“Kocalarını, Nenlerini, Bilmemnelerini” Bırakıp Yürümek: Sevgi Soysal’ın "Tutkulu Perçem"inde Yürümek Üzerine
3 Temmuz 2022 Pazar
Tutkulu Perçem’deki kadın karakterlerin yürüme, çıkıp gitme, dolaşma, tepelere çıkma eylemlerinin bir özgürlük, arınma, ferahlama, tefekkürü de beraberinde getirdiğini düşünüyorum. Yürümek, kadın karakterlerin kendi duygularının, tutkularının, huzursuzluklarının açığa çıktığı ve bunların boşalımının sağlandığı bir alandır. Yürümek, kadın karakterler için bir başınalığın, öznelliğin, özgürlüğün, “kendi oluş”un deneyimlendiği alternatif bir mecradır.
Türkiye’nin Hınç Rejimi
1 Temmuz 2022 Cuma
Hınç rejimine maruz kalmış mağdurların öfkesi, helalleşmeyle bertaraf edilebilir mi peki? Hınç ve linç rejimlerinin faillerinin, eylemleriyle yüzleşmeyi reddetmeleri, mağdurlarda yoğun bir “karşı-hınç”a sebebiyet verirler. Yani hınç, toplumun her hücresine sirayet edip kanserleştirir. Jean Amery’nin hınç üzerine yazdıklarını hatırlayalım.
Sürtük
1 Temmuz 2022 Cuma
"Sürtük"ün basında üzerinde durulmayan, bugün unutulmuş olan çok eski bir anlamı daha var. Kâşgarlı Mahmut'un Dîvânü Lûgat-it-Türk'ünde sürtük, "sürtülerek ezilen her şeye sürtük denir" dendikten sonra, altındaki "sürtülen işler" sözü "sürtülen ve sürten kadın" diye tanımlanmış. "Sürtük işler", Türk Dil Kurumu yayımı, Besim Atalay'ın hazırladığı Divanü Lûgat-it-Türk Dizini'nde de "sürüştüren, kendisine sürüştürülen kadın; sevici kadın" diye açıklanmış.
Patates, Soğan, Güle Güle Erdoğan? Türkiye’de Hegemonya Mücadeleleri (III)
30 Haziran 2022 Perşembe
Abdülhamit Gül ya da Zühtü Arslan gibi aktörler, desizyonist-polikratik yapıya karşı burjuva-demokrat bir muhalefetten ziyade, onun içindeki bir nüansı temsil ediyor. Desizyonizmin kontrolden çıkması halinde hegemonik düzenin dağılmasından korkup ve bu nedenle desizyonizmin önünü açtığı en uç biçimlerinin kısmen geri çekilmesini veya zayıflatılmasını amaçlıyorlar. Gül’ün devrilmesiyle birlikte desizyonist-polikratik yapı içindeki ılımlı “kanadın” bir yenilgiye uğradığı açıktır.
Patates, Soğan, Güle Güle Erdoğan? Türkiye’de Hegemonya Mücadeleleri (II)
29 Haziran 2022 Çarşamba
Bugünün koşullarında bile, büyük burjuvazi ile AKP arasında büyük bir kopuş yaşandığından söz etmek doğru değildir. İzlenmesi gereken stratejiler üzerinde yıllık kâr marjlarından daha kapsamlı büyük çatışmalar ve dolayısıyla hegemonya mücadeleleri olduğunu, ancak bu hegemonya mücadelelerinin “büyük bir kırılma” oluşturmadığını söylemek daha doğru olacaktır. Ancak şiddetlenen krizle beraber, büyük burjuvazi ve AKP-MHP arasındaki sürtüşmeler de elbette şiddetleniyor.
Patates, Soğan, Güle Güle Erdoğan? Türkiye’de Hegemonya Mücadeleleri (I)
28 Haziran 2022 Salı
Rejim eski ve yeni numaralarla bugüne kadarki en derin hegemonya krizinden yeniden başlayan bir otoriter konsolidasyon süreciyle çıkmaya çalışırken, burjuva bloğunun ana muhalefet partileri de restore edilmiş bir neoliberalizm uygulayarak artan hoşnutsuzluğu dizginlemek üzere bir araya geliyor. Derin hegemonya krizinin nasıl sonuçlanacağı otoriter konsolidasyon güçleri, neoliberal restorasyon perspektifi ve halk güçleri arasında açık ve tartışmalıdır.
