Haftalık
Kenan Erçel
3 Nisan 2025 Perşembe
Fakat hem neoliberal hem neo-merkantilist politikalar çelişkilerle malul. Kamu kurumlarına yönelik taarruz bir yandan yüzbinlerce kamu çalışanını işsiz bırakırken öte yandan bu kurumların sorumlu olduğu yardım ve hizmetlerden yararlanan milyonları zora sokacak. Örneğin, 18 milyon gaziye sağlık, eğitim, sigorta, vs. hizmetleri veren, yaklaşık 500 bin insan istihdam eden Veterans Affair (VA) için planlanan küçülmenin etkileri ülkenin her köşesinde, Demokrat olmayan seçmenlerce de hissedilecek. Cumhuriyetçi siyasetçilerin son haftalarda seçmenlerle yaptıkları toplantılarda başka hususlara ilaveten bu konuda da itirazlar yüksek perdeden dillendirilmeye başlandı şimdiden. Gümrük vergileri de mağduriyeti katlayacağa benzer.
Tanıl Bora
2 Nisan 2025 Çarşamba
Gösterici kitleler yorulduğu, protesto kalabalıkları ric’at ettiği, meydanlar artık uğuldamadığı, sokak sessizliğe büründüğü zaman da, sokak başka bir cephesiyle yine sokaktır. “Sokak röportajı”nın, esnaf ziyaretinin berisindeki sokak – sebat sokağı... “Sokak çağrısı,” aynı zamanda temas sağlama, ilişki sürdürme, bağ kurma, ağ örme, örgütlenme çağrısı olmalı değil mi?
Aybars Yanık
1 Nisan 2025 Salı
“Turpun büyüğü heybede”, elbette gündelik hayatta kullanılan bir deyim ve esas büyük olayın henüz ortaya çıkmadığı ama eli kulağında olduğu anlamına geliyor. Bu laf ilk kez de kullanılmıyor, fakat köşe yazarları, gazeteciler, troller ve yorumcularla birlikte bu deyime bu denli abanılması yakın geçmişten bir şeyler de hatırlatıyor.
Osman Özarslan
31 Mart 2025 Pazartesi
Mansur Yavaş’ın, pamuk şekeri üzerinden Kürt hareketine yürümesi aslında, en azından kendi pozisyonunun koordinatlarının ilan edilmesidir. Mansur Yavaş, Ankara’nın belediye başkanı, CHP’nin içinde İYİ Parti ile BBP’nin uçbeyi. Dolayısıyla, Ankara’da AKP ile çatışsa bile, Türkiye genelinde Cumhur İttifakı ile büyük bir meselesi yok, gene kendi bölgesi itibariyle Kürt oylarına karşı tuzu kuru olduğu için, CHP’nin ‘kent uzlaşısı’ konseptine karşı istediği gibi cihat edip, rejimin kırmızı çizgileri içindeki alanını koruyabiliyor. Yani, pamuk şekerler öncelikle, Mansur Yavaş’ın kendisini rejimin sınırları içinde konumlandırdığı alanın sınır taşları.
Işıl Kurnaz
29 Mart 2025 Cumartesi
Devlet görevlileri tarafından önceden herhangi bir yetki verilmeksizin ya da adli veya idari formalitelere uyulmaksızın uygulanan cezalandırıcı eylemler şeklindeki yargısız baskı; mahkemeler tarafından herhangi bir ön inceleme veya hüküm olmaksızın devlet tarafından izin verilen gözaltılar ve diğer zorlayıcı tedbirleri içeren idari baskı; bir tür yargı süreci içeren ancak normal hukukun üstünlüğü standartlarından ayrılan yargısız veya yarı-yargısal baskı; siyasi baskı içeren ancak keyfiliğe karşı tam koruma sağlayan olağan yargı mekanizmaları yoluyla ilerleyen yasal baskı.
