"Tiyatrosuz Kalan Tiyatrocular Tiyatro Yapma Koşulları Üzerine Düşünmeye Başladı"
16 Ocak 2021 Cumartesi
Siz oyunu seyrederken aynı anda, yani ekranın başında siz oyun seyretme emeği gösterirken biz de sahnede bir oyunu oynama emeğinin içindeyiz. Ve tabii ki bu canlılığın getireceği duyguyu da önemseyerek ve karşılıklılık halinin hâlâ bir biçimde sürmesini tasarlayarak aynı zaman diliminde olduğumuzu, bir arkadaşımız demişti bunu, karşılıklı beyan ederek aslında biz de oradayız.
Amerikan Demokrasisi Yeniden Siyah bir Sayfa Açabilir mi?
15 Ocak 2021 Cuma
Sosyal bilimlerin eldeki paradigma ve parametrelerle henüz tam anlayıp açıklayamadığı bir faillik kategorisiyle karşı karşıyayız. Bu kategoriye en alttakiler muamelesi yapmakta ısrar etmek ne olgunun saptanmasını mümkün kılıyor ne deneyimin; çünkü, değer-sınıf kavşağı aynı zamanda toplumsal merdivende yukarı basamağa çıkma durağı. İşte seçilmiş otoriter rejim/lider bu kavşakta zuhur ediyor.
Yalama Olan "Söylem" Terimi
14 Ocak 2021 Perşembe
Kelimeyi dilinden düşürmeyenlere sorsak, bu terimin anlamını açıklayamayacakları besbellidir. Kurdukları cümlelere bakılırsa, "söylem", söylenen şey, söz, demeç, beyanat, iddia, kurulan cümleler anlamına geliyor. Şunlara benzer cümleler bunlar: "Politikacıların son günlerde basında yer alan söylemleri", "(futbolda) kulüp başkanlarının söylemleri", "böyle söylemler tepki uyandırıyor", "herkesin söylemlerinde dikkatli olması lazım".
Kahkaha Atarken Diş Göstermek
14 Ocak 2021 Perşembe
Bir şeye gülmekle birlikte ciddiyet, belirsizlik ve soğukluk zedelenmiş olur. Bu mantığa göre gülmenin, direnişlerimize ön ayak olduğunu söylemek yanlış olmaz. Zira herhangi bir otoritenin sahip olması gereken başat özelliklerden biridir ciddiyet. Otorite ciddiyetini kaybederse, gülen kişiyle karşı karşıya gelir; yani temas edilebilir seviyeye çekilmiş olur.
İtaat Etmemenin Sıradışılığı
13 Ocak 2021 Çarşamba
Gros, düşünme alışkanlıklarımızdaki pürüzsüz sandığımız yüzeylerdeki yivlere dikkat çeker. Evet, canavarlar çökmüş ve insan inşa edilmiştir. İnsan itaat ederek var olmuştur. Peki itaat etmek, sadakat, aidiyet duymak eleştirel düşünen ve ona göre yaşayan insanlar için düşülmemesi gereken tuzaklar mıdır? Kime, neden ve en önemlisi de nasıl itaat edeceğini sorgulamak da insanın insan olma hikâyesinin bir parçası değil midir?
2021 Türkiye’sinde Gençlik Aktivizminin İmkânları ve Bir Eylemin Anatomisi
12 Ocak 2021 Salı
Nihayetinde AK Parti iktidarı toplumsal birçok yaranın müsebbibi; bu yaralardan biri de gençliğin yaşam enerjisini ve geleceğe dair pozitif iyimserliğini yıkması… “İktidar sizi nerenizden yaralıyorsa orası kimliğiniz olur” denklemin verdiği sonuçlardan biri de bu olsa gerek. Bunca yasağın, baskının, hukuksuzluğun, düşmanlaştırmanın ve kutuplaşmanın ortasında toplumsal muhalefet, otoriteryenizmin kitlelere veremediği bir neşenin ve umudun da temsilcisi olmak durumunda.
