Klavye
19 Mart 2021 Cuma
Kâh kadın ya da LGBTİ+ oldukları için, kâh Kürt ya da Ermeni oldukları için, kâh sadece AKP’ye oy vermedikleri ya da AKP politikalarını onaylamadıkları için, ötekileştirilmiş, itilmiş kakılmış, özgürlükleri hoyrat biçimde sınırlanmış, otoriter bir daralmanın karşı konulmaz biçimde parlattığı demokrasi idealine -bambaşka rabıtalarla da olsa- inanmaktan geri durmamış bir kuşak. Siyasal iktidar ve onun her alana sirayet etmiş baskısı onlara siyasetin de, toplumsal mücadelenin de bir ittifaklar ve uzlaşımlar meselesi olduğunu çoktan öğretmiş görünüyor.
Mor Coğrafyanın Kaderi
18 Mart 2021 Perşembe
HDP’nin bir ağacın köklerini temsil eden iki açık elin mor rengini kullanmak seçim sonuçlarında makul bir tercih olsa da, risk haritasında da aynı rengi görmek HDP, Kürt coğrafyası ve mor rengin alakaları üzerine düşünmeye zorluyor bizleri. Zaten harita ortaya çıktığı anda bu koşutluk birçok kişi tarafından çoğu sarkastik ifadelerle belirlendi; sosyal medyada viral bir malzeme oldu.
İlhan Mimaroğlu Belgeseli
16 Mart 2021 Salı
Caz Sanatı (1958) adlı kitabı Türkçede caz üstüne yazılmış ilk kitaptır. Cazın o zamana kadarki tarihini, musikişinaslarını tanıtan, bu yeni sanatın özel terimlerini açıklayan bu eserin her şeyden önce tarihî bir değeri vardır. Mimaroğlu'nun bu kitapta cazı "uluslararası bir sanat musikisi" olarak tanımlaması çok önemlidir. Çünkü 1950'lerde bile hâlâ küçük bir çevrede tanınmış bir sanattı caz. Caz denince pek çok kimsenin aklına popüler musiki türlerinden biri gelirdi.
Çevrimiçi Ders İçeriğinin Kaydedilmesi, Pandora’nın Kutusunu Açmaktır
15 Mart 2021 Pazartesi
Derste öğretmenin rızası olmadan ses ve görüntü kaydı almak özel hayatın gizliliği ihlali sayılıp suç unsuru oluşturur mu? Derste “gafil avlanmak” kişilerin özel hayatlarının ihlali kapsamına girer mi? Bu soruları sormak bile, durumun vahameti hakkında kuvvetli bağlamsal deliller sunmaz mı? En azından bu kaygı etik bir tartışma konusu olarak sorunsallaştırılabilir.
"Pratikten Başını Kaldırdıkça..."
14 Mart 2021 Pazar
Kıvılcımlı’nın Michelet ile ilgili düşüncelerini çok önemsiyorum çünkü orada kendisini de aslında tarihçi olarak gördüğünü anlıyoruz ve tarih yöntemi üzerine söyleyecek çok şeyi var. Michelet ve toplumsal tarih anlayışı ilişkisinden yola çıkarak Kıvılcımlı’nın aslında toplumsal tarih yöntemini Türkiye tarihyazımında benimseyen erken dönem isimlerden biri olduğunu söylemek mümkün hale gelebilir. Bu akademik olarak incelenmesi gereken bir konu bence.
Gitmek mi, Kaçmak mı? Kıbrıs’ın Kuzeyinde “Melankolik Göç”
13 Mart 2021 Cumartesi
Kaçmak bu nedenle bir yurt arayışıdır. Bulunduğu yere giderek yabancılaşan insan “kaçıp” gider yurdundan, “eğer öyle bir şey” artık var ise. Son kertede yurt anılar biriktirebildiği, arkadaşlıklar edindiği, “güzel” olanı, “kötü” olanı hatırlayabildiği ve güzel ile kötüyü biriktirebildiği yerdir. Schlink’in melankolik bakış açısına göre “anıların” artık yaşanmadığı bulanık bir zamandır; ne vardır ne de yok.
