Erdoğan Özmen
27 Eylül 2023 Çarşamba
Günümüz toplumlarında söz konusu her iki işlev ve boyut da aşınmış ve gerilemiş olduğundan, muhtemelen daha çok, daha geniş bir yelpazeye yayılan ruhsal ızdıraptan mustarip haldeyiz. Çünkü toplumlarımızdaki bu dönüşüm, her birimizi toplum, toplumsal işleyiş, egemenlik ilişkileri ve yapıları yerine kendini sorunsallaştırma mecburiyeti ile yüz yüze bırakıyor. Kusur, başarısızlık ve yetersizliğin ve toplumsal ilişkiler, kimlik ve aidiyet alanlarında yaşadığımız zorluk ve açmazların nedenlerini yalnızca kendimizde arıyoruz.
Ömer Laçiner
26 Eylül 2023 Salı
Fazla söze gerek yok. Türkiye’de siyaset sahnesinin üzerine kurulduğu sütunların en fazla ağırlık taşıyanı, iktidar-muhalefet tahterevallisinin sabitleyici aksı bu reddedişlerdir. Bunun ibretlik bir kanıtına yakınlarda tanık olduk. Görevini hakkıyla yapan medya kuruluşlarındaki gazeteci ve yazarların dehşet verici, vicdan sızlatıcı hikâyesini anlattıkları olay ve dava süreçlerini hatırlatan Sezgin Tanrıkulu’na reva görülen muameleden bahsediyoruz elbette.
Orhan Koçak
26 Eylül 2023 Salı
90’lı yıllarda doğanların büyük çoğunluğu için “mevsim” sözcüğünün içerdiği nüanslar epeyce silinmiş olabilir. Bir farka biz işaret edelim. Yaşlılar söz konusuysa eğer, sonbaharı (ya da herhangi bir şeyi) özlemekten çok, bir beladan kurtulma isteği baskındır, “aman şu sıcak geçsin,” deriz, “şu musibet defolup gitsin!” Kırk yaşı fazla aşmamışlar içinse mesele bir yükten kurtulup hafiflemek kadar, belki daha çok, aktif bir şekilde bir durumu özlemektir.
Işıl Kurnaz
22 Eylül 2023 Cuma
Ama buradaki asıl mesele, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen nafakanın süresiz olduğunu ve hâkimin takdir yetkisi olmadığını vurgulayan yanlış bir kamuoyu yaratılması meselesi. Üstelik Medeni Kanun’un 2. maddesi açıkça hakkın kötüye kullanımını yasaklamışken, sanki hem AYM kararı hem 2. madde yokmuş gibi bir süresiz nafaka mağduriyeti balonu yaratılıyor. Zaten Yargıtay’ın ilgili kararlarından da nafaka miktarının belirlenmesinde tarafların mali durumlarının dikkate alındığını görüyoruz...
Cuma Çiçek
21 Eylül 2023 Perşembe
Geçmişin muhasebesi ve ortak gelecek ufku inşasını Kürt meselesini de içerecek şekilde yapmak gerekir. Türkiye’de siyasi alanda demokratikleşme, ekonomik alanda eşitlik ve adaletin sağlanması için Kürt meselesinin çözümü iyi bir kaynak işlevi görebilir. Bu noktada, demiryolları üzerinden iki farklı Türkiye tablosunu hatırlatabiliriz. İlki muhasebe yapmayı, ikincisi ise ortak gelecek inşası üzerine kafa yormayı gerektiriyor.
Tanıl Bora
20 Eylül 2023 Çarşamba
Merceği İslamcı entelektüellerin üzerinden kaldırıp, kamusal entelektüellerin durumuna gelelim. Atasoy Müftüoğlu'nun ve İslamcı entelektüellerin vaziyetini ele alırken Ertuğrul Zengin'in fazla ilgilenmediği bir yere bakalım; kamusal entelektüel etkinliğinin ve varoluşunun yapısal sorunlarına veya krizine dair sorular soralım. Esas mesele, kamusallığın zemininin, iklim krizine teşbih edebileceğimiz şiddette bir erozyona uğramış olması.
