Osman Özarslan
15 Mayıs 2026 Cuma
Filmde izlediğimiz taşra eşrafı da bir tür fare kolonisi gibi, sınır tanımıyor, ihlal ediyor ve bütün pozisyonları, bilhassa savcının yasa pozisyonunu kendilerine göre müphemleştiriyor. Belediye başkanı baba belli ki ekabirden, oğlan da avukat ve bir avanesi var ve onları da avcılar-atıcılar gibi paramiliter organizasyonlarla ya da bağ evi organizasyonlarıyla harekete geçirebiliyor. Yani baba-oğul ve avanesi taşradaki ticari-siyasi-kültürel-sosyal pek çok ilişkiye hakimler ve kendilerine göre kendileri için sınırları var ama kendilerine sınır konulmasını istemiyorlar, fareler gibi yaşayıp kötü koku partikülleri gibi havada süzülerek, bütün sınırları ihlal ederek yaşayabiliyorlar.
Tanıl Bora
13 Mayıs 2026 Çarşamba
"Cumhurbaşkanlığı himayelerinde" protokolünün nasıl her yeri kapladığını fark ediyorsunuzdur. Bu himaye, kamu yararı bulunan, hayır işi niteliği taşıyan, finansman/sponsor temin etmenin zor olabileceği bir etkinliğin, projenin vs. Cumhurbaşkanlığı tarafından desteklenmesi anlamına geliyor. Hem o faaliyete özel bir itibar bahşedilmiş oluyor; hem de Cumhurbaşkanlığı'nın yüksek-makam olma sıfatı vurgulanıyor. Himayelerinde ifadesindeki majestik çoğul (veya "kraliyet çoğulu" - veya "yücelik çoğulu" da deniyor), sıradan insanlarla bir fark, bir mesafe koyarak bu vurguyu pekiştiriyor.
Cuma Çiçek
12 Mayıs 2026 Salı
Bugün Amedspor tribünlerinde işsiz gençler, küçük esnaf, Kürt orta sınıfları, kadın hareketleri, diasporadan gelen taraftarlar, sol çevreler, muhafazakâr Kürtler, sanatçılar, belediye çalışanları, sivil toplum aktörleri ve iş çevreleri aynı duygusal alan içinde yan yana gelebiliyor. Son yirmi yılda bir yanda Kürt orta sınıfları yükselirken diğer yanda kır ve kent yoksulluğu derinleşti. Bu durum Kürt kamusallığının toplumsal derinliğini zayıflatabilir. Amedspor bu anlamda sınıfsal açıdan parçalanmış Kürt kamusal alanının merkezinde duruyor.
Osman Özarslan
9 Mayıs 2026 Cumartesi
Bosch’un çekmiş olduğu anneler günü temalı reklam filmi Türkiye’nin kültürel gerilim hatlarına enerji yükleyen en son mavra olarak peyda oldu. Üstelik tam da Rober Bosch’un alamet-i farikası olan enerji tasarrufçuluğuyla 5 kuruşa, seküler orta-sınıfları ‘hayvanseverlik’, ‘annelik’ tartışmaları etrafında arkasına dizmeyi başardı ve seküler kültür-muhalefet endüstrisinde, kendinden önce oraya çoğunlukla klişe 29 Ekim, 10 Kasım Atatürk reklamlarıyla çoktan gelmiş olan rakı-bira-şarap, otomotiv, çikolata, kıyafet, mobilya, lastik, emlak, bitcoin patronlarının otomobilli, yazlık sinemalı nostaljik dünyasına park etti.
Mete Çubukçu
30 Nisan 2026 Perşembe
Asimetrik savaşların en önemli kuralı “kazanamıyorsan kaybetmeyeceksin”dir. Dünya genelinde de öyle olmuştur. Bu yaklaşım genelde isyancı, ayrılıkçı hareketler için söz konusu olsa da son yaşanan İran-ABD-İsrail savaşı için de kullanılabilir. Kazanmak kaybetmek tabii ki göreceli kavramlardır. Ancak, iki ülke arasındaki askeri güç dengesi ve mevcut durumda ateşkes sonrası görüşmelerdeki tıkanmalar ve pazarlıklardan yola çıkarsak “İran askeri olarak kaybetmiş olsa da stratejik olarak kazanmıştır”. Ya da şöyle söyleyelim: İran “kazanamamış olsa bile kaybetmemiştir.” Oysa “ABD kazanamadıysa kaybetmiş” demektir.
Tanıl Bora
29 Nisan 2026 Çarşamba
Yıldızlar SSS Holding'ten aylardır ücret ve tazminat alacaklarını alamayan Doruk Madencilik işçileri, haklarını talep etmek üzere Eskişehir'den Ankara'ya yürüdüler, açlık grevine oturdular. Alacaklarının alamamanın, aç, sefil bırakılmanın ötesinde, muhatap alınmamaya, muhatap bulamamaya, dikkate alınmamaya,  insan yerine konmamaya isyan ediyorlar. Sendika başkanı Gökay Çakır'ın şu sözünü işitmediyseniz: "Bizim de isimlerimiz var, bizim de soy isimlerimiz var..." Emek mücadelesi, her zaman, emek-ve-haysiyet mücadelesi değil midir?
