dönüşümü yaşamak için büyük bir imkandı. Bu konuda geniş kesimlerin katılımıyla kapsayıcı bir süreçle ve eleştirel bir yaklaşımla büyük bir toplumsal muhasebe, diyalog, müzakere ve yeni siyaset inşası sağlanabilirdi. İktidar gibi ana-akım Kürt siyaseti de meseleyi büyük oranda bugüne kadar PKK’nin silah bırakmasıyla sınırlandırdı ve tüm diğer meseleleri erteledi.</description><pubDate>Sun, 13 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12562</g:id><g:gtin>12562</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/cuma-foto.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12559/neseyi-calmak</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12559/neseyi-calmak</link><title>Neşeyi Çalmak - Tanıl Bora</title><description>Yine de, evet, neşeyi pekâlâ çalabiliyorlar. Bizzat Deniz Göktaş’ın tutuklanmasını “Neşemizi çaldılar,” diyerek karşılayanlar oldu ve gerçekten, neşe söndüren bir zulümdü bu. Geçen haftanın başında, hakkında verilen tahliye kararıyla aynı saatler içinde yeniden tutuklanması, iyice öyleydi. Tekrar-tekrar tutuklama gerekçelerinden biri, “suç sayılan fiil övmek”. Neşenin kendisi, suç sayılan fiile dönüşmüş değil mi, zaten.</description><pubDate>Wed, 09 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12559</g:id><g:gtin>12559</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12557/interregnum-kavramina-dair-i-antonio-gramsci</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12557/interregnum-kavramina-dair-i-antonio-gramsci</link><title>Interregnum Kavramına Dair: (I) Antonio Gramsci - Orhan Koçak</title><description>İşte, Walter Benjamin’in “Tarih Kavramı Üzerine” adlı notlarında tam da böyle bir ilerlemecilik eleştirilir: tarihin şaşmaz yasaları gereği sosyalizmin kaçınılmaz olduğu ve sonunda ister reformlar yoluyla ister devrimle mutlaka geleceği inancına yatırım yapmış bütün bir sosyalist hareket vardı Benjamin’in eleştirisinin hedefinde. Devrim, ilerlemenin zorunlu sonucu değil, bu kör ilerlemeyi durdurmak için çekilen bir imdat freniydi. Ama Benjamin’in tren metaforu mutlaklaştırılamaz: tarihsel ilerleme fikrinin alternatifi olmaktan çok, o fikrin eleştirisidir ve ancak onunla birlikte anlam kazanır, işlev edinir.</description><pubDate>Sun, 06 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12557</g:id><g:gtin>12557</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/orhan-kocak.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12555/cerceveyi-doldurmak</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12555/cerceveyi-doldurmak</link><title>“Çerçeve”yi Doldurmak - Ömer Laçiner</title><description>Sırf, “Terörsüz Türkiye” gibi “Kürt sorunu”nun en indirgenmiş tanımına özgü bir amaç ilanıyla başlamış bir sürecin, iki yılı aşkın görüşme ve tartışmalardan sonra; ismi “milli kardeşlik, dayanışma ve demokrasi” gibi gayet kapsayıcı ve derinlikli kavramlarla bezenmiş bir komisyonun hazırladığı bir “Çerçeve Yasa”nın mecliste çok yüksek bir oy çoğunluğu ile kabul edilmiş olması ile sonlandığı bilgisinden hareket eden bir akıl yürütmenin varabileceği yegâne sonuç; bu dönem içerisinde söz konusu ülkede iyimserliği hayli güçlendiren orta çapta bir zihniyet dönüşümü olduğu, başlıca tarafların büyük çoğunluğu arasında bir uzlaşma arzusu ve empati havasının gelişip yaygınlaştığı şeklinde olabilirdi.</description><pubDate>Thu, 03 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12555</g:id><g:gtin>12555</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/omer-abi.