Saçma: Deli ve Gerçek
15 Nisan 2021 Perşembe
Fizik kütle çekiminden bahseder ve belli bir düzende sapmadan çalışan makine parçaları olduğumuzu düşünüp rahata erer kimimiz. İslâm her şeyin Allah'ın kelamı olduğunu söyler, kendi varlığımızdan daha büyük bir şeye ait olmanın vecdini yaşar kimimiz ise. Varlıkla olan ilişkilerimizi düzenleyebilme gücü varlığı anlamlandırmamıza yaptığı katkılarından gelir, kimi oruç tutar, kimi kendisine doğrultulmuş tüfeklerin namlusunun içine gül bırakır, kimi bu hareketi yapanı “liberal” olduğu için tekmeler.
Dostluk ve Etik
14 Nisan 2021 Çarşamba
Bugün hakimiyeti de dostluk çerçevesinde yeniden düşündüğümüzde dostluk sevgisine dayanmayan bir dayanışmanın kurulamayacağı aşikârdır. Çünkü sevgi, ahlâkı geçersiz ve gereksiz kılar. Ahlâkın amacı zaten seviyormuş gibi davranmaktır, yani sevgiyi esas kılmak... Sevgi var olduğunda geriye ne etik ve ne de yasaya ihtiyaç kalır. Sevgi ve dostluğu hedeflemeyen her türlü eğitim ve politikanın geçersiz kılınması dostluk etiğinin ve politikasının en ayrımcı yanıdır.
Doğrusu, Sahiliğin Eksikliğini Hissediyoruz
13 Nisan 2021 Salı
Hâlâ Türkçede bir sözün özerk hakikat değerini ilan edebilen bir sıfata sahip değiliz. Yani İngilizcede kullanılan “True!” gibi bir ünlemimiz yok. Türkçede yaygınca kullanılan “Doğru!” ünlemi söz söyleyenden bağımsız olarak var olan özerk hakikati belirtmeyi başaramaz, aksine o özerkliği gölgeleyen bir etki yapar.
Büyülü Dilsiz An
11 Nisan 2021 Pazar
Aşk, sanat ve ölüm neden bu kadar yakın birbirine ya da birbirinin aynı? Çünkü dağılıştır tümü. Sınırlar bozulur, parçalar tüm evrene dağılır. Ne fark eder ki? Orada ya da burada... Yaşamda ya da ölümde evrene ait olmaklığımız değişir mi?
“Yoksa Artık Kamu, Özel Sektör Faydasına mı Çalışıyor?”
9 Nisan 2021 Cuma
Bugün, idarelerin dış borçları için verilen hazine garantileri gayrisafi milli hasılanın yüzde 1,74’üne denk düşerken, borç üstlenimi kapsamındaki özel sektör borçları gayrisafi milli hasılanın yüzde 2,29’una denk geliyor. Bunun anlamı şu: Devlet kendi bünyesindeki idarenin borcunu ödeyeceğini garanti ettiğinden daha fazla, normalde özel sektörün taşıması gereken finansman yükünü üstlenme sözü veriyor. Bu tabloda, bir ortaklık mı var, yoksa artık kamu, özel sektör faydasına mı çalışıyor? Cevabı size bırakıyorum.
Sosyalist Belediyecilik Mevzusu ve Es Geçilen Tanınma Politikaları
8 Nisan 2021 Perşembe
Devletin tüm eylem alanlarına hâkim iktidar ideolojisi ile uyuşmayan bir politik aidiyete sahip birey yahut gruplar, yeniden dağıtım politikalarının eşitlikçi meta dağıtımı vesilesiyle özgürleşebilirler mi? Veya bu kişi veya gruplar, tanınma politikalarının adil bir şekilde işlediği, sosyo-kültürel yahut cinsiyet ile bağlantılı aidiyetlerinden doğru hiçbir ayrımcılığa uğramadıkları bir toplumda, eşitlikçi olmayan meta dağıtımının olduğu bir ortamda özgürleşebilirler mi?
