Haftalık
Erdoğan Özmen
20 Ocak 2021 Çarşamba
Çocuk kendisini annenin arzusunun nesnesi olarak var etmek, yerleştirmek için çabalar. Annenin eksiğine deva olacak, onun eksiğini tamamlayacak şey olmak ister. Anne (mOther) simgesel düzenin etkin bir parçası, yani arzulayan bir varlık olduğu ölçüde, arzunun ayrıcalıklı nesnesi olarak fallus -annenin fallusu- olmayı istemektir bu.
Derviş Aydın Akkoç
17 Ocak 2021 Pazar
Her şey gibi anlar da geçer, geriye silik yahut parıltılı izler kalır. İzlerin şiddetince de insan durup dururken ya da bir vesileyle anımsar; geçmişle şimdi arasındaki çatlaklardan mutluluk anlarının kesik kopuk ışımaları süzülür, bu sızılı sıcak hatırlayışlar mevcut zamanın ve varoluşun soğukluğunu, öznenin halihazırdaki mutsuzluğunu insafsızca ifşa eder; ama çoğun kırılıp bükülerek şimdiye kavuşan bu ışımalar bir hasretin de fitilini ateşler.
Menderes Çınar
14 Ocak 2021 Perşembe
AKP’nin İslamcı kültürel iktidar olma projesi en başından itibaren, kendi İslami alternatifinin güzelliğini, doğruluğunu, geçerliliğini göstermeye dayanmadı. AKP, kültürel bir iktidar değil, yalnızca iktidar olmaya çalıştı. Muktedir oldukça kültürel (iktidar) olacağını varsaydı. Hal böyle olunca “çekiciliği” ister istemez dağıtacağı iktidar nimetlerinden ya da kullanacağı iktidar sopasının korkusundan kaynaklandı ve onlar kadar oldu. Bu iktidar odaklılığa ve güç biriktirmeye mesafeli/karşı olan herkesi, İslami bir çerçeveden konuşsa bile, Batılı/Batıcı paradigmaların esiri olmakla itham edip, düşmanlaştırdı.
Tanıl Bora
13 Ocak 2021 Çarşamba
Benjamin'in hikâye anlatıcılığının ölümünü haber verişi aceleci bir kehanet miydi peki? Günümüzdeki hikâye bolluğunu ve hikâye talebini düşünürsek? Sadece siyasetteki hikâye ‘arzusundan’ bahsetmiyorum. Televizyon dizileri üzerimize hikâye sağanağı yağdırıyor, üzerlerine konuşuyor da konuşuluyor… Reklamlar hikâye anlatıyor. Storytelling, hikâye anlatmak, bir pazarlama yöntemi olarak kurumlaştı. Hikâye bolluğunun doyuramadığı bir hikâye açlığı var, değil mi?
Aybars Yanık
11 Ocak 2021 Pazartesi
Siyasi sorunları ortadan kaldıracak değişimlerin gerçekleşmesinin çok zor, bir şeyleri değiştirmenin neredeyse imkânsız olduğu kanaati zaten çok güçlüydü; buna bir de “eğer değişebilecekse bu ancak büyük bir zor/güç kullanarak olabilir çünkü sorunları belirli bir düzenlilik içerisinde çözmeye aday mevcut siyasi kurumların, aktörlerin ve örgütlenmelerin kendilerinin söz konusu sorunların bir parçası olduğu” görüşü eklendi.
Sezen Ünlüönen
10 Ocak 2021 Pazar
Ama Rüzgarda Salınan Nilüfer’in yemeği anlayışı üç aşağı beş yukarı herkesin üretebileceği “erkekler kebap, kadınlar salata yer” türü gözlemlerle kısıtlı değil. Yemek filmde çok daha geniş sorunları düşünmenin bir yolu olarak kendine yer bulmuş. Sözgelimi “Çin mi yiyelim, İtalyan mı” diye restoran beğenemedikleri için saatlerce aç gezmelerini kendi sınıflarının Komünist Manifesto’da bahsedilen türden kozmopolitleşen tüketim alışkanlıkları üzerinden okumak mümkün elbette.