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12546/memlekette-halk-ciplaktir</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12546/memlekette-halk-ciplaktir</link><title>“Memlekette Halk Çıplaktır” - Tanıl Bora</title><description>Çıplak olan, sadece copa darba karşı değil, soğuğa, sıcağa, yağmura çamura karşı da korumasız, kırılgandır. Soyunup kırılganlığını aşikâr kılarak meydan okumak, bedenleşmiş cesaret beyanıdır. Çıplak protestocu, orantısız gücün karşısına olanca korumasızlığıyla dikilerek; hem cesaretini gösterir, hem o orantısızlığı herkesin gözüne sokar. O orantısızlığın gaddarlığını ve komikliğini teşhir eder.</description><pubDate>Wed, 26 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12546</g:id><g:gtin>12546</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12534/yeni-ittihatcilik-ve-cavid-bey</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12534/yeni-ittihatcilik-ve-cavid-bey</link><title>Yeni İttihatçılık ve Cavid Bey - Tanıl Bora</title><description>Memleket semâlarında son zamanlarda kol gezen orta büyüklükteki heyûlalar arasında, İttihatçılığı da sayabiliriz. Hem Türkçü-ülkücüler arasında, hem İslâmcı-milliyetçiler arasında, İttihatçılığı yâd ve ihyâ eden bir tavrın mümessilleri var - bir de Etyen Mahçupyan var. Birinciler, kabaca, devletin beka davası ve Türklük uğruna ölümüne bir adanmışlık anlıyor İttihatçılıktan. İkinciler, devletin bekasına ve İslâmî bir millî kimliğe adanmışlıkla beraber, özellikle aslında hasım sayılacak kuvvetleri bile devşirebilen çok esnek koalisyon kabiliyetini anlıyor.</description><pubDate>Wed, 12 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12534</g:id><g:gtin>12534</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/tanil-bora.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12533/mare-mortuum</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12533/mare-mortuum</link><title>Mare Mortuum - Osman Özarslan</title><description>İmran Deniz Göktaş’ın gösterisi pek çok açıdan değerlendirildi, ama bir şey sanki gözlerden kaçtı. Göktaş, gösterisini Peyk grubunun kurucusu ve solisti 2024 yılında aramızdan genç yaşta ayrılmış olan İrfan Alış’a ithaf etti. Tarihi daha eski olmakla birlikte Peyk grubu Gezi sürecinde Don Kafa şarkısıyla popülerleşti. Sonrasında, pek çok bankacı ve global firma bu şarkıyı reklam cingılı olarak kullanmak istese de, İrfan Alış ve Peyk kabul etmediler. Bütün çalışmaları boyunca hiç sponsor kullanmadılar, başka işler yapıp müziklerini kendileri finanse ettiler ve özellikle pandemi sürecinde müzisyenlerin hızla yoksullaşıp intihar etmeye başlamalarıyla birlikte Olta Dayanışma’yı kurdular.</description><pubDate>Tue, 11 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12533</g:id><g:gtin>12533</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/img-20250318-wa0010.jpg</g:image_link></item><item><guid isPermaLink="true">https://birikimdergisi.com/haftalik/12526/hep-yeni-bir-chp-yaratmak-ii</guid><link>https://birikimdergisi.com/haftalik/12526/hep-yeni-bir-chp-yaratmak-ii</link><title>Hep “Yeni bir CHP Yaratmak” (II) - Polat S. Alpman</title><description>CHP, 2023 seçimlerine böylesi bir kimlik aşınmasıyla girdi. “Altılı Masa” denilen yeni sağ blok, AKP’ye olan muhalefeti örgütlemeyi, Kürtlerin desteğini de bu muhalefet üzerinden elde etmeyi amaçlıyordu. Ancak burada tutarlı bir siyasi hattın kurulduğunu söylemek zor. Bunun nedenini CHP’nin tarihsel kimliğine indirgeyen eleştirilerin ıskaladığı asıl mesele, 2016 sonrası Türkiye’deki rejim değişikliğinin nitelikleriydi. Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sisteminin sağladığı keyfi ve otoriter liderlik imtiyazı, bürokratik alanın tümüne nüfuz etmişti.</description><pubDate>Fri, 31 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate><g:id>12526</g:id><g:gtin>12526</g:gtin><g:brand>Birikim Dergisi</g:brand><g:image_link>https://birikimdergisi.com/Images/UserFiles/Images/Spot/polat-alpman.jpg</g:image_link></item></channel></rss>