Derviş Aydın Akkoç
13 Ağustos 2023 Pazar
Orhan Veli’deki bu hayret edimi –ki poetikasının omurgasını oluşturur– belki de en kristal ve yetkin haline, onun muntazam işlerinden biri olan “Ölüme Yakın” şiirinde kavuşur. Ölüme yaklaşmanın gerilimi bu nefis şiiri bir ucundan diğerine kateder. Buradaki yaklaşma süreci aynı zamanda bir uzaklaşma sürecidir de: “çok sevilen salata” da dahil öznenin tecrübe ettiği dünya ağır ağır siliniyor, kimi hatırlatıcılar –dirim imgeleri– aradan çekiliyordur.
Tanıl Bora
9 Ağustos 2023 Çarşamba
'Eski' merkez sağın düşman imgesi, komünizmdi.  Komünizmin radikalliğine, aşırılığına, fanatikliğine karşı, o mutedilliğin temsilcisiydi. Soğuk Savaş'ın bitimiyle merkez sağ, galip gelmiş olmanın güveni ve artık düşman siyasetine ihtiyaç olmayacağı kabulüyle rehavete girerken; yeni (radikal, popülist) sağ, yeni düşman ve düşmanlar tayininde büyük maharet göstererek ön aldı. Mevcut düşman imgelerine yeni yakıt verdi, icabında yenilerini icat etti.
Murat Belge
7 Ağustos 2023 Pazartesi
Meşruiyeti her an terk etmeye hazır bir iktidara karşı nasıl muhalefet edileceği sorunsalı var, Kürt sorunu ve partisi, siyaseti var, şimdiye kadar “milli” bayrağı sallandığında AKP’nin anti-demokratik uygulamalarına verilmiş destek var. Kılıçdaroğlu bu konularda o kadar parlak bir sınav vermedi. Kılıçdaroğlu başkan ya da değil, CHP bu sorulara şimdiye kadar olduğundan daha doyurucu çözümler ve stratejiler üretmek zorunda.
Orhan Koçak
3 Ağustos 2023 Perşembe
Celali isyanları, beylerbeyilerin ve çeşitli yerel ümeranın emrinde (“kapusunda”) toplanmış paralı askerlerin (“kapu halkı”, “yevmlüler”, “sarıcalar” vb.) başıbozuğa çıkmalarıyla başlamıştır. Celalileri Mustafa Akdağ ve William Griswold gibi yazarlardan okuyanlar, bu isyanlarda devletin aktif rolü konusunda çok net bir fikir edinmeyebilirler; devlet, daha çok reaktif bir roldedir bu anlatımlarda, bir çözülme, dağılma eğilimine karşı kendini savunmaktadır.
Erdoğan Özmen
2 Ağustos 2023 Çarşamba
İçimizdeki bir yer sayesinde öteki insanların/başkalarının acı, yoksunluk ve çaresizliklerini kendi acı, yoksunluk ve çaresizliğim olarak görecek/bilecek bir ruhsal kudret ve yatkınlık taşıyorum. Kendim, kendi benliğim ve bedenim, verili ve kısmi kimliklerimle sınırlı ve kayıtlı olmaktan çıkıp ortak ve evrensel insanlık zeminiyle buluşmak, “insanlık tektir” ideasını temsil etmek isteyen, bunun için huzursuzluk içinde öne atılan bir ruhsal kapasiteye sahibim.
Cuma Çiçek
31 Temmuz 2023 Pazartesi
Mart 2024 yerel seçimlerine sekiz ay gibi kısa bir zaman kalmasına rağmen ne CHP genel merkezindeki değişime/dönüşüme dair netleşmiş bir yol haritası bulunuyor ne de İstanbul başta olmak üzere muhalefetin yönettiği 11 büyükşehirde kimlerle nasıl bir yol izleneceği biliniyor. Bu tempoyla devam edilmesi durumunda muhtemelen Altılı Masa’nın adayını seçime iki ay kala büyük bir krizle kamuoyuna duyurduğu deneyime benzer bir durum ortaya çıkacak.
