Tenin Sınırlarının Ötesinde Bedenin Taşıdığı İmkânlar Üzerine
19 Eylül 2021 Pazar
Sermaye bir kez daha girdiği krizden çıkmak için en yıkıcı haline bürünerek insan doğasının sınırlarını parçalamaya, bedeni gayri maddileştirmeye girişmiştir. Şu anki hayatlarımızda da bunun adımlarının atıldığını görmek mümkündür; fiziksel dokunuşun yerine görüntü yerleştirilmiş, toplumsal hayat insan karşılaşmalarını en aza indirgeyecek şekilde düzenlenmiş, cep telefonları ve tabletlerle yalıtılmış bir birey inşa edilmiştir.
Miraç’ın Sesini ve Hayaletleri Duyuyorum!
15 Eylül 2021 Çarşamba
Bazen de tam burnumuzun dibine sesleniriz. Hatta çığlıklar atarız, partırtı, gürültü kopartır, yeri göğü ve içimizi inim inim inletiriz, fakat yine de bir türlü sesimiz/sesim “muhatabı”na ulaşmaz. Ulaşamayız, ulşamazsınız. Zira sizi, seni, beni, onu, Miraç’ı, Miraç’ın babasını aramıyorlardır, aramadıkları içinde bir türlü duymuyorlardır.
Huricihan İslamoğlu ile Afganistan üzerine söyleşi (II): "Taliban temsilcileri toplumdan hep “onlar” diye bahsediyorlar"
12 Eylül 2021 Pazar
Afganistan’dan şimdi gelecek göç dalgası Taliban karabasanından kaçmak isteyen çok sayıda eğitimli genci, gazeteci, mühendis, sanatçı ve akademisyeni içeriyor. Onları anlamsız bir “biz Afganları istemeyiz” nakaratıyla kaçırmasak iyi olur diye düşünüyorum. Biz isteyelim, istemeyelim Afganlar gelecekler; duvarlar, çitler onları engelleyemeyecek.
Düşün-ce
10 Eylül 2021 Cuma
Öteki ile, ötekinin varlığı ile dil de katmanlaşır ve karmaşıklaşır. Öteki ile her karşılaşma, dilde yeni bir katman demek. İnsan türü söz konusu olduğunda ve toplumsallaşma tarihi ile bu sürecin uzunluğu göz önüne alındığında, İnsan'ın artık Dünya ile Gerçek ile doğrudan, dolayımsız ilişki kurabilmesi çok zor...
Huricihan İslamoğlu ile Afganistan üzerine söyleşi (I)
9 Eylül 2021 Perşembe
2001’de Afganistan’ın Amerikan ordusu tarafından işgalini (bugün yapıldığı gibi) sadece bir Usame veya “terörist” avına indirgemek pek anlamlı değil. Öncelikle bu işgali, 2000’li yılların başlarında dünyanın farklı bölgelerinin küresel ticaret ve yatırımlara açılma süreçleri ve bu bağlamdaki güvenlik kaygıları çerçevesinde değerlendirmek gerek.
HDP Kapatılma Davası, Alternatif Planlar ve Bir D(emokrasi) Planı
6 Eylül 2021 Pazartesi
Bu alternatif, Cumhurbaşkanı'nın Millet İttifakı’ndan seçilmesine karşın, Millet İttifakı’nın anayasa reformları yapabilecek parlamento gücüne erişmemesi durumudur. Böylesi bir durumda Erdoğan iktidardan uzaklaşsa da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi modelinin devam edeceği, parlamenter sisteme dönüşün zor, sancılı, belki de uzun bir süre imkânsız olacağı yeni bir döneme kapı aralayacaktır.
Yağsız Süt Gerçek bir İhtiyaç mıdır?