Aksu Bora
5 Ocak 2021 Salı
Feminizmin kaça ayrıldığı meselesini değil de feministlerin problem ettikleri konuları esas alarak bence doğru bir karar vermişler. Böylelikle hem farklı yaklaşımları derli toplu okuyabileceğimiz yazılara yer vermişler (Berrin Koyuncu Lorasdağı’nın “Yasal Eşitlikçi Siyasal Hak Talepleri Ekseninde Türkiye’de Liberal Feminizmin Serencamı” yazısı, bunun iyi bir örneği) hem de feminist politikanın temel meselelerdeki seyrini izlememizi mümkün kılanlara (mesela Melda Yaman’ın “Karşılıksız Ev İçi Emek: Teorik ve Politik Tartışmaların İzini Sürmek” yazısı). Bunun önemi, başı sonu, sınırları net olarak çizilmiş farklı feminist “duruş”larla ilgili durgun bir anlatıya hapsolmamayı sağlamasında ve bir o kadar da, her bir meseleyle ilgili olarak bu farklılıkların nasıl ortaya çıktığını göstermesinde.
Murat Belge
4 Ocak 2021 Pazartesi
28 Şubat deneyi yaşandı. Ardından AKP seçimi kazanınca bunun yol açtığı muhalefet biçimi (Ordu’yu göreve çağırma, parti kapatma davası v.b) ve bunlara karşı Erdoğan’ın “şapkasını alıp” gitmemesi, mücadele etmesi de bu popülaritenin dayanakları arasında. Bu etkenlerle oluşmuş “antagonizma” kitlelerle bu tür muhalefeti yürütenler arasına yerleşti. Hâlâ da belirli ölçüde öyle gidiyor. Ama o kesimler de hala bunun farkında değiller. Dolayısıyla Bağcılar AKP’li, Nişantaşı CHP’li.
Mete Çubukçu
29 Aralık 2020 Salı
On yıl önce Mısır ve Tunus’ta diktatörler devrilirken Suriye, Libya ve Yemen’de sonuç hüsran oldu; bu ülkeler iç savaş batağına saplandı. O dönem bölgede gerek legal gerekse illegal düzeyde en güçlü kesim İslamî hareket yani Müslüman Kardeşler’di. Mısır’da seçimle işbaşına gelen Mursi’nin darbeyle devrilmesi ve Müslüman Kardeşler’in bölgede “düşman ilan edilmesi” ayaklanmaların yönünü değiştirdi. Çünkü Batı önceleri, Müslüman Kardeşleri “ılımlı” kategorisinde, seçimle gelip gidebilecek, ekonomik olarak batı ile uyumlu, yeni kurulacak düzeni “ekmek ve demokrasi” dengesinde yürütebilecek bir partner olarak görmüştü.
Kenan Erçel
28 Aralık 2020 Pazartesi
Aile odaklı bir anlatıdır “The Sopranos”. En merkezde baba, anne ve çocukların olduğu, uzak/yakın akrabaları ve silah (dava?) arkadaşlarını da içeren büyük bir aile. Bir de aile ile dışı arasındaki sınırda dolanan metresler (gumar) vardır. Dizinin reklam kampanyalarından birinde kullanılan şu slogan manidardır: “Cehennem’in öfkesi aileninki yanında sönük kalır.”..Tony’nin bir kızı, bir de oğlu vardır. Kızı Meadow zeki, alımlı, başına buyruk bir karakterdir. Dizi başladığında lise yıllarındadır, sonra prestijli Columbia Üniversitesi’nde hukuk okur.
Kemal Can
25 Aralık 2020 Cuma
Yaygın görüş, Bahçeli’nin Erdoğan açısından da rahatsız edici bulunan bir cendere yarattığı şeklinde. Buna “Bahçeli vesayeti” adını verenler de var. Bahçeli’nin veya biraz daha genelleştirerek iktidarın milliyetçi-ulusalcı kanadının rollerini biraz abartılı ifade ettikleri, bunun birtakım alternatif arayış endişeleriyle tetiklendiği yolunda iddialar var. Bunların tamamı genel anlamda doğru. Ancak bu görüntünün kesinlikle bir ittifak çatlağı ile sonuçlanacağı öngörüsü için fazla aceleci olunduğu söylenebilir.
