Bir Kavram Laboratuvarı Olarak Kadir Şeker Olayı
18 Aralık 2020 Cuma
Kadir Şeker’in beraatına sadece “kadına yönelik şiddet” bağlamında hükmeden ve bunun sorgulanmasını kesin bir dille reddeden dijital kamuoyu, şiddete uğrayan kadının kendisini sorgulamakta en ufak sakınca görmedi. Bunu sayısız farklı şekilde okuyabiliriz. Kendisine sistematik şiddet uygulayan eşlerini öldüren kadınlar, yani şiddete doğrudan maruz kalanlar, erkeklerden Kadir Şeker kadar destek görmüş müydü örneğin?
Covid-19 Aşıları
17 Aralık 2020 Perşembe
Aşılar arasında en düşük ücretin Oxford-AstraZeneca aşısında olduğu (3 dolar), CoronaVac ve Moderna aşılarının ise en yüksek fiyata sahip olduğu açıklanmıştır. Fiyat politikasında aşı şirketlerinin kazanç isteği belirleyicidir. Oxford Üniversitesi’nin, aşı konusunda AstraZeneca ile salgın boyunca sadece maliyetleri karşılama temelli yaptığı anlaşma fiyat üzerinde belirleyici olmuştur. Bu noktada üniversitelerin kamu yararını öncelemek açısından ne kadar önemli olduğu da görülmüştür.
CHP’nin İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'ne Dair Notlar
16 Aralık 2020 Çarşamba
İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’nin başarılı olabilmesinin önündeki en büyük engelin CHP’nin kendi içindeki ideolojik salınımı olduğu öne sürülebilir. Partinin farklı hiziplerinden gelen sesler, demokratik çoğulculuktan ziyade ideolojik müphemliğe yol açabiliyor ve böylece partinin söylemi halk nezdinde inandırıcılığını yitirebiliyor. Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçmesiyle birlikte Baykal CHP’siyle farklılaşma olmuş ancak bu farklılaşma, kopuş yarat(a)mamıştır.
Armağan Et!
15 Aralık 2020 Salı
Armağan etmek fikri ile ilgili, bizim toplumumuz için bile garip bir şeyler yok mu ortada? Neden bir arkadaşımız bize bir armağan verdiğinde (bir içki, akşam yemeği daveti, bir iltifat) kendimizi karşılık vermek zorunda hissediyoruz? Neden cömertliğin alıcı tarafı bir şekilde karşılığını veremediğinde kendini küçülmüş hissediyor? Bütün bu duygular bizim toplumumuzda hiçe sayılırken, bir diğerinde iktisadi sistemin başat temeli olan evrensel duygular değil mi?
Eser ve Yazar Birbirinden Ne Kadar Sorumludur?
14 Aralık 2020 Pazartesi
Bir edebî eser salt estetik ölçülerle de, sadece soyut bir fikrî varlık olarak da ele alınamaz ve yazar da ürünüyle ilgili tüm eleştirilere karşı, sıradan insanların tabi olduğu ahlâki sınırlamalardan tümüyle muaf edilerek bağışıklık kazanmış bir pozisyonda tutulamaz. George Orwell, sanatçının sanatsal bağışıklığını reddetme fikrini S. Dali üzerinden dile getirir.
Meşrulaştırma Söylemi Olarak “Eril Faillik”
13 Aralık 2020 Pazar
Amacı suçu saptırmak olan böyle bir gölge kavramın, Özgür Taburoğlu gibi kavramı kabul ederek Jung üzerinden bir animus arketipi olarak okunmasına katılmıyorum. Fikrimce ''eril faillik'' söylemi Toptaş tarafından, suçunu meşrulaştırma amacı ile ''yaratılmıştır'' ve bir kavram okuması yapılacaksa, bu kavramın beslendiği arketipler yerine, böyle bir kavramın neden üretilmeye ihtiyaç duyulduğu tartışılmalıdır.
Tacizin Saklı Biçimleri: “The Assistant” Filmi Üzerine
12 Aralık 2020 Cumartesi
Bir bardağın içini çeşitli renkler ve kıvamlarda sıvılarla doldurmak gibi, animus geometrisine sahip bir arketip de eril failin gün içerisinde dahil olduğu karşılaşmalara göre farklı biçimler alabilir; kendisiyle bağdaşık şiddet, taciz, mobbing çeşitlerinden birisine dönüşebilir. Belirgin fiziksel şiddet ile sinizm, görmezden gelme, kayıtsızlık gibi görünümler alabilir.
Tanrıların En İnsanı, Maradona
11 Aralık 2020 Cuma
Ülke içindeki toplumsal kesimleri eşitleyen futbol, dünya kupalarında ülkeler arası tarihî hesaplaşmalara imkân sağlamıştır. Kendini asırlardır egemen ülkelerin gözüyle görüp aşağılamaya alışmış toplumlar için dünyadaki varlığını yeniden konumlandırma fırsatı sunmuştur. Milyonlarca Arjantinli, Maradona’nın 86 Dünya Kupası’nda İngiltere’ye attığı iki golle uluslararası arenada tarihî bir zafer kazanmıştır.