Demokrasinin Amerikalı Garabetleri ve Maskeli Kahramanlar
11 Ocak 2021 Pazartesi
Amerika’da yaşanan siyaset krizi, temsiller ve semboller ile bunların akışkanlığının varacakları istikametleri ve gerçek toplumsal ilişkilerle bunlar arasındaki mecburi temsili ilişkileri tekrar ele almayı zorunlu kılar görünüyor. Belki de demokrasinin popülerliği için popülizmin çıplaklığına karşı maskelerimizi ihmal etmememiz gerekir.
“Mümkün mü Yüz Binlerin Aynı Anda Unutması Her Şeyi?”
10 Ocak 2021 Pazar
Şimdiden geriye bakıp farklı hangi yolların denenebileceğine dair bir reçetem yok maalesef; ama söz konusu sapmalarla, alternatif yolları, istikametleri bizatihi yine dönemin devrimcileri işaret etmiş oluyorlar bana kalırsa. Her şeye rağmen, bu yollar, alternatif istikametler daha ısrarlı biçimde takip edilip işlenebilirdi belki; ama bunu demesi kadar kolay değildi tabii hayata geçirmek. Ama şunu vurgulayarak kendi adıma bu bahsi kapatmak isterim: Türkiye solu, zannedildiği kadar silaha meftun değildi bana kalırsa.
Bir İdeoloji Olarak Kanaat
10 Ocak 2021 Pazar
Türkiye siyasi tarihinde, günümüzü de kapsayacak şekilde, partilerin ideolojik konumlanışlarının, sağ/sol ayrımı yapmaya müsait olmadığını, partilerin kanaat ideolojisi temelinde kendi hegemonyalarını “hakikatler” üzerinden “inşa etmeye” çalışarak popülist söylemlerle var olma “savaşı” verdiklerini, demokrasinin de Baker'in vurguladığı üzere, bu kanaatlerin karşı karşıya gelmelerinden ibaret olduğunu düşünüyorum.
Umutsuzluk Fabrikalarına Karşı İktidarı İlişkisel Düşünmenin İmkânları
9 Ocak 2021 Cumartesi
“Burası Türkiye” ile başlayıp sarı öküzlerle devam eden tüm ifadelerin, niyetlerinden sair olarak, iktidarın doğasını kavrayamadığı ya da görmezden geldiği, bir tür umutsuzluk fabrikası gibi, direniş alanlarını zayıflattığı ve bu yolla da iktidar ilişkisinin tahakküm ilişkisine dönüşmesine katkı sunduğu kanaatindeyim: özgürlük ve direniş alanlarını yok saymak, mücadeleleri anlamsızlaştırmaya ya da değersizleştirmeye çalışmak, bizatihi şikâyetçi olunan rejimin inşasına yol açıyor.
Sivil Toplumu Tehdit ve Tenkil Yasası
8 Ocak 2021 Cuma
Bu düzenleme ile, hak ve özgürlükler alanında çalışan sivil toplum kuruluşları ve derneklere, özellikle yurtdışı fon ve projeler ile çalışma yürütenlere, artık doğrudan İçişleri Bakanlığı’nın gözetiminde oldukları, bakanlığın geniş kolları arasında yasal olarak hep açık, fiilî olarak ölü kuruluşlar şeklinde yaşamlarını sürdürebilecekleri ihtar edilmiş oldu.
"Sermaye Kesimlerinin Dalga Geçilecek Derecede Zayıfladıklarını Gördük"
7 Ocak 2021 Perşembe
AKP neoliberalizmle kavga ederek iktidara gelmedi. Bilakis düzenleyici neoliberal politikalar takip edeceğini, IMF programından sapmayacağını, ama daha iyi yürüteceğini ve yolsuzlukları engelleyeceğini söyleyerek iktidara geldi. O yönüyle popülist öğeleri vardı ama aslında bayağı merkez sağa kaymış bir noktadaydı Kasım 2002 seçiminde. Bunu bizim doğru okumamız gerekir.