Menderes Çınar
25 Mart 2025 Salı
Bu plan gerçekleştirildikçe de iktidarda kalacak, iktidarda kalmasının “doğal” olduğu Türkiye toplumun hafızasına kazınacaktır. AKP liderliği son sivil darbesinin öncesinde, bu boş ezberi dayanak alarak yanlış partiye (HDP) oy veren seçmenden hesap sorulacağı tehdidini savurmuş ve seçim yoluyla kendisine darbe yapılmak istendiği absürt iddiasını öne sürebilmiştir. Bu iddiaların arkasında ve altında malum ezbere duyulan samimi inanç değil, tek elde temerküz anlamına gelen icracı başkanlık sisteminin adım adım derinleştirilmesi ve tahkim edilmesi projesi yatmaktadır.
Ömer Laçiner
23 Mart 2025 Pazar
AKP-MHP cenahının 19 Mart’takinden daha yapay, uyduruk gerekçelerle yeni saldırılar, bastırma operasyonları tertiplemeye hazırlandığına kuşku yok. Geldiği durum ve pozisyonda başka bir çaresi kalmamış gibi görünüyor çünkü. Durum böyle ise iki ihtimal mümkün: İktidar cephesi ya “bu yol felaketimiz olur” diyebileceklerin kitlesel terkiyle çatlar ve bölünür ya da sahip olduğu ağır fiziki şiddet, imha gücüne yaslanarak ülkeyi sonunda galibi olmayacak bir varoluşsal çatışmaya sürükler. Ülkenin böylesi bir çatışma ihtimalinden en az mümkün ihtimal olarak bile bahsedilebilir hale gelmiş olması en kritik karar verici konumundaki Erdoğan’ı bilhassa ve gerçekten düşündürmelidir.
Cuma Çiçek
17 Mart 2025 Pazartesi
Türkiye’de devam eden PKK’nin silahsızlanması ve Kürt meselesinin siyaset ve hukuk zeminine çekilmesi süreci ile Suriye’deki post-Esad dönemi devlet ve ulus inşa sürecinde Kürtlerin yerine ilişkin süregelen müzakere süreci ilişkili süreçler. Bununla birlikte, iki ülkedeki süreçlerin birbirine indirgenmesi mümkün değil. Meselelerin kapsamı, sorun alanları, aktörleri ve takvimleri ilişkili olsa da dikkate değer ölçüde farklı.
Erdoğan Özmen
12 Mart 2025 Çarşamba
“Asla Gözlerini Kaçırma” bir açıdan travmatik kayıplar ve yas (yas tutmanın imkansızlığı, yas tutamama) üzerine bir film iken, bir açıdan da bilinçdışı üzerine bir tefekkür filmidir. Film boyunca resim bir aktarım nesnesi, bir vesile gibi işlev görür. Sayesinde nihai doğrunun, anlamlandırılamayan ve katlanılan ıstırabın anlamının üretileceği bir araç gibi, kendi yerini arıyordur sanki en nihayetinde oraya yerleşmek için. Özellikle amaç edinilmiş değildir. Kendi olarak, kendi başına var değildir.
Barış Özkul
11 Mart 2025 Salı
Türkiye’yi yıllardır -DEP’ten beri kurulan- sayısız siyasi partiyle, sandıkla, parlamenter temsille demokratikleştirme mücadelesi veren Kürt siyasî hareketi 2023 seçimlerinden sonra Kürt sorununu Türkiye toplumunu demokratikleştirme mücadelesi vererek çözmenin mümkün olmadığı kanısına varmış gibi görünüyor. Kuşkusuz böyle bir kanı ulu orta ilan edilemez; ancak bir politik refleks olarak kendi mantığını işletir. Bu refleks başlıca iki eğilimden güç alıyor. Birincisi, Kürt siyaseti ve Kürt halkının çoğunluğu bir küskünlük ve nafilelik duygusuyla Türkiye’den koparak Ortadoğu’ya yönelmiş ve Suriye’deki gelişmelere odaklanmış durumda.
