Cuma Çiçek
21 Mart 2023 Salı
2013-2015 Çözüm Süreci’nin çökmesiyle birlikte AK Parti’nin girdiği yollar ve kurduğu yeni ittifaklar, Kürt sahasında sivil ve siyasal alanın altını oyan uygulamaları, HDP siyasetinde “nefes almayı”, 2015 öncesine dönüş arayışlarını güçlendirmiş durumda. Nitekim, Kılıçdaroğlu’nun HDP görüşmesi sonrası yaptığı açıklamalarda öne çıkan kayyım, siyaset yapma hakkı, bağımsız ve tarafsız yargı vurguları bunu teyit ediyor.
Derviş Aydın Akkoç
19 Mart 2023 Pazar
Çevresindeki şeylerin doğal özlerini bilmeye, belirlemeye ve nihayet kavramaya muktedir olan insanın mevzu kendisi olduğunda çuvalladığından söz ediyordu Hannah Arendt: insan onca bilgi ve tecrübe birikimine rağmen hâlâ bir “büyük muamma”dır. Psikanaliz, felsefe ya da antropoloji ve hatta şiirle bu muammayı çözmek mümkün değildir.
Erdoğan Özmen
15 Mart 2023 Çarşamba
Enkaz altında “Baba bak ben de öleceğim, kimse yardıma gelmiyor, lütfen bir ambulans” diye diye hayata veda eden küçücük Elif’in, Kıbrıs’lı çocukların yokluğuyla hiç baş edemeyeceğiz. Hep hatırlatacağız kendimize; insan kalmak sürekli bir oluş içinde olmaktır. Sürekli kendini yaratma edimidir. Onlardan geriye kalan boşluğu, onların seslerini, anılarını eksiksizce içimizde taşımak, onların yokluğuna tahammül etmek, o eşsiz emaneti korumak, o yoklukla cesaretle özdeşleşmektir.
Murat Belge
13 Mart 2023 Pazartesi
Bugünkü CHP bu anlayışa sahip çıkmıyor. Tersine, gözlemleyebildiğim kadarıyla kendini bu geçmişten sıyırmaya çalışıyor. “Helalleşme” çağrısı ve daha birçok şey bu yönelimi gösteriyor. Bunu çok değerli bulduğumu söylemeliyim. Kılıçdaroğlu’nu anlayan ve onun oluşturmaya çalıştığı kanallar içinde siyaset yapmayı benimseyen parti üyeleriyle CHP gerçekten sosyal-demokrat bir parti kimliği kazanabilir ve bunun Türkiye’ye faydası gerçekten büyük olur.
Tanıl Bora
8 Mart 2023 Çarşamba
Töre'ye atfedilen o hikmet, o metafizik, son kertede devlet kurma, devlet yaşatma kabiliyetine indirgendi. “Töre konuşunca han susar,” gibi 'kadim' vecizeler de vardır gerçi ama töreyi han'ın yani hükümdarın, yani devletin sahibinin iradesine bağlayan yorumlar baskındır. Töre'yi Han'ın koyduğu varsayılır - değil mi ki Orhun Yazıtları'nda da eski hanlar hakkında "ili tutup töre düzenlemiş" deniyordur.
Cuma Çiçek
6 Mart 2023 Pazartesi
Siyaset-inşaat-rant üçgeni etrafında şekillenen kirli ittifaklar ne yazık ki ne Maraş şehriyle ne de İslamcı siyasetle sınırlı. Gerçek anlamda “siyaset-üstü” ve “kapsayıcı” bir tabloyla karşı karşıyayız. Ne Hatay’ın ne İstanbul’un ne İzmir’in ne Antalya’nın ne de Diyarbakır’ın hikayesi özünde Maraş’tan farklı değil. Siyaset-inşaat-rant üçgeni etrafında kurulan ittifaklar farklı siyasi mahallelerde, farklı ölçeklerde “sorunsuz” işliyor.
