Işıl Kurnaz
14 Temmuz 2026 Salı
Şehrin Kara Çocukları: Badline ne anlatıyor? Yoksulluğu taklit etmeden, içinden geçilen dünyayı, sarsılmaları, acıyı sadece edebiyatın bahanesi olarak görmeden, içinden geçtiği şey her neyse onun kabuklarını soyuyor. Siz, özgürlüğün sadece hissi bir şey değil, fiziksel bir duygu da olduğunu anlıyorsunuz. Kesik kesik damarlardan, bütün hızıyla dünyaya çarpsın diye sürülen arabalardan, kan çanaklarından…
Cuma Çiçek
13 Temmuz 2026 Pazartesi
2009-2011 Oslo Süreci de, 2013-2015 Çözüm Süreci de demokratikleşme söylemiyle birlikte yürütülmüştü. Bugün ise güvenlik alanındaki ilerleme ile demokratikleşme arasında belirgin bir senkron kaybı yaşanıyor. Bir tarafta örgütün feshi, silahsızlanma ve Meclis'te oluşturulan komisyon gibi tarihsel gelişmeler yaşanırken, diğer tarafta kayyım uygulamaları sürüyor, muhalefete yönelik yargısal müdahaleler devam ediyor ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskılar hafiflemiyor.
Barış Özkul
15 Temmuz 2026 Çarşamba
15 Temmuz, son derece karanlık bir yapı olan Gülen cemaatinin başarısız bir kalkışması olduğu kadar, AKP iktidarının darbe girişimini rejim kurucu bir fırsata çevirdiği tarihsel eşiktir. Aradan geçen on yıla bakıldığında, kapalı örgüt aklının da, denetimsiz yürütme gücünün de, milliyetçi-devletçi sadakat rejimlerinin de Türkiye’ye demokrasi getirmesinin mümkün olmadığı açıkça görülüyor. Darbeye karşı çıkarken aynı anda hukuku, çoğulculuğu ve hesap verebilirliği savunamayan toplum, darbecileri yenmiş olsa da darbe iklimlerine özgü otoriter refleksleri içinde taşımaya devam ediyor.
Tanıl Bora
8 Temmuz 2026 Çarşamba
Desentegrasyon istisnadır, global Kuzey'de futbolda "entegrasyon" harıl harıl işliyor. Hatta başka alanlarda olduğundan daha fazla, daha iyi işliyor. Göçmenler, siyasette, akademide, kültür-sanatta, yönetim mevkilerinde tutabildiklerinden çok daha geniş yeri sporda tutabiliyorlar. Bir nevi sporcu hammaddesi gibi işleniyorlar. Brezilyalı spor sosyoloğu Carlos Henrique Ribeiro'nun, göçmen ve kolonyal sporcu emeğini yeni bir “ucuz hammadde” türü olarak tanımlamasından ilhamla kullanıyorum bu kavramı.
Tanıl Bora
24 Haziran 2026 Çarşamba
Derin devletin meşruiyeti, devletin bekası fikrine dayanıyordu ki o zaten hep meşhurdu. Devletin mevcudiyetinin, bütün öncelikleri bertaraf eden aslî öncelik olması. Son yıllarda kimi milliyetçi-muhafazakâr âlimlerin canlandırdığı deyimle: fenâfiddevle – devlette erimek, devletle hemhal olmak... "Şeyhülmuharrirîn" Ahmet Kabaklı’nın ta ne zaman yazdığı gibi: “İnsan ölecek ki devlet yaşasın… Sen öleceksin, devlet yaşayacak. Şehit olacaksın, çalışacaksın, canlar bağışlayacaksın.”
Kenan Erçel
23 Haziran 2026 Salı
ABD’de 4 Temmuz 2026 tarihinde, Bağımsızlık Bildirgesi’nin (Declaration of Independence) ilanının 250. yıldönümü idrak edilecek. Bu çeyrek binyıllık kutlamanın Trump’ın başkanlığına denk gelmiş olması tarihin bir cilvesi. Zira 1776 ile 2026 arasında manidar karşıtlıklar ve koşutluklar var. Bütün insanların eşit yaratıldığı ve Yaratan tarafından Yaşam, Özgürlük ve Mutluluk Arama gibi devredilmez haklar bahşedildikleri düsturuyla başlayan, Britanya Kralı III. George’un bu hakları nasıl çiğnediğini 26 maddede sıralayan metin, o güne kadar koloni olagelmiş 13 eyaletin bağımsızlığının ilanıyla sonlanıyor.