“İfade Özgürlüğü de, Bir Bebeğin Doğru Mamayla Beslenmesi de Haktır”
6 Nisan 2021 Salı
2006 yılında tanıdığım ve kentsel dönüşüm sonucu evleri yıkılan 5 yaşındaki Murat bugün 21 yaşında, ilkokulu terk etti. Evlendi, bir çocuğu oldu. Kirasını ödeyemiyor Bir bebeği var. Bütün hikâye bu. Murat’ın bebeğine miras olarak bırakacağı şey nedir sizce? Onun annesinden devraldığı yokluk… O zaman hep beraber Murat’ın çocuğu için ne yapabileceğimizi düşünmemiz lazım.
Başka Bir Şehir, Başka Bir Ülke: Çin
5 Nisan 2021 Pazartesi
Her beş Çinliden birinin parti üyesi olduğu ülkede, parti üyesi olmak sağladığı avantajlar açısından önemli bir durum. Mesela aynı yetenekte iki çalışan varsa, parti üyesi olan işe alınıyor. Çalıştığın kurumda terfi almak için parti üyesi olmak zorundasın. Bu sene Öküz yeni yılına girerken parti üyelerine dağıttıkları defterin kapağında şunlar yazıyor: “Misyonunu unutma, görevinden şaşma.”
Eleştirmensiz Eleştiri (I): Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa
4 Nisan 2021 Pazar
Süleyman Nazif’in şu sözü eleştirinin bizde oturmayışının veciz bir ifadesi gibidir: “Bizi yaratan Allah, yetiştiren de Namık Kemal’dir.” Jale Parla bu cümleden hareketle Namık Kemal’in Tanzimat yazarları için bir baba figürü oluşturduğunu, onu izleyenlerin kendi babalıklarında rol modeli olarak Namık Kemal’i benimsediklerini söyler. Ben biraz daha ileri götürerek Namık Kemal’in bizde eleştirmen yaklaşımının rol modeli olageldiğini söyleyeceğim.
Buruk Ölümler
3 Nisan 2021 Cumartesi
Hem akademik çalışma alanları, hem yaşam şartları ve kökenleri, hem de kişilikleri bakımından görünürde pek bir bağdaşır tarafları yoktu. Ama, çevrelerine durmaksızın kıvılcımlar saçan zekâları, onları buluşturmaya fazlasıyla yetiyordu herhalde. Ve bir araya geldikleri zaman, fikir tokuşturmalarını izlemeye doyum olmazdı. O bakımdan, ikisini birlikte hatırlamam tesadüf değil.
AKP’nin İkili Devleti
2 Nisan 2021 Cuma
Eski Türkiye’nin yaşam tarzını devam ettiren veyahut Yeni Türkiye projesinin karşısında olan herkesin makbul olmayan vatandaş ilan edilerek cemaatten dışarı itildiğini, önlem devletinin uygulamalarıyla baş başa bırakıldığını görüyoruz. Cemaatten olanların ise önlem devleti uygulamalarıyla karşılaşmak bir kenara dursun, norm devletinin yasakladığı uygulamalara dahi uymama hakkına sahip olduğunu görüyoruz.
Siyasetsiz ve Siyasal Partisiz Türkiye
1 Nisan 2021 Perşembe
AKP’nin siyasi parti kapatma bahsinde Batasuna kararına özgü önemli olguların neredeyse tamamını göz ardı ederek, kendine işlevsel açıdan yarayacak bir yorumu yapması, yani “parti kapatmalar, AİHS’e uygun” şeklinde yanlış bir sonuca ulaşması, tüm politik konularda olduğu gibi burada da şunu söylüyor: Hukuku kamusal siyasetin zemini olarak görmekten ziyade, kendi manipülasyon araçları kılmak istemeleri.