4 Eylül 2021 Cumartesi
Bu mekanizma romanda da tam olarak böyle çalışmıştır. Doppler her ne kadar geyiği görmezden gelse, yokmuş gibi davransa da annesinin ölümüne şahit olan bu yavru kaçıp gitmez, sabahları çadırın önünde dolanır. Bu da yetmezmiş gibi gözünü dikip Doppler’i işerken seyreder. Doppler peşinden ayrılmayan bu geyikle -suçluluk duygusu ya da vicdanının sesine dayanamadığı için- bir bağ kurar. Yavruya karşı sevgi ve sorumluluk duymaya başlar.
Feminist Odalar-13 - Yaralı Erkeklikler
1 Eylül 2021 Çarşamba
Erkeklik üzerine düşünürken [makbul, hegemonik, yaralı, kırılgan erkeklikler vb.] aile, din, sünnet, askerlik, darbeler, duygulanımlar gibi başka pek çok başlığa da yönelim gerçekleşiyor. Tek tip kadınlık/erkeklik ya da yekpare cinsiyetler sistemi gibi bir bakışımız yoksa toplumsal cinsiyet eşitliği kavram seti ve bağlamları üzerine düşünmek, eleştirel erkeklik çalışmaları, feminizm ve queer kuram açısından da önemli bir yerde duruyor.
Afgan Kadınının "Yüz"ü, Dünyanın "Yüz"süzlüğü
28 Ağustos 2021 Cumartesi
Kendi yüzümüzü, yansımasını değil, bizzat yüzümüzü, yine bizzat kendi gözlerimizle göremezken ötekinin yüzü bize nasıl da kuvvetlice dahil olur. Ve işte o “yüz”ün sahibi hiç ölmemiş gibi yaşayabilir miyim ben artık, o cinayet hiç işlenmemiş gibi? Hem de bana, yüzüme karşı seslenirken Öteki, Afgan ya da değil...
Yas Tutmayı Unutmak ya da Bülbüllerin Bitmeyen Geğirtisi
26 Ağustos 2021 Perşembe
İnsan, vurguladığımız gibi basit bir makine değil ve hayat basitçe üretme ve tüketme döngüsünü sürdürmekten fazlasını içeriyor, hepimiz sözcüklerin yetersiz kaldığı duygulara sahibiz ve iç dünyayı yok saymak, unutmuş gibi yapmak bizi yaşamın kendisine yabancılaştırıyor. Yüzleşmekten kaçındığımız, unutmuş gibi yaparak yabancılaştırdığımız her şey, günü geldiğinde çok daha yakıcı ve acı verici biçimde kapımızı çalmak için hazır bekliyor.
“İktidar Mahalli”
22 Ağustos 2021 Pazar
Başkentte bir devlet üniversitesinin yüzme havuzunda kadınlara özel seans ayrılması, muhafazakâr kadınların bu imkândan yararlanabilmesi için bir fırsattır elbette. Ancak havuz ile giriş holü arasındaki camların opaklaştırılması, havuzu seyrederek vakit geçirmek için hazırlanan koltukların sırtını havuza, yüzünü karşı duvara yerleştirilen aynalara çevrilmesi, tam da günlük hayatımıza sirayet eden muhafazakârlaşmadan yalnızca bir örnek.
“Suçlu”
19 Ağustos 2021 Perşembe
“Neoliberal özgürlük”, “özgürlük” falan değil, güvencesizlikten neşet etmiş müphemlik getirdi ve haklar, özgürlükler alanı tıkabasa doldukça boşaldı. Hele bazı insanlar, modern dönemin ilk yoksulları gibi “(potansiyel)suçlu” ilan edilenler için haklar ve özgürlükler “hiç”leşti. O günlerden bugünlere pek çok şey değişse de Hobbesçu (ve Lockeçu liberal) işaretleme hiç değişmedi.
