Umut Bulut’un Babası
16 Mart 2016 Çarşamba
Son beş ayda üç patlama oldu bu şehirde. O kadar çok kayba ağladık, o kadar korktuk, o kadar çok endişelendik ki artık yerimiz kalmadı. Ödümüz kopuyor bir kez daha canımız yanacak, yine canlar kaybedeceğiz diye. Acı o kadar çoğaldı ki, korku duygusu sinik, yerleşik bir şey haline geldi zihnimizde. Endişe şekil değiştirdi, günün tamamına yerleşti.
Anormal Zamanlarda Uzlaşmamak Bir Lüks
14 Mart 2016 Pazartesi
Politika bir müzakere zemini olmaktan çıkarak karşılıklı “kırmızı çizgilerin” ya da önyargıların karşı karşıya geldiği bir uzlaşmama durumuna döndüğünde, bunun sonucu siyasi kutuplaşma oluyor. Kutuplaşmadan en fazla yarar sağlayan da korkudan beslenen sağcı popülist politikalar. Korku beklemeye tahammül edemeyen, paniğe dönüşerek, kendisine “öteki” olarak gösterileni hemen suçlu ilan etmeye hazır bir ruh hali.
İslâm Düşüncesinin Yenilenmesi Üzerine
11 Mart 2016 Cuma
Bugün gelinen noktada İslâm dünyasının mevcut vaziyetinin iç açıcı olduğu söylenemez. Nitekim mevcut durumdan İslâm dünyasının önemli bir çoğunluğu dahil, hemen hemen herkes şikâyetçi. İslâm dünyasının bu önemli çoğunluğu, İslâm dünyasının Batı’nın “gerisinde” görüldüğü -İsmet Özel’in ifadesiyle “aşağılık duygusu” yaşadığı- ve başta Ortadoğu’daki “iç savaş” olmak üzere dünyanın birçok “savaşsız bölgesinde” meydana gelen olaylardan Müslümanlar “sorumlu” tutulduğu için şikâyetçi ve rahatsız (bunda Batı’nın, Müslümanlarca suçlanmasıyla birlikte Müslümanlar arası karşılıklı suçlamalar da var).
“Ununa Bir Sözüm Yok. Eleğini Astığın Duvar Yıkılsın!”: Ekoloji, Emek Hareketleri ve Feminizm
8 Mart 2016 Salı
Kafka’nın Dönüşüm romanını her okuduğumda Samsa’nın gösterdikleriyle tefekküre dalarım. Böceğe dönüşerek bir zamanlar sırf borç ödemek için yaptığı işin sıkıcılığını kavrar, müzik dinlemekten aldığı keyfi fark eder Samsa. Ruhu bedeninin hapishanesinden böceğe dönüşerek kurtulmuştur. Fakat bir yandan da bir böcek olarak konuştuklarının anlaşılmamasının, sözlerinin insanlara böcek vızıltısı gibi gelmesinin sıkıntısını çeker.
Bir İnanç Sistemi Olarak Modern Batı Tıbbı
7 Mart 2016 Pazartesi
Bugün özellikle gelişmiş Batı dünyasının yaygın tıp pratiği, ilaç kullanımı ve cerrahi işlemler üzerine kurulu bir sistem haline geldi. Aslen akut sorunlar için dizayn edilmiş tedavi protokolleri kronik rahatsızlıklarda ve hatta hiçbir hastalık bulgusu olmamasına rağmen “koruyucu” amaçla insanlara sunulmaya başlandı.
“Yanınızdayız!”
4 Mart 2016 Cuma
Ne çok duyduk bu ara bu sözü: Yanınızdayız! Gerçi bu ülkede her daim birileri birilerinin yanında olduğunu beyan eder: Bankalar ihtiyaç sahiplerinin, devlet işçinin-köylünün-yoksulun ve illa ki mazlumun, gazeteler ve televizyon kanalları doğrunun ve yalnızca doğrunun. Ama gel gör ki, bazı sözler söylene söylene kendileri aşınmakla kalmaz, onları duyan kulakları da aşındırır.
Bizim Büyük İfadesizliğimiz
4 Mart 2016 Cuma
Fırtınanın nasıl başladığını hatırlayalım. Sultanahmet Meydanı’nda bir canlı bomba eylemi gerçekleşir ve olay yerine ambulanstan önce yayın yasağı gelir. Patlamayla ilgili açıklama yapması beklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan ise canlı yayında patlamanın bir gün öncesinde basında yer bulmuş olan Barış İçin Akademisyenler’in (BAK) “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildirisinin kriminalizasyon sürecini başlatır.
ABD Köle Emeğine Karşı Durabilir mi?
2 Mart 2016 Çarşamba
Şubat ayı Türkiye’de zorla çalıştırma ve kölelik uygulamalarına yönelik tartışmalarla geçti. Ay başında, H&M ve Next gibi ünlü giyim markalarından Türkiye’deki fabrikalarında, aralarında çocukların da bulunduğu Suriyelileri kayıtdışı çalıştırdıkları itirafları gelmişti.
