Küresel Kriz ve Macaristan’ın “Liberal Olmayan Demokrasisi”
14 Ocak 2019 Pazartesi
Visegrad dörtlüsü olarak bilinen Macaristan, Polonya, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin 2004’te Avrupa Birliği’ne tam üyelikleri ile beraber serbest pazar ekonomisine geçişlerinin de tamamlandığına dair yaygın bir kanı mevcuttu. Özellikle dışarıdan gelen yatırımlar ve küresel likidite bolluğu sayesinde bölgede gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) ve hem şirketlere hem de hanehalklarına sağlanan krediler hızla büyüdü.
Devlet-Toplum Kıskacında “Sokak Hayvanları”
11 Ocak 2019 Cuma
Bu işten rant elde edenlerle de mücadele edelim. Ayrıca sınırsız sorumsuzluktaki, “iyi niyetli”, üstelik bazıları da “hayvansever” olan hayvanlarını terk edenlerin, oraya buraya taşıyanların yol açtıkları bu sorun karşısında hiçbir şey olmamış gibi ortalıkta dolaşmalarına da tepki gösterelim. Tüm bunları ve daha kimbilir neleri, ancak örgütlü olarak, geniş ağlar içinde yapabiliriz.
Taraftarlık, Tribünler ve Siyaset: Trabzonspor Camiasına Dair Bazı Notlar
10 Ocak 2019 Perşembe
Taraftarlar ve kulüp yönetiminin bu yönde çaba göstererek stadyumlarının ve spor komplekslerinin ismini belirleme noktasında irade göstermeleri, Türkiye’de hem futbolun bağımsızlığı hem de sivil toplumun katılımcı demokrasi girişimleri için ileri bir adım olacaktır. Bu sonuç alması çok zor bir süreç ancak bu aşamaya gelmek mümkün olabilirse stadın ve spor kompleksinin isminin belirlenmesinde iki farklı yol tercih edilebilir.
Felsefenin Politik Vaadi Hâlâ Geçerli mi?
8 Ocak 2019 Salı
Mutlak ötekinin içinde kıstırılmış aynı’yı ve konuşmanın sürekli kendisini ihlal eden mantığını bu fazlalıkta keşfetmemiz olasıdır. Böylelikle şunu saptamamız söz konusu: “demokratik bir etik” ya da “demokrasi etiği” gibi ideolojiler politik alanı kuramaz, demokrasi tam da bu tamlamaların üstünü kapatmaya çalıştığı gibi anarşisttir/tanımsızdır. Ne demokratik bir etik vardır ne de demokrasinin biricik/sahici etiği.
Merkez ile Siba Arasında Dağların Felsefesini Yapmak: Ahmet Özcan ile “Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı!”
4 Ocak 2019 Cuma
Özcan’ın eşkıyalık olgusunu incelerken benimsediği ve uyguladığı tarihsel sosyoloji perspektifi öne çıkıyor ancak kitabın okunmasında işaret edilmesi gereken bir diğer izlek, sanıyorum takip edilen felsefi tutum ve onun uygulanması. Yazarın eşkıyalık imgesine ilişkin yaklaşımında eşkıyalık olgusunun mitik üretimini ele alırken bunu iktidar istenci eksenine oturtarak okumasına etki eden yaklaşımı, büyük ölçüde uygulamaya kalkıştığı siyaset felsefesinden besleniyor gibi görünüyor.
Küresel Ekonominin Açmazında Asya
2 Ocak 2019 Çarşamba
Geçtiğimiz on yıl, kendinden önceki dönemde gözlemlenen yüksek büyüme oranlarının yaygınlaştırdığı bir efsaneyi de yıktı: gelişmekte olan piyasaların (Çin, Hindistan ve Brezilya gibi) büyümesinin gelişmiş ekonomilerden “ayrılması” (de-coupling) ve ondan bağımsız bir hale gelmesi. Bu ziyadesiyle olumlu yaklaşım 2000’lerin çok kısa bir kesitinin, yani 2002 ile 2008 arasındaki zaman diliminin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı.
