14 Şubat 2025 Cuma
Kendi belleğine değil, teknolojik aygıtlara güvenen ve neredeyse tüm yaşamını, duygularını, düşüncelerini ve eylemlerini sanal ortamlarda “hikâye eden”, düşünce sistemi caps'lerden, hashtag'lerden, etiketlerden, sloganlardan, TT'lerden, like sayılarından oluşan, hayatın gerçek akışı ile ilgisiz, dur durak bilmeyen bir “stream” içinde tam bir eylemsizlik içindeyken sürekli eylediği zannıyla yaşayıp giden günümüz insanına tüm “hikâye” nasıl anlatılabilir? Bu iyi mi kötü mü bilinmez. Belki ileride bambaşka bir yola girecek bir değişimin, dönüşümün başlangıcı ve kaosudur bu.