Dekadans ve Haz (II)
9 Haziran 2019 Pazar
Özellikle kamusalın özel mülkiyet haklarıyla ve iktidar olanaklarıyla saptırılması sadece bir bütün olarak devleti, kurumları değil, bireyi de yapısal, ruhsal yıkımla, bozulmayla karşı karşıya bırakır. Zira kamusalın tekelleştirilmesi, hem de bu sürecin şaibeler ve hukuksuzluklarla yürütülmesi, aynı zamanda insanların da tekelleştirilmesi ve araçsallaştırılması sonucunu getirir.
Dekadans ve Haz (I)
8 Haziran 2019 Cumartesi
Birey ve gruplar için geçmişin bağlayıcı, kısıtlayıcı referanslarından kurtulmak, bir anlamda özgürleştirici olsa da tüm anlamsal değerler düzeninin yıkılması, bu çağın hükmedici aklı olan “araçsal akıl” için bu değerlerin işlemsele tabi tutulup bir araca, hammaddeye, günlük yarara indirgenmesiyle bireyin kendisi de söz konusu piyasa özgürlüğünün bir aracına, hammaddesine dönüşmüş oldu.
Topluca Hareket Eden Piramit
2 Haziran 2019 Pazar
Oğuz Atay, Tutunamayanlar’da iş takibi için gidilen bir devlet dairesinde geçen bir günü anlatır. Dairedeki hademeden, memura, şube müdürüne ve oradan genel müdüre doğru yükseldikçe, bu artan liyakat nedeniyle yukarıdakine erişmek, ona temas etmek zorlaşır. Kafka romanları ise bu ciddiyetin ardını nasıl bir keyfin doldurduğunu anlatır. Yani vasıflı bir idareci, küçük, yerel piramidini yaratarak orada kendi keyfini sürer.
İstanbul’da Ne Oldu?
31 Mayıs 2019 Cuma
Uzun süredir Türkiye gündeminin ana maddelerinden biri yerel seçimler. 31 Mart seçimlerinde CHP’nin (Bursa hariç) bütün büyük kentlerde ve özellikle İstanbul’da belediye başkanlığını kazanması siyasi iklimi oldukça hareketlendirdi. İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinin YSK tarafından iptali ve yeniden seçime gidilmesi bu sürece ayrı bir renk kattı.
Avrupa’da “Küçük” Partilerin Hayaleti Dolaşıyor
29 Mayıs 2019 Çarşamba
Henüz kesin bir yargıya varmak zor olsa da geleneksel olarak AB yanlısı olarak kümelenen EPP, S&D, ALDE ve G/EFA gruplarının parlamentonun yaklaşık %70’ini temsil edecek olmasına karşın, “Avrupa kuşkucuları” (Eurosceptic) adıyla tanımlanan sol ve sağ popülist partilerin toplam sandalye sayısının 250’de kalması, yakın tarihte şekillenmesi beklenen AB kurumları için önemli bir gösterge sayılabilir.
Kalabalığın Samimiyeti
27 Mayıs 2019 Pazartesi
Ne zaman bir miting ya da cenaze, herhangi bir amaç için toplanmış bir kalabalık görsem çoğu kişi gibi ben de aklımdan şu soruları geçiririm: Bu kalabalığın ne kadarı samimi bir şekilde oradadır, ne kadarı değildir? Geçerken mi katılmıştır o kalabalığa, âdet yerini bulsun diye mi, yoksa gerçekten inanarak mı?
"Troçki, Antisemitizm, ‘Kitleler’": Warren Montag ile Söyleşi
25 Mayıs 2019 Cumartesi
Troçki ismi anıldığında genelde yenilginin ve karşı devrimin çölünde çığlık atan, kopkoyu bir yalnızlık içinde, terk edilmiş, sürgüne vurulmuş ve hor görülmüş bir peygamber akla gelir. Ancak Troçki’yi ve 1917’nin mirasını/hatırasını mezara gömmeyi kendine görev edinmiş “Troçki” dizisi, bir absürt melodram olarak, Isaac Deutscher’ın “Silahlı Peygamber” diye adlandırdığı şeyi ortaya çıkartıyor.
Siyasi Bir Özne Olarak YSK Rejim Müteahhitliğine Soyunurken
22 Mayıs 2019 Çarşamba
YSK kararında etkin bir damar Erdoğan faktörü idiyse, diğer damarın da devletin öz beka kaygısı olduğunu görmek gerekiyor. Devleti önce parti, giderek karizmatik tek adam ile özdeşleştiren, iki yüz yıllık devlet kurumsallaşmasını tarumar eden, bir öteki safhada kendi yetişmiş parti kadrolarını da tasfiye eden bir anlayış, bir tek adam rejimi dahi değil, bir “benden sonra tufan” rejimidir.