Murat Belge
3 Mart 2025 Pazartesi
Türkler ile Kürtler arasındaki sorunun çözümü bence hem kolay, hem de oldukça zor. Öcalan’ın bu açıklamasında hemen hemen hiç koşul aramaması çeşitli Kürt gruplar gözünde sorun çıkarabilir, çıkaracağına inanıyorum. Çünkü bu sorunun siyasi rejimler arasında bize uygununu bulmakla sınırlı bir şey olduğu kanısında değilim. Bu tür formüller değil, duygusal bir tavır alış gerekiyor. Karşılıklı saygı ve öncelikle sevgi zemini kurulmalı. Zor olan bu. Ama bunu geçerli hale getirdiğimizde hiç aksamayacak bir beraberlik yaratmış oluruz. Burada asıl çabanın şimdiye kadar daha güçlü konumda bulunan, en azından öyle görünen Türklere düştüğüne inanıyorum.
Derviş Aydın Akkoç
23 Şubat 2025 Pazar
Duyguları taşımak, ikinci cümleden üçüncüsüne yol almak, öyküyü kurmak yükte hafif ama pahada ağır kelimelerin işidir: sözgelimi boyna dolanmış o havlu mangal isinden, terden kararmıştır, alttan alta bıkkınlığı, başka bir yer ve icraat özlemini duyuruyordur. Nitekim Kebapçı Nuri’ye “Hayırlı işler deyip” sözü “şarkı türkü işleri nasıl gidiyor” alaylı sorusuyla devam ettiren bir müşteri; özneyi bir anlığına zamandan da mekândan da koparır.
Güncel
Acaba Demokrasiye Ulaşabilir miyiz?
3 Nisan 2025 Perşembe
Örneğin eğer Hitler II. Dünya Savaşı'nı kazansaydı, 1946’da çok partili yaşama adım atacak mıydık? Keza 21. yüzyılın hemen başında eğer Avrupa Birliği bir demokrasi ve insan haklarına saygı odağı olarak çevresindeki ülkeleri etkilemeseydi, anadilde yayın hakkının tanınması, düşünce özgürlüğünün, toplantı ve gösteri hakkının genişletilmesi, askerin siyaset üzerindeki vesayet yetkilerinin daraltılması, ölüm cezasının kaldırılması, Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin kapatılması, azınlık haklarının genişletilmesi gibi reformlar muhtemelen gerçekleşmeyecekti. Halen içinde bulunduğumuz, güçlü ülkelerin hak-hukuk tanımadığı, tehcir ve ilhak politikalarının yeniden canlılık kazandığı bir dönemde, dış etkilerin Türkiye demokrasisini desteklemeyeceği de çok açık sanırım.
Kurtuluş Yok Tek Başına: Türkiye’de Siyasi Muhalefetin Çoğullukla İmtihanı (5): 19 Mart Darbe Girişiminden Sonra Muhalefetin Çoğulluk Karnesinde Son Durum
1 Nisan 2025 Salı
Geçmişte İmamoğlu destekli Özel yönetimine muhalif tavır almış CHP’lilerin yapabilecekleri en büyük hata, dışarıdan gelmesi muhtemel kongre iptali gibi saldırıları CHP içi bir politik hesaplaşma uğruna araçsallaştırmaları olur. Bunu yapmak, politik güç ile şiddet arasındaki bir karşılaşmada şiddetten yana tavır almak anlamına gelir ki, Türkiye’nin içinde bulunduğu bu kritik kavşakta bunun hesabı meydanlarda ifade bulan milyonlarca aklın ve vicdanın hiçbirine verilemez.
Kurtuluş Yok Tek Başına: CHP’nin Çoğulluk Karnesi (4): Bir Yanlış İki Doğruyu Götürür mü?
31 Mart 2025 Pazartesi
Asıl mesele, ilk yazıda tartıştığımız üzere, Erdoğan’ın dost-düşman ayırımına dayalı, kutuplaştırıcı, lider odaklı siyaset tarzı. Dolayısıyla bizim meselemiz Erdoğan’a değil, bu tarza bir alternatif bulmak —kapsayıcı, çoğulcu, eşitlikçi bir alternatif. Bu alternatif de Erdoğan’ın kurduğu lider odaklı, kutuplaştırıcı siyaset zemininin içinde kalarak bulunamaz. 2015’te HDP’nin, 2019’da Ekrem İmamoğlu taşıyıcılığındaki CHP’nin yaptığı gibi, o zeminin dışına çıkmanız, tabana inmeniz, tabandaki “örtüşen görüş birliğinin” diliyle konuşabilmeniz gerekir.