“Niye Böyle Oldu Bilmiyorum...”
26 Haziran 2022 Pazar
''Niye böyle oldu bilmiyorum'' ifadesinin ardında, yetişkin olamama, haklarına sahip çıkamama hali var bana göre. Anders'in ''ergenliğe gerileme'' dediği durum, özellikle AKP seçmeninin çoğunluğunu gasp etmiş sanırım. Fakat şaşırmamalı. Sevinç Doğan, Mahalledeki AKP kitabında, bu hususu anlamamızı sağlayacak epey gözlem sunmuştu bize.
Keith Jarrett ve “The Köln Concert” Albümü
26 Haziran 2022 Pazar
Jarrett, piyanosunu çalarken rüzgârın hafifliğini bile hissettirebiliyordu bana. Sanki bir anda onun piyanosundan çıkan bir notaya gömülecek gibi oluyordum. Sol eliyle icra ettiği birkaç armoni üzerinde harika melodiler yaratıyordu. Asla bulamayacağını bilsen de büyük bir mutlulukla, söz ettiğim o kibrit çöpünü okyanusta aramaya götürüyordu. Müziği yapmak değil, yaşamaktı Jarrett’in yaptığı. Cazın bilinen kurallarının da dışına çıkıp tamamen kendi müziğini yapıyordu.
Ege Adaları ve "Önleyici Savaş"
23 Haziran 2022 Perşembe
Sözünde durmamak, hatta açıkça imzaladığını uygulamamak gibi hareketler kendi başına eğer birer savaş nedeni olsaydı, dünyada savaşlardan geçilmezdi, zira istisnasız tüm devletler arasında hayli sık cereyan eden çelişik hareketlerdir bunlar. O nedenle de büyük çoğunlukla savaş nedeni olmazlar, savaş nedeni olarak ilan edildiklerinde de çoğu kez kâğıt üzerinde kalırlar. Savaş nedeni sayılsın sayılmasın, Ege adalarının silahlandırılmasının yarım asırdan fazladır çok şükür bir savaşa yol açmamış olması bu gerçeğin bir göstergesidir.
Kolombiya’da Bir Devrin Sonu: 2019 Protestolarından 2022 Seçimlerine Post-Uribismo
22 Haziran 2022 Çarşamba
2017’de Şili’de Sebastián Piñera ve 2018’de Brezilya’da Jair Bolsonaro’nun seçilmesiyle iyice sağa kayan ibre yeniden solu göstermeye başladı. 2019’da Arjantin’de Alberto Fernández, 2020’de Bolivya’da Luis Arca, 2021’de Peru’da Pedro Castillo, Honduras’ta Xiomara Castro, Şili’de Gabriel Boric ve son olarak 2022’de Kolombiya’da Gustavo Petro’nun zaferleri, esas olarak toplumsal hareketlerin seçim siyasetindeki karşılığı olarak görülmeli.
Odada Bulunma Ayrıcalığı: Elitlerin Zaptı ve Epistemik Hürmet
19 Haziran 2022 Pazar
Toplumsal adaleti sağlama çabalarının ve bilgi ekonomisinin önündeki en büyük zorluk, güçsüz kılınmış grupların çektiği, ilginin dağılımından kaynaklı ya da kişiler arası epistemik sıkıntıları en hassas çerçevede ve en isabetli şekilde tarif edecek daha fazla jargonun eksikliği değildir. Asıl tehlike, bilginin üretimi ve dağılımı üzerinde halkın güç sahibi olması için gereken; özellikle de etkili politik eylemleri çoğaltacak veya elitler tarafından el konulmasını engelleyecek pratik ve maddi temellerin aşındırılmasıdır.
İyileşebilecek miyiz?
15 Haziran 2022 Çarşamba
Halkın toplumsal acılarının ve travmalarının sadece ekonomi politikaları dolayısıyla oluşan kısmına değil, Kürtlük, Alevilik, Ermenilik gibi etnik ve dinî kimlikler yahut cinsel kimlikler dolayısıyla dışlanmasının, asimile edilmesinin de dahil olduğu tanınma politikalarına da eğilmesi; insanlara, ''travmalarınızı, acılarınızı tanıyoruz'' denilmesi gerekiyor. Faillerin, mağdurları ahlâki muhatap olarak tanımasının yollarının açılmasından bahsediyorum.