Osman Özarslan
21 Haziran 2026 Pazar
Türkiye’deki siyasal kriz yalnızca bir iktidar-muhalefet çatışması değildir. Bu kriz, neoliberal finansallaşmanın yarattığı görünmez sermaye biçimleri ve ağları, bu ağları görünür kılan “fenomen”ler, siyasetçiler, bürokratlar ve akgezen lejyonlarıyla birlikte, gayri resmi güç ilişkileri ve temsil krizleri etrafında şekillenen bir “okült siyaset” tablosudur. Bu ortamda siyasal aktörler giderek mimetik bir biçimde birbirlerine benzemekte; benzemeyenleri öperek ya da ısırarak kendilerine benzetmekte; her aktör hem vampirin hem zombinin hem ucubenin özelliklerini bünyesinde barındıran hibrit bir figüre dönüşmektedir. Spekülatif sermayenin ve finansallaşmanın siyaseti ele geçirdiği bir düzende devlet aklı da spekülatifleşmektedir: kısa vadeli, değer üretmeyen, meşruiyet biriktiremeyen, ama varlığını sürdüren bir hayalet kurumlar bütünü.
Cuma Çiçek
17 Haziran 2026 Çarşamba
CHP etrafında yürüyen tartışmayı yalnızca bir liderlik veya kurultay meselesine indirgemek mümkün değil. Nitekim, iktidar çevreleri dışında kimse meseleye böyle bakmıyor. 19 Mart operasyonundan bu yana CHP’ye dayatılan krizler, Türkiye'nin son on yılda yaşadığı rejim dönüşümünün muhalefet alanındaki yansıması olarak okunabilir. 15 Temmuz sonrası inşa edilen yeni rejimin etkileri bürokrasiden parlamentoya, üniversitelerden medyaya, siyasi partilerden sivil topluma birçok alanda yansımasını buldu. Bugün bu dönüşümün bir devamı olarak bir yandan Kürt siyasal alanı bir yandan da ana muhalefet partisi yeniden kuruluyor.
Tanıl Bora
10 Haziran 2026 Çarşamba
Kitabın başlığına gelip çatıyoruz: Etik Zekâ. Markus Gabriel’in görüşünde etik, yapay zekâya dışsal bir katkı olarak tasavvur edilemez; doğrusu, yapay zekâyla etkileşimimiz içinde bir yapay zekâ etiği inşa etmektir. Makineler için etik değil, makinelerle birlikte etik inşa etmek... Sadece ahlâkla yakın anlamlı kullandığımız etiği, hal-ve-davranış, ‘huy’ anlamında ethos’u da katarak düşünün bunu. Gabriel’in anlayışına göre yapay zekâyı, ethos’umuzun rezonans makinesi olarak, kendimize yön ve biçim vermeye dönük bir öğrenmenin ve etkileşimin muhatabı olarak, kısacası, etik zekâyı geliştiren bir ortak olarak deneyimleyebiliriz.
Işıl Kurnaz
30 Mayıs 2026 Cumartesi
Peki bu tedbir kararı, tedbiren gelen yönetimin kurultaya gitmesini engeller mi? Tedbir kararı, kongreye gidilmesini engellemeyeceği gibi, tedbiren göreve gelen eski yönetimin görev süresi 2023’te dolmuş olduğu için bu kongreye gitmesini de zorunlu kılar. Dolayısıyla verilen tedbir kararında bir ikili durum da yer almaktadır. Çünkü tedbir, eski yönetimi göreve getirse de CHP'ye kurultaya gitme yolunu da açmıştır. Tedbir kararı, bu açıdan hemen kurultaya gidilmesini gerektiren bir sonuçtur.
Işıl Kurnaz
26 Mayıs 2026 Salı
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, her yıl olduğu gibi 2025 yılı için “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kararlarının ve Hükümlerinin İcra Edilmesinin Denetimi Raporunu”nu yayınladı. Gianluca Esposito - Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü Genel Direktörü - raporun önsözünde, insan hakları rejiminin istikrarsızlığıyla sınandığımız bir iklimde şu noktaya dikkat çekiyor: AİHM kararlarının uygulanması, Avrupa’yı şekillendiren şeyin hukukun gücü mü yoksa gücün hukuku mu olduğunun belirlenmesiyle ilgilidir.
Tanıl Bora
25 Mayıs 2026 Pazartesi
Butlan siyasetinde, böyle bir iktidar fantezisinin soluğunu duymuyor muyuz? Hasımlarına, istemediklerine, siz aslında yokmuşsunuz, diyor. Yapıp ettikleriniz, iradeniz, meğer aslında yokmuş. CHP’nin mitingleri, oraya giden on binlerce insan, aslında yokmuş. Yoklukla malûlmüş. Vatandaşın, bizzat onun vatandaş olma sıfatının üzerinde salınıyor bu hüküm: Meğer aslında yokmuşsunuz. Yoklukla malûlsünüz. Butlan siyasetiyle açılan kapı budur: herkes, her şey, yoklukla-malûl olabilir. Ama varlar işte.