Altındağ’da Mültecilere Saldırının Düşündürdükleri
17 Ağustos 2021 Salı
“Mülteci sektöründe” elitist çalışanlar grubuna dönüşen STK’lar, kuruluş amaçları olan “hak temelli” çalışmalardan uzaklaşarak, alan-veren hukukunu pekiştiren “insancıl yardım” kuruluşları haline geliyorlar. Bu yüzden hem yerel toplumla hem de mülteci toplumu ile hiçbir organik ilişki kuramayan STK’lar “saldırılar bekleseler” bile, mültecilerin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu anlarda sadece seyirci kalıyorlar ya da ofislerini kapatıyorlar.
Bireysel Tercih mi Kamu Sağlığı mı? Türkiye’de Aşının Hikâyesi
16 Ağustos 2021 Pazartesi
Aşı karşıtlarının bu yüzden belki de en çok yanıldığı mesele burada, aşının salt bireysel bir tercih meselesi olarak görülmesi, bulaşıcı salgın koşullarının göz ardı edilmesi, aşının salt “kendi” ile ilgili bir mesele olduğuna dair yanılgı. Halbuki eğer aşılı olanların bulaştırıcı olma ihtimalinin azaldığı tıbbi verilerle destekleniyorsa -ki destekleniyor-, o halde konuştuğumuz şey bireysel bir tercih değil, bir halk sağlığı, kamu sağlığı tartışmasıdır.
Nusret ve Deleuze
15 Ağustos 2021 Pazar
Her geçen gün yok olmakta olan ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez bir dünyada, muazzam bir keyifle dün mahrum bırakıldığı her şeye bugün fazlasıyla sahip olan bir Nusret olmak varken, koca bir ömrünü kitap başında, bir apartman dairesinde, bolca acı çekerek geçirip, bir sonbahar günü intihar eden Deleuze olmayı seçmek, eğer “mantığın” altında hisler var ise, sahiden de “mantıklı” mıdır?
Kimsesiz Göçmen Mezarlıkları ve Heterotopya
13 Ağustos 2021 Cuma
Bireyin yakınlarının olduğu yer olarak mezarlıklar sabit bir mekân olmanın ötesinde bir duygu mekânı olarak tanımlanabilir. Modern dünyada mezar yerleri heterotopik mekânlara dönüşmüş, geçmiş değerini yitirmiştir. Mülteci krizi sağlık, ekonomi gibi birçok açıdan tanımlanabilir. Ancak mezarlık mekânı üzerinden bir tanımlama mülteci sorununa dair farklı bir bakış açısı sunabilir.
Demokratik Bir Anayasa İçin “Yol İnşası” ve Radikal Demokrasi
11 Ağustos 2021 Çarşamba
CHS tartışmalarını bir hükümet sistemi (başkanlık sistemi, parlamenter sistem) tartışmaları olmaktan çok, bir yandan artan otoriterleşmeye bir tepki diğer yandan da AKP sonrasını düşünme faaliyeti haline getirmektedir. Muhalefetin anayasa taslaklarının, birer CHS eleştirileri ve parlamenter sisteme dönüş tasarıları olarak sunulması da “otoriterleşme, AKP iktidarının geleceği ve anayasa tartışmaları”nın toplumsal tahayyülde harman edildiği, bir araya getirildiğini göstermektedir.
Hipernesne Olarak Deniz Salyası
9 Ağustos 2021 Pazartesi
En büyük hipernesne olarak küresel ısınma ve onun türlü görünümleri olan diğer nesneler yokmuş gibi davranmak çare değildir. Böyle bir girişim tersine sorunu daha da katmanlı ve döngüsel hale getirir. Örneğin dünyayı sayısız defa yok edecek radyoaktif unsurları dünya dışına çıkarmak olanaklı değildir. İnsan dünyasından uzaklaştırılan artıklar her koşulda yeryüzünde bir yerlere terk edilir.