Yalnız Zekeriya
12 Mart 2021 Cuma
Zekeriya, Sabiha’nın gittiği bir dünyada kalan olarak Sertelleri değil, yalnız Zekeriya’yı anlatmaya niyetleniyor. Ancak yasın etkisi ile bunu gerçekleştirme biçimi çok sağlıklı olamıyor. Öyle ki anıların okuyucusu olarak değil bizler, kızları Yıldız Sertel bile babasının ölümü karşılaşama biçimini garipsiyor. Bir kutu içine kapanmış olarak betimlediği babasının Sabiha’nın vefatını hafife aldığını düşünüyor.
Kadının “Örselenmesi” Meselesi
11 Mart 2021 Perşembe
Mağdurun hakları “nasıl” korunacak sorusunun cevabı, “kendilerini yalnız hissetmemeleri için psikolojik destek sunularak”tır. Bu tavır, kadına şiddeti mümkün kılan kültürel kodları değiştirmek için adım atmayan, şiddet döngüsünü bütüncül bir yaklaşımla ele almayan ve var olan toplumsal “normalleri” kabul ederek yoluna devam eden yaklaşımın bir tezahürüdür.
Türkiye’de Siyah Karşıtı Irkçılığa Dair Bazı Düşünceler
9 Mart 2021 Salı
Evlat edinme sistemini ele alan çalışmalarda belirtilen Siyah kişilerin bakım ve ev işlerinde çalıştırılması Türk sinemasının Yeşilçam dönemine de yansımıştır. Sinemada Afro-Türklerin “Arap Bacı” veya “Arap Dadı” olarak temsil edildiği pek çok örnek var. Afro-Türk Dursine Şirin bu rolleri üstlenen oyunculardan biridir. Kitabı sinema ve tiyatroya uyarlanan Türk çocuk masalı Keloğlan'da da “Arap Bacı” karakterini görürüz.
Yeni Bir Midnight Express Yolda mı?
7 Mart 2021 Pazar
Ufuktaki yaptırım ve kısıtlamalara bakılırsa, özellikle ABD’deki yönetim değişikliğinin ardından Türkiye’yi zorlu günler bekliyor. Öyle görünüyor ki Türkiye toplumu, gerek uzun yıllardır çözümsüz kalan problemler için, gerek iktidarın yok yere yarattığı türlü ilave sorunlar için ağır bedeller ödeyecek. Bu bedellerin mali boyutu ürkütücü, fakat iş sadece mali boyutla kalsa iyi. Kültürel alanda aniden ortaya çıkacak kötü sürprizler, mali hasarlar kadar yıkıcı olabilir.
Conte’den Draghi’ye: İtalya’daki Hükümet Değişiklikleri Üzerine
5 Mart 2021 Cuma
Herkesin merak ettiği sorulardan biri, Mario Draghi’nin hem ulusal düzeyde -kendi evinde- hem Avrupa sahnesinde nasıl çalışacağına ilişkin. Draghi hükümeti Avrupa’daki ilk teknokrat popülist hükümet olarak adlandırılıyor. Bu şu anlama geliyor: iş dünyası ve akademi dünyasından uzmanların oluşturduğu bir teknokratlar grubu ile popülist partilerden gelen grubun bir karşımı.
Dostluk ve Tıp
3 Mart 2021 Çarşamba
Dostlar birbirleri için veya birbirleri sayesinde yaratıcıdır. Bu anlamda birbirlerinin güneşidir ve birbirlerini gölgede bırakmazlar. Denge, ancak birbirlerinin lehine olması durumunda bozulabilir. Fakat dostluk ilişkisi dışında insanlar arası ilişkide denge birbirlerinin aleyhine olacak şekilde kurgulanmıştır. Bütün adalet ve hukuk sistemleri, bu dengeyi ölüm ile özgür olmak arasında kaldırılabilir bir seviyede tutmayı amaçlar.
Kolombiya Barış Sürecinde Son Durum: Sürdürülebilir Barışa Ulaşmak Mümkün mü?
