Kiarostami’den Sinemaya Veda: 24 Kare ve Sıradan Olanın Büyüsü
29 Mayıs 2018 Salı
24 Kare (2017) Kiarostami’nin kendisine yönelttiği iki soru ile başlar: Sanatçı, bir sahnenin gerçekliğini ne ölçüde göstermeyi amaçlar? ve Ressamlar sadece gerçekliğin bir karesini yakalarlar; peki bu ânın öncesi ve sonrasında neler vardır? Kiarostami’nin diğer filmlerinden de tanıdık olduğumuz bu meram, filmin başlangıç noktasını belirlemek ile birlikte 24 Kare bu merama adanmış bir yanıta dönüşüyor.
“Seçim Çağrısı”
29 Mayıs 2018 Salı
Temelsiz, erksiz bir düşünmeyi putlaştırmayı bıraktık. Ona hizmet eden felsefenin sonunu görüyoruz. Varlığın özüne ilişkin yalıncak sorgulamanın apaçık katılığının, upuygun güvenliğinin geri döneceğinden eminiz. Olanla tartışarak ya serpilme ya çökme yönündeki kökensel yüreklilik bir halk biliminin en içten güdüsüdür. Çünkü yüreklilik ileri götürür, yüreklilik olagelmişten koparır, yüreklilik alışılmamışa, hesaplanmaza yeltenir.
Böyle Dostlar…
28 Mayıs 2018 Pazartesi
Erdoğan-AKP’nin kimlik politikalarını derinleştirerek, yarattığı tahakkümü yıkmanın yolu karşı-kimlik politikalarıyla başarıya ulaşamaz. Devrimci siyaset, elbette sistem tarafından ezilen her kimliğin demokratik taleplerini programına ve eylemine katmalı, ancak Türk, Kürt, Sünni, Alevi, Hıristiyan, hangi kimlikten olursa olsun emekçilerin kapitalist sömürü düzenine karşı mücadelelerini birleştirmelidir. Aslında bu gerçek Erdoğan-AKP’nin on altı yıllık iktidarı boyunca yapılan seçimlerde alınan sonuçlarla gün gibi ortadadır.
Direnişi Hatırlamak (I): Yüksel Karakolu
27 Mayıs 2018 Pazar
Hatırlamak bizden bağımsızca var olan nesnel bir tarihi işaret etmek değil; onu kendimizle beraber yeniden kurmaktır. Bunu tanıdığımızda, hatırlamanın umudu ya da umutsuzluğu geçmiş zaman ile bugün arasındaki bir konumlanmanın ürünü olmaktan çıkar ve bizim yapıtımız haline gelir. Neticede her zaferde olduğu gibi her yenilgide de bizim payımız vardır.
Yaklaşan Haziran Seçimleri (III): Yeni Bir Cumhuriyet için Uzun Soluklu Bir Muhalefet
25 Mayıs 2018 Cuma
Türkiye’nin sembollere, güç siyasetine, milliyetçiliğe ve muhafazakârlığa dayalı baskıcı siyasal alanını dönüştürebilecek kudrette bir siyasal proje ortaya çıkmadığı müddetçe, muhalefetin, ne AKP’nin giderek şiddetlenen otoriterliğine karşı toplumda sivil bir direniş kapasitesi yaratabilmesi ne de sabra, kararlılığa ve örgütlülüğe dayalı dirençli bir muhalif siyaseti demokrasi taraftarları arasında hakim kılabilmesi mümkün görünmüyor.
Yaklaşan Haziran Seçimleri (II): Demokrasinin Geleceği ve Rejimin Dönüşümü
24 Mayıs 2018 Perşembe
Türkiye’de bugün artık, AKP tarafından kendisinin çoğunluğu temsil ettiği iddiasının meşruiyet zeminini sağladığı için benimsenen, çoğunluğun “belirlenmesi” işinin pür aritmetiğe indirgenmesi aşamasından, kuralların seçim sürecinde sürekli değiştirilerek çoğunluğu belirleme süreçlerine müdahale ve dolayısıyla da parlamenter sistemin temelini oluşturan maddi adalet ilkesinin tümüyle askıya alınması aşamasına geçiyoruz.