Taşra Postası / Söz Yüzüğü Artık Yok, Hemen Nişan Var
30 Aralık 2018 Pazar
Nişan için kıyafet tercihi için yaşadığımız yerde pek seçenek yok. Sadece nişan kıyafeti, düğün elbisesi satan yer de zaten hiç yok. Özel günler için elbise almak isteyen diğer kıyafetlerin yanında nefis körlemesine yetecek kadar az seçenekle idare etmek zorundalar. Benim katıldığım törende gelin kızımızın kıyafeti internetten alınmış.
Donald Trump’ın Zülkarneyn Olarak Portresi
27 Aralık 2018 Perşembe
Amerika’da İslâmofobiyi bu denli olağanlaştıran bir siyasetçi ironik bir şekilde Müslümanların inandığı bir figürü, Zülkarneyn’i, temsil ediyor. Zira, bozulmuş, rayından çıkmış, tehditlerle karşı karşıya olduğunu düşündüğü bir Amerika’yı tekrar rayına sokacak bir kurtarıcı edasıyla tabanına güven, düşmanlarına ise korku saçan kararlı bir lider o. Üstelik hiç kimseyi dinlemiyor, çünkü bu kadar kişi inanmışken o da kendine inanıyor.
Etika ve Yaşamın Ritmi
26 Aralık 2018 Çarşamba
Çünkü biliriz ki korkusuz bir beden her şeyi yapabilir. Köşeye sıkışmış uysal bir kedi bile bir anda sizi tırmalayabilir… Artık kaybedecek hiçbir şeyi olmayan borçlu birisi bir anda bir bankayı ateşe verebilir… Ya da kitleler, her an çığırından çıkabilir; o yüzden onları “kitle” olmaktan çıkarıp “nüfus”, “vatandaş”, “halk” olarak kodlamak gerekir.
Dünyanın Yakasına Yapışmak
24 Aralık 2018 Pazartesi
Geçenlerde psikolojiyle ilgili bir sohbet esnasında, insanların yaşadıkları travmalara iki tür tepki verdiklerini öğrendim. İlki gayet tanıdık: Mağduriyet söylemine hapsolmak. Travmanın ardından ruhta açılan yarayı fetişleştirmek. Artık yalnızca ve yalnızca o yarayla var olmak. Ve bedenle ruhu birlikte kemiren, tüketen bir hıncı mütemadiyen beslemek.
Kürtçe Kısa Hikâye: Yüzey ve Derinlik
23 Aralık 2018 Pazar
Kısa hikâye bütün dillerde zordur ve genelde (yazı bağlamında) hikâye anlatıcıları da bu türden uzak dururlar. Bunun nedenleri elbetti ki vardır. Kısa hikâye şiir, uzun hikâye ve roman arasında kalır ve yazıcı ben bunu kısa hikâye olarak anlatacağıma şiir yazarım ya da daha uzun bir hikâye olarak kurgularım diye düşünebilir…
Akademik Özgürlükler Neden Önemlidir? Akademik Özgürlükler Üzerine Çevrimiçi, Ücretsiz, Açık bir Der
20 Aralık 2018 Perşembe
Tüm dünyada akademik özgürlükler tehdit altındadır. Bu tehdit, kimi zaman üniversite kapatma, akademisyen ve öğrencilere yönelik ölüm tehditleri veya şiddet gibi açıktan, kimi zaman projelere bağımlılık, öncelikli çalışma alanlarının belirlenmesi, mobbing (bezdirme/yıldırma), dışlama gibi daha örtük yöntemlerle kimi zaman da akademisyenlerin ve öğrencilerinin kendi kendilerini sansürlemeleriyle kendini gösterir.
