7 Nisan 2026 Salı
Erdoğan Özmen, psikanalizi, psikiyatrinin imkânlarını, siyaseti ve felsefeyi birlikte düşünme ısrarının bu ülkedeki gösterişsiz temsilcilerinden biriydi. Aynı zamanda her yazısında, her konuşmasında, her sohbetinde politik bir sorumluluk üstlenen; kelimenin sahici anlamıyla devrimci bir insandı. İnsan her zaman düşündüğü gibi davranamaz; sözleriyle, tavrıyla, ilişkileriyle bütünüyle tutarlı kalmak kolay değildir. Erdoğan’ı ayrıksı kılan şeylerden biri buydu: aceleci değildi. Ağır ağır düşünür, ağır ağır konuşur, bazen bir cümlenin sonunu dakikalarca getirmez, bazen soruya hemen cevap vermez; önce düşünmesi gerektiğini söylerdi. Her konuya atlamazdı. Onun sahiciliğinden, gerçekliğinden ve belki en çok da tutarlılığından etkilenmemek mümkün değildi. Eğitimlerinde de konuşmalarında da hiç acele etmezdi; muhtemelen seanslarında da karşısındakini hızlandırmaya çalışmazdı. Erdoğan zamanı yavaşlatabilen nadir insanlardan biriydi.