Salgının Kıskacında Ölüm ve Veda
30 Mart 2020 Pazartesi
Ötekinin ölümünün ve bu bahisle yaşamınını, öteki binlerce kilometre ötede bile olsa, beni nasıl da ilgilendirdiğini barizleştiriyor. Bu virüsten belki bir kısmımız kaçabiliriz, fakat bu barizleşmenin tesirinden kaçabilir miyiz? Ya da kaçmalı mıyız? Yoksa bu tesirin bizi içine çektiği yaralanabiliklerimizden/noksanlıklarımızdan neşet eden müşterekliğe/dayanışmaya mı bırakmalı mıyız kendimizi?
Yeryüzü Pireleri: İnsanlar
30 Mart 2020 Pazartesi
Eşitsiz bir dünyada yaşadığımız gerçeği kimisi için salt kullanışlı bir retorik malzeme olmayı sürdürürken kimileri için de acı, katı bir gerçeğin her an hissedildiği, yaşandığı bir durum olmaya devam ediyor. Ülkeler arasındaki farklılıklar, büyük kentlerin korunaklı-elit semtleriyle yoksul varoşların-gettoların arasında görülenler gibi çıplak, keskin iki ayrı dünya gerçeğine işaret ediyor.
Salgın ve Etik
29 Mart 2020 Pazar
Tıpta kaynaklar her zaman sınırlıdır ve sınırlı kaynakların kullanımı konusu gündeme geldiğinde yol gösterici olabilecek ilke ve argümanlardan yararlanılır. Konu ile ilgili etik ilkeler sınırlı tıbbi kaynakların adil dağıtımı (adalet ilkesi) ve yararlılık ilkesi olacaktır. Hangi hastanın öncelikle tedavi olacağına karar verme yöntemi olarak triaj ilkesi, savaş meydanlarında keşfedilmiştir.
“Pekin’de Parti Çizgisi İzlenir, Kanton’da Bu Çizginin Gelmesi Beklenir”
28 Mart 2020 Cumartesi
Çin’in dünyada varoluş, kendini konumlandırış biçimi farklı. Çin’in başka ülkeleri işgal etme, savaş açma gibi gelenekleri yok. Ayrıca Çin’in dışarıya taşıyacağı dominant bir ideolojik modeli yok. Buna karşılık Çin’in kendi içinde çözmesi gereken o kadar çok sorunu var ki, öngörülür bir gelecekte ABD’nin süper-gücüne benzer bir güce sahip olması çok zor.
Covid-19, İstisna Hali ve Yeni Bir Etiko-Politik Alanın İmkânı Üzerine Notlar
27 Mart 2020 Cuma
İçinde bulunduğumuz dönemde Žižek’in komünist siyasetin yeniden icat edilmesine dönük çağrısı, Agamben’in hayli kötümser okumasına yanıt niteliği taşır ve bizi yalnızca yeniden büyük siyasi projeleri düşünmeye değil, aynı zamanda bu projelerin gündelik hayattaki somut tezahürlerini de yeniden düşünmeye teşvik eder. Sosyal mesafelendirme ve izolasyon da, kolektif sorumluluk ve dayanışmanın günümüzdeki karşılıkları olarak bu somut tezahürlerin başlarında gelir.
Salgının Kroniği, Kroniğin Salgını: Toplumsallığın Koronerinde Bir Corona (III)
26 Mart 2020 Perşembe
Belirsizlik sürüyor. Geç moderniteye tarihlenen hemen tüm küresel salgınlar gibi, enfekte olmak, yani etkeni edinmek ile, kısacası “taşıyıcı/portör” olmak ile “hasta” olmak özdeşleştiriliyor. Dolayısıyla SARS-CoV-2 (baştaki isimlendirmesiyle, 2019-nCoV) ile COVID-19 birbirine eşitlenerek kullanılıyor. Viral etkeni kapan veya edinen kişi, hele ki bizatihi “virüs” teriminin etimolojisi düşünüldüğünde, çok geçmeden bir tür “toksik başka”ya dönüşüveriyor.