"Genç İklimciler Rahatsız"
7 Ocak 2021 Perşembe
Hayır, FFF veya XR “partileşmiyor”, hareketler kendi partilerüstü konumlarını muhafaza konusunda son derece titiz. Ama buralarda iklim aktivizmi yapanlar, ikinci bir şapka edinip o âna dek siyaset dışı kalmış bilim insanlarını yanlarına alarak, her nerde var iseler, siyasi örgütlenmeye girişti. Yerleşik partilerin “hiçbirisini” iklim krizi hedefleri açısından yeterli bulmuyor, baskı yapmayı zorunlu görüyorlar.
“Neoliberal Kelimesi Tedavülden Kalksa, Bir Gecede Cahil Kalacak Akademisyenler Var”
6 Ocak 2021 Çarşamba
Çin komünist bir rejime sahipti. Mao döneminde özellikle, çok koyu, güçlü, hayli otoriter bir komünist bir yönetim vardı. Sonra Komünist Parti iktidardan ayrılmasa bile rejimi iktisadi anlamda ülkeyi yavaş yavaş açtı. Şimdi 70’ler sonunda, 80’lerde biz Çin’e hâlâ komünist diyorduk, fakat o iktisadi açılma o kadar devam etti ki bir noktadan sonra biz artık Çin’e, Çin Komünist Partisi iktidarda olmasına rağmen, komünist demiyoruz değil mi?
2020 Yılı Emek Güncesi: Kolektif Hafızaya Başvurmak
5 Ocak 2021 Salı
Covid-19 salgınında tercihini güvencesizliği genişletmek ve kurumsallaştırmak üzerine yapan siyasal iktidar, salgının bütün ağırlığını işçilerin üzerine yıktı. İşçiler hasta olmak ya da aç kalmak arasında bir tercih yapmak zorunda kaldılar. Saldırılara karşı sustular, işlerine dört elle sarıldılar, hak kayıplarını “buna da şükür” diyerek karşıladılar.
Eril Tahakküm ve Şiddete Bakmak
4 Ocak 2021 Pazartesi
Fo ve Rame’in isimsiz öznesi, tecavüze uğramış ve şiddete yönelik herhangi bir hizmet almak, kamu farkındalığı ve duyarlılığı oluşmuş yetkilerle karşılaşmak bir yana yeni bir şiddet biçimine maruz kalmıştır. Böylece fiziksel şiddet ve moral şiddet kaynaşmış ve eril iktidar yeni bir formda kadın üzerindeki baskısını sürdürmüştür.
Weimar Almanya’sından Nazizm’e Bir Hesaplaşma: Bernhard Schlink ve Okuyucu
3 Ocak 2021 Pazar
Schlink, Hanna Schmitz karakterinde aslında tipik Alman kaderini sorgular. Siemens’te bir işçi olarak göreve başlayan Hanna’yı toplama kamplarına iten sebebin arkasındaki nedenleri ve konumunun sonuçlarını didaktik açıdan irdeler. Michael’in duyguları ile hareket ederek adaletin önüne geçişi, bu manada soykırım karşısında bir sonraki Alman neslinin içine düştüğü çelişki ve kararsızlığı/inkârı sembolize eder.
Sahneden Naklen
2 Ocak 2021 Cumartesi
Varoluşu gereği (tek tek örneklerinden bahsetmiyorum) tiyatronun ritüelle bağının kurulduğu yer burası: bir arada, burada ve şimdi ama aynı anda dünyayla tek ve çok başına, oralarda bir yerde ve sonsuzlukta olmak. Hem şimdi ve burada kadar belirli ve sınırlı, hem de kozmosta ve sonsuzlukta olmak kadar belirsiz ve sınırsız.
