11.02.2025 | Akademisyenlerin çalışmaları ciddi şekilde itibarsızlaştırılmakla kalmıyor, aynı zamanda farklı yöntemlere dayanan yeni bilgi üretim biçimleri tarafından da sorgulanıyor. Sosyal bilimlerin doğuşundan bu yana edindiği güçlü bilimsel otoriteye, diğer kültürel aracılar lehine, özellikle kamusal alanda meydan okunuyor. Bilimin bütünü bu anti-entelektüel dalganın yoğunluğu tarafından tehdit ediliyor olsa da, sosyal bilimler bu itibarsızlaştırma ve yeni rekabete daha fazla maruz kalıyorlar. Ortada önemli bir paradoks var: bilimsel topluluklar niceliksel olarak, yayın sayısı ve yayın araçları (dergiler, basın, bloglar) açısından hiç bu kadar büyük olmamışken, ABD'de kamusal alanda hiç bu kadar zayıflamamışlardı. |
20.01.2025 | Sol, cinsiyet, ırk ya da cinsellik temelinde olsun, her türlü toplumsal tahakküme karşı çok aktif ve kararlı bir şekilde mücadele etmelidir. Ama bunu, zenginlerin çıkarlarının ötesine geçerek ve çalışan insanların –ister çalışan kadınlar ister işçi sınıfından azınlıklar olsun– çıkarlarını gerçekten ele alacak bir şekilde yapmalıdır. Sol, bu fırsattan yararlanarak ırksal ve toplumsal cinsiyet adaletini, 1960’lardaki görkemli günlerindeki haline döndürmelidir. O zamanlar, bu adalet anlayışı işçi sınıfı hareketinin aktif bir bileşeniydi. Solun bu ülkede ırkçılık ve cinsiyetçilik konusunda gerçekten değişim yarattığı, milyonlarca azınlık ve kadının hayatını somut olarak etkilediği bir dönemdi. |
10.11.2024 | Toplu pazarlık haklarını erozyona uğratan, çok sayıda işi yurtdışına taşıyan (ya da tamamen ortadan kaldıran) ve sosyal güvenlik ağımızı yok eden, evrensel sağlık hizmetlerini engelleyen (ki neredeyse diğer sanayileşmiş ülkelerin hepsinin tartışmasız sahip olduğu hizmetler) ne idüğü belirsiz milyarderler sınıfını sorumlu tutmak; birkaç kadeh içki içmek için buluştuğunuz kadından, eşinizden ya da evdeki kız arkadaşınızdan hesap sormaktan daha zor. Kadınların itirazı (terfi etmeleri, boyun eğmemeleri, herhangi bir manosferden şikayet etmeleri) nahoş bir duygu yaratıyor. Peki, bu nahoş duygular nereye gidiyor? |
09.11.2024 | Göreve geldiği ilk gün sınırlı da olsa bir diktatörlük kurmak istediğini açıklayan ve muhaliflerinden karşılarında “orduyu kullanmaktan ” çekinmeyeceği “iç düşmanlar” olarak bahseden bir adamı seçmeyi düşünen bir ülke artık benim yaşayabileceğim bir ülke değildir. Kaliforniya'da geçirdiğim neredeyse yirmi yılın ardından Amerika Birleşik Devletleri'nden kalbim kırık bir şekilde ama tereddüt etmeden ayrılıyorum. |
26.10.2022 | Birleşik Devletler’in siyasal sistemi sekülerizm temelinde şekillenirken Amerikan toplumu 19. yüzyılın ortalarında paradoksal bir şekilde tutkulu bir Hristiyan toplum haline geldi. 1780’lerde ve 1790’larda bütün mezheplerin kiliseleri büyüyüp güçlenirken, Kurucu Babalar’ın Aydınlanma ideolojisine de karşı koymaya başladılar. Bu kiliselere göre yeni cumhuriyet, Tanrı’nın bir başarısıydı. Amerikan devriminin mücadelesi, cennetin cehenneme karşı mücadelesiydi. |
24.01.2021 | Yıllardır bilim insanları, Donald Trump'ın "X" kalitesine sahip olduğunu ancak "Y" kalitesine sahip olmadığını iddia ettiler. Bu akademisyenler, faşizmin savaş ve soykırımla sonuçlandığı en kötü örneklere baktılar ve faşizmin iktidara gelmeden önce veya takipçi kazanmadan önce neye benzediğini düşünmek yerine, karşılaştırma noktası olarak en kötü durum senaryosundan başladılar. Peki, özünde faşizm nedir? |
27.10.2020 | Dünya genelinde Şili’den Sri Lanka’ya, Kırgızistan’dan Nijerya’ya ve Tayland’a, Belarus’tan Gine’ye, onlarca bölge ve ülkede geniş ölçekli toplumsal sorunların yaşandığı ve rejimlerin büyük krizlerde olduğu açık. Bu ülkelerin çoğunda yöneticilerin ilk tepkileri biraz da Trump yönetiminin sağladığı ortam sayesinde daha fazla otoriterlik oldu. Demokratik rejimlerin giderek altının oyulduğu bir ortamda devam eden bir Trump yönetimin bu tür eğilimlere çanak tutacağı açık. |
26.10.2020 | Biden-Harris kampanyasının ana söylemi “normalliğe dönüş”. Biden, Trump’ın kişiliğinde somutlaşan istikrarsız, dengesiz, tahmin edilemez bir kişiliğe ve onun kaotik idaresine karşı deneyimli, makul, ideolojik ve kişisel aşırılıkları olmayan bir aday olarak tarif ediliyor. Biden Demokrat Parti ön seçimleri sürecinde de benzer bir imajla, en güçlü rakibi sol/sosyalist eğilimli Bernie Sanders’a karşı Demokrat Parti tabanını kendi etrafında toplamayı başarmıştı. |
23.04.2020 | Sanders’ın kendisini demokratik sosyalist olarak tanımlaması ve Amerikan medyasının da etkisiyle dünyanın her yerinde Sanders’ı bizim ABD dışında anladığımız/bildiğimiz gibi sosyalist olarak kavramamız bana eskilerin İskandinav tipi sosyalizm tartışmalarını hatırlatıyor. Covid-19 krizi ile testlerin ücretsiz olmasının artık hakikaten “utanmıyor musunuz” dedirtecek şekillerde tartışıldığı, tedavinin ücretsiz olmasının -ki hâlâ muallak- güçbela sağlandığı bir ülkeden bahsediyoruz. |