Birlikte Yaşama İlkeleri Işığında Sarı Yelekliler Hareketi
18 Aralık 2018 Salı
Sarı yelekliler isyanının gün yüzüne çıkardığı demokrasinin günümüzdeki biçimlerinin krizi o kadar derin, o kadar karmaşık ve çok boyutlu, o kadar anlam karmaşası, güzel vaat veya ağır tehdit yüklü ki, sıcağı sıcağına yapılacak hızlı çözümlemelere meydan okuyor. Bu olağanüstü belirsiz ortamda, krizin temenni edilebilecek sonucu ve doğası üzerine mümkün olduğu kadar sağlam birkaç tespitte bulunmak gerekiyor.
Dünya Göçmenler Gününde Küresel Mutabakat Üzerine Yeniden Düşünmek
18 Aralık 2018 Salı
18 Aralık Dünya Göçmenler Günü uluslararası kamuoyunun dünya çapında göçmen haklarını tanıdığı gün. Bu önemli günün hemen öncesinde, geçtiğimiz hafta Marakeş’te düzenlenen toplantıda, içerisinde Türkiye’nin de bulunduğu yaklaşık 150 ülke, Güvenli, Sistemli ve Düzenli Göç için Küresel Mutabakatı imzaladı. 17 Aralık’ta ise Küresel Mülteci Mutabakatı Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Günümüze Dair: Yaşamaya Mahkûm Edilmek
16 Aralık 2018 Pazar
Bir yanda sağlıklı diyetler, güzellik salonları, kozmetik müdahaleler, fit olmaya adanmış spor salonları ile diğer yanda yurtlarda yanan kızlar, cezaevlerinde tecavüze uğrayan çocuklar, erkeklerin öldürdüğü kadınlar, günlerce yol ortasında bekleyen ölüler ve cesetleri kokmasın diye buzdolaplarında bekletilen insanlarla hapsedilmiş vaziyetteyiz. Sınırlara boylu boyunca çekilen duvarlar ve iptal edilen pasaportlarla memleket âdeta toplama kampına dönüştürülmüş durumda...
Ölü Pikseller: Yapay Zekâ Üzerine
13 Aralık 2018 Perşembe
Konya’da yapay zekâ olduğu iddia edilen robot görünümlü cihaz arıza yaparak yüz üstü yere düşer. Ardından yapay zekânın koluna giren iki kişi kendisini dışarı çıkarır. Bu olayın özellikle Konya’da cereyan etmesi, iktidarın bir arızası gibi de anlaşılmasına imkân verir. Ama bu sırada zafiyet gösteren sadece bir cihaz değil, biraz da teknolojiyle ilişkimizdir.
Feminist Bir Toplantının Ardından
12 Aralık 2018 Çarşamba
DKY, bütün dünya kadınlarını içermek için kadınlar ve taban örgütleri arasındaki dayanışmayı koruyup güçlendirme amacı güdüyor. Kadınların yoksullaşmasında, marjinalize edilmesinde ve şiddete uğramasında payı olan finans kurumlarını, ekonomik ve askerî kurumları (IMF, NATO, Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Bankası, ulus-aşırı şirketler gibi) ifşa etmeye ve onlara meydan okumaya çalışıyor.
Yüklemin Özneyi İşgali
10 Aralık 2018 Pazartesi
Çağlar boyu insan; fiziksel varlığı, anlamsal ve edimsel nitelikleri boyutuyla yine kendi yüklemi olan birçok bilgi ve yordam alanının merak konusu olmuştur. Kendini içinde bulduğu doğaya dair bitip tükenmeyen merak ve keşif çabası, aynı şiddette kendi varlıksal niteliğine yönelmiştir. Bu keşfetme, icat etme, yaratma, kurma süresiz eylemliliği içinde kendini evreninin biricik öznesi, yüklemini de en yücesi olarak görmüştür.