Cuma Çiçek
27 Nisan 2026 Pazartesi
Diyarbakır’da sivil toplum alanı tarihsel olarak hak mücadeleleri, dilsel-kültürel talepler, yerel demokrasi arayışları ve çatışma koşullarının yarattığı tahribata karşı geliştirilen dayanışma ağları içinde şekillendi. Kürt itirazının sembolik merkezlerinden olan bu şehirde sivil toplum bu anlamda uzun süredir yalnızca dernekler, vakıflar ya da meslek örgütlerinden oluşan dar bir kurumsal alandan öteye kentin siyasal hafızasını, toplumsal itiraz kapasitesini ve kamusal vicdanını temsil eden daha geniş bir geleneği ifade ediyor. Bu nedenle Diyarbakır’daki sivil toplum nicel büyüklüğünden çok siyasal ağırlığıyla öne çıktı.
Osman Özarslan
24 Nisan 2026 Cuma
Kahramanmaraş okul saldırısını gerçekleştiren failin babası, bu bilindik isimler tarafından pek çok biçimde korunup kollanmış, yolsuzluk gerekçesiyle görevden atıldığında yeniden göreve, üstelik son derece kritik görevlere gelmesi sağlanmış. Ve bunun sonucunda da emniyet müdürü ve müfettişi olan baba, ait olduğu dünyanın kodlarına yaraşır, alfa bir erkek yetiştirebilmek için bir yandan evladının durumunu reddetmiş, bir yandan arama motorlarında “how to be a alfa male” aramaları yapmış, bir yandan da bir boşalma biçimi olarak silah atmanın tadını alarak çocuğu erkekleştirmek için onu poligonlara götürmüş.
Ömer Laçiner
21 Nisan 2026 Salı
Olayı nedenler açısından ele aldığımızda ergenlik ve ortaöğretimin sorunlarından bahsedecek isek; bundan önceki dönemlerde de varolan bu sorunların neden bu dönemde böylesi dehşetengiz sonuçlar verebildiği sorusuna eğilmeliyiz öncelikle. Bir başka trajik olay üzerine söylenmiş o gayet özlü cümleyi hatırlayarak, “bir bebekten bir katil yaratan” dönemin hangi özellikleri ve gidişatıyla, daha önceki dönemlerde ihtimali bile düşünülememiş bu tür olayları mümkün hale getirebildiği sorgulanmalıdır.
Işıl Kurnaz
20 Nisan 2026 Pazartesi
Dezenformasyon yasası olarak bilinen bu normun, kanun yapım tekniği açısından taşıdığı en temel sorun, suçu oluşturan davranışların öngörülebilir olmaması. Ancak buna rağmen norm, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve düşünce özgürlüğünün kesişim alanında duruyor. Çünkü bu suç tipiyle, gazetecilerden sendikacılara, insan hakları savunucularından yalnızca fikirlerini açıklayan insanlara kadar geniş bir uygulama hattıyla karşı karşıya kalınıyor.
Kenan Erçel
19 Nisan 2026 Pazar
Demokratlara kıyasla düşük kalsa da Cumhuriyetçilerin yaklaşık dörtte birinin savaş çığırtkanlarına kulaklarını tıkaması, ABD’deki siyasal kutuplaşma göz önüne alındığında, azımsanamayacak bir istatistik. Trump’ın, yeni-muhafazakârların (neo-conservative) askerî maceracılığına geçit vermeyeceğine, sonu gelmeyen savaşlardan (forever wars) bir yenisini başlatmayacağına kanan seçmenler arasındaki hayal kırıklığının barometresi olması bakımından mühim bir gösterge.
Ahmet İnsel
17 Nisan 2026 Cuma
İkinci ve başat etmen elbette seçimleri ezici bir zaferle kazanan Tizsa’nın başındaki Péter Magyar’ın son iki yıl zarfında yürüttüğü siyasal stratejide yatıyor. Uzun yıllar eşi Judit Varga ile Fidesz sisteminin sadık bir öğesi olan Péter Magyar, Şubat 2024’te cumhurbaşkanı Katalin Novák’ın ve ardından Adalet Bakanı olan eski eşi Judit Varga’nın istifa etmelerine yol açan bir skandaldan sonra Fidesz’e karşı kampanyaya başlamıştı. Varga ve Magyar Mart 2023’te boşandıklarını ilan etmişlerdi. Macaristan’ı ayağa kaldıran ve çiftin boşanmasında payı olan skandalın nedeni, Cumhurbaşkanı’nın Nisan 2023’te, iktidar çevresinden bir çocuk istismarcısının hapis cezasını affetmesiydi. Sonunda Orbán iktidarının iki kadın yöneticisi istifa etmek zorunda kalmıştı. Magyar, bu istifaları izleyen gün, “kadınların etekleri altına gizlenen gerçek suçluları” teşhir etmeye çağırarak, Orbán sistemine başkaldırdı.