Orhan Koçak
18 Eylül 2023 Pazartesi
Bu mecranın yazar ve okurlarının da hatırlayacağı yazar Ahmet Çiğdem’in yeni kitabının adı Sadakat Güzergâhı (Ankara: Vulgus, 2023). Burada bir “borç”tan ve bunun ödenme yükümlülüğünden söz ederek işe başlıyor Çiğdem. Sadettin Elibol’dan Fazlurrahman’a, Peyami Safa ve Erol Güngör’den burada ne işi olduğu ilk bakışta belli olmayan Murat Belge’ye tadar çeşitli “kamusal aydınlar” (eski deyimiyle “püblisist”ler) hakkında gözlemler ve saygılı, genellikle “kurtarıcı” ve az da olsa “torpilli” değerlendirmeler buluyoruz kitapta.
Derviş Aydın Akkoç
17 Eylül 2023 Pazar
Vedat Milor’un Buyurun Ziyafete kitabından önceki Hesap Lütfen! adlı kitabının alt başlığı: “özgün, dengeli ve lezzetli bir yaşamın peşinde.” Çetrefil sıfatlardır bunlar: kendine has ve karakterli anlamında özgün; aşırılıklarından arınmış, mutedil ve kendi mecrasını bulmuş anlamında dengeli, ve bu iki zorluğun basıncına rağmen hâlâ lezzetli, demek yaşanmaya (yemeye) değer bir hayat. Yaşam mefhumunun soluna dizilmiş tüm bu sıfatlar aslında bilinçli, çalışılmış, hatta bir program dahilinde işleyen bir arzunun hedef imgeleridir.
Erdoğan Özmen
13 Eylül 2023 Çarşamba
Mevcut eşitsizlik, baskı ve egemenlik biçimlerini ortadan kaldırma mücadelesidir. Yoksulluğu, baskı, sömürü ve egemenlik biçimlerini asıl olarak ve öncelikle insanlıktan çıkaran, insanı yerinden eden, insanı aşağılayan, insanlık haysiyetini ortadan kaldıran ilişki ve yapılar olarak görme ve onları asıl olarak bu nedenlerle yok etme mücadelesidir. O mücadele önceden varolan, hazır failler olarak yoksulların, işçi sınıfının mücadelesi ve siyaseti olarak düşünülmemelidir... En geniş anlamıyla insanlık mücadelesidir.
Murat Belge
11 Eylül 2023 Pazartesi
Tayyip Erdoğan “Barışçı Çözüm” diyerek bir başka yönde ilerlemenin mümkün olduğunu işaret ettiğinde ülkede çok olumsuz bir hava esmemişti. İtiraz etmesini beklediklerimiz itiraz ettiler. Ama azınlıktaydılar. Tayyip Erdoğan, sanırım HDP’nin (ve Demirtaş’ın) kendi temsil ettiği dünya görüşüne hiçbir yakınlık duymaması karşısında politikasını değiştirme gereğini duydu ve kendi yaptığını tersine çevirdi. Ama böyle yapması için toplumdan gelen bir baskı olmadı.
Cuma Çiçek
7 Eylül 2023 Perşembe
Başta siyasi partiler olmak üzere sivil toplum aktörleri, Kürt medyası ve akademisinde muhalefet kültürünün zayıf olduğunu not etmek gerekir. Kürtler arası sosyal ve siyasal farklılıklar bir muhalefet meselesiyken çoğu durumda bir toplumsal çatışmaya, brakujiye (kardeş katline) dönüşebiliyor. Bu alanda partizan olmayan sivil toplumun güçlenmesi, yine politik ve ideolojik olarak karma örgütlerin hem sayılarının artması hem de niteliklerinin iyileşmesi bu alandaki ana göstergeler olarak izlenebilir. Üçüncü meydan okumayı sınıf meselesi oluşturuyor...
Tanıl Bora
6 Eylül 2023 Çarşamba
İNAT Derneği’nin bir başka sloganı, inadı umutla, dayanışmayla eşliyor: “İnatla, umutla, kol kola…” Ütopyada inat etmek ve bunun için emek vermek... İnadın en halis yakın anlamlısı, has yoldaşı, sebat değil mi? Sebat, inadı ‘terbiye’ eder, ayaklarını yere bastırır, onu manasız bir hırs olmaktan esirger. Vüs’at O. Bener’in roman kahramanının adından ilhamla söyleyelim, Muannit Sahtegi olmaktan alıkoyar...