Tanıl Bora
8 Temmuz 2026 Çarşamba
Desentegrasyon istisnadır, global Kuzey'de futbolda "entegrasyon" harıl harıl işliyor. Hatta başka alanlarda olduğundan daha fazla, daha iyi işliyor. Göçmenler, siyasette, akademide, kültür-sanatta, yönetim mevkilerinde tutabildiklerinden çok daha geniş yeri sporda tutabiliyorlar. Bir nevi sporcu hammaddesi gibi işleniyorlar. Brezilyalı spor sosyoloğu Carlos Henrique Ribeiro'nun, göçmen ve kolonyal sporcu emeğini yeni bir “ucuz hammadde” türü olarak tanımlamasından ilhamla kullanıyorum bu kavramı.
Tanıl Bora
24 Haziran 2026 Çarşamba
Derin devletin meşruiyeti, devletin bekası fikrine dayanıyordu ki o zaten hep meşhurdu. Devletin mevcudiyetinin, bütün öncelikleri bertaraf eden aslî öncelik olması. Son yıllarda kimi milliyetçi-muhafazakâr âlimlerin canlandırdığı deyimle: fenâfiddevle – devlette erimek, devletle hemhal olmak... "Şeyhülmuharrirîn" Ahmet Kabaklı’nın ta ne zaman yazdığı gibi: “İnsan ölecek ki devlet yaşasın… Sen öleceksin, devlet yaşayacak. Şehit olacaksın, çalışacaksın, canlar bağışlayacaksın.”
Kenan Erçel
23 Haziran 2026 Salı
ABD’de 4 Temmuz 2026 tarihinde, Bağımsızlık Bildirgesi’nin (Declaration of Independence) ilanının 250. yıldönümü idrak edilecek. Bu çeyrek binyıllık kutlamanın Trump’ın başkanlığına denk gelmiş olması tarihin bir cilvesi. Zira 1776 ile 2026 arasında manidar karşıtlıklar ve koşutluklar var. Bütün insanların eşit yaratıldığı ve Yaratan tarafından Yaşam, Özgürlük ve Mutluluk Arama gibi devredilmez haklar bahşedildikleri düsturuyla başlayan, Britanya Kralı III. George’un bu hakları nasıl çiğnediğini 26 maddede sıralayan metin, o güne kadar koloni olagelmiş 13 eyaletin bağımsızlığının ilanıyla sonlanıyor.
Osman Özarslan
21 Haziran 2026 Pazar
Türkiye’deki siyasal kriz yalnızca bir iktidar-muhalefet çatışması değildir. Bu kriz, neoliberal finansallaşmanın yarattığı görünmez sermaye biçimleri ve ağları, bu ağları görünür kılan “fenomen”ler, siyasetçiler, bürokratlar ve akgezen lejyonlarıyla birlikte, gayri resmi güç ilişkileri ve temsil krizleri etrafında şekillenen bir “okült siyaset” tablosudur. Bu ortamda siyasal aktörler giderek mimetik bir biçimde birbirlerine benzemekte; benzemeyenleri öperek ya da ısırarak kendilerine benzetmekte; her aktör hem vampirin hem zombinin hem ucubenin özelliklerini bünyesinde barındıran hibrit bir figüre dönüşmektedir. Spekülatif sermayenin ve finansallaşmanın siyaseti ele geçirdiği bir düzende devlet aklı da spekülatifleşmektedir: kısa vadeli, değer üretmeyen, meşruiyet biriktiremeyen, ama varlığını sürdüren bir hayalet kurumlar bütünü.
Cuma Çiçek
17 Haziran 2026 Çarşamba
CHP etrafında yürüyen tartışmayı yalnızca bir liderlik veya kurultay meselesine indirgemek mümkün değil. Nitekim, iktidar çevreleri dışında kimse meseleye böyle bakmıyor. 19 Mart operasyonundan bu yana CHP’ye dayatılan krizler, Türkiye'nin son on yılda yaşadığı rejim dönüşümünün muhalefet alanındaki yansıması olarak okunabilir. 15 Temmuz sonrası inşa edilen yeni rejimin etkileri bürokrasiden parlamentoya, üniversitelerden medyaya, siyasi partilerden sivil topluma birçok alanda yansımasını buldu. Bugün bu dönüşümün bir devamı olarak bir yandan Kürt siyasal alanı bir yandan da ana muhalefet partisi yeniden kuruluyor.
Tanıl Bora
10 Haziran 2026 Çarşamba
Kitabın başlığına gelip çatıyoruz: Etik Zekâ. Markus Gabriel’in görüşünde etik, yapay zekâya dışsal bir katkı olarak tasavvur edilemez; doğrusu, yapay zekâyla etkileşimimiz içinde bir yapay zekâ etiği inşa etmektir. Makineler için etik değil, makinelerle birlikte etik inşa etmek... Sadece ahlâkla yakın anlamlı kullandığımız etiği, hal-ve-davranış, ‘huy’ anlamında ethos’u da katarak düşünün bunu. Gabriel’in anlayışına göre yapay zekâyı, ethos’umuzun rezonans makinesi olarak, kendimize yön ve biçim vermeye dönük bir öğrenmenin ve etkileşimin muhatabı olarak, kısacası, etik zekâyı geliştiren bir ortak olarak deneyimleyebiliriz.