Ya Putin’in Gerçek Hedefleri Farklıysa?
13 Haziran 2022 Pazartesi
Rusya 1917'den önce Batı'yı yakalayamadı; daha sonra Finlandiya, Polonya ve diğerlerine düpedüz bağımsızlık vererek ve ondan sonra, nihai olarak 1992'de ülkenin parçalanmasına götüren ulusların eşitliğini ve herkes için kendi kaderini tayin hakkını ilan ederek, Rusya’yı küçülten aşırı Batılılaşma öğretisini benimsedi. Daha sonra, yine Batı'dan ithal edilen ve sonuçları nüfusun dramatik bir şekilde yoksullaşması, artan ölüm oranları, intiharlar ve milyonlarca Rus yurttaşı tarafından yaratılan zenginliğin şaşırtıcı şekilde çalınması olan liberalizmi benimsedi.
TikTok Ex Machina (II)
10 Haziran 2022 Cuma
Gördüğümüzün aslında gördüklerimizden ibaret olmadığını kültürel ve toplumsal olarak kestirebiliyorduk ama iş tüm boyutlarıyla kavrayamadığımız şu insandan çok makine olan TikTok’a dayandığında, gelişmeleri takip etmemiz alışmamızdan daha da zor olacak. İnsanın baştan reddettiği “yanılsamalar”a takılmayan, hatta takmayan, neyi sevdiğimizi ya da seveceğimizi deneyip yanılarak bulan, evrim teorisini ve biyolojimizi bilip de çalışan bir makine.
TikTok Ex Machina (I)
9 Haziran 2022 Perşembe
Oyun ve performans özgürlüğünün popülariteyle birleşmesinin dayanılmaz çekiciliği kısa zamanda kendini gösterdi ve farklı alanlara sirayet etmeye başladı. TikTok algoritması çoğu kişinin birkaç yıl sonra farkına vardığı bu eğilimi, tabii ki en baştan keşfetmişti. İlgili ve o an için ilgisiz görünen birçok videoyu ardı arkası kesilmeksizin bir diğerine ekleyerek, bilgisayar oyunlarındaki o akıcılığın farklı bir türlüsü sağlayarak bağımlılık yaratmayı bile becerdi.
Cinsiyetçi Dilin Üretimi Olarak Şiddet
8 Haziran 2022 Çarşamba
Dilin, dünyanın içinde yönetilebilir bir varlık olarak icat ve keşfi, onun insanlık tarihi boyunca bir iktidar aracı olarak gücünü tahkim etmiş, işlevini yüceltmiştir. Anlamlar kelimelere dönüşürken dil, dünyevi söylemin sözlü dışsallaşmasının olanaklılığını yaratmış ve tanzim etmiştir. Erkek egemenin, insan yaşamının ve doğanın üzerinde hüküm sürme gayreti, onun, bütün bir insanlık algısını yapılandırma, yönetme, ele geçirme, yönlendirme çabası içinde olmasını gerektirmiştir.
"Birlikte Değiştireceğiz" Konferansı ve Değişim Umudu
6 Haziran 2022 Pazartesi
Yirmiden fazla kurum temsilcisinin konuşması ile yaklaşık beş saat süren toplantı, belki de kurulacak uzun dönemli işbirlikleri için şimdiden bir umut yaratmış durumda. İçinden geçtiğimiz ve hiçbirimizin olağan sayamayacağı bu dönemi seçimde sonlandırabilmek için hâlâ vaktimiz var.
Karanlık Zamanlarda Kardeşlik Söylemi
4 Haziran 2022 Cumartesi
Fransız Devrimi’nde kardeşlik söylemi ilkin, ilerici ve devrimci bir söylemdi. Kral ve soylular kendilerini, halk ve Tanrı arasında bir yerde görüyorlardı ve kardeşlik söylemi, onları bizim hizamıza çekti. Fakat dediğim üzere, sonu iç açıcı olmadı. Kardeşlik ilişkiden doğar, otorite yasalarla kardeşlik yaratamaz. Yugoslavya’da, Sovyetler’de birbirlerine kardeşim diye seslenenlerin çoğu, düzen yıkıldığında birbirlerini öldürmeye başladılar.
