Akademisyenlerin çalışmaları ciddi şekilde itibarsızlaştırılmakla kalmıyor, aynı zamanda farklı yöntemlere dayanan yeni bilgi üretim biçimleri tarafından da sorgulanıyor. Sosyal bilimlerin doğuşundan bu yana edindiği güçlü bilimsel otoriteye, diğer kültürel aracılar lehine, özellikle kamusal alanda meydan okunuyor. Bilimin bütünü bu anti-entelektüel dalganın yoğunluğu tarafından tehdit ediliyor olsa da, sosyal bilimler bu itibarsızlaştırma ve yeni rekabete daha fazla maruz kalıyorlar. Ortada önemli bir paradoks var: bilimsel topluluklar niceliksel olarak, yayın sayısı ve yayın araçları (dergiler, basın, bloglar) açısından hiç bu kadar büyük olmamışken, ABD'de kamusal alanda hiç bu kadar zayıflamamışlardı.