“İlgilenir misiniz? @EmniyetGM”
25 Mart 2020 Çarşamba
Muhalif çizgide olan fakat bu tür suçlama ve ihbarlara maruz kalmak istemeyenlerin genel tavrı ise “Silivri soğuktur şimdi!” esprisinde cisimleşen bir otosansür ihtiyacı oluyor. Söz konusu kişi, yazdığı en basit eleştirilerin bile emniyet birimlerinin önüne bir biçimde gideceğinden ve hatta halihazırda takip ediliyor olduğundan o kadar şüphe duymakta ki, iktidara yönelik eleştirilerini, eleştirinin kendisini yazmadan yapmak zorunda hissedebiliyor kendisini.
65 Yaş Üstü Evlere!
24 Mart 2020 Salı
Medyada bu sokağa çıkma yasağı hatırı sayılır bir kitle tarafından memnuniyetle karşılandı: Madem kırılganlar, evde kalsınlar ki bir şey olmasın gibi çok masum (birkaç saniyeliğine benim de zihnimi yalayıp geçen) refleksleri anlayabiliyorum, ama sosyal medyada biraz dolaşınca dehşete düşmemek mümkün değil. Yaşlı bireylere gereksiz bir yük, mikrop, böcek muamelesi yapan, vahşi bir ayrımcılık içeren, çok çirkin ifadelerle saldıran bir yığın “genç”.
Bir Yarasa Olmak Bugün Neye Benzer?
23 Mart 2020 Pazartesi
Yarasaların âdeta bir virüs rezervuarı olduğunu çok uzun zamandır biliyoruz. Peki son dönemde panik yaratan neredeyse bütün büyük salgınların ucunun yarasalara çıkmasını nasıl yorumlamalı? Bizi yarasalarla bugünlerde bu denli yakınlaştıran ne? 2015 yılında yayımlanan bir çalışmada bir grup araştırmacı bu sorunun olası yanıtlarını sıralıyorlar.
Bağlarımız, Bildiklerimiz ve Bilmediklerimiz: Yaşlılar ve Biz
22 Mart 2020 Pazar
Her şeyin inanılmaz sıkıcı biçimde birbirine benzediği bir dünyada, geçmişte var olmuş özgünlükleri, farklılıkları, alternatifleri, bugün öyle olmak zorunda olmayan şeyleri, ama aynı zamanda geçmişin günahlarını, hatalarını ve bugüne uzanan bedellerini bizlere aktaracak olanlar onlar. Fakat şimdi, tüm bu çarpık, adaletsiz ve alabildiğine absürt olan devletler sisteminin ve kapitalizmin kurbanları, yani homo sacer’leri olarak ilan ediliyorlar
Felaket Zamanları Üzerine Düşünmek
22 Mart 2020 Pazar
Salgın, her ne kadar kapitalizme, konformizme ve globalizme bir darbe niteliği taşısa da veya en azından öyle görünüyor olsa da, iktidarların daha çok otoriterleşmesine, devlet aygıtının sağlık sistemleri üzerinden kendini yeniden tanzim etmesine ve daha da önemlisi insanın doğanın karşısında -üstesinden gelinmesi gereken en temel olgu olması bağlamında- yeniden kendi konumlandırmasına yol açabilir.
Ev Bizim Neyimiz Olur?
21 Mart 2020 Cumartesi
Yaşanmışlıkların aniden, bir süre yaşanamayacaklarla birlikte düşünülmesinin taşıdığı gizli ızdırap, hepimiz için anlaşılır. Oysa, tanıdığımız/tanımadığımız insanların acı, yokluk, yoksunluk, parasızlık yaşarken ilenmeyişlerine, ah’lanmayışlarına, anlatmadıklarına tanıklığımızı unutmadan “ev içi” yaşam pratiklerine yeniden, tekrar daha yakından bakabiliriz. Ev, burada. Yakınlık kuran bir mesafesi var. Dışa kapalı cömertliğini, düzenini, ontolojik varlığını insan benliğinin örtüsünü kaldırarak sezdiriyor.