Ahmet İnsel
21 Aralık 2020 Pazartesi
Otantik faşizmin siyasal-toplumsal tahayyül dünyasını etkileme, bunlara karşı oluşacak tepkileri bastırma ve sindirme kapasitesi olarak önemli bir gücü var. Buna irredantist hevesleri kabaran ulusalcı-laikçi çevrelerin sessiz ama derinden desteklerini de ilave edince, yerli faşizmin günümüzde hegemonya kurduğunu söylemek abartılı olmaz. Bu hegemonyanın somut bir örneği, CHP’li Maltepe Belediyesi’nin İYİ Partili bir belediye meclisi üyesinin önerisini kabul ederek, bir yeşil alana, Hitler hayranlığı tescilli, ırkçılığı, antisemitizmi bilinçle ve ısrarla savunmuş, Türk siyasal düşünce tarihinin en otantik faşistinin, Nazi hayranlarından birinin adını vermeyi gıkı çıkmadan oylamasıdır
Barış Özkul
26 Kasım 2020 Perşembe
Mahalli’nin komplocu tezlerini Türkiye’de ve dünyanın başka yerlerinde kabul edecek birileri muhakkak çıkar. Zion Protokolleri gibi bir uydurma metne bile inananlar hâlâ var. Ancak Mahalli’nin niyeti eğer İsrail devletinin işgaline karşı Filistin’in haklı mücadelesine destek olmaksa, bunun “soykırım yalanı” gibi laflarla bezeli bir Holokost reddiyesi ve anti-Semit klişeler ile yapılamayacağı, sonuçta amaçlananın tam tersi bir etkinin ortaya çıkacağı söylenebilir. Filistin’in haklı taleplerini savunmanın yolu tarihin alenen tahrif edilmesi değildir.
Güncel
Boğaziçi Üniversitesi ve Elitizm
20 Ocak 2021 Çarşamba
Yapıları gereği, ufak bir gurubu “içeri”ye alırken, büyük çoğunluğu dışarıda bırakan kurumlardır bunlar. O bakımdan, görüntüleri her zaman sevimli bulunmayabilir. Fakat nihayetinde, nefesi çıkışan, yani bilimsel ve meslekî birikimi en üst düzeyde yeterli görülen her faniye kapıları prensipte açıktır bu kurumların. Yüksekçe bir fildişi kule olarak, BÜ’nün de durumu bu örneklerden pek farklı sayılmaz.
Babadan Oğula Bir Arayış: Yağmurun Sesindeki Musikiyi Duymak
19 Ocak 2021 Salı
Telemakhos’u yollara düşüren o kesinliğe duyulan ihtiyacı, babadan oğula miras kalacak olan o gevheri burada aramak gerekir. Özeleştirisini verircesine o güne kadar yaptığı tek şeyin başkalarını filme çekmek olduğunu itiraf eden gazeteci Alexandre ile kendi yurdunda siyasal mülteci olarak arınmaya çalışan kayıp siyasetçinin hemhal olmaya yaklaştıkları o sahneyi gözümüzün önüne getirelim.
Artan Baskılar ve Kaçınılmaz Dönüşümler: Gençlerin Yaşayış Biçimleri Bizi Neden İlgilendiriyor?
18 Ocak 2021 Pazartesi
Artık yetişkinliğe geçiş, eğitimin tamamlanmasının ardından emek piyasasına giriş, ebeveyn evinden ayrılma ve evlilik ile ilk romantik birlikteliğin gerçekleşmesi, ardından da çocuk sahibi olunması ile tamamlandığı varsayılan doğrusal, tekil bir patika olmaktan çıkmış durumda. Araştırmalarla, bu farklı biçimler üzerine düşünce üretmenin ve durumu resmetmenin yanı sıra, bu çeşitliliğin işaret ettiği talepler ve ihtiyaçlar da ortaya konmaya çalışılıyor.
Logos Sevgisi
17 Ocak 2021 Pazar
Misologia eleştirel tavrı, argümanı, diyaloğu imkânsız kılar. Kendi tekilliğimizi olumladığımızı düşünürken kendi varsayımlarımızı bir dogma şeklinde sahiplenip eleştirel yaklaşamamaya, zıtlığa zıtlık şeklinde bir tavra bürünmeye bizi zorlar. Bu durum, yönetilmeye karşı çıktığımızı sanırken logos ve diyalog olmaksızın alanı duygulara bıraktığımız için ve kendi düşüncemizin ötesine geçmenin de söz konusu olmaması sebebiyle kendi söylemimiz, kendi pohpohçularımızla birlikte klikleşme riskini de beraberinde getirir.