19 Mart ve Kürtlerin Yeniden Konumlanışı Üzerine
31 Mart 2025 Pazartesi
Newroz’un getirdiği iyimserlik, Rojava’da büyük çatışmalardan sonra edinilen kazanımlarla birlikte ulusal bilincin daha da gelişmesi, Irak ve Iran, Rojava ve Avrupa’daki Kürtler arasında dışa vurulan bu yeni coşkunun ve gelecek umudunun Türkiye’deki Müzakere Süreci ile pekişmesi ve barışçıl bir Newroz geçirme arzusu da Kürtlerin bu süreçteki davranışlarını belirleyen önemli faktörler arasında yer almıştır. Bu etkenlerin hepsi, Kürtleri protestoları üçüncü bir taraf olarak ‘temkinli bir sempati’ ile izlemeye sevk etmiş gibi görünüyor.
Ekonomik Boykot: Tüketici Bilincinin Sivil İtaatsizliğe Dönüşümü
29 Mart 2025 Cumartesi
Ekonomik boykotlar, demokratik kanalların daraldığı ortamlarda, yurttaşlar için güçlü bir sivil direnç aracıdır. Bugün, iktidar-sermaye ilişkilerinin olağanüstü görünür hale geldiği, bazı şirketlerin doğrudan iktidarın uzantısı gibi davrandığı, demokratik hakların sistematik biçimde kısıtlandığı bir ortamda, tüketicilerin ekonomik tercihleri politik bir anlam kazanmaktadır. Ekonomik boykotlar, işbirliği yapmayı reddetmenin, rızayı geri çekmenin, sessiz ama güçlü bir protestonun ifadesidir. Sandıkta oy vermek önemlidir, ancak demokrasi sadece dört yılda bir sandığa gitmek değildir.
Kurtuluş Yok Tek Başına: Türkiye’de Siyasi Muhalefetin Toplumsal Çoğullukla İmtihanı (3): CHP’nin İlk Doğrusu: 2019 İstanbul Belediye Başkanlığı Seçim(ler)i
27 Mart 2025 Perşembe
Velhasıl, 2017 referandumunda Erdoğan’ı İstanbul’da yenen şey, farklı siyasi partilerin lider kadroları arasında “Erdoğan karşıtlığı” temelinde, politik pazarlıklarla tavanda kurulmuş konjonktürel bir çıkar ittifakı değildi. Erdoğan’ın önerdiği “Tek Adam Rejimi,” tabandaki çeşit çeşit seçmenin, farklı farklı işleyen akılları ve vicdanları —daha doğrusu, bu akıllar ve vicdanlar arasında oluşmuş bir “örtüşen görüş birliği”—tarafından reddedilmişti. Tabandaki bu görüş birliği, referandumda “hayır” için ayrı ayrı kendi kampanyalarını yürüten politik partiler tarafından kurulmamış, tam aksine, bu partiler kendi farklı meşreplerince, toplumsal tabanda zaten var olan bu görüş birliğinin bir nevi “eş taşıyıcılıklarını” üstlenmişlerdi. 2017’de İstanbul’da Erdoğan’ı yenen politikacılar değil, tabandaki seçmenler — daha doğrusu, onların arasındaki “örtüşen görüş birliği”ydi.