Amerikan Seçimlerinin İki Yıldızı Sanders ve Trump: "Müesses Nizamın" Sonu mu?
27 Şubat 2016 Cumartesi
ABD'de demokratlardan Bernie Sanders'ın ve Cumhuriyetçilerden Donald Trump'ın kazandığı New Hampshire'dan sonra Güney Carolina seçimlerini Cumhuriyetçilerden Trump kazandı. Cumhuriyetçilerden en makul aday olarak gösterilen Jeb Bush'da bu seçim sonrası yarıştan çekildi. Dolayısıyla Cumhuriyetçi Parti elitleri Trump'a karşı daha “makul” olan iki aday arasından -Ted Cruz ve Marco Rubio- seçim yapacak.
Zor Zamanlarda Yaşamak Ya da “Olamamak” Hali Üzerine Bir Ağıt
26 Şubat 2016 Cuma
Zor zamanlarda yaşıyoruz. Geçmişin de bir parçası olduğu çürümüşlük şimdinin bütün kılcal damarlarına yayıldıkça yayılıyor. Ekonomik olarak, siyasi olarak ve moral değerler olarak çürüyoruz ve çöküyoruz. Zaman bir zorluk olarak kristalize olup kendini sadece dışarıdan dayatmıyor. Kendimizi nesnel tarihin seyri içinde oluşmuş zor zamanların içinde bulmuş veya o zamanlara fırlatılmış değiliz sadece.
Kobanî'den Cizre'ye: Özgürlük ve Katliam Arasında Kürtler
24 Şubat 2016 Çarşamba
Son zamanlarda birçok kişinin kafasını kurcalayan bu sorunun cevabını belki de her şey yolunda gidiyor gibi görünürken aramak daha doğru olacak. "Çözüm süreci" adı verilen zaman aralığında çözüme dair “ciddi” bir adım atılmamakla beraber, barış adına kıymetli olan çatışmasızlık atmosferi, çözüm sürecinin esasına dair tartışmaları teşvik edecek düzeye gelemedi.
Başka Bir Dış Politika Mümkün: Diplomasiye İlişkin Yapıcı Öneriler
22 Şubat 2016 Pazartesi
Suriye’deki ve bölgedeki aktörlerle diyalog kurabilen bir Türkiye barış pazarlıklarının önünü açabilir, hem ABD’yi hem Rusya’yı kaygılandıran uzun bir savaşın önüne geçebilir ve en önemlisi, Türkiye halkına daha ağır bedeller ödetmeden bu macerayı bitirebilir. Elbette ki burada sözü edilen, topraklarının bir kısmını sadece fiilî olağanüstü hal rejimiyle yönetebilen rekabetçi-otoriter Türkiye değil, iç politikasında da barış, demokrasi ve çoğulculuğu önceleyen bir Türkiye.
Orhan Kemal Sosyolog Olsa N’olurdu?
20 Şubat 2016 Cumartesi
Orhan Kemal İstanbul’dan Çizgiler kitabında kendisinin de parçası olduğu yoksul mahalleleri Ferit Öngören ile dolaşır. O anlatır, Ferit Öngören çizer. Bu kitapta beni etkileyen sınıf gözlüğüne sahip Orhan Kemal’in gerçekliğe bakma arzusu, bu arzusunu hikâye arayan bir yazar avcılığı ile değil samimi bir ezilen dayanışması ile yapması ve bunu yaparken naif, masum yoksul aramamasıydı.
İfade Özgürlüğüne Ekvador’dan Bakmak
19 Şubat 2016 Cuma
İfade özgürlüğü karnesi kırıklarla dolu bir devletin lideri şubat başında, yine ifade özgürlüğünden sınıfta kalan bir başka devlete konuk oldu. Misafir liderin konuşması sırasında ev sahibinin “haşarı” yurttaşları rahat durmayınca, konuğun korumalarının şiddetine maruz kaldılar. Üstelik bu yabancı saldırı alışık oldukları şiddetten bile hızlı gelince, ülke gündemi bir anda karmakarışık oluverdi.
Batan Güneşin Ülkesinde: "İslâmlaşma” ve “Vatansever Avrupacılık” Üzerine Düşünceler
18 Şubat 2016 Perşembe
Pegida'nın (Patriotische Europäer Gegen die Islamisierung des Abendlandes – Batı’nın İslâmlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar) 2014 sonu 2015 başında tanık olduğumuz ani yükselişi ciddi bir ilgiyi hak ediyor. Genel olarak göçmenlere ve sığınmacılara özel olarak ise Müslümanlara yönelmiş ve Avrupa'nın sözde İslâmlaşması üzerinden kendini var eden korku tellallığı ile harmanlanmış nefret, Avrupa'daki aşırı sağ populizmin standart bir ikiyüzlülüğü ve hiçbir şekilde Almanya'ya özgü değil.