Tedirginlik Zamanı
21 Mart 2020 Cumartesi
Doğal alanlar kapalı. Sokaklar kalıyor geriye. Yaşlı, yaşlandıkça muhafazakârlaşan sertleşen kadınlar yumuşamış. Sokaklarından gelip geçene tebessüm ediyorlar. Selam alıp veriyorlar. Pek âdetleri değildir oysa. Bazı mahallelerde özellikle, hor görmek bir yaşama kültürü âdeta. Güzel kadınlar çirkin erkeklerle selamlaşıyor. Uzaktan konuşuyor, el sallıyorlar. Ben dün bir kız çocuğuyla uzaktan uzaktan konuştum.
Bir İnsani Güvenlik Sorunu Olarak “Pandemos”
20 Mart 2020 Cuma
İnsani güvenlik yaklaşımının yukarıda kısaca aktarmaya çalıştığım temel özellikleri öyle sanıyorum ki, korona virüsünün yol açtığı Covid-19 gibi pandemileri neden bir insani güvenlik sorunu olarak ele almamız gerektiğinin de genel bir çerçevesini sunar. Aslına bakılacak olursa BM ve BM’nin DSÖ gibi uzman kurumları, pandemileri uzunca bir zamandır insan hakları kapsamında değerlendiriyor.
Gençler, Yetişkinler ve Yaşlılar… Bir de Özgürlükler
20 Mart 2020 Cuma
Ne olursa olsun her biri belirli bir yaşın üzerindeki kimseleri homojenleştiren, hep birbirine benzeyen biçimde tarif eden, kurbanlaştıran, topluma yük olarak algılanmasına neden olan yaklaşımlar. Belirli bir yaşın üzerindeki kimselerin, yaşlıların, diğer kuşaklardan farklı olarak, hep birbirine benzediğini varsaymak, tüm yaşlıları düşkün, hasta, işsiz güçsüz ve topluma yük olarak görmek büyük bir yanılgı.
Yeni Partiler, Eski Eğilimler: DEVA’nın Kurucu Üyeler Listesi Üzerine Bir Yorum
19 Mart 2020 Perşembe
DEVA’nın kurucular listesi taslağının ortaya koyduğu bir diğer eğilim ise Türkiye’nin siyasal parti seçkinlerinin “eğitimli” kadroların önemine olan inancıdır. Bu kurucu üyeler listesine hızlıca bir göz atıldığında seçilen isimler, şayet “memleket dengeleri” bakımından bir önem arz etmiyorlarsa, mezun oldukları ya da halihazırda görev yaptıkları Boğaziçi, Bilkent, İstanbul Üniversitesi, Robert Kolej gibi prestijli eğitim kurumları ile tanımlanmışlardır.
“Nedir Şu Boğaz Harbi?” Toplumsal Bellek, Artefact ve Çanakkale Savaşı
18 Mart 2020 Çarşamba
Çanakkale Savaşı dünya tarihinin şekillenmesinde ve üç yıl sonra adım adım örgütlenmeye başlayacak Milli Mücadele’nin başarılabileceğine dair psikolojik bir iklimin oluşmasında etkili olduğu kadar, Mustafa Kemal’in siyasi bir figür olarak belirmesi, öne çıkmasında da -hele ki aylar öncesindeki Sarıkamış hezimeti ve bu savaşın genelde ordu, özelde de Enver Paşa’nın repütasyonuna negatif etkisi de düşünüldüğünde- önemli bir savaştır.
Salgının Kroniği, Kroniğin Salgını: Toplumsallığın Koronerinde Bir “Corona” (II)
17 Mart 2020 Salı
Biyomedikal aciliyet durumlarının etrafında şekillenen talepkâr küresel seferberlik, kaçınılmaz olarak, hastalık, tedavi ve bedenle ilgili Batı-merkezli kavramlarının daha da yerleşikleşmesini ifade eder. Bu da, salgının anlaşılmasında belirli söylemlerin tahakkümüne ilişkin homojenleştirici bir etkidir. COVID-19 salgını ve bunun aktarılma dinamiği, böylece, esasında yatırım, ticaret ve kültürel kimlik gibi meselelere dair bir metafor olarak okunabilir.