İstanbul Barosu Yönetiminin Görevden Alınması
25 Mart 2025 Salı
İstanbul Barosu’nun kapısı daha önce 12 Eylül darbe döneminde Sıkıyönetim Komutanı emriyle mühür vurularak kapatılmıştı. Ama o zaman hukuk Askeri Cunta’nın 1 numaralı bildirisiyle askıya alınmıştı, hukuk yoktu. Şimdiki biraz farklı. Bahse konu baro yönetimini görevden alan ve seçimlerin yenilenmesine hükmeden karar bir mahkeme tarafından verilmiştir. Bu niteliği itibariyle ilktir. Üstelik yargılamanın üç kurucu unsurundan ikisi (savcılık ve hâkim) yargılamanın üçüncü kurucu unsuru savunmanın örgütü hakkında karar vermektedir…
Kurtuluş Yok Tek Başına: Türkiye’de Siyasi Muhalefetin Toplumsal Çoğullukla İmtihanı (2) Başarılı bir Çoğul Muhalefet Örneği: 7 Haziran 2015 Seçimlerinde HDP
24 Mart 2025 Pazartesi
HDP’nin 2015 yılındaki başarısının kamuoyu önündeki taşıyıcılığını dönemin eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ yapmıştı. CHP’nin 2019 yılında İstanbul Belediye Başkanlığı’nı AKP’den bir değil iki defa seçim kazanarak almasına vesile olan ‘İstanbul İttifakı’nın taşıyıcısı ise Ekrem İmamoğluydu. İmamoğlu, ayrıca, Kılıçdaroğlu’nun yerine Özgür Özel’i CHP genel başkanı seçilmesine ve Özel başkanlığındaki CHP’nin  2024 yerel seçimlerinden “Türkiye İttifakı” kurgusuyla birinci parti olarak çıkmasına en çok katkı koyan isimlerden biriydi.
Franz K. Âşıkları ve Max Brod’un İhaneti
22 Mart 2025 Cumartesi
Nihayetinde Franz K. Âşıkları’nı güçlü çağrışımlara rağmen Kafkaesk bir eser olarak değerlendirmek yerine, Sönmez’in kendi tarzı içinde ele almak daha doğru olur. Sönmez burada sadece Kafka’nın edebi mirasını değil, gerçek ile kurgu arasındaki çizginin ne kadar bulanık olabileceğini de sorguluyor. Bu yaklaşım, edebiyatın tarihsel olayları nasıl yeniden yazabileceği ya da bozabileceği üzerine bir tartışma başlatıyor. Bu, aslında edebi otorite ile okurun ve yayıncının müdahale hakkı arasındaki sınırları sorgulayan bir mesele. Yazarın isteği mi kutsaldır, yoksa edebiyatın kendi başına yaşayan bir varlık olduğu mu kabul edilmelidir? Bu konuda kendi kanaatimi belirtmem gerekirse bana göre, Max Brod’un yaptığı etik olarak tartışmalı olsa da edebi miras açısından paha biçilmez bir hamle olarak kabul edilmelidir.
Kurtuluş Yok Tek Başına: Türkiye’de Siyasi Muhalefetin Toplumsal Çoğullukla İmtihanı (1) - Kutuplaşma Kıskacında Türkiye
22 Mart 2025 Cumartesi
2013 yılındaki Gezi Eylemleri'nden itibaren ise, Erdoğan’ın odağı artık iyice yerleştiği iktidar koltuğu ile bu koltuğu borçlu olduğu seçmen çoğunluğunu muhafaza etmeye kaydı. 2016 yılındaki başarısız darbe girişiminin ardından “iktidarı muhafaza etme” kaygısı Erdoğan açısından daha da akut bir hal aldı. Dolayısıyla bu dönemde Erdoğan’ın politik aidiyet farklılıklarına yaklaşımının “kapsayıcı” yüzü silikleşti, dışlayıcı yüzü öne çıktı. Ancak 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinde bir kez daha seçilmek için bir araya topladığı Cumhur İttifakı bileşenlerinin ve seçimlerden sonra muhalif partilerden yapmış olduğu belediye başkanı ve milletvekili transferlerinin çeşitliliği gösteriyor ki, Erdoğan politik aidiyet farklılıklarına geçmişte göstermiş olduğu pragmatik kapsayıcılığı tümüyle rafa kaldırmış da değil.