"Ne Yapıyoruz'dan Daha Önemlisi, Nasıl Yapıyoruz..."
31 Mayıs 2022 Salı
Sivil toplum alanına girişi 1999 depremi ardından önayak olduğu dayanışma faaliyetleriyle başlayan Osman Bey, aciliyet dayatan durumlara çok duyarlıdır. 2011 Van depreminden sonra çocuklarla yapılan fotoğraf atölyesi, Ezidi mülteci çocukların eğitimlerinin kesintiye uğramamasına yönelik çalışmalar ve Suriyeli mülteci çocuklar için hazırlanan çift dilli kitaplar hep onun fikri.
Kimlik Politikalarının Faydası ve Faydasızlığı
2 Haziran 2022 Perşembe
Birlikte örgütlendiğimiz insanları sadece bir aracı olarak görmemeli, onlara kendi içlerinde bir amaç olarak muamele edip değer vermeliyiz –Kant'ın dilini kullanmak istemezdim ama bunu doğru söylemiş. Başka insanlar bizim politik amaçlarımıza ulaşmamıza aracılık eden insanlar değildir sadece, değil mi? Adaleti önemsiyorsak ve günün sonunda adalet dediğimiz şey başka insanlara verdiğimiz önemin somutlaşması ise, o zaman insanlara aletler gibi yaklaşmamız çok anlamsız.
İnsan Hakları, Sığınmacılar, Zenofobi
30 Mayıs 2022 Pazartesi
Gerekli koşullar vuku bulduğunda sığınmak, bir “hak”tır, “evrensel” bir hak; bir “insan hakkı”dır. Sığınmacıları kendi iktidarının sigortası ve Batı’ya karşı elinde bir koz olarak kullanmaya çalışan AKP’nin de, kullandıkları zenofobik dili TBMM’de elde edecekleri sandalyenin malzemesi, çapsız politik argümanlarının mezesi yapmaya teşne muhalefet partilerinin de tercihen beynine yazmasını istediğim şey budur.
Rusya'nın Yeni Küreselleşme Önerisi
27 Mayıs 2022 Cuma
Putin'in politikalarıyla büyük Rus kültürü arasında katı bir ayrım yapmak gerektiğini sıklıkla işitiyoruz ancak bu ayrım çizgisi göründüğünden çok daha geçirgen olabilir. Ukrayna krizini yıllar yılı müzakerelerle çözmeye dönük sabırlı çabalarından sonra Rusya'nın en sonunda Ukrayna'ya saldırmak zorunda kaldığı fikrini kesinlikle reddetmeliyiz – birisi hiçbir zaman koca bir ülkeye saldırmak ve onu yok etmek zorunda değildir.
Demokratik Tövbe
26 Mayıs 2022 Perşembe
AKP hükümetinin Kemalizm’den devraldığı bu demokratik tövbe mirası, ona kendi idam sehpalarını kurduruyor; bu sehpalarda, kendi ideolojisi çerçevesinde tanımladığı düşmanlarını -‘’nifak’’ çıkaranları- öldürmeden önce tövbeye davet ediyor. Bu tövbe, Cumhurbaşkanı’nın, uygun gördüğü ‘’atanmış suç’’ dolayısıyla ''adalet'' yoluyla yargıladığı sanığın, bu atanmış suçu kabul edip etmediğini önemsemeksizin, kamuya, sanık üzerinde ve toplumun tümünde kurduğu ‘’kutsal’’ hâkimiyeti imliyor.
Ankara Öykü Günleri Üzerine
24 Mayıs 2022 Salı
Bu yıl öykü günlerinin odağına bu temaları almamızın nedeni, uzun zamandır gündemi belirleyen olgulardan biri olan göçün tarihine, edebiyattaki karşılığına öykülerden bakmak istememizdi. Böylece gurbetçi işçilerin, gurbete gelin gidenlerin, tehcire, sürgüne, mübadeleye maruz kalanların, iltica etmeye mecbur bırakılanların öykülerdeki görünürlüğü sayesinde çok yönlü bir bakış elde etmeyi umduk.