Haftalık
Tanıl Bora
21 Eylül 2022 Çarşamba
Saha kavramının sosyal bilimdeki kullanımına değinmiştik, Bourdieu’nün “saha teorisine” bir parantez açalım. Bourdieu, “saha”ları, toplumsal küre içinde kendi özgül iç ilişki dinamiğine sahip görece özerk alanlar, adeta mikrokozmoslar olarak alır. Her sahanın, orasının gerçekten o sahaya mahsus amaçlar, dertler tasalar tarafından yönlendirildiğini kabul eden bir yanılsama da yarattığını ‘öğretir.’ Siyaset de sahalardan bir sahadır, onun teorisinde.
Işıl Kurnaz
20 Eylül 2022 Salı
Xaiver Dolan’ın Laurance Anyways filmini bilir misiniz? Filmde Laurence trans olup bunu gizlemek zorunda kalmayı, “30 yıldır suyun altında nefesini tutmaya” benzetiyordu. Yıllarca bir toplumda suyun altında nefesini tutarak yaşayan insanların sadece varoluşlarının sizin için tehdit olduğunu söylediğinizde bu sebeple bu bir nefret söylemidir. Sizinle ilgili olmayan bir hayatın sadece yaşanarak bile size bir dayatma olduğunu söylediğinizde, konuştuğunuz dil bir egemen ve iktidar dili olur.
Derviş Aydın Akkoç
18 Eylül 2022 Pazar
Yusuf Atılgan’ın Aylak Adamı da bu dertten mustariptir, fakat Çomak’ın öznesinin hareket alanı sınırlıdır, zindan gerçekliği kenti dolaşmasına, kayıplarını bulma ihtimaline müsaade etmez: Çomak’ın öznesi geleceğe temas etmek için geçmişe doğru genişleme ve derinleşme stratejisi izleyecektir, kentler de panoramalar da, yatırımda bulunulmuş arzu imgeleri de ancak bu sayede mümkün olacak, kendilerini yenileyeceklerdir: “Sadece aşk değil, anılar da bakım istiyor / Hatırlamam gerekiyor, hatırlayıp anlatmam...”
Cuma Çiçek
17 Eylül 2022 Cumartesi
Türkiye’de bu hikâyeyi doğru okuyacak, hem Türk sokağı hem de Kürt sokağı için daha iyi ortak bir gelecek sunacak rasyonel bir siyasi liderlik hâlâ ortaya çıkabilmiş değil. İYİ Parti’nin çizdiği sınırların esnememesi ve Millet İttifakına hâkim olması durumunda muhtemelen Mansur Yavaş ya da benzer profilde biri aday olacak. Bu durumda muhtemelen her iki Kürtlük de “incitilmeden” merkezin dışında tutulacak. HDP’li bakan tartışmaları ve alınan ve alınmayan pozisyonlar, İYİ Parti liderliğinde devletin seküler-milliyetçi restorasyonu senaryosunu güçlendiriyor.
Erdoğan Özmen
14 Eylül 2022 Çarşamba
Solun krizi ya da beceriksizliği ve başarısızlığı. Sağın hakimiyeti ya da. Sadece burada da değil, dünyanın her köşesinde en rezil, en sefil sağ iktidarların alternatifinin yine sağ olması. Biraz uzaktan bakıp topluca bir akıl tutulmasına kapıldığımızı, ama bunun gelip geçici bir durum olduğunu söyleyerek kendimizi yine de rahatlatmayı, çaresizlik içinde “belki de sadece beklememiz gerekiyor, ne yapabiliriz ki zaten” tesellisine sığınmayı düşündürtecek denli vahim bir manzara bu. Bunu, bu üzücü ve kahredici durumu anlamaya çalışıyoruz, kıyısından köşesinden.
Murat Belge
12 Eylül 2022 Pazartesi
Burada belki bilmediğimiz bir şeyler sözkonusu. Benim İletişim’i kurmaya çalıştığım yıllarda bir (asker kökenli) emekli müze müdürü bir “belge” satmaya çalışıyordu.  Benimle de görüşmek istemişti ama böyle bir buluşma olmamıştı. “Belge”, 6 Ekim sonrasından; Refet Paşa’nın Vahdeddin’i muhtemelen zehirleyerek ortadan kaldırması isteniyor. Dediğim gibi ben bundan haberdar oldum ama kendi gözümle görmedim; böyle bir talep olduysa da Refet Paşa’nın olumlu tepki göstermediği belli. “Talep” olabilir mi? Yukarıda anlattığım “meşruiyet” çerçevesi içinde olabilir.
