Tinin Çağrısı
16 Ağustos 2020 Pazar
Kişinin, yaşadığı toplum ve kendi korkuları tarafından baskılanan, manipüle edilen, başkalık giydirilen bilinci, ‘’kendi’’ olana dair anlatılardan yola çıkarak, düşüncelerini ve bedenini kurgular. Bu kurgunun zamanla, gerçekleşemeyen arzular ve ait olma anlatıları tarafından ‘’rahatsız edilmesi’’, tine, yani özne ve nesnenin özdeşliğine ket vurur. Varlığın, var olana egemen olduğu bu hal, kendilik imajinasyonunu dönüşüme uğratır.
Kötülüğün Çekiciliği
14 Ağustos 2020 Cuma
Her gün haber dinleyen dünyayla ilgili biri, farkında olmadan “kötü”yle zaman geçirir aslında. İnsanın suç, kötülük ve sapkınlıkla ilgili haberlere bu kadar zaman ayırmasının, bu haberlere böylesine ilgi duymasının bir açıklaması ve anlamı olmalı. Öğleden sonra yayınlanan, içinde her türlü kötünün olduğu programlar bizimle hiç ilgili değilse neden izliyoruz?
Kadın Bedeni
12 Ağustos 2020 Çarşamba
Yaşamı ve ölümü birbirinden ayıran bakış Antik Yunan’dan mirastır insanlığa. O nedenle Platon’un Devlet’inde şiir ve dans yasaktır. Aşk yoktur. Beden lanetlidir. Tıpkı Aristoteles’in kadın bedenini pasif, teferruat ve “soğuk” sayması gibi. Oysa Aristophanes’in anlattığı gibi o “soğuk” beden, Peloponez Savaşları’nı sona erdirerek barışı sağlayabilecek kudrettedir.
Lübnan’da Ölümcül Patlama: Yozlaşma Katliama Yol Açtı
10 Ağustos 2020 Pazartesi
Lübnan siyasetinin ileri gelenleri büyük olasılıkla insanların onlara karşı öfkesinin çok büyük olduğunu bildiklerinden olsa gerek, ortalarda yoklardı. Fakat aynı insanlar yerel televizyon kanallarında kendilerini haklı çıkartmak ve tartışma programlarında boş vaatlerde bulunmak için yarışırken ekranlardaydılar.
Kafka ve Hukukun Açık Kapısında Bekleyen Josef K.’lar
9 Ağustos 2020 Pazar
Taşradan, bir hukuk kapısı (simgesel) önüne çağırılıp gelen bir kişi, görünüşte hiçbir engel olmadığı, kapı açık olduğu ve kapıcı kendisine fiziksel bir tehditte bulunmadığı halde içeriye giremez. Kapıcı onu, girmemesi konusunda sadece uyarır ve ona seslenerek “Sana bu kadar çekici geliyorsa, yasağıma karşın girmeyi bir dene. Ancak şunu bil ki, ben güçlüyüm. Ve ben sadece en alt derecedeki kapı bekçisiyim,” der.
Virüs ‘’Biz’’den Değildir
7 Ağustos 2020 Cuma
Dikkat edilirse, virüsten bahsedildiği hallerde kapsam geniş, sonuç belirsizdir. Dinleyici yahut okuyucunun kafasındaki virüs imgesi, kaotik bir haldedir. Hatta yanındaki insanı bir süre sonra virüs olarak algılaması da muhtemeldir. Muhtemel olmayan, virüsün insan sağlığı için tehdit oluşturmayacak hale getirilmesidir. Şu halde, insan tabiatında bir güvensizlik ve iktidarsızlık cereyan etmesi kaçınılmazdır.
Covid-19 Stratejisi
6 Ağustos 2020 Perşembe
Açlıktan nefesi kokan ve çalışmak zorunda kalan insanların derdinin maske olamayacağını görmeyi hiç istemedi ki… Dardanel’de, Vestel’de hasta hasta çalışmaya mahkûm edilenlerden yana hiç olmadı ki… Pandemi boyunca durmaksızın her bir kanaldan anlattığı olmayan başarı hikâyelerinin toplum üzerindeki etkisinin boş vermişlik olacağını zerrece umursamadı ki… Öyle ya, onun için önemli olan bekasıydı.
Kum Ar: Deli ve Dil
3 Ağustos 2020 Pazartesi
Konuşulamayan hakkında susmalı, doğrudur, zira aksi tamamen saçma olacaktır, bu da doğrudur. Ne var ki deli konuşulamayanı konuşandır. Kişisel olarak merak ettiğim ve faydalı bir merak olarak tavsiye edebileceğim şey, öyleyse delinin bir öncü olup olmadığıdır. Zira deli ya bir öncüdür ve dili ve kavram dünyası bilinmeyeni işaret etmektedir, ya da herkesçe maruf ve tabulaştırılmış bir gerçeği farkında olmadan ve ısrarla açık etmeye, tabuyu çiğnemeye çalışmaktadır.