Ne Getireceği Belli Olmayan Güzel Yarınlara
8 Ağustos 2021 Pazar
Haliyle “insan” vardır, insan olarak “varlığını” sürdürebilmek için, geçtim “insanca” yaşamayı, sadece yaşamak için, “çıplak hayat” için bile on iki ila yirmi iki gün arası yürüyenler var. Ev, iş, kıyafet, okul vesaire beğeneceklerine zulümden zulüm beğenmek zorunda kalanlar, savaştan kaçıp, ayrımcılığa, lince, haksızlıklara, nefret söylemlerine tutulanlar var.
Yönetemeyen İktidarın “Mağduriyeti”
6 Ağustos 2021 Cuma
Günümüzde yaşananları da bir siyasetsizlik veya bir siyasal iktidarsızlık sorununun yansımaları olarak okuyabiliriz. Diğer bir ifadeyle kendisini her koşulda muktedir göstermeye çalışan iktidarın pratikte yönetme kabiliyetinden yoksun olması ve topluma sunabileceği bir projesinin olmaması belirttiğimiz iktidarsızlık durumuna işaret eder. Meydana gelen sel baskınlarında, devlet halka IBAN numarası vererek yardım talebinde bulunabiliyor. “Halkımız cömerttir” denilerek devlete yardım eli uzatılması isteniyor.
Avrupa Yeşil Mutabakatı Proje Hibe Çağrısında Orman Yangınları
5 Ağustos 2021 Perşembe
Orman yangınları, yıllık toplam küresel sera gazı emisyonlarının %20'sine varan oranlarda iklim değişikliğine ilk katkıda bulunanlar arasındadır. Ayrıca, yanan geniş yüzeyler artık çok fazla CO2 ememez ve bu da karbon yutaklarının iklim değişikliğini azaltma potansiyelini azaltır. Aşırı orman yangınları artık daha yüksek irtifalarda ve enlemlerde daha sık görülüyor ve buz/kar üzerine artan siyah karbon düşüşü ve alttaki permafrost tabakasının erimesiyle iklim değişikliğini hızlandırmaya daha fazla katkıda bulunuyor.
Evet, Konya’da Kürtler Var...
4 Ağustos 2021 Çarşamba
Osmanlı İmparatorluğu’ndan devralınan ve her iktidar döneminde derinleştirilerek devam ettirilen Kürtlerin kolektif kimlik hak taleplerine dayanan “Kürt Sorunu” giderek daha vahim bir duruma doğru evrilmektedir. Saldırıyı gerçekleştiren katillerin cesaret bulduğu toplumsal ve siyasal yapı, uzun süredir devam eden bir sistemin sonucudur. Konya’da yaşanan katliamın ortaya çıkmasına zemin hazırlayan, etnik kimlikleri dışlayan ve ayrımcılığı her alanda yaygınlaştıran “yapı” ve onun ürettiği cezasızlık politikasıdır.
Türkiye’nin Göç Politikaları: Mevcut Durum ve Gelecek
3 Ağustos 2021 Salı
Yabancı düşmanlığının, mülteci karşıtlığının toplumda daha da yükselmeye başladığı, popülist politikacıların bunu siyaseten kullandığı bu dönemde, evrensel insan haklarını temel alacak, yerelden doğru bilgiyi toplayacak, topluma doğrudan seslenecek, topluma sesini duyuracak, bu konuda duyarlı mevcut iletişim kanallarını daha aktif kullanacak bir sivil bir anlayış gerekliliği ortada.
Siyaseti Olan Sanat ile Direnmek
31 Temmuz 2021 Cumartesi
Şu an ülkemizde, sanatın toplumsal mücadele kapasitesini dikkate aldığımızda, maalesef, eleştirel bilinç ile kuşanmış “özerk sanat”tan, siyaseti olan sanattan bahsedebilmemiz zorlaşıyor. Sanatın bu durumu, Herbert Marcuse'nin de savunduğu şekliyle, toplumun tümüne sirayet etmiş, politik ve ahlâki toplumsal muhalefet yapamamakla, muhalif durulması gereken hususları dahi adlandıramamakla bizzat ilişkili.