E-Otokrasi ve Çin’in Toplama Kampları
18 Mayıs 2019 Cumartesi
Akıl üzerinde egemenlik kurmak din ve siyaset tarihi kadar eski. Fakat dijital devrim ile geniş yelpazeli biyolojik ve psikolojik gözetleme araçlarının sunulduğu ve bunların sürekli geliştiği yeni bir çağın eşiğindeyiz. Güvenlik kameraları, cep telefonları ve kredi kartları ile gözlem altında yaşıyoruz. Gündelik eylemlerimiz kodlanan bilgiye ve ticari mala dönüşürken iktidar sahiplerinin ve küresel şirketlerin egemenlik araçları da çeşitleniyor.
Zamanın Yaratıkları
17 Mayıs 2019 Cuma
Paradokslar çözülmeyi bekleyen problemler olmaktan çok mevcut problemleri mevcut olmayan yollarla düşünmeyi sağlayan, cevaplanması gereken sorulardan ziyade mevcut soruları sorunsallaştıran bulmacalar olarak düşünülebilir Carroll’da. Belki de Carroll’ın çocuklardan ziyade anlam ve saçmalık arasında, aklın uykusunda ortaya çıkan en karanlık yaratıkların gezindiği, düş ile gerçeğin sınırındaki problemleri düşünebilmeleri için yetişkinlere yazdığını söylemek gerekir.
İstanbul Seçimleri: Erdoğan'la Birlikte Erdoğan'a Karşı
13 Mayıs 2019 Pazartesi
Mekânsal olarak saray, “ihtiras”, “oyun”, “şehvet” gibi kavramları hatırlatır. Ve bu durum da sarayın dışında kalmış/bırakılmış çoğunlukların gizemli duygularına çağrıda bulunur. Fakat AKP içinde “31 Mart seçimleri ders verme zamanı olan seçimler değil!” biçiminde ifade bulan kaygı görüntüsü altındaki gerginlik, “saraydan” yayılan mesajların kitleler arasında kabul görmemesinin doğal bir sonucuydu.
Söylem ve Pratik Üzerine
12 Mayıs 2019 Pazar
Zira anlam sabitlenemez ve farklı okuyucular tarafından farklı okumalara açıktır. Öte yandan ketumluk ya da suskunluk da muğlaklık içerdiğinden bir başka risktir. Çünkü sessizlik içine çok şey alır. Kendi anlamının yanı sıra başkalarının kendisine yüklediği anlamları da içerir. Tıpkı bir sıvı gibi içine konulduğu kabın şeklini alır ve öyle görünür, öyle olur.
Suçluluk Hissetmeye Davet
10 Mayıs 2019 Cuma
Köle ticareti insanlığa karşı bir suçtu, Avrupa devletleri sömürgecilikten elde ettikleri kazanımları halen ellerinde tutarken tek söyleyebilecekleri "pişmanlık" ile sınırlı kalır. Çünkü diğer türlü, sömürgecilikten elde ettikleri hakkı iade etmek, uluslararası mahkeme salonlarında tazminat ve telafi davalarıyla uğraşmak zorunda kalacaklardır. Irkçılık ve ayrımcılık karşıtı olmak, "kınama" ve "pişmanlık" ifadelerinin ötesine geçmeyi gerektirir.
Uykudaki İz ve Sayıklama
8 Mayıs 2019 Çarşamba
Bilgelik, sahneden çekildiğinde bağırma ya da sayıklama yolunu tutmamıza gerek kalmayacak. Bu terk ed(il)iş akla gelebilecek en kötü ihtimalin, yani ihtimallerin ölümünün acıklı suskunluğunu taşır. Kaotik neşe, hareketin düzensizliği, mırıltı barınabilir mi onun içinde, bilemiyoruz. Tüm söz oyunları, biçim araştırmaları, analojik şerhler, bir şekilde, hakikatin soyutlanışı olarak kurulabiliyor.
Bir Siyaset Üretme Aracı Olarak Alterego
6 Mayıs 2019 Pazartesi
Ben içinde taşınan bendışının, yine ben’i merkezileştiren yapısından yararlanan bu edim, sonsuz imkâna evrilebilen bir süreçmiş gibi görünüyor. Başkalarının her defasında “ama bu kez gerçekten bittiler” yanılgısıyla sonuçlanan yargılarının makûs bir talihe mahkûmmuş algısına dönüşmesinin nedeni de bu baş edilemez gibi görünen siyaset üretme biçimidir.
İktidar mı Şiddetten, Şiddet mi İktidardan?
5 Mayıs 2019 Pazar
Sonuçlarla değil sebeplerle uğraşmayı bilen bir toplum olsaydık, yumruğu atanın serbest bırakılması belki bambaşka bir şey ifade edebilirdi. Bu bir sonuç kabul edilirdi, sebep bambaşka yerlerde aranır ve mesela içişleri bakanının “Kemal Kılıçdaroğlu’nu şehit cenazelerine almayın” talimatı sorgulanabilirdi. Bunu söyleme cüretini nereden bulduğu üzerine kafa yorulabilir ve anlamlı sonuçlara ulaşılabilirdi.