Ahmet İnsel
11 Eylül 2022 Pazar
Ret kampanyası yürüten sağ ve muhafazakâr güçler bile kendilerini Pinochet anayasasını değiştirme sözü vermeye devam etmek zorunda hissediyorlar. Ama bundan sonra anayasa yapımı sürecinde onların ağırlığı baskın olacak, iki yıl önce sokağa dökülenlerin şiddetle protesto ettikleri “elitlerin” tercihleri ön plana çıkacak. Diğer taraftan biraz yorulmuş ve daha bir yılını doldurmamış olan Boric yönetiminden, belki biraz da aceleyle hayal kırıklığına uğramış olmakla birlikte, iki yıldır Şili’de büyük bir değişim dalgasını beslemiş olan yığınlar da ortalıkta duruyor.
Orhan Koçak
21 Ağustos 2022 Pazar
Ece Ayhan, 80’li, 90’lı yılların genç şairleri tarafından sevildi, “müritleri” oldu, bunları kendinden uzaklaştırmaya da çalışmadı. Ama ilk izleyicileri sayabileceğimiz Mustafa Irgat ve İzzet Yasar’dan çok farklı olarak bu gençler onu asıl Devlet ve Tabiat’taki şiirleriyle benimsediler. Bunlar da, sonrakiler de (Zambaklı Padişah, Çok Eski Adıyladır) muhteşemdi tabii. Ama gençler daha öncesine pek ilgi duymamış gibiydi. Kınar Hanımın Denizleri ve Bakışsız Bir Kedi Kara’da yumuşak bir lirizmle, Ortodoksluklar’daysa pırlanta sertliği ve keskinliğiyle gelen o dekadan estetik, gençlere fazla yabancı, fazla nadide, fazla lüks gelmişti galiba.
Güncel
"Nefret Ediyorum, Öyleyse Varım!"
28 Eylül 2022 Çarşamba
Günümüz baskıcı sistemlerinde, “farklı” veya “yeni” olanı bastırma tutumu, genellikle “güvenlik” ihtiyacıyla temellendirilir. “Farklı olan”, statükoya karşı bir tehdit olarak algılanır. Egemenler, bu tehdidin toplumun tamamını hedef aldığı propagandasıyla baskıcı tutumlarının toplumun geniş kesimlerince sahiplenilmesini sağlamaya çalışırlar. Oysa “farklı olan”ın tehdit ettiği şey, toplumun varlığı değil, egemenlerin konumudur. Dolayısıyla baskıcı politikaların meşruluk temeli olarak ilan edilen “güvenlik” gerçekte toplumun değil, fakat egemenlerin bir ihtiyacıdır.
“Kadın, Yaşam ve Özgürlük"ün Dışavurumu Olarak İran’daki Ayaklanmalar
26 Eylül 2022 Pazartesi
Bu ayaklanmanın mahiyetine dair gözlemlenen önemli bir diğer etken ise İran rejiminin kırk dört yıl içerisinde madunlaştırdığı farklı toplumsal kesimlerin ortak bir zeminde, yani baskıya ve zulme karşı kendiliğinden birleşmesidir. Sınıfsal, toplumsal cinsiyet, etnik ve mezhepsel boyutları olan bu maduniyet durumu farklı toplumsal sınıflardan olan “sıradan” insanların politikleşmesine neden olmuştur.
Korku-Yorum ve Korku Kültürü
25 Eylül 2022 Pazar
Korku, esasında öz varlığımızı bir tehdit altında hissettiğimizde ortaya çıkan bir duygu durumu olunca korku içinde olmamızın belirgin işaretlerine, nedenlerine bakarız. Yaşamımızın asgari bir güvence altında olmaması ne demektir? Neden, neyden bu kadar korkarız? Bir toplum, bir devlet olmanın belki de ilk koşulu korkulara karşı, bireyin yaşamsal güvencelerini sağlamak değil midir?
Aşırı Sağın Zaferi ve İsveç'e Özgü Bir Hoşgörüsüzlük
22 Eylül 2022 Perşembe
İsveçlilerin çeşitlilikten duyduğu bu rahatsızlık şimdiye kadar büyük ölçüde gözlerden kaçtı, çünkü İsveçliler aslında çoğulculuğa değil, başka bir şeye, değişime açıklar. İsveçliler modernliği benimseme eğilimindeler. Ancak, politik psikoloji uzmanı Karen Stenner'in de gösterdiği gibi, değişim karşısında rahatsızlık duymak başka bir şeydir, farklılık karşısında huzursuzluk duymak ise bambaşka bir şeydir. İkinci tutum, otoriter bir siyasi hoşgörüsüzlükle ilişkilendiriliyor.