Âkif Emre’nin Dört Yazısı Üzerine
24 Mayıs 2018 Perşembe
Son kertede Anlayış dergisindeki bu dört yazı özelinde bakarsak, Âkif Emre’nin “hâkim düzenle ilişkisini koparan” siyaset yaklaşımı, kayda değer açılardan etkili, geçerli ve günceldir; özellikle Ortadoğu’daki gelişmeleri öngörülü bir biçimde çözümleyip eleştirmesi bakımından. “İmkânsız olanın imkânı”nı çekinik bir şekilde yoklamaya çalışan muhafazakârlık tartışmalarında ortaya koyduğu kimi temel fikirler faydalı ve derinliklidir.
Yaklaşan Haziran Seçimleri (I): Bir Sorun ve Çözüm Olarak Muhalefet
23 Mayıs 2018 Çarşamba
Etkili bir muhalefeti adım adım ve sabırla örgütlemek için gerekli olan kamusal aklı beraber inşa etmek adına hem nasıl bir demokratik Türkiye tahayyülüne sahip olduğumuzu hem bu seçimlerin sonucunda bizi neyi beklediğini hem de rejimini dönüşümü sürecinde mevcut seçimlerin sonuçlarının oynayacağı rolü ortaya koyacak bir siyasal kavrayışa sahip olmalıyız.
CHP’ye Dair Notlar: Değişimi Arzulamak, Mahalleden Çıkmamak
21 Mayıs 2018 Pazartesi
Gelinen süreçte, ülkenin gidişatına dair mutlaka bir şeyler yapılması gerektiğine inanan, parti yönetiminin bu yönde daha cesaretle karar alması konusunda ısrarlı taleplere sahip, elinden geleni yapmaya hazır, kaygılı ve öfkeli olan CHP’li seçmenlerin Türkiye’nin siyasal atmosferini ve kaderini etkileyecekleri muhakkak. Bunun hangi yönde olacağını görüp yaşayacağız.
Birleşik Krallık, İşçi Partisi, CHP
20 Mayıs 2018 Pazar
Türkiye dönemeçte, her siyasi oluşum, her siyasi parti kendisini bu yeni koşullarda yeniden tanımlamak, netleştirmek zorunda. Bu durum çok doğal olarak CHP için de geçerlidir. “Biz Cumhuriyet’i oluşturan kurucu partiyiz” söylemi tarihsel bir doğru olsa da bu saptama yeni koşulları tanımlayan, yeni sorunları çözümleyen, yeterli bir yanıt ve açıklama değildir.
Dr. Rıza Türmen ile söyleşi: "Enkazı kaldırmak, yeniyi inşa edebilmek, yaratabilmek lazım"
18 Mayıs 2018 Cuma
Yani öteki, senden olmayan, senin dışında olan, senin öteki diye gördüğünle diyalog kurmayı öğrendiğin, insanların bunu öğrenebildiği, dışıyla temas edebildiği yeni bir diyalog kültürü yerleştirmek lazım. Türkiye’de lidere ve güce tapınma şeklinde bir lider kültü var. Oysa, lidersiz ya da liderlerin rolünün küçültüldüğü, buna karşılık halkın rolünün büyüdüğü bir demokrasiyi, katılımcı bir demokrasiyi kurmayı düşünmeliyiz.
Deizm Tartışmaları Üzerine
16 Mayıs 2018 Çarşamba
Birçok tarih felsefesi metinleri veya siyaset kuramları, toplumsal, siyasal dönüşümleri, devrimleri ya da karşı-devrimleri kalabalıklara mal etmezler. Bu kitapların yazarı mütefekkirler, dönüştüren icraatları genelde kapalı bir topluluk, bir klik, inanmış bir zümre, dirençli militanlar, eylemciler veya gizli örgütlere atfederler. Sonra iş işten geçtikten sonra egemenler, halka, kitleye dönüp, “her şeyi siz yaptınız” derler.