Mizahın İktidarı ve Kahkahanın Sınırları Üzerine
31 Mart 2021 Çarşamba
Kahkaha her daim iktidara karşı atılmaz. Çoğu zaman kahkahanın iktidar ile beraber, iktidarın yanında ve hizmetinde atıldığını görebiliriz. Bu noktada o yüzden mizaha dair birtakım kavramsal ve toplumsal tahlillerde bulunmamız gerekir. Hiçbir şakanın toplumsal değeri bağlamından ayrı olarak okunamaz. Şakaların bağlamı, öznesi ve nesnesi, şakanın ne tür amaçlara hizmet ettiğini belirler.
Zafer Toprak’ın Cevaplarına Cevap
30 Mart 2021 Salı
Zafer Toprak’ın “bu koca metinde tartışılan bir konu değil” dediği kuvvetler ayrılığını Atatürk sayfalar boyu tartışıyor. Amacı, Kanun-ı Esâsi (ve meşrutiyet) ile Teşkilât-ı Esâsiye Kânunu’nu mukayese ederek, kuvvetler ayrılığına dayanan ve kuvvetler ayrılığı getirerek istibdada son verme iddiasında olan “meşrutiyet”in bunu neden yapamadığını, yapamayacağını kanıtlamak ve bu yolla istibdada gerçekten son vermek için kuvvetler birliğinin gerektiğini izah etmek.
Türkiye Muhalefeti En Temelde Neyin Üstüne İnşa Edilecek?
29 Mart 2021 Pazartesi
AKP tarz-ı siyasetinin muhalif unsurları yaftalayıp retorik hileleriyle itibarsızlaştırması yöntemini etkisiz kılmak için muhalefetin “Erdoğan-Erdoğan’a karşı” tarzı cevaplar üretmesi, bunu da politik kampanyalar şeklinde örgütleyebilmesi bu süreçte daha önemli hale gelecektir. Ve böylelikle muhalefet de bu keyfîliğin antitezi olarak kuruculuğunu söz ve ilkenin üstünlüğü üzerine bina edeceği bir alanı genişletebilir.
Anatomi Kader midir?
28 Mart 2021 Pazar
Her ne şekilde olursa olsun, ideoloji bazı şeyleri koşullayabilir, fakat koşulladığı şeye içkin doğruyu ya da güzelliği koşullaması olanaksızdır. Her şey uyum içerisinde sürüp giderken ortaya bir paradokslar yığını ya da uyumsuz iki çiftin mücadelesinin patlaması falan çıkmaz. Žižek’e göre her şey halihazırda uyumsuzdur ve asıl ahengi doğuran şey bir olumsallığın, kaotik yapının zorunluluğudur.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Sıkıntıları
27 Mart 2021 Cumartesi
Zulüm ve haksızlığa karşı İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ne müracaat edildiğinde istenilen sonuçların alınamayışının ve devletlerin yasal kıskaçlarına mahkûm kalınmasının esas nedeni, bu bildirgenin metafizik saiklarla hareket etmesi ve devletlerin vatandaş olan veya olmayan insanlara dair bu saiklardan doğan yorumlarını olumlaması olmasın?
Britanya’da Sarah Everard Cinayeti: Erkek Şiddeti, Polis Şiddeti ve Kadın Cinayetlerinde Sınıf
26 Mart 2021 Cuma
13 Mart Cumartesi günü Clapham Common Parkı’nda düzenlenen Sarah Everard’ı anma amaçlı etkinliğe yoğun katılımın ardında, sadece erkek şiddetine yönelik tepki değil, polis şiddetine yönelik tepki de yatıyor. Everard cinayeti tam da protestolarda polisin müdahale yetkisini daha önce hiç olmadığı kadar genişleten yasa tasarısının Parlamento’da tartışıldığı döneme denk geldi
Dersim Mebusu Ömer Lütfi Fikri’den Kocaeli Milletvekili Ömer Gergerlioğlu’na Parlamenter Hallerimiz ve İnsan Hakları
25 Mart 2021 Perşembe
Politik liderlerin, üstelik “seçilmiş” liderlerin çıkıp “ben üst mahkeme kararlarına, uluslararası sözleşmelere saygı duymuyorum, bu kararlar, sözleşmeler beni bağlamaz, şahsımın kendine münhasır kanunları var” demeye cüret ettiği bir ortamda ne yapılmalıdır? Daha doğrusu ne yapılabilir? Ezberimizdeki yaklaşımlarla bunun üstesinden gelemeyeceğimiz çok açık. Bu nedenle toplumsal hareketler ve politika arasında yeniden ve yeni bir bağ kurulması gerektiğinin önemi bir kez daha tüm ağırlığı ile karşımızda duruyor.