1 Mart 2021 Pazartesi
Gerçekten uzun soluklu barış inşa edecek bir senaryoya ulaşmak için Kolombiya'nın birkaç yapısal değişikliğe uğraması gerekiyor. Temel sorun, ülkedeki geleneksel güç ilişkilerinin dağılması ve bu da siyasetin modernleşmesi ve servetin yeniden dağıtılması anlamına geliyor. Kolombiya ekonomisi ve toplumu, İspanyol sömürgecilerinin torunları olan “criollo” ailelerinden gelen yönetici bir elit tarafından yönetiliyor.
Sahibinden Satılık Tarih
28 Şubat 2021 Pazar
Hafızayı satabilir miyiz gerçekten? Dünyasını kendi inanışına göre kuran insanların dua evlerini satabilir miyiz? Peki, kültür ve hafıza mekânları ikinci el sitelere düşmeden önce önlem alınabilir mi? Halbuki kendisine bu toprağın kültür koruyucusu sıfatını yakıştıran her türlü otoritenin, büyük kudreti ile -tıpkı yüzyıllar önce yaptığı gibi- bu yapıları onarıp yeniden topluma katması gayet olasıydı.
Makbul Akademisyen Olmayı Reddetmek Üzerine
26 Şubat 2021 Cuma
Özgürlük ve hak mücadelesi veren bir akademisyenin gerçek yok oluşu üretmeyi, yazmayı ve aslen düşünmeyi bırakmasıyla gerçekleşebileceğinden ihraç edilse de, yurtdışına sürülse de, işsiz bırakılsa da, sivil ölüme terk edilse de, sürgün olsa da kararlılıkları ve direnişleriyle bulundukları yerlerde hâlâ yazmaya, üretmeye, paylaşmaya, hatta yoktan var etmeye devam ediyorlar.
Yeni Anayasa Tartışmaları: Araçsallaşma, Önlem ve Çoğunlukçuluk
25 Şubat 2021 Perşembe
Erdoğan, tıpkı 2017’deki değişikliği bir “yönetim reformu” olarak andığı gibi, şimdi de “herkesin katkı sunduğu bir anayasa” vaadi ile mevcut rejimdeki bozuklukları bir çoğulculuk illüzyonunun ardına gizlemeye çalışıyor. Bunun için, bir yandan henüz ikame edilememiş “normlarda” gömülü olan referandum ve parlamento gibi süjeleri bu illüzyonun kaynakları olarak ortaya atarken, diğer yandan da iktidar blokunun alelade bir refleks haline getirdiği “önlem” mekanizmalarını ve ürettiği hegemonik söylemleri devreye sokuyor.
Uzaya Çıkmanın Alametifarikası
24 Şubat 2021 Çarşamba
Yuri Gagarin’in kahraman ilan edildiği Sovyet Rusya’sında da siyasi koşullar iç karartıcıydı. Sovyet Başbakanı Kruşçev’in sözde siyasi baskıları ve sansürü azalttığı -daha barışçıl politikalar izlendiği Kruşçev çözülmesi adını da alan- bu dönemde entelektüeller ve inanç üzerinde kurulan hakimiyet, siyasi muhaliflerin idamı, gıda krizi gibi mevzular vardı. Halkın kafası epey karışıktı ve tahmin edilebilir ki, kendi iç meselelerinde, refaha ulaştıracak bir çıkış yolu aramakla meşguldüler.
Siyasi Parti Programı Olarak Anayasa Kemirmek
23 Şubat 2021 Salı
Belki de mesele, sahiden bu anayasal gündemin muhatabı dahi olmayı reddetmek, AKP’nin anayasa tasavvuru ile gerçekte anayasanın ne olduğu arasındaki o geniş açıyı göstermek, anayasayı bir stratejik belgeden ibaret görmeye karşı politik bir hamle ile onu kaynağına geri yerleştirmek, eski düzene dönüş anlamında değil belki ama anayasanın, iktidarın suiistimal edilmemesi için onun sınırlanması gerektiği fikriyle meşrulaştığını hatırlayarak…
Anadil ve Anadil Hakkı
22 Şubat 2021 Pazartesi
Kendi diline karşı gittikçe daha fazla hoyratlaşan ve yabancılaşan bir toplumun hem bir yabancı dile hem de kendi coğrafyasında yaygın olarak konuşulan farklı anadillere karşı tavrı da hoyratlaşıyor. Kendi anadilimize uzaklaştıkça, anadilde eğitim tartışmalarına da uzaklaşıyoruz belki de. Velhasıl, anadilde eğitim tartışmasının bir Kürtçe tartışması değil, her şeyden önce bir Türkçe tartışması olduğunu da unutmamamız gerekiyor.