Oyun Bitti: İmar Affı Üzerine
14 Mayıs 2018 Pazartesi
Yasadışı yapılaşma olgusu yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın çeşitli ülkelerinde de karşılığı olan bir problem. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrası birçok ülkede sanayileşmenin de artmasıyla köyden kente yoğunlaşan göçler yasadışı yerleşime neden oldu. Bu bakımdan yaklaşık aynı zamanlarda Türkiye’de de bu göç dalgasının etkisiyle gecekondu diye tabir edilen yapılaşmalar ciddi şekilde arttı.
O-Halde Bienal: IV. Uluslararası Mardin Bienali
12 Mayıs 2018 Cumartesi
Bienalde bir kısmı grup halinde katılmakla beraber, Türkiyeli ve yabancı toplam elli sanatçı yer alıyor. Bienal mekânları ise eski kentte yer alan Mor Efrem Manastırı, Mardin Müzesi ve civarı, Mardin Müzesi Taş Evi, Meryem Ana Kilisesi, Yıldız Hamamı, Alman Karargâhı, Revaklı Çarşı, Marangozlar Kahvesi, Ferhat Salman Atölyesi ve Mardin Sinema Derneği ile Mardin Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’ndan oluşuyor.
Seçim Rüzgârı Safları Biraz Daha Sıklaştırırken… Ahlâk ve Din
10 Mayıs 2018 Perşembe
Araştırmalar kişilerin kendi kendilerini dahil oldukları ahlâk sistemine uygun davrandıklarını inandıracak, yani bir iç tutarlılık oluşturacak çeşitli bilişsel mekanizmalar kullandıklarını gösteriyor. Belli ki birlikte yaşam için bu ahlâk sistemleri arasında seçim yapmaya değil daha gelişkin bir etik kapasiteye ihtiyacımız var (bunun da ahlâki bir seçim olduğu gerçeğini gözden kaçırmadan).
Olumsuzu Söyleme Biçimimiz ya da Nasıl Hakaret Ederiz
8 Mayıs 2018 Salı
Olumsuzu söylememe biçimlerimiz, bizi oluşturan fikirlerden kaynaklanır. Bunun her zaman bilinçli geliştiğini söylemek zor. Ama tarihin ve dilin hafızasına baktığımızda “söylenegelme” durumunun bir başlangıcı olduğunu, güzel manadan olumsuza doğru kelimenin yapısal değişiminde ve bu halde kalıcılaşmasındaki en büyük katkının “öteki” kavramına bakışımız olduğu söyleyebiliriz.
İmamın İnsafı: Günümüz Cenazeleri ve Nesneleşen Ölü Bedenler
4 Mayıs 2018 Cuma
İktidarın, biyosiyaset ile insan bedenlerine ve hayat tarzlarına nasıl nüfuz ettiği, çıplak hayatları nasıl siyasallaştırdığı bizlere yabancı değil; özellikle Foucault’dan beri. Bedenlerimiz, iktidarın taşıyıcı virüsleri gibi işlev görüyor modern zamanlarda. Foucault’nun sözde özneleri, yaşam içerisinde iktidarın gözleri, elleri, ayakları, kulaklarına dönüşürken; biyosiyaset, bireyselliği yok ederek bu özneleri tebaalaştırıyor.
İran Sınırından Türkiye’ye Düzensiz Göçler: Afganlar
2 Mayıs 2018 Çarşamba
Son aylarda İran sınırı üzerinden Türkiye’ye ulaşan düzensiz göçmen gruplar arasında Afgan göçmenler dikkat çekici oranda basında gündem oldu ve olmaya da devam ediyor. Özellikle mart ayının son haftalarında basında yer alan düzensiz Afgan göçmenlerin bir bölümü, nisan ayının ikinci haftası itibarıyla ülkelerine Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından geri gönderilmeye başlandı.