Aşı Karşıtlığı: Taktiksel Bir Okuma
9 Aralık 2020 Çarşamba
Aşı karşıtlığının önümüzdeki günlerde sönümlenebilmesinin tek yolu bütüncül bir sağlık hizmeti alma konusunda ortaklaşmaktan geçiyor. Hastane kapasitelerin dolduğu ve koronavirüsle alakalı olarak ücretsiz bir sağlık hizmetine ulaşımının söz konusu olmadığı düşünülecek olduğunda, bireylerin endişelerini aşı karşısındaki tereddütlerle ifade etmesi kaçınılmaz olmuştur.
Metropolitan Türbülans: Yerel Seçimlerden Bugüne Tıkanan Muhafazakâr Siyaset
7 Aralık 2020 Pazartesi
Yerel seçimlerin gösterdiği simgesel harita, 21. yüzyılın ilk yıllarından itibaren Türk siyasetinin hegemonik aktörü halindeki muhafazakâr siyasete dönük hayli anlamlı mesajlar içeriyor. Aynı zamanda son dönem Türk siyasetine hakim birçok ezberin bozulduğunu resmediyor. Bunların başında ise, 2013 Gezi Olayları’ndan itibaren muhafazakâr elitlerin siyasal arenada sıklıkla müracat ettikleri kutuplaşma cereyanı geliyor.
Behçet Çelik ve Soluk(Suz) Bir An
5 Aralık 2020 Cumartesi
Modernizmle birlikte romanın anlatımında insan gerçekliğini aracısız vermek amacıyla yeni bir teknik olarak kullanılmaya başlanan bilinç akışının Çelik tarafından yeni ve farklı bir sürümle güncellendiğini söyleyebiliriz. Bilinç akışı anlatı tekniğini, bütün kahramanlarının serimlenişlerinde kullanılmayışının, hepsinin başkarakterin bilinçaltına dahil edilişinin, hem tekniğin yeni sunumu açısından hem de ana temanın anlamsal kodları açısından yaratıcı bir işlevi olduğunu görüyoruz.
"Gerçek" Türkçe Rap’in Peşinde: Altkültürel Otantikliğin Ticarileşen Yüzü
4 Aralık 2020 Cuma
Ünlüönen’in ortaya attığı mesele yalnızca bir Ezhel meselesi değil veya Güçlü’nün iddia ettiği üzere olayın öznesi Killa Hakan olsa, bu tartışma daha verimli hale gelemez. Yazının girişinde metodolojik bireycilik olarak kastettiğim, olayın tam da bu şekilde kişilere indirgenerek yorumlanması. Halbuki, bu meseleyi eşelerken kapitalizmin önünü açtığı ticarileşmenin ne tür çelişkili öznellikler yarattığını anlamak gerekiyor.
Erdoğan ve Muhalefet
2 Aralık 2020 Çarşamba
Türkiye’de muhalefet, Erdoğan’ın ve AKP’nin yapılacak ilk seçimde iktidardan düşeceğine neredeyse kesin gözüyle bakmaya başladı. Neden? Erdoğan’ın yapılacak ilk seçimde, üst üste binmiş krizleri “gereğince” aşamayıp iktidardan düşmesi elbette olasıdır; ama bunu bir olasılık olarak ele almak yerine, buna neredeyse kaçınılmaz bir kesinlik atfetmek, sosyal-bilimsel düşünce sistemiyle bağdaşmayan bir “hüsnükuruntu” (wishful thinking) izlenimi uyandırıyor.
Astroloji Uygulamaları Neden Yükselişe Geçti?
30 Kasım 2020 Pazartesi
Pattern gibi, modern bireyin endişelerini ve belirsizlik korkularını yatıştırmayı hedefleyen uygulamalar, sosyolog Eva Illouz’un advice literature (tavsiye edebiyatı) ya da self-help literature (kişisel gelişim kitapları) hakkındaki incelemeleri ışığında ele alınabilir. 1920’lerden itibaren psikolojinin “popülerleşmesi”, tavsiye edebiyatını yükselen bir kültürel endüstri ve duygusal normların standartlaştırılması için bir araç haline getirdi.
Yeni Başlayanlar için Felsefe: “Babamın Defterleri”
29 Kasım 2020 Pazar
Şöyle bir düşünelim, dağdaki çoban da dahil olmak üzere, en geniş kesimlerin, kendi yaşadıkları toplum ve kendi gelecekleri hakkında bilinçli karar vermeleri en çok kimleri rahatsız eder? Herkes için daha yaşanır bir toplum, toplumlar oluşturmanın siyaset yapmaktan, daha çok siyaset yapmaktan (bunu derken en geniş kesimlerin konuya duyarlılıkla katılmalarını, söz söylemelerini, belirleyici olmalarını kastediyorum) başka bir yolu olduğunu düşünmüyorum.