Âşıklar Bayramı: Baba Dediğin Tamamlanmamış Bir Kelimedir
21 Şubat 2021 Pazar
Baba figürünün oğul ile ilişkisinin anlatı motifi olarak yerleştirildiği Âşıklar Bayramı romanında, yazarın yer yer romantik, bazen de realist ifade projelerine uygun olarak anlatısını gerçekleştirdiğini gözlemleyebiliyoruz. Varol’un metinsel dokuyu oluştururken iç odaklanmada pürüz-pürüzsüzlük, süreklilik ve kesinti, hız ve yavaşlama, parçalılık ve bütünsellik arasındaki dengeyi ustalıkla kullandığını ve kurguladığını, buna ilişkin ifade edişte son derece lirik, şiirsel, açık ve sağlam bir anlatı düzeyi yakaladığını söyleyebiliriz.
Elli Beş Yıl Sonra “Cahiers pour l’Analyse” (I): Marx! Mao! Bachelard?
19 Şubat 2021 Cuma
İlginç bir şekilde ne zaman yapısalcılık üzerine ana akım bir historiyografik çalışma yapılsa, hikâyenin üzerine vurgu yapılan parçası hep Claude-Lévi Strauss ve onun göstergebilimle akıbeti olmuştur. Bu noktaya hiç değinmemenin yanlış olacağı kesin. Ama bu ne kadar yanlışsa, içinde yapısalcılığın en verimli, hatta en safi biçiminin icra edildiği ve tam da yukarıda saydığımız isimlerin başlattığı geleneği kendi bağlamında bir adım öteye taşıyan Cahiers pour l’Analyse ve onun hikâyesinden de bahsetmemek bir o kadar yanlış olacaktır.
Feminist Odalar (XI): Feminist Edebiyatta Kadınların Akıl Sağlığı - Küçük Bir Çığlık “HA-HA”
18 Şubat 2021 Perşembe
Zincir şakırtıları, vahşi çığlıklar ya da histerik inlemelerle anlatılan kadınların kapatılma hikâyelerinin dönüşümü açısından, “canavar/deli kadın” imgesinin “akıllı kadın” imgesiyle yer değiştirdiği önemli örneklerden biri, Jennifer Dawson’ın HA-HA adlı romanında karşımıza çıkar. Romanın yayımlanması İngiltere’de Akıl Sağlığı Yasası’nın (1959) kabul edilişinden bir yıl sonrasına denk gelir.
Bulu’nun Yastığı
16 Şubat 2021 Salı
Güçsüz olan, elindeki son çare olarak güçlü olanın vicdanına seslenir. Egemenliği kayıtsız şartsız avucuna almış muktedir karşısında kendini her gün daha kırılgan, daha zayıf, daha çıplak hissederken, elindeki son manevi kalkan “insafa çağrı”dır. Egemenin nihai darbeyi indirmeye hazırlanırken gözüne tutulan ışıktır bu -huzmeler zorbayı yolundan döndüremez belki, fakat kaynağı bulunamayan bir su sızıntısı gibi “içinde bir yerlere” işleyiverir.
Türkiye’de Akademisyen Olmak: KHK’lar, Zorbalar ve Umut ilkesi
15 Şubat 2021 Pazartesi
Türkiye üniversitelerinde engelleme kural, yönetici konumundakilerin geri kalanın işini yapmasına izin vermesi ise istisnadır. Atama ve yükseltmeler de bu kuralın pekiştirilmesinin en önemli ayağı olagelmiştir. Böylece akademisyen adayı, adım adım bu düzeneğe itaati ve onun içinde var olabilmek için hem kendi karakterini hem de işini eğip bükmeyi öğrenir.