İstanbul Sözleşmesi'nin İptalinin Anayasa'ya Aykırılığı Üzerine
24 Mart 2021 Çarşamba
Kararın hukuken geçerli olabilmesi, İstanbul Sözleşmesi’nin mahiyeti bakımından da imkânsızdır. İstanbul Sözleşmesi, Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasında düzenlenen “temel hak ve hürriyetlerle ilgili” bir sözleşmedir. Bu nitelikte bir sözleşmenin sona erdirilmesi, temel haklar ve özgürlüklerle ilgili bir hukukî tasarruftur. Cumhurbaşkanı, Anayasa’nın kendisine verdiği, “yürütmeye ilişkin konularda” CBK çıkarma yetkisini, temel hak ve özgürlükler ile ilgili konularda kullanamaz.
Devlet’in Milletin/İttifakın Bölünmez Bütünlüğünü Bozması Operasyonu Olarak HDP’nin Kapatılması
22 Mart 2021 Pazartesi
Sorun artık Kürt siyasetinin diğer partilere, müesses nizama müştak olmaktan çıkmasıyla alakalıdır. %10 barajı sadece büyüyü bozmuştur. 2015’ten sonra müesses nizam, baraj sorununu “aşmış” bir HDP’nin sadece parlamento denkleminde değil, siyasal denklemde de “aktif”, “bağımsız” ve “oyun kurucu” olarak rol almasına tepki gösteriyor.
Elli Beş Yıl sonra Cahiers pour l’Analyse (II): Maksimum Formelizm
21 Mart 2021 Pazar
O dönem herkes gibi Althusser de ortaya çıkan yeni bilimlerin getirileriyle ilgileniyordu. Ama onun için temel mesele bu bilimlerin Marksizm için ne teşkil edeceğiydi, zira bir sürü cepheden Marksist düşüncenin anakronikleştiğine dair sesler çıkıyordu. Althusser için Marksizm’in bilimselliği bir tartışma konusu olmamalıydı, dolayısıyla gereken manevra onu zamanın ruhuna uygun bir şekilde net bir formelizme dönüştürmekten geçiyordu.
İstanbul Sözleşmesi Neden Yaşatır? Çünkü…
20 Mart 2021 Cumartesi
İstanbul Sözleşmesi yaşatır, çünkü İstanbul Sözleşmesi bugüne kadar bu ülkede uygulandı. Koruyucu ve önleyici tedbirlerle kadınlar ve çocuklar korundu. Anayasa Mahkemesi İstanbul Sözleşmesi’ni dayanak olarak gösterdi ve Sözleşme’nin, şiddet mağdurunu etkin biçimde korumaya ve Kanun'un amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğunu söyledi birçok davada. Bu Sözleşme ile ilk kez psikolojik şiddet ve ekonomik şiddet de erkek şiddeti olarak tanındı.
Atatürk ve Rousseau: Levent Köker'e Cevap
20 Mart 2021 Cumartesi
Levent Köker’i yanılgıya düşüren husus bir paragrafı metnin bütününden ayırarak yorumlama çabası olsa gerek... Oysa metin bir bütün... Ve kuvvetler birliği ve kuvvetler ayrılığının tartışıldığı bir metin değil... Atatürk konuşmasında baştan sona güçler birliğinden yana… Metinde güçler ayrılığından bir kez söz ediliyor ve bunun bir aldatmaca olduğu söyleniyor. Şöyle diyor Atatürk: “Fakat milleti aldatmak için de bir kuvve-i teşriiye ve yine o kuvve-i icraiye ve kuvve-i müstebidenin tesirini tahfif için bir kuvvet daha. Kuvve-i adliye!”