10 Haziran 2026 Çarşamba
Kitabın başlığına gelip çatıyoruz: Etik Zekâ. Markus Gabriel’in görüşünde etik, yapay zekâya dışsal bir katkı olarak tasavvur edilemez; doğrusu, yapay zekâyla etkileşimimiz içinde bir yapay zekâ etiği inşa etmektir. Makineler için etik değil, makinelerle birlikte etik inşa etmek... Sadece ahlâkla yakın anlamlı kullandığımız etiği, hal-ve-davranış, ‘huy’ anlamında ethos’u da katarak düşünün bunu. Gabriel’in anlayışına göre yapay zekâyı, ethos’umuzun rezonans makinesi olarak, kendimize yön ve biçim vermeye dönük bir öğrenmenin ve etkileşimin muhatabı olarak, kısacası, etik zekâyı geliştiren bir ortak olarak deneyimleyebiliriz.