Bize Ulus Karşıtı Diyorlar: Peki Onlar Hindistan'ı Nasıl Görüyorlar?
3 Şubat 2016 Çarşamba
Kurucuları, kendilerini güçlendiren bu kültüre olan muazzam inançlarıyla birlikte en muhafazakâr Brahman kastından geldiler. 20. yüzyılın başlarından bu yana ana akım seküler özgürlük mücadelesine karşı çıktılar ve dinî çizgide örgütlenmeye başladılar. Açıkça Hitler'e hayranlıklarını belli ettiler ve Nazilerin azınlıklara olan yaklaşımını örnek almanın Hindistan'a "kazanç" sağlayacağını söylediler.
Barış Ünlü Vakası veya Akademisyenin Bir “Sanık” Olarak Portresi
2 Şubat 2016 Salı
Bugün bir kez daha, üniversitenin 1128’likler vakasıyla aynı türden bir tazyikin altında olduğunu görüyoruz. Barış Ünlü’nün bir sanık olarak çizilen portesi, bu türden tedip ve tasfiye harekâtlarının gelişim sürecindeki halkalardan birini işaret ediyor. Tarihin bir kez daha tekerrür etmemesi için, şimdi bir kez daha, “Barış için” akademisyenler olma ödeviyle karşı karşıya gelmiş bulunuyoruz.
Paris Katliamının Ardından: Kamusal Alanı Yeniden Düşünürken
1 Şubat 2016 Pazartesi
Yaygın bir sosyolojik bakış açısı güncel meseleleri düşünürken sıkça bunların özünde “Öteki’yi anlamamak”tan (meselenin güncelliğine göre bu Öteki Şarklı, Arap, Yahudi, Kızılderili, Müslüman vb. şeklinde çoğaltılabilir) doğan sorunlar olduğunu vurgulamakta, toplumsal yabancılaşmayı, iki insanın birbirlerine bu denli yakınken sözgelimi çeşitli kamusal mekânlarda, aynı zamanda nasıl bu kadar uzak olabildiklerini çağdaş toplum incelemelerinin kalbine yerleştirmektedir.
Anadoluculuk-Milletçilik-Yerlilik
28 Ocak 2016 Perşembe
“Yerli ve milli.” Tanıl Bora’nın Birikim Haftalık’ta yayımladığı yazıda “Anadolucu” ve “İslâmcı” mecraların bu kavramlarla kurduğu ilişkilerin kritiği yapılıyor. İslâmcılarla ilgili değerlendirmeleri belki başka bir yazıda ele alabiliriz. “Günümüz Anadoluculuğu” hakkında yazılanlar ise mutlaka ele alınmalı.
İsim Şehir Eşya Bitki Hayvan
27 Ocak 2016 Çarşamba
Küçükken bu oyunu herkes oynamıştır değil mi? Lakin girizgâhımızda bu masum oyundan uzun uzun bahsetmeyeceğim. Olsa olsa sadece yazının başlığı olur. Çünkü son günlerde gündeme gelen Hakkâri ve Şırnak’ın taşınma mevzusu benim aklıma daha tuhaf bir şeyi, yıllar önce arkadaşlarıma absürt espri olsun diye zaman zaman kastığım garip diyaloglar manzumesini getirdi.
Hılbıjartın: Kürdlerin Seçimle İmtihanı
26 Ocak 2016 Salı
Hayatta her gün tercihler yapıyoruz; tercihlerimiz, beraberinde doğrularımızı ve yanlışlarımızı getiriyor, anlık verdiğimiz kararlarda, yaptığımız tercihlerde “isabet” olup olmadığını zamanla anlayabiliyoruz; sorun, alınan kararların ve yapılan tercihlerin, hangi nedenlerle ve hangi ortamda verildiğini düşünmek ve anlayabilmektedir.
Siyasal İslâmcı Tahayyülde İç Düşman/Hain Figürü
25 Ocak 2016 Pazartesi
AKP’yi kuran kadrolar içinde neşet ettikleri siyasal İslâmcı partiden kopup başka bir parti altında yollarına devam ettiler belki ama taşıyageldikleri siyasal İslâmcı tahayyülü pek de sorgulamadıklarını Gezi protestolarından 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarına verdikleri tepkilere bakarak söylemek mümkün.
Kötülük Hafızası: Cumhuriyet’in Diyarbakır’da Kimlik İnşası
23 Ocak 2016 Cumartesi
Bünyesinde farklı etnik ve dinî grupları barındıran Modern dönem öncesinin siyasal yönetim yapıları İmparatorlukların, yükselen milliyetçi ideolojik dalgaya mağlup olarak tarih sahnesinden birer birer silinmesiyle yerine bu zemin üzerine inşa ve ikame edilen ulus-devletlerin dayandığı akıl, başta özgürlükler olmak üzere, pek çok alanda bir sorun ve sorunsal olarak bize tevarüs etmiştir.