Bir Başkadır’da Evin Temsili
28 Kasım 2020 Cumartesi
Dizide sık kullanılan mekânlar karakterlerin hem sığınağı hem kaçmak istedikleri yer haline gelen evleridir. Özellikle ana karakterlerin kendi aileleriyle konuşmalarını, tartışmalarını genel olarak bu evlerde seyrederiz. İstanbul’un merkezine yakın ya da uzak konumlarda yer alan bu evler karakterlerin mahremini gördüğümüz, onları daha yakından tanıdığımız mekânlardır.
Boş veya Dolu Olmak Üzerine
27 Kasım 2020 Cuma
Güçlü, rap müziğin savunuculuğunu yaparken “rap’in içini boşaltan” birtakım rapçilerin varlığını vurguluyor. Rap’in içini boşaltmak ne demek? Veya içi dolu rap nedir? Güçlü’nün aklından geçenleri okuyamam elbette fakat varsayımda bulunacaksam “içi dolu” rap, son cümlesinde belirttiği üzere “toplumsal ve protest bir hareket”tir.
Dostluk, Yol ve Yürüme
25 Kasım 2020 Çarşamba
Yürüyüşçü kendine hâkim olmaya çalışmaz, çünkü kendinin bir yapılandırma olduğunun yürüdükçe farkına varır. Kendiliklerinden soyunması toplumsalın yapılandırmasından arınması anlamına gelecektir. Yürüyüş, kendiliği istiklâline kavuşturur. Bu kavuşturma ne yönetilebilir ne de planlanabilir. Eğer planlanır ya da yönetilirse yürüyüş spora dönüşür.
Politik Tiksinti: Kutuplaşmaya Karşı Kökensel Bir Refleks
23 Kasım 2020 Pazartesi
Politik tiksinmenin belki en yıkıcı sonucu artık ortak bir doğruya inanmayan, kutuplaşmış toplumsal grupların birbirinden tiksinir olması. Üstelik tiksinme üzerine çalışan psikanalistlerin “kontaminierung” olarak adlandırdığı durum nedeniyle, yani tiksinilen nesne ile iletişim kesilse dahi tiksintinin dindirilememesi yüzünden, bu toplumsal kutuplar katılaşıyor.
"Delibo"ya Dair
21 Kasım 2020 Cumartesi
Her türlü yapının öncelikle sınıfsal içeriğine dikkat kesilen Delibo, karşısına aldığı sermaye sahibi ve zengin doğan -olan değil- insanları da, yanına alegorik tamlamalarla çağırdığı gayrimüslim halkları da verili bir halde sunmaz. Şimdide anlattığı bütün toplumsal bireyler, geçmişte de vardır.
“Evindeyken de Yalnız Kalma!”
20 Kasım 2020 Cuma
Artık işverenin tahakküm yöntemleri eve de taşınabilir oldu: bilgisayarlardan izlenip anlamsız yoklama toplantılarına maruz kalmaya başladık; klavyeye kaç kere basıp mousea kaç kez tıkladığımız sayılır oldu. İşçileri gözaltında tutmak isteyen işveren işçinin evinde de işyerinde olduğu gibi kök söktürecektir.
“HDP ile Görüşmek” Kavramı Üzerine: Bir “Siyasal Düşman”ın İnşası
19 Kasım 2020 Perşembe
Tıpkı Demirel’in 1965 seçimlerinden sonra TİP’in parlamentodaki mevcudiyetinden kendi önderliğinde mobilize olan bir popüler komünizmle mücadele hattı/cephesi üreterek iktidarını berkitmesi gibi, AKP de -ağırlıkla 2015’ten sonra- HDP’nin parlamentodaki kurumsal mevcudiyetinden kendi önderliğinde mobilize olan bir bölücülükle/terörizmle mücadele hattı/cephesi üretmeye ve ekonomik krizle aşınan iktidarını bu yolla berkitmeye çalışmıştır.
“Belki de Dura Kalka Yürümek Bu Toplumun Naturası”
18 Kasım 2020 Çarşamba
Önce şunu anlamamız lazım. Kürtlerden esirgediklerimiz aynı zamanda kendi hayatımızda fedaya razı olduklarımızdır. Kürtlerden esirgediklerimiz, kendi hayatımızda da vasata razı olmamıza yol açmaktadır. Kürtlerden esirgediklerimiz nedeniyle örneğin biz de kendi hayatımıza dair kararlara katılamıyoruz, yerel yönetimleri bile demokratikleştiremiyoruz.
Cemo ve Memo Üzerine Notlar
17 Kasım 2020 Salı
Ölümünün üzerinden tam olarak otuz yedi yıl geçen Kemal Bilbaşar’ın Cemo ve Memo romanlarında bahsettiği olaylar, isyanlar ve aşk hikâyeleri Türk edebiyatında hâlâ önemli bir konumda yer alır. Ölümünün üzerinden otuz yedi yıl sonra Kemal Bilbaşar'ın Cemo ve Memo romanları yirmi üçüncü baskıya ulamış ve geniş bir kitle tarafından okunmuştur.