Kürd Sorunu’nun Çözümü ve Halepçe Katliamı
21 Mart 2017 Salı
Dünya üzerindeki etnik topluluklar, uluslar, nüfus özellikleri ve sayıları neye tekabül ediyor olursa olsun, künyelerinde illaki bir trajedi barındırır. Bilhassa da etnik topluluklar için trajediyi besleyip topluluk bireylerinin yaşamına pompalayan olgunun, siyasi mühendisliklerle oluşturulan politik sınırlar ve bu sınırları daha da keskinleştiren insanlar arası fiziksel ve ruhsal bölünmüşlükler olduğu tecrübeyle sabittir.
Yedinci Yılına Girerken Suriye: Kaybedilmiş Bir Savaş!
18 Mart 2017 Cumartesi
Bugün Suriye iç savaşında tarafların tabiri ile ne bir "devrim" ne de bir "zafer"den söz edilebilir; tıpkı başlangıçta olduğu gibi. Üstüne üstlük, ayaklanmaların en önemli birleştirici-yapıştırıcı unsuru olan "mutabakat" çoktan dağılmış; Suriye ayaklanmasında önemli rol oynayan liberal ve sol kanatlar çoktan tasfiye edilmiş, siyasal İslâmcı ve cihatçı akımlar muhalefete egemen olmuştur.
Selfie: Narsisizm Kültürünün Bir Semptomu
17 Mart 2017 Cuma
Sennett, kamusal alanların yaşanan ve tarihî olan mekânlar olmaktan çıkıp AVM’ler ve havalimanları gibi gelip geçilen yerlere (ki bu yüzden buralara yok-yer denir) dönüşmesiyle paylaşma ve dayanışma duygularının nasıl zayıfladığını, özel hayatına kapanan kişiliklerin nasıl giderek güdükleştiğini, başka insanlarla muhabbet yeteneğini yitirmenin insanları nasıl eksilttiğini çarpıcı bir şekilde bize gösterir.
Hangi Hayır? (II)
16 Mart 2017 Perşembe
Ortadakiler acaba eski Türkiye'yi nasıl görüyor? Buna varoluşsal kaygı ve endişelerle sımsıkı sarılsalardı, zaten kemik “Hayır” bloğu içinde yer alırlardı. Peki adına resmî jargonda Yeni Türkiye denen şeye nasıl bakıyorlar? Bu pakete gönül indirselerdi zaten kemik “Evet” bloğuna asker yazılırlardı. Öyle ise “ruhen”, yukarıda tanımladığımız, her iki kemikleşmiş bloğa da mesafeliler.
Hangi Hayır? (I)
14 Mart 2017 Salı
“Nasıl Bir kampanya?” sorusu ıskartaya çıktı bile. “Bir” adet Hayır! kampanyası olmayacak, bunu tasarlayacak, yayacak “bir” merci de yok. Sosyal medyanın da sayesinde, ya da tam da oraya mahkûmiyet nedeni ile türlü çeşitli hayır kampanyaları çok koldan yürüyor, eğilim artış yönünde. Bunları koordine etmeye, tekseslendirmeye niyetli girişimlerin ne şansı kaldı ne de gereği.
Fransa Seçimleri ve Macron: Kendine Özgü Bir Merkez Sol Popülizm
10 Mart 2017 Cuma
Macron son anketler itibarıyla ilk turda Marine Le Pen ile kafa kafaya gidiyor, ikinci tura çıkması halinde ise kazanması yüksek ihtimal gibi gözüküyor. Sonuçta kazansa da kazanmasa da, tarihin en hızlı siyasi yükselişlerinden birini sergilediği tartışılmaz. Bunun kendisinden bağımsız bazı faktörlerin bir araya gelmesi sebebiyle olabildiğini inkâr etmemiz imkânsız.
Hal Ve Hatır
8 Mart 2017 Çarşamba
Halimizi soruyorlar. Ne diyelim? Hal kelimesinin bütün anlamlarıyla cevap ortada işte: Vaziyetimiz, tavrımız, şimdimiz belli. Bir gelecek var belli olmayan, o da belli olduğunda geçmiş oluyor zaten. Seçimlerimiz sürgün, hapis ya da işsizlik arasındaydı, eğilmeden-bükülmeden ve ortak halimizin hatırına halel getirmeden hangisini yapabileceksek o an, onu seçtik.
Lahana ve Katliamcılar
6 Mart 2017 Pazartesi
Lahana taşıyan bir ulaşım aracıyla, ideoloji taşıyan bir katliamcının serbest dolaşımı, kapitalist işleyişin özüne uygundur. Lahanayı taşıyanın iyi niyetini, köktenci fikirleri taşıyanın kötü niyetinden ayırt etmeyen bir sistemin varlığı işaretlenebilir. Yani lahanaları dünyanın bir yerinden (muhtemelen Brüksel değildir burası) bana ulaştıranla, katliamcıyı, intihar bombacısını yanıma kadar getirenin aynı düzen olduğunu savunmak zorunludur.
