LBGTİ+ derneklerini hedef alan gözaltı ve tutuklama harekâtı, malûm, “Ailem güvende” adını taşıyor ve “Türk aile yapısını zayıflattığı” iddia edilen bir “genel ahlâk” sorununa müdahale olarak takdim ediliyor. İktidara müzahir medyada da operasyon, gerçekten genel ahlâka yönelik büyük bir tehdidi boşa çıkardığı işlenerek coşkuyla ‘kutlandı’. “Lut kavminden kalan musibet.” “aile hayatını ve nesli bozuyor,” üstelik bunu tam da millî zürriyeti kurutmayı hedefleyen dış güçler finanse ediyor, “ahlâksızlık yurtdışından fonlanıyor,” bu neşriyata bakılırsa. Topyekûn “cinsiyetsizleşmeden,” “haz ve tüketim odaklı” erdemsiz bir hayat tarzının teşvikine uzanan, azîm bir ahlâkî tehdit kâbusu resmediliyor.
Tam tamına, ahlâk paniği[1] durumudur bu.
***
Ahlâk paniği, “toplumsal sapma” olarak görülen hal ve davranışlara ve gruplara yönelik, abartılı, çarpıtmalı ve irrasyonel tepkiler olarak tanımlanıyor. Bu tepkiler, bir sıkı denetim ve cezalandırma talebiyle –bazen de linçci tırmanışla– yükselir, yükseltilir. “Ahlâkî barikat tahkimine” girişilir. Kendiliğinden tepkilerin ötesinde, otoritelerce veya toplulukları yönlendirme gücüne sahip olanlarca, bir tehdit algısı etrafında başlatılan bir seferberliği anlatır, ahlâk paniği…
‘Ahlâk bozuldu’ şikâyeti, -herhalde her devirde diyebiliriz-, her nevi toplumsal memnuniyetsizliğin kolayca aktığı bir mecradır. Her nevi yoksunluk, ahlâkî çürümeye bağlanabilir ve farklılığı “sapkınlık” diye damgalanan bir günah keçisinin sırtına yıkılabilir. Bu şikâyeti köpürtmek, bir hedefe kavuşturmak, ‘önünü açmak,’ müesses nizam için bir kriz idaresi işlevi görür. Kendi-gibi-olmayandan nefret, farklı-olana tahammülsüzlük, ahlâk paniği içinde bizzat bir ahlâki değer mertebesine yükselir.
ilâ 17. yüzyıl Avrupa’sındaki cadı avları, modern zamanların arifesinde, ahlâk paniğinin tipik numunesi olarak gösteriliyor. Mesela 18. yüzyılda romanın çıkışı da bir ahlâk paniğine yol açmış. Bu örneklerde paniği çıkartan, esasen kilise. “Tehlikeli sınıf” sayılan işçi sınıfı, 19. yüzyıldan günümüze, kalabalık etmek, hijyen, şiddete yatkınlık, kabalık vs. gibi imgeler üzerinden, müesses nizamın ahlâk paniğinin düzenli hedefi olmuş.
Wikipedia’da, ahlâk paniklerinin bir listesi yer alıyor.[2] LBGTI+’ların, bütün dünyada ahlâk paniklerinin gözde hedefi olduğunu görüyoruz. 1980’lerde AIDS/HIV pandemisinin eşcinsellik karşıtı bir ahlâk paniğine dönüşmesi… 2000’lerin başından itibaren, ABD ve Latin Amerika başta olmak üzere, aralıklarla LBGTI+’ların çocuklara “cinsiyet ideolojisi” aşıladığına veya nüfusu cinsiyetsizleştirmeye azmettiğine dair ‘çıkartılan’ ahlâk panikleri… Bu panik imalatında, –genel olarak 20. yüzyıldan itibaren– medya ve –21. yüzyılda ilaveten– sosyal medya belirleyici. Elbette, çok zaman siyasal iktidar gücüne de sahip olan sağcı, milliyetçi-muhafazakâr siyaset ve kurumlarla birlikte…
***
Ahlâk paniği kavramını, sosyolog Stanley Cohen’in 1972’de yayımlanan Folk Devils and Moral Panics kitabına borçluyuz.[3] (Yukarıda zikrettiğim “ahlâkî barikat tahkimi” deyişini de ondan aldım.) Türkçesi Halk Düşmanları ve Ahlaki Panikler başlığıyla yayımlanmıştı.[4] Kitap, 1960’larda İngiltere taşrasında bazı gençlik gruplarının taşkınlıkları etrafında kopartılan ahlâk paniğini incelemiş ve kavramı bu vak’a örneğinde geliştirmiş.