1+1 Yaşam Formu: Zigon Sehpalar, L Kanepeler
1 Mayıs 2019 Çarşamba
Yaklaşık otuz yıl önce adı konulan “modern-sonrası” adlı dönemin bile eskidiği, “hakikat-sonrası”, “insan-sonrası” gibi adlar alabilen hızlandırılmış bir tarihyazımı içerisinde, artık salonların gösterişli tüketimin mekânı olmaktan çıktığı kolaylıkla söylenebilir. Ağır misafir ağırlamak için, örneğin altın toplama günleri için kadınların dışarıda toplandıkları hızlıca söylenebilir. Sadece misafirler değil, ev halkı da artık her fırsatta soluğu dışarıda almaya başlar.
Spinoza’nın İyi-Kötü Ayrımı ve Ahlâk Karşısında Etik
29 Nisan 2019 Pazartesi
Etika’da iyi-kötü, kendi varlığını sürdürme çabasıyla (conatus) bağlantılıdır. Spinoza için, her insanın özünde varlığını korumak, sürdürmek ve güçlendirmek vardır, ki Spinoza’ya göre erdem denen şey de bunun bilhassa kendisi olacaktır. Ama bunu verili, yani değiştirilemez olan bir insan doğasıyla da karıştırmamak gerekir. İnsanın özü, Spinoza için, yalnızca varlığında sürüp gitme çabasıdır.
Berlin Kiracıları: Yeni Bir Dünya Düzenine Ufuk Açabilir mi?
27 Nisan 2019 Cumartesi
Kapitalizmin güncel haline konut sorunu üzerinden bakma işi toplumu birleştiriyor, çünkü barınma herkesin meselesi ve Berlin'de konutu ile bağdaştırdığı avantajları kaybetme riski artık sadece dar gelirlileri değil, toplumun tüm kesimlerini tehdit eder hale geldi. Dolayısı ile toplum bu kez “hep birlikte düşünme”ye meylediyor. Karşıt kamplar elbette var, ama tartışma kökten olduğu kadar, açık ve meşru da.
Hakikat Oyununun Aşındırılması: Taktikler ve Altüst Edici Tekrarlar
26 Nisan 2019 Cuma
Bu üç düşünürü (Certeau, Butler ve Foucault) ilişkisel bir şekilde ele almak, kimliklerin, pratiklerin, yaralayıcı ifadelerin, toplumsal hareketlerin; yukarıdan, tek-merkezli, değişkenleri sabitleyen bir tonda değil, taktiklerle, altüst edici tekrarlarla ve direniş alanlarıyla da donatılı olduklarını hatırlatır. Stratejinin olduğu yerde taktik, egemenin olduğu yerde altüst edici tekrarlar, iktidarın olduğu yerde de direnişin imkânları vardır.
Devran: Başkalarının Dertlerine Bakabilme Sorumluluğu
24 Nisan 2019 Çarşamba
Öykülerin anlatıcıları yuvarlandıkça büyüyen kar öbeklerinin altındaki sırları ortaya çıkardıkça hakiki hikâyelerle yüzleşiyoruz. Savcı Salim Bey’in Devran’ın sorgusuna tanıklık ederek, sahte otopsi belgesinin altına attığı imzanın yıllar boyu kalbinin orta yerinde irinleştirdiği pişmanlığını anlayabiliyoruz ya da birkaç odunu esirgediği için küçük çocuğu donarak ölen Esma’nın yoksulluğuna yüz çeviren dayısının ardiyesini yakan Orhan’ın vicdanını görebiliyoruz.
AKP’de “Dağılma” ya da “Parti”leşme
22 Nisan 2019 Pazartesi
AKP dağılıyor mu? Eğer böyle bir gidişat varsa bu, 31 Mart 2019 seçimleri ile birlikte mi başladı? İlk sorudan başlayayım. AKP dağılır mı sorusuna şu anda cevap vermek imkânsız. Çünkü partideki zayıflama, küçülme, daralma partinin “dağılma”sı değil, aksine AKP’nin “partileşmesi” ile de sona erebilir.
İnsan-odaklı Tasarım ve Medyada “Kapsayıcı” Arayışı
21 Nisan 2019 Pazar
Şeylerin İnterneti bağlamında, objelerin kendilerinin daha iyi versiyonlarını önermek için, insan etnograflar tarafından fark edilemeyecek bazı bağlantıları meydana çıkarabileceğini öngörüyorlar. Perspektif değişiyor. Örneğin, bir çay fincanı, diğer objeler ve insanlarla etkileşime giriyor ve etkileşim sonucu meydana gelen verileri kendi bakış açısından ve kendi kapasitesiyle kaydediyor.
Kemal H. Karpat’ın Ardından
21 Nisan 2019 Pazar
Karpat’ın kitapları arasında farklı tür bir çalışma tek başına durur. İlk kez 1968’de yayımlanan Political and Social Thought in the Middle East, bölgenin entelektüel iklimini yansıtan Ortadoğu’nun önemli metinlerinin çevirilerinden oluşur. Bu çeviriler, Anglo-Sakson dünyasının okuruna alıntıları anlamlı bir bağlama yerleştirmelerine yardımcı olmak amacıyla kısa girişlerle sunulmuştur.