Mahalledeki CHP'yi Yaratmak
31 Aralık 2020 Perşembe
Seçmen gerçekçidir, eldeki kuşu daldaki kuşa tercih eder, hayatında olumlu değişiklik yapmayacak vaat, bilgi ve öneriye iltifat etmez. Yetmez, her şey aklına yatar belki ama araya geçmiş yaşam örüntüleri, inançlar, gelenekler, normlar, değerler girer ve süreç çok bilinmeyenli denklem halini alır. Twitter’daki beğeni sayısı da bu denklemi çözmeye yetmez.
Spotify Size Bu Şarkıyı Öneriyor
30 Aralık 2020 Çarşamba
Evet, lüks hayat tasvirleri doğru, kliplerinde yere şampanya döken gösteriş ve özenti kokan rapçiler var. Tüm bunlar rap’in toplu bir fotoğraf albümünden birer parça sadece. Rap’in, şımarık new school çocukların birkaç parçasından hareketle, ticarileşerek zayıfladığını işaretlemek yanlı örneklem göstererek bütüne bakışın engellenmesine neden olmuş.
Eko-Sosyalizm ve Komünist Toplum
29 Aralık 2020 Salı
Başkaya çalışmasına, kapitalizmin ekolojik sürdürülemezliği iddiası ile başlıyor ve “Eğer içinde yaşadığımız bu sistem, insana ve doğaya zarar vermeden yol alamıyorsa, bu bir sürdürülemezlik hâli değil midir?” diye soruyor. Asında kitap başından sonuna bu soruya odaklanıyor ve kapitalizmi aşmanın artık bir etik-politik tercih değil, bir zorunluluk olduğunun altını çiziyor.
Türkiye’de Kültürel Kamu ve Antropoloji
28 Aralık 2020 Pazartesi
Kültürelciliğin “kültür olarak sınıf” hatasına karşın “sınıf olarak kültür” gibi başka bir hataya düşüldü. Sonuç, kültürü sinir uçlarına dokunacak şekilde konuşmayı muhafazakârlık olarak yaftalayan bir anlayışın “kültürel iktidarı”na kurban giden bir antropoloji. Kısacası antropolojinin muhafazakâr bir versiyonunu üretmenin zorluğu meselenin bir yönü iken, kültüre karşı açık fikirli ve anlayıcı bir perspektifi kendi perspektifi ile kaynaştıran dünyalı bir sol antropolojinin talep görmemesi diğer yönüdür.
Bir Özyaşam Hikâyesinden Manifestoya: Kişisel Olan Politiktir
27 Aralık 2020 Pazar
Louis, “bizler” olarak ifade ettiği kesim için siyasetin bir ölüm kalım meselesi olduğunu, fakat siyaseti yapan egemenler içinse siyasetin hayatlarına etkisi olmadığının altını çiziyor. Egemenlerin solcu veya sağcı fark etmeksizin hükümetlerden şikâyet edebileceklerini ve fakat hükümetlerin egemenlere bir zararının dokunmayacağını ve hatta siyasetin ve siyasetçilerin egemenlerin hayatında bir etkisinin olmadığını bildiğini belirtiyor.
“Muhalefet Memuru” Olmamak İçin…
27 Aralık 2020 Pazar
Bunca yoksulluğun, haksızlığın, rezilliğin olduğu bir ortamda anarşist, sosyalist, çevreci hiçbir etkili muhalefetin olmaması, salt iktidarın baskısıyla açıklanabilir mi? Çar’ınkinden daha mı fazla baskı var sahiden? Yoksa sivrilip yalnızlaşmak biraz işimize de mi geliyor? “Halkı görmeyen bir halk partisi olabilir mi?” sorusunu CHP’lilere sıkça sordum, CHP’yi burjuvazinin sadık hizmetçilerinden biri olarak tanımlayan keskin solculara da sorabilirim…