Himayelerinde
Tanıl Bora

"Cumhurbaşkanlığı himayelerinde" protokolünün nasıl her yeri kapladığını fark ediyorsunuzdur.

Bu himaye, kamu yararı bulunan, hayır işi niteliği taşıyan, finansman/sponsor temin etmenin zor olabileceği bir etkinliğin, projenin vs. Cumhurbaşkanlığı tarafından desteklenmesi anlamına geliyor. Hem o faaliyete özel bir itibar bahşedilmiş oluyor; hem de Cumhurbaşkanlığı'nın yüksek-makam olma sıfatı vurgulanıyor. Himayelerinde ifadesindeki majestik çoğul (veya "kraliyet çoğulu" - veya "yücelik çoğulu" da deniyor), sıradan insanlarla bir fark, bir mesafe koyarak bu vurguyu pekiştiriyor.

Cumhurbaşkanlığı kurumu bünyesinde bu statü hep vardı. Sanırım ilkin Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı zamanında, kullanım çapı genişlemişti. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi döneminde ise, olağanüstü genişledi, arşa çıktı.

"Cumhurbaşkanlığı himayelerinde" şemsiyesinin üzerine açıldığı etkinliklerin ucu bucağı yoktur. Kısacık bir seçki yapacak olursak, Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde Resimli Türkiye Florası projesinden, Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde Ulusal Staj Programı'na, Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde "Türkiye Girişimci Buluşması"na, Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde gerçekleştirilen toplu açılışlara kadar uzanır. "Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi" gibi, Cumhurbaşkanı Eşi'nin himaye faaliyetlerini de, bu silsileye iliştirebiliriz.

***

Yeni olan, başka yüksek makamlar bakımından da bir himaye çığırının açılmış olmasıdır. Birkaç yıldır, bakanlıklar da himayeci pelerinini kuşanıyorlar. Geçtiğimiz ay, TOBB ve MÜSİAD işbirliğinde, Trendyol desteğiyle deprem şehirleri için "Yanınızdayız" projesinin "Ticaret Bakanlığı himayelerinde" gerçekleştirilmesi gibi... "TBMM Başkanı himayelerinde" de etkinlikler yapıldığı oluyor.

Valilikler de sistematik olarak "himaye" işi yapıyorlar. Yine kısacık bir seçki... Afyonkarahisar Valiliğinin himayelerinde bir  "Afyonkarahisar'ın Kahraman Şehitleri Albümü" hazırlanıyor mesela;  "Erzincan Valiliğimizin himayelerinde... sevilen sanatçılarımızdan Gökhan Namlı, seslendirdiği 'Demedim mi' isimli eseri ile doyumsuz bir dinleti sunuyor"; veya "Burdur Valiliği himayelerinde... Bakibey Konağı'nda Yaren Gecesi" düzenleniyor.  Hep muhakkak yücelik çoğuluyla: himayelerinde...

Kaymakamlıklar da geri kalmıyor. Yücelik çoğulundan da eksik kalmıyorlar. Sayısız örnekten küçük bir buket derecek olursak: "Çal Kaymakamlığımız Himayelerinde" bir "Sevgimize engel yok" projesi yürütülmüş; Lalapaşa'da "Kaymakamlığımız Himayelerinde 2025-2026 eğitim öğretim yılında Namık Kemal ve Sait Faik Abasıyanık Yılı” ilan edilmiş; Korkut (Muş) "Kaymakamlık himayelerinde" bir futsal turnuvası düzenlenmiş. Çukurca Kaymakamlığı'nın 2024 Kasım'ındaki duyurusunda, deneme sınavlarında başarılı olan beş kız öğrencinin "Kaymakamlığımız himayelerinde Kaymakamlığımız tarafından" Ankara gezisine götürüldüğü bildirilmiş.

Bazen, belediyelerin de hâmilik üstlendiği görülüyor. 2024'te Kayseri'deki "İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı"nın, "Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi himayelerinde" tertiplenmesi gibi. CHP'li bir belediyenin "himayelerinde" söylemini kullanmasının tek örneğine rastladım: 2024 Eylül'ünde 2. Gazi Paşa’yı Anma ve Yağlı Pehlivan Güreşleri organizasyonu, "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın himayelerinde" diye sunulmuş.

Ve tabii ki rektörlükler... Bandırma 17 Eylül Üniversitesinde, "Rektörlük himayelerinde," “Türkçe’nin Gücü, Derinliği, Yayılma Sahası ve Ortak Dil Meselesi” konulu seminer düzenlenmiş. Veya, bir dernek tarafından, "Rektörlük himayelerinde Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı aracılığıyla Bursa Uludağ Üniversitesi Tip Fakültesi öğrencilerine aylık burs" tahsis edilmiş. İlkinde, olağan bir akademik faaliyetin üzerine "Rektörlük himayelerinde" tacı takılmış; ikincisinde, bir sivil toplum kuruluşunun sunduğu kaynağa, "Rektörlük himayeleri" aracı kılınmış.