Işıl Kurnaz
30 Mayıs 2026 Cumartesi
Peki bu tedbir kararı, tedbiren gelen yönetimin kurultaya gitmesini engeller mi? Tedbir kararı, kongreye gidilmesini engellemeyeceği gibi, tedbiren göreve gelen eski yönetimin görev süresi 2023’te dolmuş olduğu için bu kongreye gitmesini de zorunlu kılar. Dolayısıyla verilen tedbir kararında bir ikili durum da yer almaktadır. Çünkü tedbir, eski yönetimi göreve getirse de CHP'ye kurultaya gitme yolunu da açmıştır. Tedbir kararı, bu açıdan hemen kurultaya gidilmesini gerektiren bir sonuçtur.
Işıl Kurnaz
26 Mayıs 2026 Salı
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, her yıl olduğu gibi 2025 yılı için “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kararlarının ve Hükümlerinin İcra Edilmesinin Denetimi Raporunu”nu yayınladı. Gianluca Esposito - Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü Genel Direktörü - raporun önsözünde, insan hakları rejiminin istikrarsızlığıyla sınandığımız bir iklimde şu noktaya dikkat çekiyor: AİHM kararlarının uygulanması, Avrupa’yı şekillendiren şeyin hukukun gücü mü yoksa gücün hukuku mu olduğunun belirlenmesiyle ilgilidir.
Tanıl Bora
25 Mayıs 2026 Pazartesi
Butlan siyasetinde, böyle bir iktidar fantezisinin soluğunu duymuyor muyuz? Hasımlarına, istemediklerine, siz aslında yokmuşsunuz, diyor. Yapıp ettikleriniz, iradeniz, meğer aslında yokmuş. CHP’nin mitingleri, oraya giden on binlerce insan, aslında yokmuş. Yoklukla malûlmüş. Vatandaşın, bizzat onun vatandaş olma sıfatının üzerinde salınıyor bu hüküm: Meğer aslında yokmuşsunuz. Yoklukla malûlsünüz. Butlan siyasetiyle açılan kapı budur: herkes, her şey, yoklukla-malûl olabilir. Ama varlar işte.
Derviş Aydın Akkoç
25 Mayıs 2026 Pazartesi
Boşluktan duyulan bir şikâyet Behçet Necatigil şiirinde de görülür, zarif imgeleri ve yatışmış sesleriyle; hatta bir tek onda vardır her türden yakınmanın yanı başına onu dengelemek, hırçınlıklarını törpülemek üzere gösterişsiz bir tevekkülü de iliştirmek. Boşluk duygusuyla mücadele edilmez Necatigil’de; yazgının irili ufaklı tüm hamleleri gibi bu yıkıcı duygudan gelen ataklar da sakince karşılanır, bazen misafir edilir. Talihin, hayatın salvolarına karşı Necatigil şiirinin öznesi göğüs germe, katlanma mevzisine çekilenlerden. Seçilen değil, içine doğulan bir oyukta münzevi bir hayat sürdürülür.
Osman Özarslan
15 Mayıs 2026 Cuma
Filmde izlediğimiz taşra eşrafı da bir tür fare kolonisi gibi, sınır tanımıyor, ihlal ediyor ve bütün pozisyonları, bilhassa savcının yasa pozisyonunu kendilerine göre müphemleştiriyor. Belediye başkanı baba belli ki ekabirden, oğlan da avukat ve bir avanesi var ve onları da avcılar-atıcılar gibi paramiliter organizasyonlarla ya da bağ evi organizasyonlarıyla harekete geçirebiliyor. Yani baba-oğul ve avanesi taşradaki ticari-siyasi-kültürel-sosyal pek çok ilişkiye hakimler ve kendilerine göre kendileri için sınırları var ama kendilerine sınır konulmasını istemiyorlar, fareler gibi yaşayıp kötü koku partikülleri gibi havada süzülerek, bütün sınırları ihlal ederek yaşayabiliyorlar.
Tanıl Bora
13 Mayıs 2026 Çarşamba
"Cumhurbaşkanlığı himayelerinde" protokolünün nasıl her yeri kapladığını fark ediyorsunuzdur. Bu himaye, kamu yararı bulunan, hayır işi niteliği taşıyan, finansman/sponsor temin etmenin zor olabileceği bir etkinliğin, projenin vs. Cumhurbaşkanlığı tarafından desteklenmesi anlamına geliyor. Hem o faaliyete özel bir itibar bahşedilmiş oluyor; hem de Cumhurbaşkanlığı'nın yüksek-makam olma sıfatı vurgulanıyor. Himayelerinde ifadesindeki majestik çoğul (veya "kraliyet çoğulu" - veya "yücelik çoğulu" da deniyor), sıradan insanlarla bir fark, bir mesafe koyarak bu vurguyu pekiştiriyor.