“Aydınların İhaneti”: İktidar-Entelijansiya İlişkisi
22 Ocak 2016 Cuma
Şu anda gözlemlediğimiz süreç, sadece bir imza kampanyasına milliyetçi saiklerle tepki gösterilmesi değil, akademide örgütlü olan muhaliflerin zayıflatılması amacıyla başlatılan bir cadı avı. Savcılar metinde suç unsuru bulmayı başaramadı henüz, ama soruşturmalar, uzaklaştırmalar derken imzacıların bir kısmı yerinden edilmeye başlandı bile.
Endişeye Mahal Yok
21 Ocak 2016 Perşembe
2016, Irak’ta savaşmış İngiliz askerleri için basında yer alan tedirgin edici haberlerle başladı. Zira Irak Savaşı sırasında İngiliz askerler tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen kötü muamele, işkence ve yaşam hakkı ihlallerini araştıran İngiliz Savunma Bakanlığı’na bağlı birimin başındaki Mark Warwick, askerlere yönelik yargılamaların olacağını, hatta kimi vakaların savaş suçu kapsamında ele alınabileceğini ifade etti.
Sona Doğru: Hal ve Gidiş
20 Ocak 2016 Çarşamba
Daha önce de çeşitli vesilelerle dile getirdiğim gibi, HDP’nin meşru yasal siyaset zemininin daraltılması ve marjinalize edilerek “kabul edilebilir” siyasetin dışına atılması ile başlayan mevcut süreç, 7 Haziran seçimleri ile açığa çıkan üç olasılıktan en beterinin, yani politik-karşıdevrimin bir yansıması olarak görülmeli.
Derrida ve Joyce: Yapısökümün Yapısökümü
19 Ocak 2016 Salı
Derrida, Joyce'un kültürü ve tarihi toplama/parçalara ayırma işlemini bir tür “programlama” olarak niteler. “Biz de bu 1000. nesil bilgisayar programının bir parçası oluruz; Ulysses ve Finnegan ile karşılaştırınca, günümüzün bilgisayar ve mikrobilgisayar teknolojisi, çeviri makineleri vb onun yanında 'yaptak' (bricolage) ve tarih öncesinin çocuk oyuncakları gibi kalır. Bizi belleğine yerleştiren bu Joyce yazılımının, Joyceware'in parçası oluruz.”
Abluka
16 Ocak 2016 Cumartesi
Ulus Baker, Yılmaz Güney sinemasının bir özelliğini, esaslı bir özelliğini bulup çıkarmıştı. Farklı metinlerinde birden fazla kere, farklı şekillerde ifade ediyordu bu özelliği. “Ulusal edebiyat nedir?”de Türkiye’de edebiyatın kadim meselesinin, eski ile yeni bahsinin, “yeninin alındığı coğrafya” ile “köken coğrafya” halinde işbaşında olduğunu söylüyor; Tanpınar’ı bu bahiste ayırt edici kılanın, yarattığı kahramanların zihinsel akışından etkilenebildiği bir açılmaya/aralığa yerleşmesi, yazarın kahramanının dilinden kendi özelliklerini türetebildiği bir aralık imkânının açığa çıkması olduğunu ifade ediyordu.
Özgür Düşünce Mücadelesinin Yanındayız
15 Ocak 2016 Cuma
Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin, 11 Ocak 2016 tarihinde hükümete yaptığı barış ve müzakere çağrısının ardından başlatılan linç kampanyası, temel hak ve özgürlüklerin bir parçası olan düşünce ve ifade özgürlüğünün engellenmesine yönelik bu örgütlü saldırı, devlet yönetimine artık bütünüyle hakim olan totaliter eğilimlerin somut tezahürüdür.
Muhbir Vatandaşlığın Hazzı!
15 Ocak 2016 Cuma
Karşımızda arkaik iktidarın, arkaik teknikleri var velhasıl. Buna sevinsek mi üzülsek mi bilemiyorum! Fakat bana kalırsa, bu tekniklerin vakti zamanındakiler kadar sınırsız olmaması, yani örneğin beden üzerine cezanın, kişiyi daracık bir hücreye tıkmanın ötesine geçememesi, bu arkaik iktidarın en hassas yanını oluşturuyor.