Savaş Hiç Bitmedi, Barış Süreci Hiç Var Olmadı
19 Eylül 2022 Pazartesi
Müzakereler tamamen iktidar tarafından yönetiliyor ve diğer toplumsal aktörler alternatifler sunmakla ilgilenmiyor. Bu durum, Azerbaycan'ın ekonomik zorluklarına ve İkinci Dağlık Karabağ Savaşı gazilerinin intihar dalgası gibi can yakıcı bir soruna rağmen, sadece rejimin gücünü pekiştiriyor. NIDA'nın (Nida Vətəndaş Hərəkatı) barış yanlısı açıklamasında olduğu gibi, savaşa karşı çıkan bazı sesler olsa da, bu zayıf (ama cesur) gruplar alternatif öneriler sunmak için gereken nüfuzdan yoksunlar.
Bilginin Dolaşımı Avrupa’yı Nasıl İnşa Etti?
18 Eylül 2022 Pazar
Chaubet bu rafine metnin daha girişinde yaşlı kıtaya dair çok önemli bir arayışı, odağı dile getirir: Öteki’nin varlığı. Lakin devamında da bu arayışın temelinin, bir meraktan öte rekabet hissi ile beslendiğini de oldukça objektif bir şekilde tespit eder. Avrupalı devletler özellikle 19. yüzyıl ve devamında güçlü bir üstünlük yarışındadır. Böyle olunca da başını Almanların ve Fransızların çektiği fikir adaları, Avrupa için yeni enerji kaynakları olarak kendini gösterir.
Mücadele İzleri: Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, Arzu ve Öteki
16 Eylül 2022 Cuma
Siyasi ve toplumsal mücadelenin iz bıraktığı durgun boşluğu hareketlendiren kadın karakterler, Halide Edib’in kendi biyografisiyle ciddi benzerlikler taşır. Bunun yanı sıra ısrarla diyebiliriz, onun eserleri aynı anda kadın ve yazar olarak kendini tanımlama mücadelesidir. Yapısal benzerlikler taşıyan, otobiyografik roman olarak da tanımlanan eserleri, 20. yüzyıl başında kadın olarak kendini yazma sorunsalına dikkat kesilmemizi sağlar.
İmparatorluğun Değil Kraliçe’nin Yasını Tutmak
14 Eylül 2022 Çarşamba
1952'de Kenya valisi, Mau Mau olarak bilinen sömürgecilik karşıtı hareketi bastırmak için olağanüstü hâl ilan etmiş ve İngilizler on binlerce Kenyalıyı gözaltı kamplarına toplayarak acımasız, sistematik işkencelere maruz bırakmışlardı. 1955'te Kıbrıs'ta ve 1963'te Aden-Yemen'de İngiliz valiler yine sömürgecilik karşıtı saldırılarla mücadele etmek için olağanüstü hâl ilan etmiş; yine sivillere işkence yapmışlardı.
"Peremen": Mihail Gorbaçov ve Sovyetler Birliği’nin Çöküşü
14 Eylül 2022 Çarşamba
Gorbaçov, Vladimir Putin’e göre realpolitikten bihaber bir zavallı, Batılı liberallere göre Berlin Duvarı’nı yıkan ve Soğuk Savaş’ı bitiren bir kahraman; eski Doğu Blok’unda yaşayanlara göre Varşova Paktı’nı dağıtan özgürlükçü bir fedai; Rus milliyetçilerine göre memleketini Batı’ya satan bir hain; komünistlere göre Sovyet ütopyasının mezarını kazan bir alçak; bir vakitler beraber çalıştığı mesai arkadaşlarına göre mütereddit bir Hamlet yahut siyasi gücünü sorumsuzca savuran ve ülkesini bölen bir Kral Lear’dı.
Şili: Düzen Sola Siyaset Dersi Verdi
12 Eylül 2022 Pazartesi
Köklü bir toplumsal değişimi mi öngörüyorsunuz yoksa perspektifiniz olanı daha iyi idare etmekle mi sınırlı? Şu âna kadar Boric yönetimi ikinciyi tercih etti. İlki olsaydı örneğin, anayasa önerisinde yazılan başlıklar kapsamında referandumu beklemeksizin fiilî adımlar atmanın yolunu arayabilir, hükümet olmanın olanaklarını bu doğrultuda kullanabilirdi. Ama yapmadı.