“Bir Gün Elbette Orhan Pamuk’u Seveceksiniz (Orhan Pamuk’u Seviniz)”
16 Şubat 2016 Salı
İçinden geldiği zümrenin Orhan Pamuk’u sevmemesinde de anlaşılmayan bir şey yok. Kar romanında Atatürk’ü oynamak isteyen oyuncu tasviri, kitabın yayımlandığı dönemde de rahatsızlık uyandırmış, bu kişinin kim olduğu tartışılmıştı.
Gitmeye Mecbur Suriyeliler
15 Şubat 2016 Pazartesi
“İnsan düşmeye görsün,” denir Anadolu’da refah içinde bir yaşam sürerken varını yoğunu bir anda kaybetmiş insan için. Başına bir felaket gelmiştir mutlaka. Her şey bir anda olmuştur. Bu yüzden hazırlıksız yakalanmıştır. Asıl serüven bundan sonra başlayacaktır, yaşamın çirkin yüzüne bundan sonra şahit olunacaktır. Yaşanan hakiki manada bir “düşüştür”.
Öğütülmeyi Beklemek: Hukuksuz Bir Rejimle İşbirliğinin Artıları ve Eksileri
10 Şubat 2016 Çarşamba
Başta barış hareketi olmak üzere muhalif kesimlerin dertlerini ülke içinde ve dışında anlatmakta zorlanması, mevcut rejimin ‘melez’ niteliğinden kaynaklanıyor. Seçim günü büyük ölçüde adil geçen bir oy verme işlemi var; bu yönüyle demokratik sanılabilecek bir rejimden söz ediyoruz.
Nükleer Anlaşmanın Ardından: İran Muhalefeti İçin Yol Ayrımı
12 Şubat 2016 Cuma
İran ve P5+1 ülkeleri arasındaki nükleer anlaşma somut sonuçlarını vermeye başlıyor. Ambargoların kalkmasıyla eşzamanlı olarak Cumhurbaşkanı Ruhani, bu satırların yazıldığı sırada halen devam eden Avrupa turuna çıkmış durumda. Aslında Lozan görüşmelerinden beri anlaşmanın sonuçlarına dair tartışmalar hem İran içinde hem diasporada hem de uluslararası çapta sürüyor.
Kuzey Avrupa’nın Cömert Sosyal Devletleri
9 Şubat 2016 Salı
Avrupa son zamanlarda mültecilere yönelik tuhaf bir uygulamanın, daha da tuhaf biçimde hızla yayılmasına sahne oluyor. Nazi Almanya’sını anımsatan çağrışımlar içerdiği yönündeki eleştirilere rağmen, giderek daha fazla gelişmiş devlet, ülkeye giren sığınmacıların üzerindeki nakit para ve değerleri eşyaya el koyuyor.
Siyasal İslâmcılarda Arzulanan Aydın Prototipi: Entelektüelliğin Sefaleti
8 Şubat 2016 Pazartesi
Türkiye’de, AKP döneminde “yetişen aydın ve entelektüel camia”dan bahsederken, şu temel soru kendini sormayı dayatıyor: AKP’nin hükümette olduğu geçen on dört yıllık zaman zarfında, Noam Chomsky’nin imzaladığı bildiriye karşı neden kendi fikrini ortaya koyabilecek aydınlar değil de “kan banyosundan” bahseden organize suç örgütü liderleri ortaya çıkmıştır?
Sol İlahiyat’ın Güncelliği
6 Şubat 2016 Cumartesi
Kanımca Kant’ın felsefeye en önemli katkılarından biri, felsefe ile güncellik arasında kurduğu dolaysız ilişkidir. Kant, en spekülatif tufanda bile, dinginleştirici bir soru ile felsefeyi güncelin alanına çeker. Kantçı felsefenin üzerindeki kesif kuzey sisi, bu güncellik müdahalesi ile dağılır ve gökyüzü, Kant’ın mezarını aydınlatmasını arzuladığı yıldızların parlaklığıyla göz kamaştıran bir güzelliğe erişir.
Barış Bildirisi, Entelektüel ve Sorumluluk
5 Şubat 2016 Cuma
Edward Said Entelektüel: Sürgün Marjinal Yabancı isimli kitabında entelektüelin sorumluluğu, toplumsal alanla ve toplumla ilişkisi üzerine kendine has bir entelektüel tanımı sunar. Ona göre entelektüelin asli görevi hegemonya (ki buna devlet ve devletin araçları diyebiliriz) tarafından uygulanan baskılar karşısında görece bağımsızlığını koruma arayışına girmektir.
KKTC’nin “Yeni” Partisi
4 Şubat 2016 Perşembe
Kıbrıs’ın kuzeyinde, Kudret Özersay liderliğinde yeni bir partinin (Halkın Partisi) kurulacağının belli olmasıyla birlikte bir tartışma dalgası da başlamış oldu. Kuzey’de çok sınırlı sayıda olan tartışma platformlarında, henüz parti programı da açıklanmamışken, partiyi “sınıf”la sınayıp siyasi yelpazenin sağına yerleştiren yazılar da yayımlandı, partinin “üçüncü yolu” temsil ettiğini ve “ne sağ ne sol” olduğunu savunan yazılar da…