“Sıkıntı Var” Üzerine Notlar: Sıkıntının Uğultusu
1 Ağustos 2020 Cumartesi
Durup dinlemeden hareket ederek, tüketerek, talan ederek değil, bekleyerek, durup düşünerek, es vererek, yaşam karşısında esneyerek, dikkat ekonomisine karşı sıkılmanın ve zihni gevşetmenin tadına vararak anlamak ve kodlamak gerekiyor belki de sıkıntıyı. “Sıkıntı var” bende biraz da bu imkânı sağladı diyebilirim.
İslâmcı Zihinsel Tıkanmanın Kültürel Kökenleri Üzerine Bir Deneme
31 Temmuz 2020 Cuma
Sözlü kültürde bilgi önemsiz değil, aksine çok önemli ve değerlidir. Ancak bilgi tutucu şekilde korunur ve çözümleyici olmaktan ziyade eklemelidir. İslâmi camiada bilgi ile kurulan ilişki bir kültürel sermaye üretimi değildir. Burada bilgi dinamik bir şekilde tekrar piyasaya sürülmez, stoklanır. Bilgi biriktirilir. Handiyse bilgiyle kurulan alaka merkantilist bir kültürlenme biçimidir.
Medyada Bilim ve Bilim İnsanının İki Yüzü
29 Temmuz 2020 Çarşamba
Neticede medyada kendinden başka bir şey söylemeyen parçalı bilginin özerkliğine yüksek perdeden bir vurgu ya da toplumun yaygın değerlerini ihmal etmeyen veya sadece o değerler için var olan bir bilim ile karşılaşırız. Bu nedenle “cehalet övgüsü” ile “halk düşmanlığı” medyada aynı anda görünür olur.
Yerel Seçimler Sonrası Bir Galibiyet Placebosu Olarak Ayasofya
27 Temmuz 2020 Pazartesi
Tarihî mekânlar, geleceğe taşınma umudunu saklı tutan, unutulmaya karşı direnen mekânlarken; hafıza mekânları unutulmuş olanı hatırlatmayı amaçlar. Bir kilise, bir cami ve bir müze olarak Ayasofya da kimin nasıl hatırlamak ve neyi unutmak istediğine dair tabelası değişen hem tarihî bir mekân hem de bir hafıza mekânıdır. Dahası Ayasofya, bir galibiyetin ardından o galibiyeti ve arkasında yatan anlamı somut bir gösterene dönüştüren sembol mekândır.
Fransa’da 2020 Belediye Seçimleri: Macron İçin Sonun Başlangıcı mı?
25 Temmuz 2020 Cumartesi
Görece sınırlı bir ittifak söz konusuyken dahi önemli başarılar elde eden Fransız sol muhalefetinin ülkeyi dönüştürecek “büyük siyaset”i etkilemek için (şimdilik buna ayak direse de) Mélenchon gibi diğer önemli sol aktörleri de içerecek şekilde genişlemesi gerekmektedir. Bu güç birliğinin yaratacağı potansiyel bizatihi Fransa’nın siyasi tarihinden çıkarılacak derslerle öngörülebilir.
Rusya Federasyonu Anayasası, Kurucu Halk ve Asli Unsur
24 Temmuz 2020 Cuma
1924’ten itibaren kabul edilen SSCB ve birlik cumhuriyetleri anayasalarında (devlet dili dışında) belirli bir etnisite ön plana çıkarılmamıştı. Devlet, işçilerin-köylülerin veya ülkede yaşayan tüm halkların devleti olarak tanımlanıyor, federalizm ulusal bölgesel özerkliğe dayanıyor, özerk ulusal cumhuriyet ve bölgelerde farklı dillerin devlet dili olarak kullanılabileceği kabul ediliyordu.
Libidonun İktidarı ve Normalleşen Cinsel İstismar
23 Temmuz 2020 Perşembe
Demem odur ki, kişilerin, içlerinde barındırdıkları ve toplum tarafından da tasdiklenen nefret ve şiddetleri, hayatta kalmaya devam edebilmeleri için illa ki boşaltılacaktır. Bu boşalmayı engelleyecek ve döngüyü kıracak hukuki bir sistem yoksa, şiddetin, korkunun ve nefretin zamanla hangi yolla boşaltıldığının da önemi kalmayacak, cinsel istismar normalleşecektir.
Kutsalı Avlamak: Dağ Keçileri
22 Temmuz 2020 Çarşamba
Dağ keçileri gizemli yaşam şekillerinden dolayı ilk çağlardan bu yana pek çok halkın kültür ve inancında yer almıştır. İnsanoğlunun inancına, sanatına, edebiyatına yansıyan dağ keçileri ile ilgili inanışlar, mitolojik dönemlere kadar uzanmaktadır. Yunan mitolojisinde küçükbaş hayvanların koruyucusu Pan, keçi ayaklı ve keçi kafalıdır. Roma mitolojisinde ise sürülerin koruyucusu, Faunus kabul edilmektedir.