Salgının Kroniği, Kroniğin Salgını: Toplumsallığın Koronerinde Bir “Corona” (I)
16 Mart 2020 Pazartesi
O ki günümüz toplumu, prototipinin Amerikan toplumunda billur biçimde yakalanabileceği, olağanüstü bir güvenlik saplantısı içinde yüzüyor. Toplumun esas olarak sağlık, çevre, gıda, ilaç, teknoloji, yeni icatlar ve kişisel güvenlik konularındaki panikleri, belli “arındırıcı” ritüellerle sonuçlanıyor. Sigorta harcamalarında, reklam sloganlarında, sağlık kampanyalarında, medya görsellerinde bu koşullanma ayyuka çıkıyor.
Aşk Yalnız Kadınlara Mahsus Bir Duygu mu Yoksa?
13 Mart 2020 Cuma
Erbil, kadının özgürlük ve aşk arayışını yer yer psikanalitik yöntemlerle sorgularken erkeği tek başına bütün olumsuzlukların baş sorumlusu olarak işaretlemek de istemez elbette. En baştan yanlış kurulmuş, doğrudan sorumlusu, üreticisi olmadığımız ve tek tek bizleri aşan devasa bir insanlık tarihinin yaralı, hasta kurbanlarıyız hep birlikte.
“Vicdan Sahibi Olmak Adaleti Garantilemiyor ama Adalet Talep Etme Mücadelesini Sürdürmeye Yarıyor”: Aslı Tohumcu ile Söyleşi
12 Mart 2020 Perşembe
Kötü kalbin eylemleri mezhebime ters olduğu için sanırım, yoksa zaten adaletin terazisine denge vermek için şiddete başvuran bir karakterin romanını yazmak yerine bir ekmek bıçağı kapıp sokaklarda dehşet de salabilirdim! Daha çözüme yönelik bir eylem olabilirdi! Beni, bu eylemi yapmaktan alıkoyan şey yüzünden “kötü” dedim ona.
Avrupa Birliği’nin Dengesiz “Dayanışma”sı
10 Mart 2020 Salı
Yunanistan’da insan hakları aktivistleri hiç olmadığı kadar düşmanlaştırılıyorlar, ya vicdansız Türk şantajının naif kurbanları, ya da içerideki düşman olarak görülüyorlar. Öyle bir noktaya ulaştık ki içeridekiler ve dışarıdakiler arasındaki ayrım Yunan toplumunun içinde bir ayrıma doğru evrilmeye başladı. Bu bağlamda, tepki göstermezsek, dışlanmanın sınırları yeniden çizilecek ve tehdit altında olan yalnızca insan hakları normları olmayacak.
Murasaki, Virginia, Kadın Eli
8 Mart 2020 Pazar
Virginia, Genji’nin Masalı’nın ilk cildi yayımlanır yayımlanmaz okur ve çok etkilenir. Neticede o da, Japon kültüründeki kadınlara dair söz edilen tek geleneğin, eril düzenin fantezilerini süsleyen geyşalık olduğunun -bugün bizim olduğumuz kadar- farkındadır. Japon kadınları Heian döneminden ancak bin yıl sonra, 20. yüzyılın ortasında, diğer birçok ülkede olduğu gibi, toplumsal olarak düzlüğe çıkıp eşit haklara sahip olabileceklerdir.
Feminist Odalar (V): Kalabalık Erkek Toplulukları, Civcivler ve Rüyalar
7 Mart 2020 Cumartesi
14 Şubat Sevgililer Günü’nde kadınlar sokaklara çıktı. “Eşitlik Yoksa Aşk da Yok!” diye seslendiler.... Ümüğümüze basıldığında tekme atmayı, sesimiz kısıldığında ses açmayı birlikte öğreniyoruz. Benim bu yıl ki 8 Mart Gece Yürüyüşü temam Tavuklar Firarda olacak, bir döviz hazırlayıp öyle katılacağım toplantılara ve yürüyüşlere… Firarımız keyifli olsun!