Orhan Koçak
7 Haziran 2022 Salı
Sosyolojinin kökensel hatası, uygarlığın kaynağındaki şiddeti bir araştırma nesnesi olarak kaydetmeyi başaramamış olmasıdır. Max Weber’in dev yapıtı Ekonomi ve Toplum’da Macchiavelli ve özellikle Hobbes’a hiç değinme bulunmaması dikkat çekici değil midir? Bu açıdan Durkheim kökenli Fransız sosyolojisi daha verimli olabilir: araştırmayı kuraldan değil, bozulmasından başlatır. Tıpkı Freud’un da “ruhu” incelemeye hastalıktan başlaması gibi. Aynı şekilde, Marx’ın Kapital’inin merkantilizmi, yağmayı, gaspı inceleyen son bölümü de “düzenli, kurallı kapitalizmin” (mübadele yoluyla artı-değer) bu ilk şiddetten soyutlanamayacağını gösterir.
Cuma Çiçek
5 Haziran 2022 Pazar
Kılıçdaroğlu’nun söylemi Kürtlere yönelik iki önemli mesajı da içeriyor. İlk olarak, Kürtlerin kolektif öznelliğini dışarıda bırakarak onları “katılmaya” çağırıyor. Bu anlamda sadece Kürt siyasi aktörleriyle değil, Kürt kitleleriyle de bir diyalog ve müzakere söylemini içermiyor. İkinci olarak, sadece 2015 öncesine geri dönmeye ilişkin bir taahhütte bulunuyor, ötesini değil. Kürt meselesinde kayyumların olmaması, Demirtaş ve Kavala’nın serbest bırakılmasıyla sınırlı bir söylem geleceğe dönük değil, geçmişe dönük bir ufuk sunuyor.
Aksu Bora
2 Haziran 2022 Perşembe
İşverenler açısından yapılan işin anlamdan yoksun, tekrara dayalı ve kaba bir iş olduğu konusunda bir anlaşma olsa da, evdeki “kadın”la ilişkilerini düzenlemeleri farklılaşıyordu. Daha eski kuşaktan kadınlar bir tür maternalist strateji izlerken, meslek sahibi ve genç olanlar temassızlığı tercih ediyorlardı. İlkinde çalışma görünmezleşiyor, işçi işveren ilişkisi abla kardeş ilişkisi kisvesine bürünüyordu - ki ev işinin doğası bunu kolaylaştırır zaten.
Tanıl Bora
1 Haziran 2022 Çarşamba
Sınıf analizinin devrimcisi E. P. Thompson, Althusser’le polemikleştiği sıralarda, tarihçinin analiz yöntemi olarak “okuma” mecazının yerine “dinleme”yi önermişti. Aşağıdakileri, ezilenleri gerçekten anlamak için, sadece metinlere, hatta sadece sözlerin analizine eğilmemeli, başka ifade biçimlerine de kulak kesilmeliydik – belki ifade de denemeyecek tezahürler dahil, suskunluklar dahil.
Murat Belge
30 Mayıs 2022 Pazartesi
Örneğin Tayyip Erdoğan sayıları milyonları bulmuş mültecilere baktığı zaman ne düşünüyor? Şimdiye kadar birbirinden epeyce farklı diyebileceğimiz —yanılmıyorsam üç— farklı yol telaffuz etti. Bunların arasında “sahici plan” denebilecek bir tanesi var mı? Yoksa bu konuda ve başka konularda o anda aklına eseni mi söylüyor? Al bir spekülasyon konusu daha. Yanlış, temelsiz olduğunu herkesten önce kendisinin bilmesi gereken bir şeyleri bağıra çağıra söylediğine göre, dünyayı, Türkiye’nin durumunu, konumunu nasıl görüyor? Bunlar da hep aynı kategoride.
Sema Aslan
29 Mayıs 2022 Pazar
Katliam öncesinin tüm belirtilerini taşıyan günlerde Ziyar’ın korku dolu sayıklamalarından anlarız ki, romanın güncel zamanı 2000’li yıllar. 25 yıl önce bir katliam yapılmış. 1978 Maraş Katliamı. Romanda doğrudan katliamı anlatan bir bölüm yer alıyor ancak Fırtına Takvimi, okurunu, işkence altında onursuzlaştırılmaya ömür boyu mahkûm bir karakterle karşılaştırması açısından önemli özellikle: Halil, Maraş Katliamı sırasında 16 yaşında.