“Mobil OHAL Yönetimi” ve Türkiye’de Protesto Yasakları
20 Temmuz 2020 Pazartesi
Bize göre parçalı, noktasal, ve kısa süreli -dolayısıyla kapsadıkları bakımından eşit olmayan- sokağa çıkma yasaklarının esas yol açtığı hak ihlalleri yasağa maruz kalanlar değil, yasağın kapsamının dışında kalan ve hayatını idame ettirmek için sokakta çalışmak zorunda kalanlar oldu. Yıllardır hakları OHALvari pratiklerle askıya alan iktidar, pandemi sırasında kapsamlı bir sokağa çıkma yasağı ilan etmeyip, kapsamlı bir sosyal dayanışma fonunu devreye sokmaktan imtina ederek işe gitmek zorunda kalanları hastalanma riskiyle başbaşa bıraktı.
Ayasofya’da Çoklu İbadet
19 Temmuz 2020 Pazar
Ayasofya’yı müzeye dönüştürmek, ancak kendine güvenen bir liderin alabileceği bir karardı. Fakat aksine, bunu Batı’ya verilmiş bir taviz olarak görenler de vardı. “Taviz” şöyle dursun, “sırtlarına saplanmış bir hançer” gibi algılayanlar da eksik değildi. Küçük bir azınlık olmakla beraber, bu İslâmcı kesim Ayasofya’yı camiye geri çevirmek için her devirde didinip durdu.
Bir Oğuz Demiralp Yazısı
18 Temmuz 2020 Cumartesi
Demiralp’i anlamak için sadece yazdıkları değil, aynı zamanda beslendiği entelektüel kaynaklar da önemlidir. Türkiye’de akademinin bile çok geç fark ettiği Foucault, Lacan, Deleuze, Blanchot ve Saussure gibi figürlerle biraz da Fransızcaya olan hakimiyetinin verdiği avantajla görece erken tanışır ve bu figürleri düşünsel hayatının önemli uğrakları ve referans noktaları yapar. Erken tanışmak veya Fransızcaya hakim olmak bu düşünürlerle kurduğu ilişkinin olsa olsa onun için nasıl mümkün olduğunu açıklar.
Direk Dansı İçin Mevlid Töreni
17 Temmuz 2020 Cuma
İslâmcılık açısından lüks içinde yapılan bir “mevlid ayinine” itiraz edilecek dilin hangi bağlamda kurulması gerektiği muğlaktır. Tüketime karşı çıkarken temel bağlam siyasal yapının özüne dair bir itiraz mıdır? Yoksa muhafazakârlığın doğası gereği dinî ritüelin çağın araç gereçleri ile ilişki kurma çabasının yarattığı bir handikap mıdır?
Z Kuşağının Seçimi
16 Temmuz 2020 Perşembe
Sağlık, Z kuşağının yetiştiğinin iddia edildiği bu çağda tarihi bir role sahip. Her şeyi o belirliyor. Hemen her pazartesi başlanan sonu gelmez rejimler, spor salonlarına yazılmalar, pilates eğitimine devam edişler, adım ölçerler, nabız sayıcılar, zararlı alışkanlıklardan uzak durmalar... hepsi onun uğruna yapılıyor. Hele ki Covid-19 salgını döneminde!
Tarihi Yağmalama ve Yeniden Yazma Arasında
15 Temmuz 2020 Çarşamba
Sanat, en azından günümüz için doğa ve onun bir parçası olan bizlerin daha az tahribata dayalı gelecek inşasında aktif rolünü almalı, artık kendisini kamufle edilmiş kolonyal müzayede salonlarının açık artırma ürünü olmaktan kurtarmalıdır. Ayrıca kültür sanat emekçileri, karar vericiler, çabalarının bir bölümünü herhangi bir sanat ya da tarihî eseri sağ popülizmin, milliyetçiliğin kullanışlı oyuncağı olmaktan, tahribinden kurtarmak üzerine harcamalıdır.
Ayasofya: Yas, Nostalji ve Beyhude Beklentiler
15 Temmuz 2020 Çarşamba
Bu yazı alınan kararının içeriğine yönelik bir itiraz değil. Kararın kendisi yazının konusu dahi değil. Burada yapmaya çalıştığım tek şey, bu Ayasofya adımının, daha genel bir iktidar yitiminin semptomu olarak okunabileceğini göstermeye çalışmak. İktidar penceresinden elbette ki Ayasofya’nın ibadete açılması semptomdan çok bir tedavi yöntemi gibi görünüyor. Erdoğan ve çevresi buradan bir popülarite dalgası devşirmeyi umuyor.
İnsanlık Tarihinin Epidemisi: Nefret Suçları ve HIV ile Yaşayan Bireyler
14 Temmuz 2020 Salı
Pozitif Yaşam Derneği’nin son altı ayda yayımladığı iki hak ihlali raporundan HIV ile yaşayan bireylerin eşitlik hakkının ihlalinden sonra en fazla mahremiyet haklarının, çalışma haklarının ve tedaviye erişim haklarının ihlal edildiğini görüyoruz. Dolayısıyla HIV ile yaşayan bireylerin yaşadıkları ihlaller sadece bir sağlık sorunu olarak görülmemelidir, bu ihlaller temel insan hakları ihlalleridir. Bu sebeple ayrımcılık ile damgalanmaya karşı mücadelede bu konuyu da ele alan bütüncül bir yaklaşım önemlidir.