Yıkıntı
14 Ocak 2016 Perşembe
Bir ağıdı yarıda kesmenin vebalini boyunlarına cevşen sanıp konduranların dünyasında kaç metre karelik yerimiz var? İki zılgıt arasındaki mesafeyi, doğum ve ölüm zılgıtları arasındaki mesafeyi kısaltmayı bir güvenlik marifeti olarak görenlerin dünyasında kaç güzel şarkı daha söylenebilir?
AK Parti’nin Kürt Sorunu
12 Ocak 2016 Salı
Boşa kürek çekmek dahi olsa, en baştan söyleyeyim: Bu savaşın kazananı olmayacak. Hükümet, karşı taraftaki muhataplarını ciddiye almadığı, düzgün kurgulanmış, şeffaf ve katılımcı bir çözüm sürecine dönmediği sürece şehirlerde PKK ile çatışarak büyük askerî veya siyasal kazanımlar elde edemeyecek.
Ama Hukuk…
10 Ocak 2016 Pazar
Belirlenmiş olan hukuka, belirleyenlerin de uymaması halinde, o da hukuk dışı bir hal alır ve hukuk dışılıkta bu buluşma, karşı tarafı suçlama imkânına da son verir. Bunun adı, gayrimeşruluk zemininde çatışmadır.
Tunus Devrimini Arındırmak
9 Ocak 2016 Cumartesi
Coğrafi ayrım Tunus’un Çağrısı ile En Nahda arasındaki ayrımla önemli derecede örtüşse de temel mesele “İslâmcılık” karşısında “sekülarizm” değil. Temel mesele yüksek işsizlik, ekonomik ve toplumsal marjinalleşme ve iç ve güney bölgelerdeki fırsat yokluğu.
Gürültünün ve Sessizliğin Politikası
8 Ocak 2016 Cuma
Gürültünün bir tekilliğe işaret etmediği, ontolojisinin ancak kültürel bir bağlamda tartışılabileceği ön kabulüyle, bazı güncel örnekleri de göz önüne alan bir deneme yazmak niyetim. Konuya ilişkin etraflı bir tartışmaya girişmekse çok daha geniş bir hacme ihtiyaç duyar; zira konu çetrefil, işitsel deneyimler muhtelif.
Sokağa Çıkma Yasağı, Adalete Erişim Hakkını Kara Listeye Alırken
4 Ocak 2016 Pazartesi
Bu çalışma sokağa çıkma yasağı üzerinden temel hak ve özgürlüklere yönelen saldırıların kendisini hukukla peçeleme girişimi ile bu girişimin ard alanına ışık tutmaya çalışacak. Yaşama, özgürlüğe ve malvarlığına yönelen saldırıların durdurulması isteğiyle yüzleştiğinde AYM’nin genetik öncüller üzerinden soruna verdiği tepkiyi tedbirler üzerinden okumaya çalışacak.
IŞİD, Yoklukçuluk ve Totalitarizm
2 Ocak 2016 Cumartesi
Guillaume Bigot, Paris saldırılarının olduğu hafta yayımladığı, zorunlu askerliğin geri getirilmesini savunan yazısında, küresel cihat ile Fransa arasındaki savaşın bir “uygarlıklar çarpışması” değil de “yoklukçuluk”(neantisme) ile totalitarizm arasında bir mücadele olduğunu savunuyor.
ODTÜ Vakası: ‘Yerli ve Milli’nin Evrensele Saldırısı
30 Aralık 2015 Çarşamba
Bugün Türkiye’de evrensel standartları ve iddiaları olan üniversiteler, yerli ve milli olduklarını söyleyen kurum ve insanların çok boyutlu ve çok yönlü bir saldırısı altında. Bilim kurumları içerisinde yerliliğe en uzak olması gereken TÜBİTAK’ın Başkanı, daha önce kendi kurumunun yayımladığı kitaplardan “kültürel uygunluk ve yerlilik testi”nden geçemeyenlerin toplatıldığını ve yakıldığını gururla söyleyebiliyor; milliyi temsil ettiğini iddia eden köşe yazarına “kültürel hassasiyeti” için teşekkür edebiliyor.
Lacoste’un Sur’daki Ayak İzleri: Coğrafya Hâlâ Savaşmak İçindir
29 Aralık 2015 Salı
“Coğrafya ne işe yarar?” sorusu ilk çağlardan bu yana tartışılagelen kökensel bir arayışı ifade eder. Diğer yandan söz konusu arayış kimilerince pratik bulunan ve pratik olduğu için de bayağı görülen “coğrafya kime yarar?” sorusuyla beraber sorulmadığı oranda önemini ve anlamını da kaybeder.