Eserinin 2002’de yayımlanan –Türkçe basımda da yer alan– 3. Baskıya Giriş metninde Cohen, kavramın güncelliğini teyit ediyor. Ahlâk paniğinin imal edilen bir panik olduğunu vurguluyor; abartma, çarpıtma, sahte nitelikler atfetme gibi manipülasyon öğelerinin altını çiziyor. Ahlâk paniği ‘davranışlarının,’ fizikî felâketlere gösterilen tepkilerle benzerliğine dikkat çekiyor. Kapitalizmin “doğayı doğal olmaktan çıkardığı” koşullarda, âfetlere gösterilen ve (kontrolsüz, histerik…) “panik” kavramını daha dolaysızca akla getiren reaksiyonların, toplumsala ilişkin reaksiyonlarla benzeşmesi, ‘doğaldır’ ona göre.
Cohen, neticede ahlâk paniklerinin bir politik mücadele konusu olduğunu vurguluyor: İktidarların manipülasyonlarını açığa çıkartmalıyız; niçin panik çıkarıldığını ve onun deyişiyle “belirli insanların neden ve nasıl kazığa bağlandığını” sorgulamalıyız.
***
Cohen’in kitabının Türkçe basımına yazdığı sunuşta sosyolog Ercan Geçgin, Türkiye’nin “ahlâkî panik cenneti” olduğunu söylemiş (ve bu paniklerin yeterince araştırılmadığından yakınmış). Doğru. Sadece AKP iktidarı döneminin ahlࣸâk panikleri yeter. Rutine bağlanan “ünlülere uyuşturucu soruşturması” harekâtı da, bu açıdan incelemeye değer mesela…
***
Halk Düşmanları ve Ahlaki Panikler’in önsözünde Cohen, “kavramın kendisinin ahlâkî durumu konusunda tedirginlik”ten söz etmiş. Evet, çok zaman ahlâk paniklerinin kendisi, ahlâkî açıdan sorunludur. “Ailem güvende” operasyonuyla ilgili DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, “Kimin nasıl yaşayacağına, kimin kiminle yan yana duracağına, kimin örgütleneceğine sizin düşmanca ahlâk anlayışınız karar vermeyecek,” demiş – “düşmanca ahlâk anlayışı”nın altını çizelim. Karalama, iftira, manipülasyon da bir ahlâkî anlayışın alâmetleridir; insanî-beşerî varoluşları tanımamak, yok saymaya ve giderek yok etmeye çalışmak da bir ahlâk sorunudur.[5]
Kavramın müellifi Cohen’le konuşmayı sürdürelim. O, “geleneksel ahlâkî paniklere acınası bir kolaylık ve ahmaklıkla kapılsa da uzaklardaki işkence, siyasî katliam ya da toplumsal acılar konusundaki bir ahlâkî paniği desteklemeyi reddeden” yerleşik tutumdan söz ediyor. “İyi” ahlâkî paniklerin eksikliğinden yakınıyor. Devam ettirerek soralım: Asıl bizzat LBGTİ+’ların maruz kaldığı ahlâk paniği harekâtı değil mi, ahlâk paniğine sevk etmesi gereken?
[1] Türkçede “ahlâkî panik” terimi yerleşti. Bunun yerine ahlâk paniği diyerek, sıfat tamlaması yerine isim tamlamasını tercih etmemin nedeni, sıfat tamlamasının öznel ve geçici-olumsal çağrışımından uzaklaşıp ahlâk ile paniği daha sıkı bütünleştirmek.
[2] https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_moral_panics
[3] Cohen, kavramı kendisinden kısa süre önce Jock Young’un kullandığını, her ikisinin de Marshall McLuhan’dan esinlendiklerini söylüyor.
[4] Çev. Deniz Türker. Heretik. Ankara, 2019.
[5] Okumayan, dinlemeyen varsa, Yıldız Tar’ın açıklamasını not edelim: https://bianet.org/haber/yildiz-tar-lgbti-lara-sahip-cikmak-insanligimiza-vicdanimiza-sahip-cikmaktir-323449
