10 Nisan 2026 Cuma
Onu nasıl bilirdim? Düşündüğü, konuştuğu, yazdığı gibi bilirdim. Yazdıklarını okuyanlara, konuştuğu insanlara, sanki düşüncenin kendisine duyduğu saygıyı duyuyordu. Kolay kolay rastlanmayan bir tutarlılığı vardı. İnsana karşı, söze karşı, fikre karşı, dostluğa karşı bir özeni vardı. Sanki her şeyde temel ölçütü buydu: İncitmeyen, eksiltmeyen, küçümsemeyen, ama aynı zamanda gevşetmeyen, sulandırmayan bir tutum. Konuşması, yazdıkları, dahası varlığı; saygıyı, sevgiyi, düşünsel dürüstlüğü beslemek, büyütmek, iletebilmek kaygısıyla doluydu sanki. O, düşündüğü gibi konuşan, konuştuğu gibi yazan, yazdığı gibi yaşayan nadir insanlardandı.