Nesneler ve Şeyler: Sayıklamak ve Yürümek
3 Mart 2017 Cuma
Yaşamın, inorganik bir süreçle, adına “koaservat” da denen alabildiğine zengin (bonanza) prebiyotik çorbadan yahut bir lapadan (mush) olanca karmaşıklığıyla canlılığa evrildiği anlaşıldığında bu, kimyanın biyolojiye dönüşmesi olarak muştulanmıştı; biyolojik bir kimyadan (biyokimya) söz ediliyordu artık. Rastlantısallık, stokastik süreçler ve optimizasyon dinamiği ile rüya gibi bir süreç –“gibi”si fazla.
Köprüden Önce Son Çıkış
1 Mart 2017 Çarşamba
Führer’in yeni meclise bu duygularla sunduğu anayasa değişikliği taslağının Naziler nezdinde ana fikri, çoğunluk olmadıkları bir meclisin onayına tabi olmadan nasıl yönetebilecekleri fikrinden doğmuştu. Muhalifleri meclisten bir kereliğine uzaklaştırmak ve diğer muhafazakâr oyları bir kereliğine ikna etmek kolaydı ama bu her kanun teklifinde yapılamazdı. Dolayısıyla tek seferde halledilmeliydi.
Şaşıramıyorum
27 Şubat 2017 Pazartesi
Hayatım boyunca hep özgür oldum. Çocukluğumda da yetişkinliğimde de ailem kararlarımı hep destekledi. Bazı dönüm noktalarında itiraz etmiş olsalar da, tercihlerime son tahlilde güvendiler, engel olmayı düşünmediler. Bir kadın olarak bireysel haklarının kısıtlanması sorununa çokça maruz kalan annem, çocuklarının özgür, kendine yeten ve kimseye muhtaç olmayan kişiliklere sahip olması için ayrıca bir titizlik gösterdi.
“Normalleşme” Yollarında Rosenbaum’dan Alınacak Ders
22 Şubat 2017 Çarşamba
Toplumun ve piyasaların refleksi her zaman normalleşmeden yanadır. Ancak normal kavramı belirgin bir tanımı olmasa da, belirsizliğin neredeyse tam tersi olarak kullanılır. Normalleşildiği zaman neye kavuşulacağı sıklıkla bilinmese de, iktidarlar ya bunu vaat eder ya da korumaya söz verirler. Çünkü topluma hükmetmenin en kolay yollarından biri budur.
Sınırlar İnsanları Geçmeden
20 Şubat 2017 Pazartesi
Coğrafi ve siyasi anlamı olan sınırlar içinde kendi ulusunu yaratan devletler, günümüzde sınırlarını zorlayan ve hatta bu sınırları yıkıp geçen küreselleşme ve göç olguları karşısında ulus devlet olma niteliklerini koruyabilme sınavı verirler. Sınırları hükümsüz kılan göçün modernitenin sonu olacağını ileri sürenler olduğu kadar; göçün ulus devlet yapısını ve milliyetçiliği pekiştireceğini ileri sürenler de vardır.
Sporda Kabul Sınaması Sürecinde Mağdurlar: Çocuklar ve Gençler
15 Şubat 2017 Çarşamba
Sporda gençlerin içindeki çömezler, acemi askerler ya da dinî gruba yeni girenler, kültürel, dinî, askerî, akademik ve sportif yaşantılarının bir sonraki basamağına geçebilmek için geleneksel uygulamaları daha deneyimli üyelerden öğrenirler. Veteran (deneyimli) sporcular takım içindeki güç ve statülerine dayanarak “rookie” olarak adlandırılan yeni ve acemi sporculara neleri yapmaları ve neleri yapmamaları gerektiğini öğretirler.
Başkan, Yalanlar ve Adamları
13 Şubat 2017 Pazartesi
Trump’ın bugüne kadarki en geniş katılımlı yemin töreninin kendisininki olduğu iddiası aksi fotoğraflarla ve istatistiksel analizlerle kanıtlandığı halde, Beyaz Saray sözcüsü ve danışmanlarına da ısrarla tekrar ettirdiğini yeri gelmişken hatırlatalım. Hatta danışmanlarından Kellyanne Conway, iddiayı “alternatif gerçek” olarak savunarak belki de çağımıza daha yakışan bir isim bulmuş bile olabilir.
Popülizmin Trajik Zekâsı
10 Şubat 2017 Cuma
Türkiye’nin yakın zamanlı siyasi, ekonomik ve toplumsal tartışmalarını bu kavram üzerinden düşünmek son derece faydalı olacaktır. Trajik zekâ kavramı açısından bakıldığında, bazı iktisatçıların orta gelir tuzağı olarak kavramsallaştırdığı ve Türkiye ekonomisinin son beş senedir büyüme rakamları açısından yerinde saymasını basitçe küresel trendlerin bir yansıması olarak görmek zorlaşmaktadır.