Rock, Adana, Freddie ve Müslüm
9 Aralık 2018 Pazar
Aynı Müslüm’ünki gibi benim müzik tarihim, farklı biçimlerle ve zamanda olsa da, Adana’da yazılmaya başladı. Benim büyüdüğüm sıralar, İncirlik’in en şaşaalı zamanlarıydı; şehrin o zamanki göbeğinde ikinci el Amerikan eşyası satan Boşboşçular’dan toplanan plak ya da kasetlerden kasetlere kayıt yapan bir gri piyasa; bu kaynaklarla beslenmiş, benim de bir parçası olduğum, rockçı bir topluluk vardı.
Ayın Sonunu Getiremeyenler Gezegenin Sonunun Gelmesine Karşı
7 Aralık 2018 Cuma
Sarı yelek, çokça dillendirildiği üzere Fransız kanunlarına göre araçlarda taşınması zorunlu olan yüksek görünürlüğe sahip, dolayısıyla varlığının ihmal edilmemesi gereken bir giysi. Bu anlamda hem olağan akıştan bir sapmayı, bir olağanüstülüğü imlemekte hem de iktidarın istikrarlı şekilde sesini duymadığı, kaygılarını ve taleplerini dikkate almadığı, önemsiz durumda tuttuğu kesimlerin görünür olma çabasına denk düşmektedir.
Hukuk “Ben Yaptım, Oldu” mu?
7 Aralık 2018 Cuma
Tarih dediğimiz olgu, hiçbir etkiye maruz kalmadan, kendiliğinden devam etseydi ve insanlık da bütün olup biteni çekirdek çitleyip izleseydi dünya nasıl bir yer olurdu acaba? Elbette söz konusu seyircilik konumu, Yontma Taş Devri’nde sabitlenip mağaranın kapısından olanı biteni izlemek değil, daha çok gidişata müdahale etmemekle ilgili.
“Küreselleşme İdeolojisi”: Donald Trump Neye Karşı Çıkıyor?
5 Aralık 2018 Çarşamba
Başkan, konuşmasında tüm ulusların yurtsever olma hakkını tanıdıklarını ve kendi ulusal çıkarlarının peşinden gitme hakları olduğunu yüce gönüllü biçimde kabul etse de ABD’nin kendi çıkarlarına zarar verilmesi durumunda gerekli yanıtı vereceğinin altını çizmekten de geri durmadı. Dolayısıyla Trump’ın özcü yurtseverlik üzerine kurulu dünyasında çatışma kaçınılmaz görünüyor.
Siyasal Düşünceler Tarihi Ne İşe Yarar?
3 Aralık 2018 Pazartesi
Modern demokrasilerin gelişmesine verdiği katkı dolayısıyla, siyasallık fikrinin tarihsel önemini konusunda pek az şüphemiz var. Fakat bugün için daha güncel olan soru, Siyasal Düşünceler Tarihi disiplininin yarına dair söyleyecek bir sözünün olup olmadığıdır. 21. yüzyılın ilk yarısında, doğa bilimlerinin ve bunların teknolojik uygulamalarının hızla ilerlediği, heyecan verici ancak bilinmezliklerle de dolu bir dönemin eşiğinde gibi görünüyoruz.
AIDS, 1980'ler ve ACT UP: Bir Reverans
1 Aralık 2018 Cumartesi
1980’lerde, kabaca, ne oldu? Cinsel devrimin parlak bir dönemi olarak, antibiyotikler, doğum kontrol hapları ve yasal gebelik sonlandırma uygulamasını hayata geçiren yasalar sayesinde, “aykırı” cinsel davranışlara karşı muhafazakâr caydırma silahları olarak hastalık ile gebelik korkusu bertaraf edilmişti. İşte, AIDS'in korku dolu bir “silah” olarak ortaya çıkışıyla, ifade bulmaya ihtiyaç duyan bastırılmış bir ahlâkçılık hortlamış oluyordu.