Işıl Kurnaz
28 Mayıs 2022 Cumartesi
Yasa teklifinde, internet haber siteleri de süreli yayın siteleri kapsamına alarak basın faaliyetine dahil ediliyor. Bununla beraber onları kısıtlayacak türlü çeşitli yasaklar da hemen arkasından geliyor. Bunun içine yasağı kararlarının hemen onlar için de alınabilmesi, basın kartı sahibi olan gazetecinin basın ahlak esasına uymaması sebebiyle basın kartı iptal edilirse beş yıl boyunca basın kartı alamayacağı düzenleniyor. Belki sadece uyarma ve kınama gerektiren bir fiil, bu sebeple beş yıl süreli bir meslekten mene dönüşecek.
Erdoğan Özmen
25 Mayıs 2022 Çarşamba
Kendimce günümüzde solun neredeyse tamamen ortadan kalkmış olmasının sebeplerini anlamaya çalışıyorum aslında. Solun bu denli gerilemiş olmasının, sözünü kaybetmiş olmasının, konuştuğu ender zamanlarda ise hiçbir karşılık bulmamasının sebeplerini. Bunu düşünmek, insanlığımızı ve ruhlarımızı yeniden geri kazanmanın yolları üzerine düşünmekle aynı şey çünkü. İnsanlığın yeni tarifleri ve kavramlarıyla yola çıkmak, yeni bir insanlık hikayesi oluşturmakla aynı şey.
Cuma Çiçek
22 Mayıs 2022 Pazar
Kürtlerin Türkiye genelindeki ekonomik, siyasi, demografik ve sembolik sermayeleri ve iktidarları sınırlı olsa da kendi tarihsel coğrafyalarında durum farklı. Hem HDP içinde siyaset yapan Kürtler hem de merkez partiler içerisinde yer alan Kürtlerin siyasi ve ekonomik taleplerini bulundukları yerel alanlarda hayata geçirme olanakları -belediyeler üzerindeki tüm idari ve mali vesayete rağmen- daha fazla.
Tanıl Bora
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Günde iki paket sigara içen birine böyle devam ederse dert sahibi olacağını, ömrünün kısalacağını söyleyerek sigarayı bırakmasını telkin etmek başka, “sigara içmeyi bırakırsan ölmezsin!” demek başka! Franzen, gerçekçi olmayan umutların peşinden gitmemeyi, daha salih ifadesiyle, ‘sahici,’ ‘doğru’ umutlar kurmayı savunuyor. Franzen’a göre sahici umudun koşullarından biri dürüstlüktür.
Orhan Koçak
17 Mayıs 2022 Salı
Maupassant’ın natüralizmindeki kadercilikten, uzun süreli hastalığının etkisiyle sonlara doğru iyice artan karamsarlığından fazlasıyla söz edilmiştir. Bu şemaya göre, her türlü haz, çok geçmeden mutlaka cezalandırılacak bir hubris’tir, en azından budalaca bir yanılsama. Natüralistin sevinç sarhoşluğunu her zaman sert bir ayılma bekler. Öykünün gidişine baktığımızda burada da öyle olduğunu inkâr edemeyiz. Bu katışıksız haz deneyimi, tepelerin ardında beliren dumanlar ve top gümbürtüleriyle kesilir.
Murat Belge
16 Mayıs 2022 Pazartesi
Evet, bu muydu bu alanda sosyalizmin yapması gereken? Paylaşmaya ve eşitliğe dayalı bir etik oluşturmayı gerektiren bir düşünce biçimi ve bir toplum anlayışıyla yola çıkılmış; hayatın bu alanında böyle davranıyorsunuz. “Üstyapı” dediğimiz düşünce dünyasının bir “altyapısı” da vardır. O “altyapı” işte böyle tavırların toplum hayatında yerleşmesiyle başlar. Bilmem ne kadar testosteron yutturduğu kadını madalya alma kürsüsünde gördüğünde yalnız sevinç ve kıvanç duyuyorsan, içinden “başardık” diyorsan senin ideolojinin altyapısını hâlâ kapitalist dünya görüşünün yerleşik değerleri belirliyor demektir.