8 Ağustos 2025 Cuma
Mevcut iktidar blokunun ve rejim yapısının, demokratik bir çözüm etrafında bu tür bir süreci nihayetine erdirmesinin eşyanın doğası itibariyle imkânsız olduğu şerhini baştan düşerek, adına ne dersek diyelim barış sürecinin, demokrasiyi dert edinenlerin kolayca yüz çeviremeyeceği ve çevirmemesi gereken bir süreç olduğunu bir kez daha not edelim. Bunun nedeni, Kürt meselesinin Türkiye siyasetinin temel hatlarını yapılandıran, mevcut rejimin de bolca suiistimal ettiği, yasal ya da yasa üstü olağanüstü hâl durumunun etrafında düğümlendiği temel mesele olmasıyla ilişkili. Bu sorunun çözülmemiş olması, devlet merkezlilik, sembolik siyasetin ifade özgürlüğünü sınırlaması, olağanüstü karakterde yasalar aracılıyla zırhlandırılmış yürütmenin imtiyazının devlet yönetiminde merkezi rol oynaması, kendi dar çıkarlarına odaklanmış olan, devletçi-milliyetçi ve şimdilerde Erdoğancı da olan bir elit kesimin siyasette, yargıda, orduda, medyada ve eğitim alanında hakim hale gelmesi gibi, Türkiye siyasetini belirleyen pek çok özelliğin varlığını sürdürmesine de yol açıyor.