"Tiyatrosuz Kalan Tiyatrocular Tiyatro Yapma Koşulları Üzerine Düşünmeye Başladı"
16 Ocak 2021 Cumartesi
Siz oyunu seyrederken aynı anda, yani ekranın başında siz oyun seyretme emeği gösterirken biz de sahnede bir oyunu oynama emeğinin içindeyiz. Ve tabii ki bu canlılığın getireceği duyguyu da önemseyerek ve karşılıklılık halinin hâlâ bir biçimde sürmesini tasarlayarak aynı zaman diliminde olduğumuzu, bir arkadaşımız demişti bunu, karşılıklı beyan ederek aslında biz de oradayız.
Amerikan Demokrasisi Yeniden Siyah bir Sayfa Açabilir mi?
15 Ocak 2021 Cuma
Sosyal bilimlerin eldeki paradigma ve parametrelerle henüz tam anlayıp açıklayamadığı bir faillik kategorisiyle karşı karşıyayız. Bu kategoriye en alttakiler muamelesi yapmakta ısrar etmek ne olgunun saptanmasını mümkün kılıyor ne deneyimin; çünkü, değer-sınıf kavşağı aynı zamanda toplumsal merdivende yukarı basamağa çıkma durağı. İşte seçilmiş otoriter rejim/lider bu kavşakta zuhur ediyor.
Kahkaha Atarken Diş Göstermek
14 Ocak 2021 Perşembe
Bir şeye gülmekle birlikte ciddiyet, belirsizlik ve soğukluk zedelenmiş olur. Bu mantığa göre gülmenin, direnişlerimize ön ayak olduğunu söylemek yanlış olmaz. Zira herhangi bir otoritenin sahip olması gereken başat özelliklerden biridir ciddiyet. Otorite ciddiyetini kaybederse, gülen kişiyle karşı karşıya gelir; yani temas edilebilir seviyeye çekilmiş olur.
Yalama Olan "Söylem" Terimi
14 Ocak 2021 Perşembe
Kelimeyi dilinden düşürmeyenlere sorsak, bu terimin anlamını açıklayamayacakları besbellidir. Kurdukları cümlelere bakılırsa, "söylem", söylenen şey, söz, demeç, beyanat, iddia, kurulan cümleler anlamına geliyor. Şunlara benzer cümleler bunlar: "Politikacıların son günlerde basında yer alan söylemleri", "(futbolda) kulüp başkanlarının söylemleri", "böyle söylemler tepki uyandırıyor", "herkesin söylemlerinde dikkatli olması lazım".
İtaat Etmemenin Sıradışılığı
13 Ocak 2021 Çarşamba
Gros, düşünme alışkanlıklarımızdaki pürüzsüz sandığımız yüzeylerdeki yivlere dikkat çeker. Evet, canavarlar çökmüş ve insan inşa edilmiştir. İnsan itaat ederek var olmuştur. Peki itaat etmek, sadakat, aidiyet duymak eleştirel düşünen ve ona göre yaşayan insanlar için düşülmemesi gereken tuzaklar mıdır? Kime, neden ve en önemlisi de nasıl itaat edeceğini sorgulamak da insanın insan olma hikâyesinin bir parçası değil midir?
2021 Türkiye’sinde Gençlik Aktivizminin İmkânları ve Bir Eylemin Anatomisi
12 Ocak 2021 Salı
Nihayetinde AK Parti iktidarı toplumsal birçok yaranın müsebbibi; bu yaralardan biri de gençliğin yaşam enerjisini ve geleceğe dair pozitif iyimserliğini yıkması… “İktidar sizi nerenizden yaralıyorsa orası kimliğiniz olur” denklemin verdiği sonuçlardan biri de bu olsa gerek. Bunca yasağın, baskının, hukuksuzluğun, düşmanlaştırmanın ve kutuplaşmanın ortasında toplumsal muhalefet, otoriteryenizmin kitlelere veremediği bir neşenin ve umudun da temsilcisi olmak durumunda.