Bizim Büyük Çaresizliğimiz ya da Politikaya Çağrı
8 Şubat 2017 Çarşamba
Toplumun zincirlerinden boşalmış ekonomi karşısında, sosyal olanın sınırlarını özgürlük ve eşitlik idealinde çizmeye kalktığı İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemden bahsediyoruz. Emeğin ve sermayenin demokratik korporatizm mekanizmalarıyla uzlaştığı dönem. Öyle ki, ekonominin sınırlarına geri çekildiği, ekonominin toplumdan bağımsız üstün ahlâki otoritesinin sorgulandığı sosyal demokrat kimliği haiz refah devleti dönemi.
Sözün İçinde Kalan Tarih
6 Şubat 2017 Pazartesi
Sözün üstünden öğrenecek olduğumuz tarih bir ucuyla tartışmalı olacak olsa da onu yazı haline getirip otoritenin alanı olmaktan çıkarabilir ve ondan kurtarabiliriz. 1915 yılında Ermenilerin yaşadığı kıyım ve sürgün (bu durumu isteyen istediği gibi tanımlayabilir) hâlâ bir yanıyla söz bugüne ne kadarını ve ne getirebilmişse onlarla ancak açıklayabildiğimiz bir trajedidir.
“Üst Akıl”, Akıl, “Aklın Eleştirisi”
5 Şubat 2017 Pazar
Russel Crowe’un başrolünü oynadığı, Nobel Edebiyat ödülünü alan ünlü matematikçinin hayatının anlatıldığı Akıl Oyunları filminde, matematik dâhisi, aklının ürettiği paranoyalar yüzünden tüm kariyerini, hatta ailesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Soğuk Savaş’ın konjonktürü içinde, aklıyla tasarladığı paranoyalar, zaman zaman seyirciyi de ikna edecek bir mantık içinde gerçeklik kazanır.
“Hayır” Ama Nasıl Bir Hayır
3 Şubat 2017 Cuma
Uzun bir süredir devletten öte yana yolunu düşüren muhalif sokaklarda birbirine paradoks iki kavram aynı anda dile getiriliyor: Bu kavramlardan ilki “halka gitmek” üzerinden kendisini ifade eden yüz yüze siyaset ilkesi. İkincisi ise biraz da “öğrenilmiş çaresizlik” nedeniyle bu halkın çoğunluğunun “sağcı, milliyetçi ve muhafazakâr” oluşu.
Hayır'ın Dili
1 Şubat 2017 Çarşamba
“Hayır” üzerine kurulu bir siyasi iletişim kampanyası ilk bakışta bir tezat olarak görünebilir ama durumu yumuşatmak için gerekli mizah ve hiciv ne mutlu ki yine Türkiye siyasetinin alameti farikalarından. Gerilimi tırmandıracak ve iletişime ket vurmaya çabalayacak hamlelere karşı sadrımız geniş, sabrımız engin, dilimiz de kıvrak olsun. Gün ola hayır ola!
Washington DC'deki “Kadınlar Yürüyüşü”nden Manzaralar/İzlenimler
30 Ocak 2017 Pazartesi
Donald Trump’ın ABD başkanlığı yemin töreninin hemen devrisi günü, 21 Ocak 2017’de, bir başka büyük etkinliğe ev sahipliği yaptı Washington, DC. “Kadınlar Yürüşü” (Women’s March) olarak adlandırılan organizasyonun zamanlaması tesadüfi değildi; zira etkinliğin birincil amacı Trump’ı protesto etmekti. Ve protesto etkinliği bir gün önceki resmî töreni gölgede bırakmayı başardı
Anayasa Değişikliği Çevre İçin Ne Anlama Geliyor?
30 Ocak 2017 Pazartesi
AKP'nin on sekiz maddeden oluşan “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Anayasa değişikliğinin TBMM’de kabul edilmesiyle birlikte Türkiye’yi referanduma götürecek süreç de başlamış oldu. Siyasal rejimin topyekûn yeniden inşası anlamına gelecek yenilikler, pek çok alanda köklü değişikliklere ve hatta sistemin kilitlenmesine yol açabilecek düzenlemeler içeriyor.
Ben, Daniel Blake Gibi Biri
29 Ocak 2017 Pazar
“Ben, Daniel Blake” filminden çıktıktan sonra aklınızda kalmayacak bir cümle bu. Çünkü iş kurumu görevlisine, o hafta, sokaklarda dolaşarak iş aradığını, “cv”sini işyerlerine elden bıraktığını anlattıktan sonra, “Peki ama kanıt nerede?” “Akıllı telefonunuzla fotoğraf çekmediniz mi?” “Ben nereden bileceğim gerçekten iş aradığınızı?" gibi sorularla karşılaşan Daniel Blake “Beyan esastır,” diyor.