Birikim Dergisi
  • Yeni Üye
  • Üye Girişi
  • Sepetim ()
  • Birikim
  • 70'lerin Birikimi
  • Haftalık
  • Güncel
  • Yazarlar
  • Duyurular
  • Articles in Other Languages
  • Hakkımızda
  • Dijital Abonelik
  • İletişim
  1. Anasayfa
  2. Güncel
  3. VI. Ulus Baker Buluşması: Çokluğun Direnişi - Direnişin Çoğulluğu
VI. Ulus Baker Buluşması: Çokluğun Direnişi - Direnişin Çoğulluğu
22 Ekim 2013 Salı
/
Diğer Yazılar
Dargeçit ve Umut
12 Mart 2026 Perşembe
Seçil Bozkurt
Dargeçit ve Umut
2024 yılından bu yana yalnızca özel gösterimlerle izleyiciyle buluşan Dargeçit belgeseline artık online bir platformda kolaylıkla erişilebiliyor. Film, Anıl Olcan’ın Aşikâr Sır sergisinde de yer alan, zorla kaybedilenlerin vesikalık fotoğraflarını mermere basma görüntüleriyle açılıyor. İçlerinden bir çocuğun, Davut Altınkaynak’ın, 12 yaşında gözaltında kaybedilmesine kadarki kısa yaşamını belgeleyen tek fotoğraftaki yüzü, beraberinde gelen kalp sıkışıklığıyla birlikte hafızamıza yerleşiyor. Berke Baş yönetmenliğindeki belgesel her ne kadar izleyene acıyı boca etmekten imtina eden, kaydını tuttuğu gerçekliğin öznelerini gözeten süzgeçlerden geçmiş bir iş olsa da, buradaki tanıklığın ağırlığı anlatının ihtimamını delip geçiyor.
Şok ve Dehşet Stratejisi: İsrail Ortadoğu’yu Nereye Sürüklüyor?
11 Mart 2026 Çarşamba
Ilan Pappé
Şok ve Dehşet Stratejisi: İsrail Ortadoğu’yu Nereye Sürüklüyor?
İsrail’in stratejisi gerçekten de ardı ardına gelen bir “şok ve dehşet” harekâtı gibi görünüyor. Şu anda hedefte İran var, ancak verilen mesaj bütün Ortadoğu devletlerine yönelik: İsrail’in bölgesel hegemonya arayışına ya da Filistin’de yürüttüğü etnik temizliğe karşı çıkmaya kalkışmayın. İlk hedefe ulaşılması, ikinci hedef için İsrail’e gerekli dokunulmazlığı sağlayacaktır: tarihçi Benny Morris’in, Ben-Gurion’u 1948’de bütün Filistinlileri bölgeden sürmemekle eleştirirken “tarihsel bir hata” olarak gördüğü şeyi düzeltmek. Bezalel Smotrich’in 2021’de Knesset’teki Filistinli üyelere söylediği gibi: “Burada bulunmanızın tek nedeni Ben-Gurion’un işi bitirmemiş olmasıdır.” Hükümetin ve genel olarak siyasi elitin gözünde, şimdi o işi tamamlamanın zamanı gelmiş gibi görünüyor.
Sahiplik Çağı: Gezegen Kimin? -  Antroposen’de Hakikat, Mülk ve Aidiyet
11 Mart 2026 Çarşamba
Utku Perktaş
Sahiplik Çağı: Gezegen Kimin? - Antroposen’de Hakikat, Mülk ve Aidiyet
Antonio Gramsci, eski dünyanın öldüğü ama yenisinin henüz doğamadığı bu ara dönemleri interregnum olarak tanımlar ve bu zamanların “canavarlarla dolu” olduğunu söyler. Canavarlar burada birer istisna değil, belirsizliğin normalleştiği anların ürünüdür. Bugün Antroposen’de karşı karşıya olduğumuz şey de tam olarak budur: Eski düzenin kavramlarıyla konuşmaya devam eden, ama yeni bir etik, yeni bir sorumluluk dili kuramayan bir dünya. Gezegenin mülk gibi konuşulması, hakikatin ilanla yer değiştirmesi ve tehdidin kalıcı bir yönetim tekniğine dönüşmesi, bu canavarların çağdaş biçimleridir. Canavar artık yalnızca bir figür değil; dilin kendisidir.
Savaşın Gölgesinde Halef Seçimi: İran’ın Önündeki Yol Ayrımı
9 Mart 2026 Pazartesi
Ali Demir
Savaşın Gölgesinde Halef Seçimi: İran’ın Önündeki Yol Ayrımı
Bunlar, şu anda İran halk temsilcilerinin kendilerine sordukları sorular. Öncelikle şunu belirtmeliyim: herkes için ve her zaman doğru bir karar yok. Karar doğası gereği yanlış olma ihtimaline rağmen verilir. Kesinliğin olduğu yerde karar almanın manası yoktur. Her kararın artıları ve eksileri var. Bakış açısına göre, aynı karar bir taraf için iyi, diğer taraf için adaletsiz, yanlış ve kabul edilemez olabilir. ABD ve İsrail için, Mücteba Hamaney’in İran’ın bir sonraki devlet başkanı olarak seçilmesi belki de en doğru karar; bu karar sürekliliği işaret ediyor, yeni liderin uluslararası sözde gözlemcilerin gözünde, öldürülen babayla özdeşleşmesini sağlıyor. Bu özdeşleşme ise, kamuoyunun İran’a karşı önleyici bir savaşı meşrulaştırmak için kullanılan ve kullanılmaya devam edilen eski nükleer silahlandırma politikası çerçevesinde düşünmesini tetikliyor.
İran İslam Cumhuriyeti Mesihçi bir Teokrasi mi Yoksa Kırılgan bir Diktatörlük mü?
9 Mart 2026 Pazartesi
Ali Vaez
İran İslam Cumhuriyeti Mesihçi bir Teokrasi mi Yoksa Kırılgan bir Diktatörlük mü?
İslam Devrimi Muhafızları sadece bir askeri kurum değil. Aynı zamanda ekonomik bir imparatorluk, siyasi bir aktör ve ideolojik bir dayanak noktası. İran’ın merkezini ve güvenlik organlarını hedef almak, gelecekteki protestolar için fırsatlar yaratabilir. Ama, devletin yapısına bu kadar yerleşmiş bir kurumu –sadece hava gücüyle– ortadan kaldırmak, bir değişim planı olarak nadiren başarılı olmuştur. İran'ın iç manzarası da dış gözlemcilerin bazen hayal ettiği kadar net bir şekilde bölünmeye elverişli değil. Etnik azınlıkların şikayetleri var ama çoğu, ulusal parçalanmaya yol açacak senaryolardan çekiniyor. Rejime karşı çıkan ve onu devirmek için yabancı askeri müdahale isteyen birçok İranlı bile, sonrasında ortaya çıkabilecek kaostan korktukları için devletin tamamen çökmesini istemiyorlar.

İLETİŞİM

Eşref Efendi Sokak
No 122, Daire No 10, Kurtuluş
Şişli, İstanbul
Telefon: +90 (212) 518 19 86

KVKK ve Kullanım Koşulları

Aydınlatma Metni
Veri Politikası
Üyelik Sözleşmesi
Kullanım Koşulları
Gizlilik Koşulları
Kargo ve İade Koşulları

BİZİ TAKİP EDİN


Haftalık
Güncel
Visa Master