 ***

Zaten, beş öğrencinin Ankara gezisine varana kadar abartılı bir yayılım gösteren himaye protokolünün, iyice zorlama kullanımları da var. Hayli erken bir tarihte, 2015'te, "Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde Cumhurbaşkanlığı çalışanları kan bağışında bulundu" haberindeki gibi... Geçtiğimiz ay Ordu'da "sahipsiz sokak hayvanları" ile ilgili, yerel yöneticilerin katıldığı bir toplantının, "Ordu Valimiz Sayın Muammer Erol’un himayelerinde" diye takdim edilmesi gibi... Yüksek makamın (Cumhurbaşkanından kaymakama) herhangi bir ilişiği, bir faaliyeti otomatikman "himayelerinde" protokolüne sokuyor adeta...

***

Himaye kelimesi, Arapçadan geliyor ve koruma anlamına geliyor. Ötüken Osmanlı Türkçesi Sözlüğü'ne bakarsak: koruma, yardım etme, kayırma. Batı dillerinde, konuştuğumuz bağlamdaki himaye, Türkçede de kullanılan patronaj (yani patronluk) kavramıyla karşılanıyor. Monarşiden kalma bir terim; zaten himaye kurumu da monarşiden kalma...

Fransızcada, patronajın kademeleri var. Özel kişilerin veya o kadar yüksek olmayan makamların himayesi, parrainage kavramıyla karşılanıyor; vaftiz babası  kökünden gelen bir kelime. Cumhurbaşkanı söz konusu olduğunda, "sous le haut patronage"  (yüksek patronajı altında) deyişi kullanılıyor.[1]

Kavramın Almanca karşılığı bereketlidir. Schirmherrschaft, kelimesi kelimesine çevrisiyle, koruyan kollayan hükümranlık demektir - koruyup kollayarak sağlanan hükümranlık da diyebiliriz.

***

"Himayelerinde" söyleminin bu enflasyonist kullanımı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin, her yönetim organının Cumhurbaşkanı'nın 'yansıması' gibi düşünülmesini sağlayan, her idarî kademeyi yücelik çoğuluyla yüksek-makamlaştıran bir anlayışı yayıyor.

Bu söylem,  kamu hizmetinin, kamu görevinin, kamusal sorumluluğun, sosyal desteğin yerini himaye ilişkisinin almasının ifadesidir.

Bir ilçedeki futsal turnuvası bile kaymakamlığın katkısıyla değil de, desteğiyle değil de. partnerliğiyle/ortaklığıyla zaten asla değil de, ancak "himayelerinde" gerçekleşebiliyor. İnsan, herhangi bir beşerî varoluşun ancak yüksek makamların himayesinde (pardon, himayelerinde) mümkün olabileceğini düşünebilir.

Bu koruyup kollama üzerinden kurulan hükümranlık, hiç şüphe yok, bir vesayet biçimidir.

***

Himaye ilişkisinin belirleyiciliği, çağımızın yeni-feodalizm karakteri taşıdığı tezine bir dayanak sunuyor.[2] Geç kapitalizm koşullarındaki yeni feodalleşme dinamiğine Türkiye'den bakarken, tabii, Osmanlı devlet-toplum yapısındaki himaye ilişkisinin mirası üzerine düşünmek lâzım.

Osmanlı devlet yapısında, himaye ilişkisi, Niyazi Berkes'in tarifiyle, efendi ile kul, yani “büyük efendiye bağımlı, ona kapılanmış kişi” arasındaki bağla tanımlanır. Kulluk, kölelikteki gibi sahiplik ilişkisi değil, sığınma, korunma ve intisap ilişkisidir. Hükümdara, iktidar sahibine intisap ederek, onun himayesi altına girerek, korunma, yardım elde edilir ve bir derece güçten -hiç değilse onun gölgesinden- de pay alınır.[3] Tarihçi Fahri Unan, iktidar sahibinin kimi fertleri “himâye etme ve arkalamayı, ona yardımcı olmayı, muhtelif şekillerde lütuf ve ihsanda bulunmayı ve bu ferdi her hangi bir memuriyete geçirebilmek için tavassut ve iltimâsa başvurmayı” içeren himaye ilişkisinin, Osmanlı devlet-toplum ilişkisinin aslî formu olduğunu anlatır. [4] Bunun, altını çizelim, "iki yönlü menfaat trafiği" olarak işlediğini de ekler. İktidar sahibi hâmi (himaye eden) de, himaye edilen (hânegî) kul da, kendilerince yararlanırlar bu ilişkiden.

***

Küçük bir beldedeki bir istişare toplantısının, ufak bir kermesin, mahallî bir futsal turnuvasının bile bir yüksek makam "himayelerinden" el aldığı bir vasatın varacağı yer, bir himaye toplumudur - ki ona toplum diyemeyiz artık...


[1] Fransa bilgilerim Onur Cankoçak'tan.

[2] Joel Kotkin'in 2020'de yayımlanan The Coming of Neo-Feudalism  (Yeni-feodalizmin gelişi/yükselişi) kitabı, "global orta sınıfa bir uyarı" alt başlığını taşır.

[3] Niyazi Berkes: Türkiye İktisat Tarihi. Yapı Kredi Kültür Yayınları, İstanbul 2018, s. 95.

[4] Fahri Unan: "Osmanlı resmî düşüncesinin 'ilmiye tarîki' içindeki etkileri: patronaj ilişkileri," Türk Yurdu, XI/45 (Mayıs 1991), s. 33-41.