Işıl Kurnaz
4 Mart 2023 Cumartesi
Çünkü dünya kolaylıkla üzerimize yıkılıyor. Çünkü henüz 1999’da görüyorsunuz ki daha çok ev elde edebilmek için bodrum katlarını zemin katı seviyesine çeken müteahhit, zemini bozarak binayı santimetrekarelerce yükseltmiş, zemin seviyesine bitkisel toprak eklemiş, istinat duvarı yapmamış, kullandıkları deniz kumunu temizleme zahmetine bile girmedikleri için denizin tuzu, betonları aşındırmış.
Erdoğan Özmen
1 Mart 2023 Çarşamba
Psikiyatri/psikoloji aygıtının/disiplininin travma meselesini ele alışı ve travmayı kavrayışında bir tuhaflık yok mu? Bir tür münasebetsizlik ve aşırılık? Hem bir disiplin olarak psikiyatri/psikolojinin hem de tek tek psikiyatr ve psikologların felaket durumlarında sergiledikleri indirgemecilikte, ama daha çok da acelecilikte; “travma” mahalline, “travmatik” olaya dahil oluşlarındaki belirgin telaş ve acelecilikte dile gelen bir tuhaflık ve münasebetsizlik?
Derviş Aydın Akkoç
28 Şubat 2023 Salı
Kâh muteber katillere, kâh ilahlara ya da nebilere, kâh eşyaya, paraya ya da bozuk düzene karşı için için ve hızla kendi kendisini yıpratan bir öfke, ruhun semalarında bir yıldız gibi parçalanarak kayıp giden bir vicdan, şimşek çakımı parıldayıp uzayan bir protesto, derin ve muhkem bir hayal kırıklığı, vahşi ve saldırgan bir utanç seli şahsi olanın sınırlarından kolektif olanın çemberine doğru döne döne, sürüklene yuvarlana, sınır boylarından aşağılara, çoğun kafa üstü çakılmak suretiyle, dilin hiçlik bölgesine doğru sürüklenir...
Tanıl Bora
22 Şubat 2023 Çarşamba
Makam-mevki atlı karıncasına çevrilen, kurumsal uzmanlık gelenekleri tahrip edilen, kurum-kırıma uğratılan devleti onarma gereğinden canhıraş söz edenleri işitiyoruz. Ama asıl meselenin, kamuyu devletin tasallutundan kurtarmak olduğu apaçık görünmüyor mu? "Devlet kapasitesi" denilip dururken, asıl ihtiyacımız, kamusallık kapasitesini artırmak değil mi?
Murat Belge
20 Şubat 2023 Pazartesi
AKP yaşadığımız dönemin bir başka ögesi olarak bizlerin kullandığı kavramları kullanıyor; ama bütün bu kavramları “kavrama”sında bu “dost/düşman” karşıtlığı etkili. “Burjuvazi”, “iş adamı”, “girişimci” v.b.  Evet, bunlar var ve önemli; ama bu sözler asıl önemli olanı söylemiyor. “İş adamı” dediğin kim? Bizimki mi, bizden mi, onlarınki mi? “Sivil toplum” ne? Aynı durum. “Bizden” mi, “onlardan mı? Yani “dost” mu, “düşman” mı?
Kenan Erçel
19 Şubat 2023 Pazar
İleriye kaçış halinin uzantısı olan “sıfır taviz” politikasına göre Cumhur İttifakı’nın hiç ama hiçbir konuda hiç ama hiçbir ihmali, noksanı olamaz. Bir şeyler ters gidiyorsa iç ya da dış mihrakların oyunu ya da pandemi, deprem gibi felaketler sonucu öyledir. Tabii, bu işin vitrin kısmı; arka tarafta büyük fırtınalar kopuyor, müthiş kavgalar cereyan ediyor, muhakkak. Hatta son son moda olduğu üzere “görevden affını istemek” zorunda kalanlar olabiliyor...