Ömer Laçiner
28 Temmuz 2023 Cuma
Muhalefetin art arda birçok seçimde çoğunluğu sağladığı bu vilayetler, ülke nüfusunun kabaca %40’nı barındırmasına mukabil, üretilen ekonomik değerin ve nitelikli insan toplamının neredeyse %70’ini temsil ettiği için; son analizde Türkiye’nin kaderinde en belirleyici faktördürler. Bu bakımdan AKP iktidarının, önümüzdeki genel seçimlere kadar tasarladığı herhangi bir “işleri yoluna koyma” planı varsa bunun ilk elzem koşulu herhalde başta İstanbul olmak üzere geçen yerel seçimlerde kaybettiği Batı Anadolu ve Akdeniz kuşağı metropol belediyelerini yeniden kazanmaktır.
Tanıl Bora
26 Temmuz 2023 Çarşamba
İçinden ve/veya dışından sol tazyik olmadığında, ‘kendi haline’ kaldığında, CHP’nin iliği kemiği, Güven Partisi’dir. 2017 Mayıs’ındaki haftalık yazısında söylediğimi tekrarlarsam, içinden ne kadarını çıkarıp atsa yine bitmeyecek bir Güven Partisi iliği... Cumhuriyetçi-muhafazakârlığın partisi… Üzerindeki “devlet partisi” kılığına ayna karşısında sürekli çeki düzen vererek, dışına itildiği devlete kendini beğendirmeye çalışan bir parti.
Erdoğan Özmen
23 Temmuz 2023 Pazar
Kökensel acizliğimizi ve yetersizliğimizi, çeşitli duygu durumlarımızı aynalayarak temsil alanına taşıyan ve tahammül edilebilir kılan ötekini/anneyi aynalamaya çalışmaktan, demek bir karşılıklılık ve ortaklık ilişkisi arayışından, pasif konumdan çıkarak aktif olmanın imkanlarını yaratma çabasından köken alır vicdan. Ötekini ilk kez kendi ötekiliği içinde tanımanın, ötekine uzanmanın ve temas etmenin, kendi dikkatini, bakışını ve sevgisini ötekine hediye etmenin ilk momentidir bu.
Murat Belge
18 Temmuz 2023 Salı
AKP iktidarının bu keyfi “iktidar sürme” üslubunun normal olarak bir siyasi partinin ortaya koyacağı muhalefeti bir şekilde geçersizleştirdiğini düşünüyorum. Örneğin “mecliste muhalefet” bu iktidarla birlikte anlamlı bir şey olmaktan çıktı. Soru önergesi veriyorsun, ama adamın bunu ciddiye alıp cevap vermeye niyeti yok. Bu koşullara bakınca bir “parti yapısı içinde” muhalefet değil de “bir hareket” olarak muhalefet akla geliyor: “vaka mahallinde” bulunmayı temel alan bir etkinlik biçimi.
Derviş Aydın Akkoç
16 Temmuz 2023 Pazar
“Kırk yıllık kel tiryakiler gibi” sigaraya başladığında daha on üçünde, arkadaşlarıyla Çılgınlar Grubu’nu kurup da “kız başına” düğün salonlarında şarkılar söylemeye başladığında ise on beşindedir. “Yerçekimi ve zaman” hariç önüne dikilen her engele ve haksızlığa itiraz edeceği daha baştan bellidir: El bebek gül bebek bir prenses değil, bir Amazon savaşçısı gibidir, yaradılıştan hırçın ve kural tanımazdır; asla evcilleştirilemez. Yabanıl güzelliğinin gerisinde tuz sesleri vardır.
Işıl Kurnaz
15 Temmuz 2023 Cumartesi
Milli Eğitim Bakanı "Kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin ilk söylediği şey 'Erkeklerin olduğu yerde olmasını istemiyorum' oluyor. Karma eğitim esas ama kız okulları kurmak gerekiyorsa kurulur." dedikten hemen sonra tarikatlardan ve Hüdapar’dan destek gecikmedi. Milli Eğitim Bakanı’nın açıklaması, kılıfıyla beraber geliyordu tabii. Kız çocuğunu erkeklerle aynı okula göndermek istemeyen mağdur ve mazlum ailelerin kız çocukları için kız okulları açılabilmeliydi. Toplum mühendisliğiyle siyaseti dizayn etme çabası diyelim mi?