Geçmişle Şimdiki Zaman Arasında
30 Nisan 2018 Pazartesi
O zaman öldüğü ilan edilen Tanrı ölmedi; aynı şekilde modernizmin itaatsiz çocuğu olan post-modern şuur, her ne kadar modernizmin öldüğünü ilan etse de modernizm hâlâ yaşıyor. Bu tanım kargaşası evrensel tefekkürün kırılma anlarında mütemadiyen beliren bir şey. Fakat bu sefer daha sancılı bir tecrübeyi yaşıyoruz ve alışılagelmiş, sanıldığı gibi bir son gerçekleşmeyecek.
Devlette Liyakatten Sadakate
27 Nisan 2018 Cuma
Özellikle, tüm dünya üzerinde popülist, neo-otoriter, neo-patrimonyal yeni-sağcı söylemin yükselişe geçtiği şu dönemde en alttan en üste kadar devlet yönetiminin, Weber’in bürokrasi tanımlarında kullandığı bu cümleleri bozan bir karakter de kazandığı aşikârdır. Hatta günümüzde sadakat sistemi en çok da, popülist, neo-otoriter, neo-patrimonyal söylem ve politikaların işine yaramaktadır da bir yandan.
Derbiden Sızan Şiddet: Kontrast Alanlarında Faili Ararken
25 Nisan 2018 Çarşamba
Baudrillard “kötülüğün şeffaflığına” atıfla, kötünün tam da “iyi”yle bir kontrast oluşturamadığından dem vururken “İyi, artık kötünün karşıtı değildir,” diyordu. Belki de tam da bu nedenle olayların ardında bir “kumpas”, bir “senaryo”, bir “üst akıl” arıyoruz. Çünkü durduğumuz yerde, bu olayın “tek başına” kötülüğü yeterince kötü gelmiyor.
Çocuk Bayramı, Çocukların Hali ve Oyun Oynama Hakkı Üzerine
23 Nisan 2018 Pazartesi
Yetişkinlerin de serzenişte bulunduğu haldir, çocukluk hali. Çocuklara, gençlere “yapma böyle şeyler, büyü artık, koca adam oldun” derken de çocuk olma, genç olma statüsü elden alınır. Çocukluk kısaldı artık, ağır kaldırabildiğin andan, boyunun serpildiği ergenlikten itibaren kocaman adam olarak görülüyorsun büyükler tarafından. Yetişkinliğin işine geldi bu da, kapsamı genişledi.
İcraatın İçinden: Yahşibey Tasarım Çalışmaları
21 Nisan 2018 Cumartesi
Bugüne kadar yürüttüğü kırk atölyede, 450’nin üzerinde öğrenciyle “odağında rekabetin ve paranın olmadığı” tasarım çalışmaları gerçekleştiren Emre Senan Tasarım Vakfı, Yahşibey Tasarım Çalışmaları, geçtiğimiz ay Studio X’te açtığı “10 Yılın Hesabı” adlı sergiyle onuncu yılını kutladı. Atölyeler, İzmir’in Dikili ilçesinde bulunan Yahşibey Köyü’nde, Mimar Nevzat Sayın’ın tasarladığı proje evinde reklamsız, sponsorsuz ve ücretsiz gerçekleşiyor.
Yeniden Michel Foucault ve Cinselliğin Tarihi
20 Nisan 2018 Cuma
Foucault’nun ilk eserleri retorik bakımından çok güçlüdür, neredeyse edebî-şiirsel bir dili vardır. Bu son ciltlerdeyse dil güzelliği gitgide azalarak yerini daha derin düşüncelere, uzun tefekkürlere bırakır. Bu analiz ettiği düşünce dünyasının bizimkine epey uzak olmasıyla da alakalı. Ne Klasik dünya, ne de erken Hıristiyanlığın dünyası bugünün bakış açısıyla kolayca kavranabilir değiller.